Elbette daha anlamlı olurdu. Peki, geçmişte böyle bir sanat var mıydı? Aslında var ama zamanla unutulmuş. Osmanlı döneminde sınırlı sayıda örneğine rastlamak mümkün. Ama şimdi en modern çizgisi ile artık o sanat var ve yaşıyor. Hem de ünü çoktan Türkiye sınırları dışına taşmış ve bu sanatı literatüre kaydetmiş bir isim var: Ömür Köroğlu…Dile kolay daha ortaokul yıllarında başlamış doğa ile iç içe olmaya… Önce canlı çiçekler toplamış; sonra çiçekler artık solmaya yüz tutunca da onları kaybetmeye kıyamayıp kurutmaya ve saklamaya başlamış. Tabi sıkça görüşülen dayı da ressam olunca; Günhan Şenkara ’nın tuval aşkı, Ömür hanımın çiçeklere ve bitkilere olan tutkusu ile buluşunca yepyeni bir sanat dalı ortaya çıkmış; Yaprak Sanatı…
NEMİ YAPIYOR?Yaprak sanatı denilince çoğumuzun hayalinde aslında pek bir şey canlanmıyor. Çünkü daha önce çok iyi bilinen örnekleri yok. Peki, nedir yaprak sanatı? Yaprak sanatı, doğadan özenle toplanan binlerce, hatta on binlerce çiçeğin, yaprağın, dalın, bitkinin cımbızla bir tabloya dönüştürülmesidir.Öyle aklınıza kaba hatlardan oluşan resimler gelmesin, en ince detayların, gölgelerin, ton değişimlerinin yansıtıldığı muhteşem tablolar… Sadece tablolar mı? Hayır; tabloları aratmayan düğün davetiyeleri, kitap ayıraçları, hatta hat sanatının muhteşem örnekleri ve daha bir sürü şey…Yaklaşık 20 yılı durup dinlenmeden, hatta gece gündüz demeden sürekli yapraklarla, çiçeklerle ve bitkilerle binlerce farklı esere imza atan Ömür hanıma, Kültür ve Turizm Bakanlığı da ilgisiz kalmamış.Her şeyden önce Kültür ve Turizm Bakanlığına yaptığı başvuruyu kabul edilerek; yaprak sanatı ‘Güzel Sanat Eseri’ olarak literatüre girmiş.Bugüne kadar Türkiye’nin yanı sıra yurt dışına da yüzlerce eser gönderen Ömür Köroğlu’nun ünü çoktan kıtaları aşmış. Aşmakla kalmamış Köroğlu’nun 2 eseri, 2012 IKA World Culinary Olympics ’Dünya Aşçılar Olimpiyatı’ yarışmasında Türkiye’ye bronz madalya kazandırmış.
ÖZEL KORUYUCU GELİŞTİRDİYaprak sanatını icra edebilmek için sanat, kimya, ziraat ve botanik hakkında araştırma yapan Köroğlu, yaprakların çürümemesi için de kendi karışımı olan özel bir ilaç geliştirmiş. Yaprakları mumyalayan sanatçı; bitkileri boya, cımbızı ise fırça olarak kullanıyor. Köroğlu, tablolarında lahanadan pırasaya; mısır kabuğundan çiçeklere kadar her türlü bitkiyi kullanıyor. 
YAPRAK SANATININ İSİM ANNESİDoğaya olan sevgi ve bağlılığı nedeniyle yaprak sanatını icra etmeye başladığını belirten Köroğlu, “Bitkilerin güzelliğini gördükten sonra onları ölümsüzleştirmek adına bu sanatı icra etmeye başladım. Bu sanat tarihte icra edilmiş mi diye de araştırdık. Bazı kaynak kitaplara rastladım. Nurhan Atasoy’un Has Bahçe adlı eserinde 2. Abdülhamid’e tahta geçme törenlerinde hediye edilmiş yaprak sanatı çalışmaları var. Fakat bu çalışmalar literatürde yok. Dolayısıyla ‘Güzel Sanat Eseri’ olarak literatüre geçirmek için Kültür ve Turizm Bakanlığına başvuru yapmak bana nasip oldu. Böylece yaprak sanatının isim annesi oldum” diyor.
ATÖLYESİ BOTANİK BAHÇESİNİ ARATMIYORDoğa sevgisi ve aynı zamanda hobisi ve işi olan bitkiler, Ömür Hanımın hayatında çok önemli bir yer tutuyor. Evinin terasında oluşturduğu atölyesi ve balkonlarının her yerinde farklı bir çiçek bulmak bizleri şaşırtmadı… Tabi kaktüslere olan özel ilgisini de belirtmeden geçmemek gerek.
YAPRAK SANATININ İSİM ANNESİDoğaya olan sevgi ve bağlılığı nedeniyle yaprak sanatını icra etmeye başladığını belirten Köroğlu, “Bitkilerin güzelliğini gördükten sonra onları ölümsüzleştirmek adına bu sanatı icra etmeye başladım. Bu sanat tarihte icra edilmiş mi diye de araştırdık. Bazı kaynak kitaplara rastladım. Nurhan Atasoy’un Has Bahçe adlı eserinde 2. Abdülhamid’e tahta geçme törenlerinde hediye edilmiş yaprak sanatı çalışmaları var. Fakat bu çalışmalar literatürde yok. Dolayısıyla ‘Güzel Sanat Eseri’ olarak literatüre geçirmek için Kültür ve Turizm Bakanlığına başvuru yapmak bana nasip oldu. Böylece yaprak sanatının isim annesi oldum” diyor.









