Didar DEMİRCİ - İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, 18 Ağustos tarihinde
Seferihisar, Menderes ve Karabağlar ilçelerinde çıkan ve 3 gün devam eden orman
yangınlarına ilişkin sunumlarla başladı.
İzmir Orman Bölge Müdürü Mehmet Erol, yangına ilişkin detaylı bilgiler verdikten sonra 2020 yılına kadar yanan alanın tümünün ağaçlandırılacağı sözünü verdi. Erol, İzmir Büyükşehir Belediyesinden de imkanları dahilinde köylere tazyikli su tankeri dağıtılması talebinde bulundu. Köylülerin, traktörlerin kuyruk milli ile çalışan tazyikli su tankerleri ile orman yangınlarına çok hızlı ve etkili müdahale edebildiğini hatırlatan Erol, ihtiyaç duyulan köylere bu tankerlerden dağıtılmasının büyük fayda sağlayacağını kaydetti. Erol, ayrıca Orman Bakanlığının 1937 yılından beri yangın istatistiklerini tuttuğunu hatırlatarak, “O tarihten bugüne yanan her metrekare yeniden ağaçlandırılmıştır” dedi.

BÜYÜKŞEHİR 106 SU
TANKERİ DAĞITACAK
Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Murat Varlıorpak da kurum olarak yaklaşık 300 araçla hizmet verdiklerini, yangınlara müdahalede hem kendi sorumluluk sahalarında hem de Orman Bölge Müdürlüğünün sorumluluk sahasında görev aldıklarını belirterek, “Biz merkeze yakın yerlerdeki yangınlara müdahale ediyoruz. Yılda ortalama 300 orman yangını yaşanıyor. Bunun yüzde 60’ı Orman Bölge Müdürlüğü ve İzmir Büyükşehir Belediyesi itfaiyesinin ortak çalıştığı yangınlar. Genel müdürümüzün talepte bulunduğu konu bizim de kapsamımızda. Bununla ilgili çalışmalarımız var. 12 ilçede eskiden köy olan 231 mahallede yangına ilk müdahale konusunda araştırmalar yaptık. Gönüllülere temel yangın eğitimi ve ilk müdahalede kullanılacak tazyikli su tankerlerinin yenilerinin alınması ve bunların da muhtarların tüzel kişiliklerine verilmesi için kapsamlı bir çalışma içindeyiz. İl Özel İdaresi’nden Büyükşehir Belediyesi’ne geçen ve mahallelere verilen 137 tane tanker bulunmakta. Gelen talepleri değerlendiriyoruz ve 106 tane daha tankerin peyderpey yıllara sari olarak verilmesini sağlamak ve yangına müdahale konusunda yüzde 100 seviyesine ulaşmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Orman yangınlarına ilişkin Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa İnce de bir öneride bulundu. İnce tazyikli su tankeri dağıtımının doğru karar olacağını belirtikten sonra “Son yangında köylülerin su kaynaklarına ulaşmada da büyük sıkıntı çektiğini gördük. Bu tür yangınlarda İZSU’nun tedbiren yaptığı yedek su kuyularını da kullanıma açmasında büyük fayda var” önerisinde bulundu.
İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Kültür ve Turizm eski Bakanı Suat Çağlayan ise bazı orman yangınlarının yüksek gerilim hatlarını taşıyan elektrik direklerinin altından veya rüzgar enerjisi santrallerinin yakınından başladığına dair söylemler bulunduğunu belirterek, “Elektrik dağıtım firmalarının eskiden orman içindeki elektrik direklerinin altında geniş bir alanı betonla kapladığını, şimdilerde ise bunu yapmadığını iddia edenler var” dedi, bu iddiaların araştırılmasını istedi.

