İzmir’de her açıldığında yüz bine yakın ziyaretçi ağırlayan Ceza ve Tevkif Evleri İşyurtları Fuarı’nın bu kez adresi Bostanlı oldu. Bostanlı pazaryeri karşısındaki alanda kurulan İşyurtları Fuarı’na Türkiye’nin dört bir yanındaki cezaevlerindeki işyurtları, farklı üretimleri ile katılıyor.Profesyonel fuarları aratmayan İşyurtları Fuarının en büyük özelliği ise büyük çoğunluğu hand-made (el yapımı) olan ürünlerin, piyasadaki değerinin altında, uygun fiyatlarla tüketiciye sunuluyor olması… Bu nedenle kurulduğu her ilde yüz binleri ağırlayan İşyurtları Fuarı, İzmirlilerin de yoğun ilgisi ile karşılaşıyor. Son bir yıl içinde ikinci kez İzmir’de açılan İşyurtları Fuarı Bostanlı sahilinde 6 gün süreyle açık kalacak.
Cuma günü yapılan Fuarın resmi açılışına ise İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Doğru, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, İzmir Valisi Erol Ayyıldız, Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı Bilal Uçar ile İzmir protokolü ve çok sayıda davetli katıldı.Yakın zamanda elim bir trafik kazasında kaybettiğimiz Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper’in fotoğrafının tüm stantlara asıldığı fuarda, konuşmacılar da Şehit Başsavcı Alper’i anarak, kendisine ve kendisi ile birlikte şehit olan şoförüne Allah’tan rahmet dilediler. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Doğru, infaz sisteminin temel amacının hükümlüyü iyileştirmek, ıslah etmek, topluma yararlı birer birey olarak yeniden kazandırmak olduğunu söyledi. Doğru, “Bu çalışmaların en önemli ayağını iş yurtları atölye çalışmaları oluşturmaktadır. Hasbelkader 4 yıl kadar İş Yurtları Daire Başkanlığı yaptığım için yakinen biliyorum ve takip ediyorum. İş yurtlarımızın ıslah çalışmalarımızın, iyileştirme çalışmalarımızın geldiği seviye gurur vericidir. Bunu bugün ve devam eden günlerde yapılacak olan sergi ve satışlarda hepimiz göreceğiz” diye konuştu.İZMİRLİ’DEN BÜYÜK İLGİBaşsavcı Doğru, İşyurtları fuarının İzmir’de yoğun ilgi gördüğünü de belirterek, “Sergimizin, bu çalışmaların, aynı zamanda kamuoyunda da tanıtımı yönünden çok önemli bir fonksiyon icra ettiğini düşünüyorum. Yeterince bilinmediğini, tanınmadığını görüyoruz. Ancak İzmir’de özellikle Gündoğdu Meydanında sergilendikten sonra, (daha önce fuar alanında sergileniyordu, kısıtlı bir ziyaretçi görme imkanına kavuşuyordu) ancak Gündoğdu Meydanı ve geçen yıl Kasım ayında bu meydanda yapıldıktan sonra adeta ziyaretçi talep patlaması yaşadık. Dikkat ederseniz bu, aynı ilçede aynı yıl içinde ikinci sergimiz, işte bu talep üzerine yapıldı. Sayın Bakanlığımıza, Genel Müdürlüğümüze bu talebi karşıladıkları için çok çok teşekkür ederim” dedi.Törende konuşan Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım da iş yurtları hakkında bilgi verdi. İşyurtlarında üretilen ürünlerden oluşan fuarın bugün 12. Kez tüketiciyle buluştuğunu belirten Yıldırım, “Sözlerimin hemen başında öncelikle mazluma ve mağdura her zaman kapısını açmış, kapısına geleni çevirmemiş bir medeniyetin toprakları olan Anadolu’yu vatan yapmak için ve vatan tutmak için şehadete yürüyenlere bir kez daha Allahtan rahmet diliyorum. Bu vesile ile yine görevi başında şehit olan son yargı şehidimiz değerli meslektaşımız değerli hukukçu değerli idareci Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Alper beye de bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.
