Satış konusunda keşke hep eleştirdiğiniz iktidara...
Didar DEMİRCİ

Didar DEMİRCİ

Satış konusunda keşke hep eleştirdiğiniz iktidara özenmeseydiniz!

17 Kasım 2019 - 10:56

İzmir Büyükşehir Belediyesinin İstanbul’daki arsasının satışıyla ilgili meclisin aldığı kararlara dün şahit oldum. Açıkçası önemli bir konu! Çünkü arsanın üzerine geçekten anlamlı bir proje yapılsa İzmir’in önemli gelir kaynaklarından biri olacaktı…

Şimdi bu arsanın satışa sunulması hakkındaki karar ciddi tartışmalara neden olduğunun altını çizerek bu tartışmaları burada ele alalım.

İlk olarak arsanın satışı hakkında bilgi verilince AK Partili meclis üyeleri buranın satılmaması gerektiğini savunarak bir proje sundular. Hem Ak Partinin ‘İzmir Evi yapılsın’ projesi oy çokluğuyla reddedildi hem de arsanın satış önergesi oy çokluğuyla karara bağlandı.

Arsanın belki de gerçekten satılması gerekiyordu ancak Cumhuriyet Halk Partili meclis üyeleri beni ikna edecek gerekçeler sunamadılar.

Bu dediklerim burada bir dursun artı parantez açarak aynı mecliste, başka alınan kararlarla yaşananları ele alıp yeniden bu konuya değineceğim.

Mevzu şu:

İlçe belediyelerin bütçeleri mecliste oy birliğiyle tek tek onaylandı ve bu sırada Belediye Başkanları kendileriyle ilgili olan maddeden sonra teşekkür ederek kendi bölgelerinde İzmir Büyükşehir Meclis Üyelerini ağırlamak, yemek yedirmek vs istediği dile getirdi. Bu sırada bir tek Cumhuriyet Halk Partisi Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz, şu ifadeyi kullandı:

“Ben de sizleri Foça’ya balık yemeğe davet etmek isterdim fakat balık tutsak daha güzel olur”

Bu ifadeleriyle Başkan Fatih Gürbüz, Bana balık verme tutmayı öğret felsefesine değindi… Ee! Ne demek istemiş bir zahmet siz anlayın…

Şimdi bir başkan balık tutalım diyor, muhalefet de o arsayı satmayalım onun yerine bakın bizim projemiz var onu orada hayata geçirelim diyor. Peki neden bunun yerine kolay olan yapılıyor?

Bu arsa satışı konusunda Ak Parti Grubunun duruşunu haklı görmem, bu konuda Ak Partiye paye veriyorum diye anlaşılmasın. Zira Ak Parti hükümetlerinin başta fabrikalar olmak üzere kamu mallarını satma konusunda kötü bir sabıkası olduğu hepimizin malumu…

Ancak Ak Parti İzmir Büyükşehir Meclis Grubunun İstanbul’daki arsanın satışı konusuna sonuna kadar defans yapmaları bana göre anlamlıydı.

AK Parti Büyükşehir Meclis üyelerinden Erhan Çalışkan, arsa satışıyla ilgili şu sözlere yer verdi:

“Arsa satılır, her şey satılır ama proje yapılacak bir yer satılır mı? Bilemiyorum. 1959’lu yıllarda Demokrat Partili Belediye Başkanımız Faruk Tunca, büyük bir aşkla Avrupa Güzelimizle evleniyor. Avrupa gören İstanbullu bir bayan olan Günseli Başar’ın yönlendirmesiyle de bu arazi İzmirli çocuklarımıza yurt olmak üzere alınıyor. Tabi aşkla alınıyor, aşk var. İzmir aşkı var DP’li başkanımızda… yıllar sonra bir belediye başkanımız da ‘Aşkla İzmir’ diyor, her yer Aşkla İzmir…

Ama sanırım bu arsayı satmakla İzmir Aşkına ihanet ediliyor!”

