İZTO’YA AK PARTİ ÇIKARMASI: BAKAN GÜL YARGI REFORMUNU ANLATTI

İZTO'YA AK PARTİ ÇIKARMASI: BAKAN GÜL YARGI REFORMUNU ANLATTI

İzmir Ticaret Odası’nın Eylül ayı olağan toplantısı, sürpriz bir şekilde Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Ak Parti İl Başkanı Kerem Ali Sürekli, Ak Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Mahmut Atilla Kaya, Necip Nasır, Yaşar Kırkpınar, Cemal Bekle, İzmir Valisi Erol Ayyıldız ve Ak Parti İzmir İl yönetiminin yoğun katılımı ile gerçekleşti.

27 Eylül 2019 - 19:02 - Güncelleme: 27 Eylül 2019 - 19:07

İzmir Ticaret Odası’nın Eylül ayı olağan toplantısı, sürpriz bir şekilde Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, Ak Parti İl Başkanı Kerem Ali Sürekli, Ak Parti İzmir Milletvekilleri Ceyda Bölünmez Çankırı, Mahmut Atilla Kaya, Necip Nasır, Yaşar Kırkpınar, Cemal Bekle, İzmir Valisi Erol Ayyıldız ve Ak Parti İzmir İl yönetiminin yoğun katılımı ile gerçekleşti. Bakan Gül, önümüzdeki dönemde TBMM’ye gelecek olan yargı reformu strateji belgesinin özellikle iş dünyasına bakan yönlerini anlattı.

Meclis toplantısının açılışını İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener yaptı. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'na teşekkür ederek sözlerine başlayan Özgener, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Sayın Bakanımız Abdülhamit Gül, ülkemiz için çok önemli ve kutsal bir görevi sürdürüyor. Dünya tarihini incelediğinizde bir tespiti rahatlıkla yapabilirsiniz.

Krallıklar, imparatorluklar, devletler, çok ilerlemiş, zengin veya büyük olabilir. Kalıcı olmalarını sağlayan, yüzyıllarca topraklarında mutlu yaşamalarını sağlayan olgu adalettir.

Adalet olmadı mı, ekonominin, ticaretin, toplumsal yaşamın doğru yürümesine olanak yoktur. Bu yüzden ülkelerin devlet yapılanmalarında adaletin başında bulunan insanlar çok önemli bir görevi ifa ederler.

 

Adalet Bakanımız Sayın Abdulhamit Gül’ün hayatının her anında büyük bir emek vererek, çalışmalarını sürdürdüğünü hepimiz biliyoruz. Son çalışmalarını da büyük bir ilgiyle takip ediyoruz.

 

Yargı reformu stratejisini, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşmelerine başlanmasından hemen önce son bilgilendirme ve değerlendirme toplantısının İzmir’imizde gerçekleştiriliyor olmasından duyduğum mutluluğu ifade etmek istiyorum.

 

Yargı Reformu Stratejisi’nin ilk kez hazırlandığı 2009 yılından itibaren plana dayalı reform dönemine geçilmiş ve bu dönemin ikinci reform belgesi de 2015 yılında hazırlanmıştır.

 

Hukuk devletinin güçlendirilmesi hak ve özgürlüklerin korunup geliştirilmesi etkin ve hızlı işleyen bir adalet sisteminin oluşturulması amacıyla, yeni ihtiyaçlar hep bu belgelerde gözetilmiştir.

 

İzmir halkı ve iş insanları olarak "Güven veren ve erişilebilir adalet" sloganıyla hazırlanan 9 amaç, 63 hedef ve 256 faaliyetin bulunduğu Yargı Reformu Strateji Belgesi ile ilgili yapılan çalışmaları yakından takip ettiğimizi söylemeliyiz...

 

Söz konusu strateji belgesinin ülkemizde verilen adalet hizmetinin daha kaliteli etkin ve süratli bir aşamaya geçirilmesi açısından son derece yararlı olacağını düşünüyoruz.

 

Avrupa Birliği’ne girmek Türkiye açısından stratejik bir hedeftir. Ve Türkiye, katılım sürecine bağlılığını sürekli korumuştur. Türkiye’nin üyeliği, aslında AB açısından çok önemlidir. Türkiye’siz bir Avrupa Birliği her zaman eksik olacaktır, AB’nin bölgesel bir güçten küresel bir güce dönüşmesi için Türkiye’nin tam üyeliği elzemdir.

 

Türkiye’nin AB üyeliği, kültürel zenginliği sağlayacak, istikrar ve uluslararası barışın sağlanmasına hizmet edecektir.