RAHMETLİ BAŞSAVCININ ANISI ZENCE MARKASI İLE YAŞATILACAKKonuşmasında bir de müjde veren Yıldırım, rahmetli Denizli Başsavcısı Alper’in tescil sürecini başlattığı Zence markasının, tüm iş yurtlarında üretilen tekstil ürünlerinin ortak markası olarak kullanılacağını açıkladı.İşyurtlarındaki üretimlerden de söz eden Yıldırım,“Kurulduğu tarihten bu yana kuruluş misyonuna uygun olarak sürekli kendisini yenileyen, geliştiren, modernleşen dünyadaki gelişmiş teknolojik araç ve gereçleri kullanarak dinamik bir yapıya sahip olan iş yurtlarımızda son birkaç yıllık gelişmelere özetle değinecek olursak; son yıllarda iş yurtları kurumu ülkemizin en fazla yatırım yapan kamu kurumları arasında yer almıştır.2016 yılında 25 bin 750 metrekare kapalı alana sahip 27 iş yurdu atölyesi tamamlanarak faaliyete geçirilmiştir. Yine 2016 ve 2017 yıllarında yapımına başlanan toplamda 47.500 metrekare kapalı alana sahip 28 tesis 2017 yılı içerisinde tamamlanacaktır.Tarımsal faaliyetler açısından hükümlülerimize iyi tarım uygulamaları eğitimleri verilmekte, modern seracılık çalışmaları yapılmaktadır. Bu kapsamda geçtiğimiz yıl içerisinde ceza infaz kurumlarımızda toplam 1900 ton civarında meyve elde edilmiştir. Yine ceza infaz kurumlarımızda yaklaşık 42 bin civarında meyve ağacı dikimi gerçekleştirilmiştir. Bir açık ceza infaz kurumumuzda 1500 dekar alanda 700 ton pirinç elde edilmiştir. Hayvancılık alanında 2016 yılı itibariyle 8 bin büyükbaş ve 8.250 küçük baş hayvan yetiştirilmiştir.Mandıra faaliyetlerinin yapıldığı ceza infaz kurumlarımızda üretim kapasitemiz bir önceki yıla oranla yaklaşık yüzde 33 artmıştır. Tekstil alanında 118 ceza infaz kurumumuzda bulunan tekstil atölyelerimizde başta kurumlarımızda görev yapan infaz koruma memurlarımızın kıyafetleri ceza infaz kurumlarımızın ihtiyacı olan yatak çarşafları, yastık ve battaniyeler olmak üzere, sağlık kurumlarının ve kumu kurumlarının ihtiyaç duyduğu tekstil ürünleri üretilmektedir.Endüstriyel üretim çalışmaları alanında ceza infaz kurumlarımızda bulunan 59 mobilya atölyesi ile 47 demir atölyesinde başta adalet sarayları olmak üzere ceza infaz kurumları ve çeşitli kamu kurumlarının ihtiyaçları karşılanmıştır.Bütün bu üretimlere 250 bin litre temizlik malzemesi, 65 bin adet led lamba, led projektör, led ampül ve daha bir çok ürünü eklemek mümkündür. Bir marka olan iş yurtlarında 2016 yılında 149 kamu kurum ve kuruluşu ile yapılan protokollerde açık ceza infaz kurumlarımızda bulunan yaklaşık 1900 hükümlü başta cumhuriyet başsavcılıkları, belediyeler, tapu il müdürlükleri gibi kurumlarda çalıştırılmıştır.Yine 100 özel sektör kurumu ile yapılan işbirliği çerçevesinde yaklaşık 2800 hükümlü çalışma ve meslek öğrenme imkanı bulmuştur.Bu verilen bilgiler ceza infaz kurumlarımızın aslında birer meslek edindirme, eğitim ve rehabilitasyon merkezi haline geldiğini göstermektedir. İş yurtlarında yapılan faaliyetler ve üretilen ürünler her yıl ülkemizin farklı yerlerde düzenlenen fuarlarla kamuoyuna tanıtılarak, ceza infaz kurumlarında yürütülen meslek eğitimi çalışmaları hakkında kamuoyunun bilgilendirilmesi sağlanmaktadır.” ÜRÜNLER HER YIL 7 İLDE VİTRİNE ÇIKIYORYıldırım, geçen yıl 7 ayrı yerde düzenlenen iş yurtları fuarlarını