Yasemin ANLARCumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Atilla Sertel, “Cumhuriyet Halk Partisini diğer partilerden ayıran en önemli özellik, parti içi demokrasidir. Demokrasiyi esas kılar. Ülkeye demokrasiyi getireceğiz, keyfi yönetimi bitireceğiz. Parti içinde de var olacak demokrasinin insanların seçme ve seçilme hakkının verilmesinden yana görüşümüzü savunduk ve savunuyoruz. Ayrıca, Parti içindeki demokrasinin yanı sıra; partideki insanların da birleşmesini ve bütünleşmesini sağlıyoruz.Yani; yukarıdan aşağıya belediye başkanlığına ya da milletvekillerini belirlemek bazen büyük sıkıntılara yol açabiliyor. İnsanlar kendilerini yönetecek yerel yönetimleri, kendileri seçmeliler diye düşünüyorum. Onun için önseçim istiyorum.”12 Eylül 1980 öncesinde bütün siyasi partiler adaylarını önseçimle belirlerlerdi. Adalet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi de buna dahildir. Cumhuriyet Halk Partisinde bu gelenek yerleşmiş vaziyetteydi.Sonra, önseçimden bizim çıkacağımızın bir garantisi yok. Ama demokrasinin çıkacağının garantisi var. Bu çok önemli. Demokrasi çıkacak. Bizim üyeye olan güvenimiz tamdır.Şimdi diyor ki! Bir kenti veya ilçeyi yönetmeye çalışan belediye başkanı, bütün millet beni istiyor. Herkes bana oy veriyor. Peki tamam da ya üye, diye sorduğunuzda, ‘ya boşver, üye yapısı bozuk’ diyor. Kendi üyesine güvenmeyenin, kendi üyesinde karşılığı olmayanın halkta karşılığı olduğuna inanmıyorum ben. Bu şuna benziyor. “Mahalle bakkalı beni seviyor, mahallenin kahvecisi beni seviyor. Bütün insanlar beni seviyor. Peki evde nasıl durum diyorsun. Evde hanımla kavgalıyız, çocuklarla konuşmuyoruz” diyor.Ön seçim olmazsa, adaylıklar genel merkez koridorlarında belirleniyor. Bu insanın onurunu incitici bir durum. İzmir de 140-150 bin üye var, yüz binin katıldığını düşünün, yüz bin kişi Büyükşehir Belediye Başkanlığını belirlese arkanda yüz bin kişilik bir aile vardır. Bu büyük bir güçtür. Büyükşehir Belediyesi için potansiyel adaylardan birisiniz, kendinizle ilgili ne söylemek istersiniz?Üyenin belirlediği adayın toplumda kabul göreceğine inanıyorum. 1989’dan bu yana ben belediyeciyim. 32 yaşında daire başkanı oldum. Yüksel Çakmur gibi bir hocanın yanında yetiştim. 10- 12 yıl Türkiye Yerel Yönetim Dergisini çıkardım. Türkiye’de ki bütün belediyelerin hizmetlerini projelerini biliyorum. O projelerin önünde büyük projelerle ben kenti yönetmek isterim.Örneğin; İzmir’de Expo Sağlık Fuarının Türkiye’ye gelmesi için iki sefer denendi. Dünyanın en önemli hadiselerinden biri İzmir’de sağlık köylerinin oluşturulması olmalıdır. Finlandiya, Belçika, Danimarka, Almanya, Norveç gibi dünya ülkelerindeki, bütün insanların yaşlı nüfusuna bakmaya ve onlara sağlık turizmi yapmaya hazır olmalıyız. İzmir olarak 7-8 tane sağlıklı yaşam köylerimizin olması gerekiyor. Dünyadaki en önemli mesleklerden biri yaşlı bakım merkezleri olacak. Robotikler yapıyorlar, otonom arabalar yapılıyor. Sayın Vekilim gençler için ne düşünüyorsunuz, neler yapılabilir? İzmir’de gecekonduda yaşayan çocuklarını tatil yapmaları, tiyatroya gitmelerini sağladığınızda, gençlere kamp kurdurmak ve Türkiye’nin her bir ilinden çocukları İzmir’e getirmek kültürümüzü gösterip, Atatürk’ü sevdirmek gerekiyor. Gençlere ve yaşlıya sahip çıkılması gerekiyor. Belediye Başkanları için çok güzel bir proje kondu. “Derman” projesi var. Bizim kentimizde saatlerce yürüsen yollarda oturup dinlenebileceğiniz bir alan yok.Özetlemek gerekirse benim demokrasi anlayışımda şu var, “Yukardan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya demokrasi anlayışı var. Öyle gidersek başarılı oluruz.
Siyaset
Yayınlanma: 23 Ekim 2018 - 11:38
ATİLLA SERTEL: EN BÜYÜK FARKIMIZ PARTİ İÇİ DEMOKRASİMİZ
İzmir Milletvekili Atilla Sertel ile CHP İl Başkanlığında yaptığımız röportajda ön seçim olmalı mı? Olursa neler olur? Öncüşehir Gazetesi olarak sorduk Atilla Sertel yanıtladı.
Siyaset
23 Ekim 2018 - 11:38







Müthiş bir röportaj başarılarınızın devamını dilyorum