 

Türkiye, her zaman Kopenhag kriterleri doğrultusunda, reform ve uyum çalışmalarıyla kendisine düşen görevi hakkıyla yerine getirmiş, katılımcı ve özgürlükçü demokrasiye verdiği değeri güçlü biçimde defaeten ortaya koymuştur.

 

Şüphesiz, AB İlerleme sürecinde yargı reformu büyük önem taşımaktadır. Belgeyi incelediğimizde AB’ye katılım süreci ile ilgili hedeflerin de ötesinde toplumsal taleplerin de içeriğinde yer aldığını görmekteyiz.

 

Belgenin hazırlanma sürecinde tüm paydaşlarla yaklaşık bir yılı aşkın süredir devam eden şeffaf ve katılımcı süreci ve bu görüşmeler kapsamında, iş dünyasının da değerlendirmesinin alınmasını çok önemli görüyoruz.

 

Çünkü, ekonomik yaşamın güven içinde sürdürülebilmesi ve yatırımların arttırılması yargı sisteminin işleyişi ile doğrudan bağlantılıdır. Hukuk ve ekonomi birbirini tamamlayan iki ana unsurdur.

 

Sonuçları öngörülebilir, şeffaf, kaliteli, etkin ve hızlı çalışan bir yargı sistemi, ekonomik faaliyetlerin en önemli güvencesidir. Belgeyi incelediğimizde temel bakış açılarından birinin de yargı ve ekonomi ilişkisi olduğunu görüyoruz. Bu iş dünyası ve yatırımcılar açısından memnuniyet vericidir.

 

Belgenin, ekonomik hayata ve yatırımlara çok önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. Daha önceki belge döneminde yatırım ortamının iyileştirilmesi yönünde çok önemli somut adımlar atılmıştı.

Yatırım ikliminin korunması açısından bu belge döneminde de faaliyetlerin devam edeceğini görüyoruz.

Hızlı ve etkili işleyen yargı sistemi güvence fonksiyonunu sağlayacaktır.

Özellikle ihtisas mahkemelerinin yaygınlaştırılması ve hakimlerin uzmanlaşması çok önemli çalışmalar olacaktır.

Daha önce ortaya konan alternatif uyuşmazlık yöntemleri, arabuluculuk müessesesi ve yargıda konan hedef süre uygulaması, ekonomik yaşama çok faydalar getirmiştir.

Bunların geliştirilerek devam etmesini istemekteyiz.

Sözlerime son vermeden önce;

İş dünyasına her zaman hamilik yapan, desteğini her zaman yanımızda hissettiğimiz, başarılı çalışmalarıyla oda ve borsa camiasını her zaman gururlandıran TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu'na şükranlarımızı sunuyoruz

Bir teşekkürüm de toplantımızı onurlandıran Sayın Adalet Bakanımız Abdulhamit Gül beyfendiye olacaktır.

Sayın Bakanımızın kendisine tevdi edilen bu meşakkatli görevi bihakkın yerine getirdiğini, kanunlarla verilmiş görevleri en iyi şekilde yapmaya özen gösterdiğini gözlemlediğimizi ifade etmeliyim.

Hak ve adalet ölçülerini bilerek, samimiyet içerisinde, tarafsız bir şekilde, şeffaf bir çalışma anlayışıyla çalışan, mesai mefhumu gözetmeden, büyük bir özveriyle görev yapan Sayın Bakanımızı tebrik ediyor, başarılı çalışmalarının artarak devam etmesini diliyoruz.

Bu reform çalışmasında katkıya ve desteğe ihtiyaç duyduğunda her zaman yanında olduğumuzu bilmesini istiyoruz.”

 

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ise konuşmasında iş dünyasının yargı alanında ihtiyaç duyduğu reformlara dikkat çekti. Hisarcıklıoğlu,

“Özel sektör adına Sayın Bakanımıza teşekkür ederim, çünkü Adalet Bakanlarımızı aramızda çok görmeyiz. Bu odaya bir Adalet Bakanı ilk kez geliyor, bu bir devrim. Biz iş dünyası olarak her zaman şikayet etmiş olduğumuz konuların başında yargının yavaş işlemesi geliyor. Adalet bakanımız çok önemli bir yapısal reforma imza attı. Alternatif çözüm yollarının devreye girmesi sağlandı. Arabuluculuk sistemi devreye girdi. Sanki icatmış gibi bize satıldı ama köküne baktığınızda bunu dünyaya ilk defa sunan bizim ecdadımızdır. Ahilik aslında bu arabuluculuk sistemi üzerine çalışırdı. Fakat daha sonrasında batı bunu bizden alıp geliştirdi şimdi tekrar bize satmaya çalıştı” diye konuştu.