ÖZUSLU: MECLİS
KAPATILABİLİRDİ
Orman yangınlarına ilişkin sunumların ardından meclis gündemine geçen Meclis Başkanvekili Mustafa Özuslu, öncelikle Ak Partili Erhan Çalışkan’ın önceki meclis oturumunda verdiği ve oy çokluğu ile ret edilen önergesini hatırlattı. Uslu, “Geçtiğimiz mecliste AK Partili Sayın Erhan Çalışkan’ın bir önergesi vardı. Bu önergeyle ilgili söylemem gereken birkaç husus var. Bu meclisi göz bebeğimiz gibi korumalıyız. Bu meclis hepimizin meclisidir. İlgili önergede bir bölüm var ki, bu konuda hepimizin hassas olduğunu biliyorum. Sayın Çalışkan’ın verdiği önergede Sayın Çalışkan, ‘Seferihisar, Karabağlar ve Menderes bölgesinde çıkan yangınları PKK’nın üstlendiğini belirterek, eli kanlı PKK örgütü ve bağlantılı tüm siyasi partileri, kurum ve STK ile uluslararası güçleri Büyükşehir olarak kınıyor ve lanetliyoruz” önergesi vermişti. Belediyeler yasasında; belediyelerin kendi siyasi konuları dışında karar vermesi halinde İçişleri Bakanlığı tarafından belediye meclisi feshedilir yazılıyor. Ben Erhan kardeşimizin art niyetli olmadığını biliyorum. Bu önerge geçmiş olsaydı, belki de bu meclisin tartışılabilir karar alınması ve feshedilebilir noktasına Allah muhafaza gidebilirdi. Böyle bir kimse görmek istemez. Bunun tartışma olsun diye söylemiyorum. Her meclisteki bütün partilerin ve CHP’linin PKK terör örgütünün yapığı cinayetleri kınaması konusunda kimsenin şüphesi yok. Ben buradan yeniden PKK’yı lanetliyorum. Biz burada karar almıyoruz. Görüş belirtiyoruz” ifadelerini kullandı.
HIZAL: TERÖRÜ
LANETLEME KONUSUNDA HEMFİKİR OLALIM
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal, Özuslu’nun ardından söz alarak Grubu adına cevap verdi. Hızal, “Bu meclis İzmir için özel bir meclis. Bizim yasal bir alt yapımız var bu yasal alt yapılar doğrultusunda hareket etmek zorundayız. Şehri ülkemizi ilgilendiren ve ülkemiz insanlarını ilgilendiren birçok konuyu burada tartışmak durumun ile karşı karşıya kalabiliriz. Siyasi kurumunlar topluma hizmet etmek adına varlar ve var olacak. Siyaseten farklı düşünebilir farklı bakabiliriz. Ben inanıyorum ki hiçbir arkadaşımız, CHP grubundan, MHP, İYİ Parti, AK Parti Grubunda eli kanlı bebek katilini olan terör örgütünü lanetleme konusunda hem fikir olalım” dedi.
ÇALIŞKAN: RET
GEREKÇESİ O DEĞİLDİ!
AK Partili Çalışkan ise Başkanvekili Özuslu’nun açıklamalarını eleştirerek, “Benim lisan kabul görünmüyor ama bir kere ret gerekçesi kesinlikle o değildi. Arkadaşlar bunu çok iyi şekilde anlattı. Ben önergeyi verirken devletin de korunması gerektiğini ve burası da devletin kurumudur. Aynı meclisimizin 2018 yılında Afrin’e destek kararı vardır. Bu karardan meclisimiz mi kapatıldı, ya da kapatılacak? Ret oyu verilen 3 konu vardı. Diğerleri değerlendirilebilirdi. Bütün eleştiriler dilim konusundaydı. Ben daha yapıcı bir konuşma yapacağız. Belki dilimizi sadeleştiririz, belki de düzeltiriz” diye konuştu.
AK PARTİ HEM OY VERDİ
HEM ELEŞTİRDİ
Yakın zamanda depremde hasar gören Denizli’nin Bozkurt Belediye ilçe hizmet binasının İzmir Büyükşehir Belediyesinin yapacağı bağışla yeniden inşa edilmesine yönelik başkanlık önergesi komisyonlardan oy birliği ile geçmesine karşın meclis görüşmelerinde Ak Parti tarafından eleştirildi. AK Partili Erhan Çalışkan, “Denizli’de Belediyeye yardım ediyoruz. Belediye binası çok hasar görmemiştir. Hafif hasar görmüştür. Depremden sonra, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yapığı analiz sonrası 500 TL’lik bir hasarı bildirilmiştir. Ben de Denizle Büyükşehir Belediye Başkanımızla görüştüm, CHP’li Bozkurt belediye başkanın Denizli Büyükşehir Belediyesinden bu yönde herhangi bir talebi olmamış. AK Parti Grubu olarak iktidarın, belediyenin yapmak istediği bazı şeylere istemesek de, destek vermesek de engel olmama kararı aldık. Önümüzdeki mecliste bazı Ak Partili belediyelerimizin projeleri olacaktır. Bizim belediye başkanlarının ufak tefek destek ihtiyaçları bulunuyor. Aynı hassasiyeti Ak Partili İzmir belediyeleri için de bekliyoruz” diye konuştu.

BÜYÜKŞEHİR’DEN BÜYÜK
SATIŞ HAMLESİ
İzmir Büyükşehir Belediyesi, mülkiyetinde bulunan tamamına yakını çalışanlar tarafından lojman statüsünde kullanılan yaklaşık 400 konutu, öncelik konutu kullanan belediye çalışanında olmak kaydı ile ihale yoluyla satışa çıkarıyor. Bu gündem maddesine ilişkin söz alan AK Partili Hüsnü Boztepe de daha öncede gündeme getirdikleri; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından konut olarak kullanılan Varyant’taki binaya dikkat çekti. Boztepe, “400’e yakın lojman satışını gördük. Belediyemize bütçe olarak zararlar getirmiş olabilir ama çalışan personelimizin kalması önemliydi. Ama böyle bir karar alınmış. Belediye başkanımızın oturduğu şatoyu da bu satılacaklar listesine eklemenizi öneriyorum. İzmir’in en pahalı mülkü olduğuna inanıyorum. Buna rahmetli Ahmet Piriştina’nın vefat ettiği Bostanlı’daki konutu da eklemelisiniz. Satılacak 400 civarındaki konuttan 120 milyon gibi tahmini bir gelir beklenirken, şato ve Bostanlı’daki konutun satışından gelecek para 35-40 milyon liradan aşağı olmayacaktır” dedi.