Erhan Beyin anlattıklarıyla arsanın geçmişi daha da çekici gelmeye başladı… Aslına bakarsanız orası gerçekten İzmirli çocuklara yurt olsa ve bu aşk hikayesiyle alınan arazi orada anlatılsa İzmir Büyükşehir Belediyesinin imajına çok yakışacak bir değer olacaktı.

Dahası var! Bitmedi…

Sayın Cumhuriyet Halk Partisi Belediye Meclis üyesi ve Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç, gerçekten sunduğu gerekçelerle beni çok şaşırttı. Şaşırttı diyorum çünkü Sayın Nilay Kökkılınç, siyasette Türk kadınını iyi temsil eden biri olarak hep takdirimi kazanan bir isim olmuştur.

Meclis kayıtlarından da ulaşarak dinleyebileceğiniz konuşmasında Nilay Hanım şunları dile getirdi:

“Öncelikle şunu söylemek isterim, bir kere aşk varsa ihanet yoktur! Bu ikisi birbiriyle son derece çelişen iki kavram… dolayısıyla bu kavramları kendi grubum olarak ve bir kadın olarak reddediyorum. 1959 yılında alınmış bir gayrimenkul, o günden bugüne kadar da bir tasarrufta bulunulmamış ve buranın giderleri var. Dolayısıyla Belediye meclisinin yetkisinde olan bir konudur ve komisyonlarımızda da buranın satılmasında herhangi bir yanlış olmadığı konusunda oy çokluğuyla karar alınmıştır.

İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bir bütçemiz var ve dolayısıyla bütçemizi de İzmir ili sınırları içerisinde kullanıyoruz ve burada tasarruf ediyoruz.

İzmir ili sınırları dışında bir gayrimenkule hakim olmak, idare etmek hiç kolay değil. Zaten bugüne kadar gelinen süreç bunu göstermiş…”

Şimdi bu açıklamaları yapan Sayın CHP Büyükşehir Meclis Üyesi Nilay Kökkılınç’a devamında şunu sorarlar.

Zamanında 1959 yılında Türkiye ekonomisinin malum olduğu dönemlerde bu arsa İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından alınmış ve İstanbul’daki İzmirli vatandaşlara hizmet etmek için bir yurt yapılmak istenmiş. O zaman neden bir yurt yapılmadı bilmiyorum fakat şimdi yapılabilirdi. Sırf satılması için bu zamana kadar esamesi bile okunmayan mal varlığı, neden tozlu rafından indiriliyor ki…

Ayrıca Sayın Kökkılınç’ın Büyükşehir’in bütçesinin sadece İzmir ili sınırları içine harcanarak tasarruf edildiğinden ve bu bütçeyi İzmir ili sınırları içine harcadıkları belirtince şahsen şaşırdım… Birincisi tasarruf anlayışlarına, ikincisi bu anlayış 1959 yılında olsaydı o arsa nasıl alınacaktı…

Dahası da geçtim Sayın Nilay Hanım’ın şu sözleri çok ilginç, ya bulunduğu partinin yerelde izlediği politika ile hükümet olma çalışmalarından haberdar değil ya da başka bir gerekçeyle bu sözleri kullandı!

Sözü şuydu:

“İzmir ili sınırları dışında bir gayrimenkule hakim olmak, idare etmek hiç kolay değil. Zaten bugüne kadar gelinen süreç bunu göstermiş”

Benim amacım eleştirmek değil, UYANDIRMAK!

Sayın Nilay Hanım, İzmir dışında küçücük bir arsayı idare edememek de ne demek! Koskoca İzmir’i idare eden bir belediyeden söz ediyoruz ki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da yabancı değil.

Gelecekte Türkiye’yi yönetmeye talip olan bir partinin üyesinden bu sözler çıkmamalıydı. Bütün bunlar bana şunu düşündürdü, Nilay Hanım aslında arsanın satışından yana değil ama grubuna mecburen ayak uydurmak zorunda mı kaldı?