Aydın – İzmir otoyolu üzerinde denk gelip çektiği fotoğrafı salondakilere gösteren Hisarcıklıoğlu, ‘kıdem tazminatınızı almak istiyorsanız bizi arayın’ şeklindeki tabelanın bu işin komisyoncuların eline düştüğünün göstergesi olduğunu söyledi. Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti:

“Sağolsun Abdülhamit Gül Bakanımız bu konuya el attı. Şimdi arabuluculuk zorunlu hale geldi. İşçi işveren davalarında 620 bin dava için başvuru yapıldı ve yüzde 62’si sonuçlandı. Üstelik bu süreç maksimum 3 ayda da bitiyor. İki tarafında rızası ile el sıkışması ile sorun çözülüyor. Bunu bize kazandıran, sistemi işler hale getiren Bakanımızdan Allah razı olsun. Adalete erişim hızlandı, mağduriyetimiz daha da azalıyor. Bütün bunların mimarı Sayın Bakanımız alkışı hak ediyor. Biz de oda ve borsa camiası olarak tam destek veriyoruz.”

 

ARABULUCU DA HUKUKÇU ŞARTI KALKSIN

Ancak bu noktada bir talepte bulanan Hisarcıklıoğlu, ticari konulardaki arabulucularda hukukçu olma şartının kaldırılmasını talep etti. Hisarcıklıoğlu, “Damdan düşenin halinden damdan düşen anlar. İki tüccarın arasındaki uzlaşmazlığı en iyi yine biz anlarız. Oda ve borsalarımız İZTO yönetimindeki uzman kişiler de bu işi rahatlıkla yapabilirler diyorum.

Tahkimin yaygınlaşması için maliyetlerinin düşmesi lazım, damga vergisini kaldıralım. Damga vergisi kaldırınca maliyet düşecek, icrada damga vergisi yarıya indirilirse ticari davalar da hızla bitecek.  Alacak 4 senede geliyor, yani dereye su gelene kadar kurbağanın gözü patlıyor. Maliyet düşerse firmalar tahkim maddesini sözleşmelerine eklesinler. Arabulucu ve tahkim ne kadar yaygınlaşırsa iş dünyası ve yargı üzerindeki iş yükü de azalacak. Bizim kültür ve inancımıza baktığımızda mülkün demelinde adalet olduğunu görüyoruz. Her şeyin başlangıcı adalettir. Adalet Kutup Yıldızıdır. Adalet terazisinin dengesini korumaya mecburuz.

Yargı reform strateji belgesinde yargıda yaşanan sorunların çoğuna çözüm getiriliyor. Bizim için önemli olan dünya ile entegre olacak bir yargı reformu… AB süreci bu işin olmazsa olmazı. Sağolun bu konuda ülkemizin önünü açıyorsunuz. Tüm bu yapısal reformlardan dolayı kendisine teşekkür ediyoruz. Sayın Bakanımızın bizzat meclis toplantımıza gelmesi de takdire şayandır.”

 

İŞ DÜNYASINDAN İKİ TALEP DAHA

Hisarcıklıoğlu, iş dünyası adına iki talepte de bulunarak, “Bu strateji belgesi ile avukatlare yeşil pasaport hakkı geliyor. Bizim iş dünyası olarak buna itirazımız yok ama uluslararası faaliyette asıl ihtiyaç duyan mal satarak ülkesine döviz kazandıran, istihdam yaratan bu kesim de yeşil pasaportu hak ediyor. Benim meclis üyelerim yeşil pasaport taşımazken ben kendi şirketimden dolayı yeşil pasaport taşırsam  bu ayıp bana yeter diye hakkım olduğu halde yeşil pasaport taşımıyorum.

Bir gariplik daha var, girişimcilik hayatına başlayanlara tavsiyem hanım alacaksanız bürokrat alın… Yeşil pasaportu ancak eşten dolayı alabilirsiniz diyor. Yeni evlenenlere bürokrasiden eş seçmelerini öneriyoruz” diye konuştu.