yaklaşık 570 bin kişinin ziyaret ettiğini de belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu alanda genel fuarlara katılan kurum sayıları gerekse ziyaretçi sayısı dikkate alındığında ülkemizde ve dünyanın bu alandaki en büyük fuarcılık organizasyonunu gerçekleştiren kurum haline gelmiştir. Bugün burada 61 ceza infaz kurumumuzda üretilen ürünler sergilenecek, kurumlarımızda göreve yapan 173 personel ile açık ceza infaz kurumlarımızda cezaları infaz edilen hükümlüler görev alacaklardır.” ESAS HEDEF HÜKÜMLÜNÜN ISLAHIDIRTörendeki son konuşmayı Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı Bilal Uçar yaptı. Suç olgusunun biz istemesek de insanlık tarihi ile birlikte var olageldiğini anlatarak, bireyleri suça iten nedenleri ortadan kaldırırken, diğer yandan da suçluyu ıslah etmenin önemine vurgu yaptı. Bakan Yardımcısı Uçar,“Suç ve ceza insanlık tarihinde toplum olarak yaşadığımız her yerde var olagelen ve insanın da bir şekilde muhatap olduğu bir sistem, bir olgu. Deriz ya keşke ceza evleri olmasa, keşke insanlar suç işlemese ama böyle bir şey yok. İnsanın fıtratında, insan olan her yerde bu mümkün.Ama modern toplumlarda ve bizim medeniyetimizde Türk-İslam medeniyetinde insanı yaşatmak önemli olandır. İşte insanı yaşat ki devlet yaşasın felsefemiz oradan geliyor. Ceza evlerine hasbel kader düşmüş, suç işlemiş insanları ne yapmak lazım? Dört duvar arasında hürriyetinden mahrum ederek, yaptığı suçun bedelini ödetelim. Değil! Evet bir suç işlendiğinde onun bedeli olmalı ve dışarıdaki insanlar da bir bedel olduğunu bilerek uzak durmalı. Ama suç işlemiş insanlar toplumda şöyle bir baktığınızda işsizlikten tutun da değişik sebeplerle bu işe yatkın insanlar.Çıktığında baktığınızda Türkiye’de geçmiş yıllarda her 10 yılda bir genel aflar çıkardı, ceza evleri boşalırdı ama bir bakarsınız 2 sene olmadan tekrar dolmuş. İşte burada ceza evlerine düşmüş insanları ıslah etmek ve topluma yararlı bireyler haline getirmek çok önemliydi.1997 yılında bugüne baktığımız zaman 20 yıl geçmiş. O iş yurtlarının kurulmasında fikir olarak, emek olarak katkı koyan herkesten Allah razı olsun, çok teşekkür ediyorum. O günlerde 3 bin civarındaki hükümlü ve tutuklu buralarda, iş yurtlarında, üretime katılırken bugün bu sayı 50 bin civarında ve stantları gezdiğimizde görüyoruz bu kadar ürün hem kalite itibariyle hem hijyen itibariyle bir emeğin ürünüdür. Ortada bir güzel eser varsa, bu bir sevdanın ürünüdür, bir aşkın ürünüdür. İşte o içeriye bize emanet olarak giren hükümlü ve tutuklularımız da bir aşkla bir sevda ile bunu üretiyorlar.Ve o insanlara orada eza cefa çektirmiyoruz, tabi bir an önce çıkıp sevdiklerine kavuşmak düşüncesinde hepsi ama bu ülke için ne yapabilirim duygusu ile o sevgi ile onu üretiyor.Onlara bu imkanı hazırlayan arkadaşlarımız, cezaevi personelimiz, başsavcılarımız, bakanlık personeli herkes bir sevda ile ülke için neler yapabiliriz, daha ucuza neleri üretebiliriz düşüncesiyle bu işin peşinde koşuyor.