Çiğdem CANPOLAT GÜÇTEKİN / ÖNCÜŞEHİR - İzmir Büyükşehir Belediyesi Mart ayı olağan meclis oturumu gerçekleştirildi.Gündem maddelerinin oy birliği ile kabul edildiği oturumda gündem dışı konuşmalarda söz alan AK Parti Meclis Üyesi Dilaver Kişili, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Karabağlar Belediye Başkanı Emine Helil İnay Kınay’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sloganlara eşlik etmesini eleştirdi.NEYİ YAŞADI BU ÜLKE?
İran’da yaşanan konulara değinerek sözlerine başlayan ve CHP’li Meclis üyesine yanıt veren Kişili, “Ramazan ayı şefkat, hoşgörü ayı. Maalesef böyle bir ayda maalesef kanlı coğrafyamızda hiç kanın dinmediği bu coğrafyada yine göz yaşları, çocuk ölümleri, annelerin haykırışlarıyla bir Ramazan geçiriyor. Umarım bir an önce bu tür zihniyetler ortadan yok olur diye temenni ediyorum. Erhan Bey’i tebrik ediyorum çok güzel bir giriş yaptı bu coğrafyada yaşayan İran'da yaşanan bölgemizde yaşanan bütün bu şiddetle ilgili, yıkımlarla ilgili, yok oluşlarla ilgili. Ancak tabii sonrasında bölgesel anlamda yaşananları ya da yönetim şekillerini getirip AK Parti zihniyeti, AK Parti iktidarı, 25 yıllık iktidarına dayandırmasını gerçekten yadırgıyorum. Özgürlükten bahsetti. Hoşgörüden bahsetti. Ve sanki günah çıkartır gibi, sonrasında da 12 Eylül darbeci zihni yıktığı bir, cuntacı zihniyete yıktığı bir kısım var. Ama ben Erhan Bey'e sormak isterim. Sizin yadırgadığınız Taliban yönetimi, ya da Molla rejimi kendi görüşünü dayatıyor. Açık kadınları kapatmaya çalışıyordu. Peki sizin zihniyetiniz bu ülkede ne yaptı? Kapalı kadınları zorla açtırmaya çalıştı. Bak çok uzağa gitmeye gerek yok. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ne dedi? ‘Çıkartın, atın bu şahsiyeti buradan’ kimi? Kapalı olan bir milletvekilini. Neyi yaşadı bu ülke? Bir oğlunu ülke için şehit vermiş, ikinci oğlunun yemin törenine alınmayışın… Neden? Başı kapalı. Okullarda eşitlik dedik. Lise çocuklarını kol kuvvetleriyle… Günümüzde hiçbir açık kadın ya da başka bir görüşte olan hiçbir kadın kılığından, kıyafetinden dolayı kolluk kuvvetleriyle kolundan tutulup da kapının önüne atılmıyor. Biz bunları yaşadık. Maalesef aynı zihniyetten bahsediyoruz. Kusura bakmasın” diye konuştu.BÜTÇEYE KONSER YAPACAKLARINA…
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’a da tepki gösteren Kişili, “Kimsenin burada kadın haklarına 8 Mart'la ilgili yapılan eyleme yürüyüşe laf yok. Derya Hanım'ın birebir söylediği cümle şu. ‘Ben seçilmiş iki tane belediye başkanının seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına hakaret edilirken, ağır laflar edilirken eşlik etmesini kınıyorum’ dedi. Başka da bir şey demedi. Olayı saptırmaya ya da yörüngesini farklı yere çekmeye, algı yönetmeye çalışmayın. Evet. Doğru diyor. Ben de yadırgıyorum. Ben de kınıyorum. Keşke bu iki belediye başkanımız kadın sığınma evleri ilgili gelen bütçelerle konserler yapacağına 8 Mart'ta bir tane kadın sığınma evinin açılışını yapsaydı da hep beraber katılsaydık. Kimse kusura bakmasın” dedi.ŞEHRİN TOPARLANMAYA İHTİYACI VAR
Körfezde yaşanan süreçle ilgili de konuşan Kişili sözlerini şu ifadelerle tamamladı; “2 gündür İzmir gündemini meşgul eden tabii bizim uzun süredir dile getirdiğimiz ama illa Cemil Başkan'ın dediği gibi ‘sosyal medyada bir algı yönetiliyor’ diyor ya Sayın Cemil Tugay maalesef İzmir'in sorunlarına gözünü kulağını ve dilini kapatıyor. Bu sosyal medyada algı değil gerçekler var. Bu şehrin sorunları var. Bu şehrin körfez sorunu var. Biz bunu defalarca dile getirdik. Yıllardır da bağırıyoruz. Ve bu körfeze bir ihanet oluyor, olmaya da devam ediyor. Sayın Tunç Soyer döneminde ve ondan önceki dönemde de bu Körfez taramayla ilgili ihaleler yapıldı. Körfez taramaları yapıldı. Bir firma almıştı. Sonra Sayın Cemil Tugay döneminde de tekrardan bu tarama ihalesi yapıldı. Ve sonradan son iki üç ay önce galiba farklı bir firma aldı. Bu firmaların görevi Körfez'deki taramayı yapıp pis çamuru, pisliği körfezin dışına dış körfeze dökmek gibi bir anlaşması var. Benim bildiğim kadarıyla zaten 51 deniz mili bir mesafe var. Aslında olması gereken bence 100 deniz milli. 