 

AVUKAT TUTMA SERMAYE ŞARTI 1 MİLYON TL OLSUN

Hisarcıklıoğlu, 2008’de getirilen bir düzenleme ile 250 bin lira ve üstü sermayesi olan firmalara avukat tutma zorunluluğu getirildiğini de hatırlatarak, “Firmalarımız hangi alanda avukata ihtiyaç varsa zaten avukat tutuyor ama hiç ihtiyaç yokken istihdamın üzerinden işadamına yeni yükler getiriyor. 250 bin lira üzerinde sermayesi olan firmalara bu zorunluluk getirildi. 2008’den bu yana bu sermaye çok küçük kaldı. Artık neredeyse her firmaya avukat tutma zorunluluğu geldi. Bu 250 bin sınırını yükseltelim, 2008’de koyduğunuz değer bugün bizim hesapla bir milyon seviyesine denk geliyor. Bu da hukuk adalet açısından 1 milyon lira sermayesi olan firmalara avukat tutma zorunluluğu getirelim. Yine bir ilki daha başlatacağız iş camiasının bürokrasi de en fazla mesafeli olduğu yer yargı, diyalogumuz en az onlarla… Biz yargıcın nasıl karar verdiğini hissedebilirsek ona göre karar veririz, yargıç da bizim ne çektiğimizi bilirse daha iyi karar verecektir. Karşılıklı bir birimizi anlayıp daha iyi empati yapabileceğiz. Sayın Bakanımız talimatı verdi yargı ile iş dünyasını illerde bir araya getireceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

BAKAN GÜL YARGI REFORMU STRATEJİ BELGESİNİ ANLATTI

 

Mecliste son konuşmayı Adalet Abdülhamit Gül yaptı. Gül, İzmir iş dünyası temsilcilerine yeni yargı reformu paketini anlattı. Ülkeye katkılarından dolayı iş dünyasına teşekkür ederek sözlerine başlayan Bakan Gül, “

Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile bu ülkede taş üstüne taş koyan, üretim ve istihdam yaratan insanlar olarak ülkemiz için en değerli insanlarsınız. Bir insanın evine ekmek götürmesine vesile olmak çok büyük bir saadettir. Tüm bu çalışmalarda bizim de temel yaklaşımız bu alandaki tüm çalışmaların kolaylaştırılmasıdır. Ak Parti hükümetlerinin temel perspektifi de bu olmuştur. Bu reformlar ne ilk ne de son olacaktır. Reform yapma iradesi bisiklet üzerinde durursanız devrilir, o pedalin sürekli çevrilmesini gerektirir, reformda iradesi de böyledir.

Yargı reformu paketini sizlerle paylaşmak istiyorum. Hukuk devletini, demokrasiyi, insan hak ve özgürlüklerini teminat altına alan bir anlayışı hedefliyor. Hukuk devletinin temel anlayışı 82 milyon insanın kendisini özgür hissetmesidir. Hukukun üstünlüğü kavramı da pratiğe geçirilmesi bağımsız ve tarafsız bir yargı sisteminin işlemesi ile mümkündür.

İyi işleyen bir yargıdan kasıt, vatandaşın yargıya güven duymasıdır. İzmir Adliyesinin önünden geçerken her vatandaşta, ne olursa olsun ben bu kapıdan girersem adil kararlar verecek bir hakim var duygusu oluşturmak istediğimiz temel duygudur.

Dünyanın her yerinde adliye ile ilgili sorunları vardır, Avrupa’da da her şey güllük gülistanlık değildir. Önemli olan eksiklikleri görmek ve bir reform çabası içine girmektir. Daha reformcu yargıyı rehabilite ederek yargıya güvenin arttığı bir dönemin başladığı bir süreci öngörüyoruz.

Bu sadece Ak Partinin belgesi değil. Yargı Türk milletinin yargısı olduğu için 82 milyonun beklentisini yansıtması gerekir, bu şekilde hazırlandı.

Bu belge bir sihirli değnek de değil, bu bir yol haritasıdır. 5 yıllık strateji hedefidir. 2023’e kadar uygulanacaktır. Yargı alanında Türkiye’nin dünyanın en saygın bir ülkesi olması için bu yol haritası açıklandı.

Türkiye’de hangi vesayet ekonomiyi ülkenin istikrarını bozmaya çalıştıysa milletin hakemliği bu oyunu bozmuştur. Huzur ve güven şeklinde bir kararlılığımız var ve bu kararlılığı asla ve asla bozmayacağız. Güven veren ve erişilebilir adalet hedefi ile hazırladık. Avrupa Birliği ile uyum sürecini de bu çalışmanın merkezine aldık. AB ile ve AB’nin bir çok kurum ve kuruluşu ile birebir temasa geçtik.