İşte yine bu aşk ve sevda alanlarından, yürekli insan Denizli Başsavcımız Mustafa Alper Bey geçen hafta elim bir trafik kazasında şoförü ile birlikte Hakkın rahmetine kavuştu. Hakikaten ben kendim de Denizliliyim, kendisiyle çok güzel projelerimiz vardı, bu iş yurtları çalışmalarında Türkiye’nin en büyük açık kadın cezaevi Denizli’de, işte bu Zence markasını da her gördüğümde her karşılaştığımızda bana geldiği aşamayı anlatır dururdu.Allah rahmet eylesin, hakikaten kendisi yürekli, vatansever, karakterli, örnek bir insandı. Hem bir devlet adamı olarak Başsavcı görevinde hem de cezaevleri iş yurtları kapsamında üretime katkı anlamında cezaevlerindeki mahkumların ıslahı anlamında çok güzel, örnek çalışmalar yaptı. İnşallah o güzel çalışmalar kendisine ahiret sermayesi olarak ulaşsın.BAŞKA TÜRKİYE YOK!Değerli dostlar Türkiye üretmek zorunda, kalkınma hamlesi 15-20 yıldır evet istikrarlı bir şekilde devam ediyor ama gelişmiş ülkelere baktığımız zaman kapatmamız gereken mesafe çok açık. Genç bir nüfusumuz var, her alanda nitelikli bir şekilde bu nüfusu istihdam ederek, kaliteli bir şekilde kaliteye önem vererek, Arge gelişmelerine, inavasyona önem vererek, üretime katmak zorundayız. Ama cezaevlerinde duvarların arkasında bu üretime bizim de bir katkımız olsun diyen, işte bizim cezaevleri iş yurtlarımız çok büyük bir emek ve katkı koydu.Ben başta Cezaevlerindeki hükümlü ve tutuklu kardeşlerimiz olmak üzere bu güzel eserlerin meydana gelmesinde emeği ve katkısı bulunan herkese çok teşekkür ediyorum.Bizim tek bir vatanımız var, gidecek hiçbir yerimiz yok. Anadolu coğrafyası biz bu topraklara geldiğimiz günden beri maalesef hiçbir şekilde rahat bırakılmadı, bırakılmayacak da biz bunu biliyoruz. Burada yaşayabilmenin bedeli uyanık olmak ve kararlı olmak. Çevremize baktığımız zaman Irak ve Suriye’de yaşananları gördüğümüzde devletsizliğin ne olduğunu görüyoruz. O yüzden biz devletimize sahip çıkmak, devletimizi korumak, büyütmek zorundayız. Son yaşadığımız hain darbe girişimi ve yıllardır yaşadığımız terör olaylarına baktığımızda bunları kimin beslediğini, kimin büyüttüğünü biliyoruz. Sebep, Anadolu’da Müslüman Türk toprağında bize huzur vermek istemiyorlar. Biz de bu fitneye düşmeyeceğiz, uyanık olacağız, içimizdeki hainlere fırsat vermeyeceğiz.Ama sözümün başında söylediğim gibi biz bu kalkınma hamlesini başarıya ulaştırabilmek için daha çok üretmek zorundayız. O yüzden biz burada Adalet Bakanlığı Ceza Tevkifevleri iş yurtları olarak elimizden geldiği kadar buna katkı koyuyoruz.Diğer kamu kurumlarımız ve özel sektörümüzle birlikte inşallah önümüzdeki günlerde Türkiye çok daha güzel günlere huzurlu günlere kavuşacaktır. Bundan hiçbir şüphe duymuyorum. Bizim çocuklarımız, bizim torunlarımız daha onurlu daha güzel bir ortamda barış içinde, bizim bin yıllık medeniyetimizin mirasını taşıyacaklar, şanla şerefle taşıyacaklar. Daha güzel günler hepimizin olsun diyorum hepinizi tekrar saygı ile selamlıyorum” diyerek sözlerini tamamladı.Konuşmaların ardından fuarın açılışı yapıldı ve protokol ile birlikte stantları gezerek, ürünleri incelediler.
Gündem
Yayınlanma: 21 Mayıs 2017 - 13:54
İŞYURTLARI FUARI İZMİRLİLERİ BEKLİYOR
Cezaevlerindeki yaklaşık 50 bin mahkumun ürettiği binlerce ürün Bostanlı Pazaryeri karşısında kurulan İşyurtları Fuarında satışa sunuldu. Ayakkabıdan havluya, Foça yoğurdundan Oltu taşı tesbihlere kadar fuarda yok yok…
Gündem
21 Mayıs 2017 - 13:54
İlginizi Çekebilir