2 gün önce Foça açıklarında balıkçının oltasına balık yerine çamur takılmaya başladı. Yani İzmir Körfezi gitti, öldü. Onu biliyorduk. Ama yavaş yavaş dış körfezde de ölmeye başlıyor. Bunun sebebi burada taranan, toplanan çamurun olması gereken bölge kaynaklanıyor. Bir tekne, bir gemi ya da bir yük taşıyan o araç döktüğü yerle dökmesi gerektiği yer arasında iki tür fark yapıyor. Tek sefer gidip geleceği bir yere bu sefer iki sefer atıyor. Bir an önce vadedilen tonajı tamamlamış oluyor. Vadedilen süreyi tamamlamış oluyor. Burada büyükşehir belediyesinin ve İZSU'nun sorumluluğunda olan bir alan. Bakanlık bir bölge belirlemiş. Bakanlığın tarama sistemi var. Bakanlığın takip sistemi de var. Ama şikayet geldiği sürece. Ama İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin meclisinin görevi nedir? Bunun takibini sağlamak. Birebir sizin orada kontrol mühendisleriniz var. Ve başında olması gereken kontrol mühendisleri var. Ama nereye dökülüyor? Cemil Başkan diyor ya işte duyduğunuzda konuşulana, fotoğrafa inanmayın. Fotoğrafa da inanmayacaksan neye inanacağız? Ben kendi gözümle de gördüm. Çiğli açıklarına gittim. Oradaki balçığı da gördüm. Şimdi gelinen noktada bu çok daha ileri şafaya taşınmış durumda. Çünkü körfezden toplan gördüğümüz gibi artık götürülüp direkt Foça'nın açıklarına dökülmesi gerekirken kıyı bölgesine ve Çiğli arıtmanın açıklarına dökülmeye çalışıyor. Gerçekten bu şehrin bir an önce toparlanmaya ihtiyacı var. Ama bu şehrin sorunlarına kulağımız gözünüzü kapatarak sorunları çözemeyiz. Sayın Tugay'ın da özellikle bu şehrin yöneticisi olarak buna çok daha dikkat etmesi gerektiğini ve bu sorunlara biraz daha fazla eğilmesi gerektiğini düşünüyorum.”Çiğdem Canpolat
İran’da yaşanan konulara değinerek sözlerine başlayan ve CHP’li Meclis üyesine yanıt veren Kişili, “Ramazan ayı şefkat, hoşgörü ayı. Maalesef böyle bir ayda maalesef kanlı coğrafyamızda hiç kanın dinmediği bu coğrafyada yine göz yaşları, çocuk ölümleri, annelerin haykırışlarıyla bir Ramazan geçiriyor. Umarım bir an önce bu tür zihniyetler ortadan yok olur diye temenni ediyorum. Erhan Bey’i tebrik ediyorum çok güzel bir giriş yaptı bu coğrafyada yaşayan İran'da yaşanan bölgemizde yaşanan bütün bu şiddetle ilgili, yıkımlarla ilgili, yok oluşlarla ilgili. Ancak tabii sonrasında bölgesel anlamda yaşananları ya da yönetim şekillerini getirip AK Parti zihniyeti, AK Parti iktidarı, 25 yıllık iktidarına dayandırmasını gerçekten yadırgıyorum. Özgürlükten bahsetti. Hoşgörüden bahsetti. Ve sanki günah çıkartır gibi, sonrasında da 12 Eylül darbeci zihni yıktığı bir, cuntacı zihniyete yıktığı bir kısım var. Ama ben Erhan Bey'e sormak isterim. Sizin yadırgadığınız Taliban yönetimi, ya da Molla rejimi kendi görüşünü dayatıyor. Açık kadınları kapatmaya çalışıyordu. Peki sizin zihniyetiniz bu ülkede ne yaptı? Kapalı kadınları zorla açtırmaya çalıştı. Bak çok uzağa gitmeye gerek yok. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde ne dedi? ‘Çıkartın, atın bu şahsiyeti buradan’ kimi? Kapalı olan bir milletvekilini. Neyi yaşadı bu ülke? Bir oğlunu ülke için şehit vermiş, ikinci oğlunun yemin törenine alınmayışın… Neden? Başı kapalı. Okullarda eşitlik dedik. Lise çocuklarını kol kuvvetleriyle… Günümüzde hiçbir açık kadın ya da başka bir görüşte olan hiçbir kadın kılığından, kıyafetinden dolayı kolluk kuvvetleriyle kolundan tutulup da kapının önüne atılmıyor. Biz bunları yaşadık. Maalesef aynı zihniyetten bahsediyoruz. Kusura bakmasın” diye konuştu.BÜTÇEYE KONSER YAPACAKLARINA…
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay’a da tepki gösteren Kişili, “Kimsenin burada kadın haklarına 8 Mart'la ilgili yapılan eyleme yürüyüşe laf yok. Derya Hanım'ın birebir söylediği cümle şu. ‘Ben seçilmiş iki tane belediye başkanının seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanına hakaret edilirken, ağır laflar edilirken eşlik etmesini kınıyorum’ dedi. Başka da bir şey demedi. Olayı saptırmaya ya da yörüngesini farklı yere çekmeye, algı yönetmeye çalışmayın. Evet. Doğru diyor. Ben de yadırgıyorum. Ben de kınıyorum. Keşke bu iki belediye başkanımız kadın sığınma evleri ilgili gelen bütçelerle konserler yapacağına 8 Mart'ta bir tane kadın sığınma evinin açılışını yapsaydı da hep beraber katılsaydık. Kimse kusura bakmasın” dedi.ŞEHRİN TOPARLANMAYA İHTİYACI VAR
Körfezde yaşanan süreçle ilgili de konuşan Kişili sözlerini şu ifadelerle tamamladı; “2 gündür İzmir gündemini meşgul eden tabii bizim uzun süredir dile getirdiğimiz ama illa Cemil Başkan'ın dediği gibi ‘sosyal medyada bir algı yönetiliyor’ diyor ya Sayın Cemil Tugay maalesef İzmir'in sorunlarına gözünü kulağını ve dilini kapatıyor. Bu sosyal medyada algı değil gerçekler var. Bu şehrin sorunları var. Bu şehrin körfez sorunu var. Biz bunu defalarca dile getirdik. Yıllardır da bağırıyoruz. Ve bu körfeze bir ihanet oluyor, olmaya da devam ediyor. Sayın Tunç Soyer döneminde ve ondan önceki dönemde de bu Körfez taramayla ilgili ihaleler yapıldı. Körfez taramaları yapıldı. Bir firma almıştı. Sonra Sayın Cemil Tugay döneminde de tekrardan bu tarama ihalesi yapıldı. Ve sonradan son iki üç ay önce galiba farklı bir firma aldı. Bu firmaların görevi Körfez'deki taramayı yapıp pis çamuru, pisliği körfezin dışına dış körfeze dökmek gibi bir anlaşması var. Benim bildiğim kadarıyla zaten 51 deniz mili bir mesafe var. Aslında olması gereken bence 100 deniz milli. 2 gün önce Foça açıklarında balıkçının oltasına balık yerine çamur takılmaya başladı. Yani İzmir Körfezi gitti, öldü. Onu biliyorduk. Ama yavaş yavaş dış körfezde de ölmeye başlıyor. Bunun sebebi burada taranan, toplanan çamurun olması gereken bölge kaynaklanıyor. Bir tekne, bir gemi ya da bir yük taşıyan o araç döktüğü yerle dökmesi gerektiği yer arasında iki tür fark yapıyor. Tek sefer gidip geleceği bir yere bu sefer iki sefer atıyor. Bir an önce vadedilen tonajı tamamlamış oluyor. Vadedilen süreyi tamamlamış oluyor. Burada büyükşehir belediyesinin ve İZSU'nun sorumluluğunda olan bir alan. Bakanlık bir bölge belirlemiş. Bakanlığın tarama sistemi var. Bakanlığın takip sistemi de var. Ama şikayet geldiği sürece. Ama İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin meclisinin görevi nedir? Bunun takibini sağlamak. Birebir sizin orada kontrol mühendisleriniz var. Ve başında olması gereken kontrol mühendisleri var. Ama nereye dökülüyor? Cemil Başkan diyor ya işte duyduğunuzda konuşulana, fotoğrafa inanmayın. Fotoğrafa da inanmayacaksan neye inanacağız? Ben kendi gözümle de gördüm. Çiğli açıklarına gittim. Oradaki balçığı da gördüm. Şimdi gelinen noktada bu çok daha ileri şafaya taşınmış durumda. Çünkü körfezden toplan gördüğümüz gibi artık götürülüp direkt Foça'nın açıklarına dökülmesi gerekirken kıyı bölgesine ve Çiğli arıtmanın açıklarına dökülmeye çalışıyor. Gerçekten bu şehrin bir an önce toparlanmaya ihtiyacı var. Ama bu şehrin sorunlarına kulağımız gözünüzü kapatarak sorunları çözemeyiz. Sayın Tugay'ın da özellikle bu şehrin yöneticisi olarak buna çok daha dikkat etmesi gerektiğini ve bu sorunlara biraz daha fazla eğilmesi gerektiğini düşünüyorum.”Çiğdem Canpolat