Belgede ana ilkemiz adil kararın makul sürede verilmesidir. Bugün bölge toplantılarımızı yaptık, yargıçlarımızın önündeki engelleri de konuştuk. En iyi kanun en kötü uygulayıcının elinde çok kötü sonuçlar verebilir. Toplumumuzda ‘mahkemelerde seni sürüm sürüm süründüreceğim’ şeklinde bir anlayış var.  Bu anlayışı değiştireceğiz. İhtisas mahkemelerine önem veriyoruz. Onlarla özellikle belli alanlarda ihtisas mahkemeleri kurulması ve sıfır hata ile yargılamayı hedefliyoruz. Bir ticaret hakimi emekli olana kadar ticari davalarda devam edecek. Ceza hakimi de yine kendi alanında çalışacak. Hakim savcı yardımcılığı, bu belgede hedef olarak koyduk. İnşallah mecliste kanunlaşmasını bekliyoruz. Hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra bir hakimin nezaretinde işlemleri görecek. Gerekli deneyimi edindikten ve sınavı kazandıktan sonra hakim savcı cüppesi giyecek.

Özellikle yargının birilerini itibarsızlaştırma aracı yapılmasına asla izin vermeme yönünde bir kararlılığımız var. Çamur at izi kalsın mantığı ile bir kişinin ticari itibarını mesleki itibarını lekelemek, yargıyı kullanarak lekelemek asla izin vermeyeceğimiz bir durumdur.

 

Soyut mesnetsiz iddialara karşı hakkında dava açılmaması yönünde bir düzenleme yaptık. Birileri yargıyı kullanarak birileri hakkında suç duyurusunda bulunuyor, kişinin sanayide fabrikası var sabah evine veya fabrikasına polis geliyor. O kişi aklansa bile itibarı zedeleniyor, o kişi lekeleniyor. Savcılarımız şikayet geldiğinde soyutsa, soruşturma dosyası açmıyor, evine fabrikasına polis göndermiyor.

Eylül 2017’de yapılan bu düzenlemeden sonra yaklaşık 112 bin kişi hakkında soruşturma açılmama kararı verilmiş. Bir insanın onuru her şeyin üzerindedir onuru korumak da hukuk devletinin görevidir.

 

Alternatif çözüm yolları bakımında arabuluculuk sistemi devreye girdi işveren işçi artık helalleşiyor. Artık her şeyin bankalarda kayıtlı olduğu istihdamın bu kadar zor olduğu yerde helalleşmek istiyor ama yok oradan kesinleşsin, buradan kesinleşin derken iş bitene kadar üzerine bir ton yük biniyor.

Yakın zamanda Singapur konvansiyonunu imzaladık, mecliste de imzalanacak. Bu yatırımı yapmadan önce bu anlaşmaya bakıyorlar, Türkiye bu konuda önemli bir paydaş, yatırım ortamını iyileştirecektir.

 

Ticaret hayatı hızla yarışıyor, ticari uzlaşmazlıklarda bu önemli uygulama devreye girdi. 40 bin 103 dosya uzlaşma ile tamamlandı. Yeni pakette davalarda seri muhakeme usulü getiriliyor. Savcı şikayetçi ile uzlaşma yoluna gidebilecek. Her şey sabit dava açıyorsunuz, o tür davalar bilmem kaç yıl sürer, sonuçta verilecek ceza şu olur bu olur. Bir kadın trafikte giderken bir maganda geliyor güvenliği tehlikeye atıyor, işite adalet o esnada lazım. Savcı her şey belli kamerada orda var, orada savcı ile anlaşacak, burada yargıyı da meşgul etmeme, hak ettiği cezayı da gecikmeksizin verilmesini sağlayacak bir uygulama devreye girecek. Duruşmasız olarak hakim karar verebilecek. Bu düzenleme şu anda devrede olsaydı 340 bin dosya bu sisteme girecekti.  Yine reformun ayrıntılarını kamuoyu ile paylaştık. Tutukluluk bir tedbirdir, bir ceza değildir. Tutukluluk süresinin çok uzun olması adeta cezalandırılması bir eleştiriydi, yeni dönemde katkılardan biri bu yönde olacak. Elektronik tebligat uygulaması, yargımız yılda 40 milyon tebligat çıkarıyor.  Artık size gelen tebligatı anında görebiliyorsunuz. Bu ihtiyari olan bir düzenleme, bir adres alınıyor ve oraya tebligat yapılıyor. Devletten size gelen bir belgeyi anında alabiliyorsunuz. Elektronik tebligat ile 7 bin 650 ağacın kurtulmasına da vesile olmuş olacağız.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
31 Türk sporcu olimpiyat vizesi aldı
31 Türk sporcu olimpiyat vizesi aldı
İstismarcı eniştesini tarım ilacıyla zehirledi!
İstismarcı eniştesini tarım ilacıyla zehirledi! "Sakinleşsin...