AK Partili Hakan Yıldız ise birkaç gün önce İstanbul'da olduğunu belirterek, gidip arsayı yerinde gördüğünü söyledi. Burada çektiği fotoğrafları da meclis üyelerine göstererek, şu konuşmayı yaptı:

"Bu önergeyi veren biri olarak benim bulunduğum bir komisyon toplantısında görüşülsün isterdim. Ben İstanbul'daydım gidip arsayı gördüm. Üzerinde iki işgalci işletme var. Biz 60 yıldır bu arazinin üzerindeki işletmelerden kira aldık mı? Arazinin bahçesine baktığımızda Atatürk büstü var ama etrafı leş gibi... CHP'li meclis üyelerinin vicdanına sesleniyorum. Bu büst başka bir yerde olsa ne tepki gösterirlerdi. Bu arsa köşe bir arsadır ve hemen karşısındaki köşede şimdi bir proje yükseliyor. Gidip araştırdım metrekaresi 20 bin dolara satılıyor. Bu hesap üzerinden gittiğinizde bu arsa üzerine proje yapılsa 100 milyon lira ederdi"

Yani Sayın Hakan Yıldız, bu arsanın satılmasının Büyükşehir’i zarara uğratacağını ifade etmek istedi.

Açıkçası AK Partili Hakan Yıldız’ın şu çabası, gerçekten takdire şayan… Bir şeyi eleştirmeden önce ya da bir adım atmadan/atılmadan önce sen git araştır. Güzel hareketti doğrusu!

Muhalefetleri severim bu yüzden!

Neyse konumuza dönmem gerekirse, açık açık adam söylüyor, satmayın sebebi şu diye… Sizce de oturup bir kere daha düşünülmesi gerekmiyor muydu?

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yurt dışında olmasından kaynaklı meclisi, Meclis Başkanvekili Mustafa Özuslu yönetiyordu.

Sayın Özuslu da konuya ilişkin şunları dile getirdi: “Siyasi bir tasarruf!”

“Faruk Tunca'dan bu yana İzmir'i kimler kimler yönetmiş ama bu arsa ile ilgili bu meclise bir şey gelmemiş. Sayın Tunç Soyer orada bir arsa olduğunu ortaya koymuş. Bununla ilgili de bir tasarrufta bulunduk. AK Partili arkadaşlar da hak verecekler, bu ülkede ilk defa arsa satan Belediye biz değiliz. Bu siyasi bir tasarruftur, siyasi bir karardır. Biz de mesela Silah Fabrikasının satılmasını eleştiriyoruz. Ya da başka tesislerin özelleştirilmesini satılmasını eleştiriyoruz. Bu arsa ile ilgili aldığımız karara muhalefet edilmesini de anlıyorum. Ama sonuçta bunları konuşuruz, bu meclis sonuçta bir karar alır ve İzmir halkı da bunu değerlendirir nihai kararı verir. Sonuç itibariyle her parti görüşünü beyan etti ben de bunu oylayacağım" diyerek oylama yaptı. Önerge oy çokluğu ile meclisten geçti.

Şimdi bir yandan hak verdiğim bir yandan da hayda dediğim şu sözlerin hayda kısmına gelirsek eğer Sevgili Özuslu’ya şunu soracağım:

Sayın Özuslu, neden eleştirdiğiniz bir şeyi yaparsınız ki? Yani o yaptı ben de yaparım mı olmalıydı yoksa işte Cumhuriyet Halk Partisi tavrı ve duruşu budur diyerek o arsayı geçmişteki niyetle canlandırmak mıydı?

Şu zamana kadar birçok yanlışa şahit olmuş ve hep eleştirmiş bir parti olarak bugün iktidar yolunda bu olmasa güzel olurdu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar