Çiğdem CANPOLAT GÜÇTEKİN / ÖNCÜŞEHİR - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Karşıyaka’da yapımı tamamlanan ve merhum Haydar İnanır’ın adının verildiği spor tesisinin açılışı sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtladı.ŞU ANDA BİR SORUNUMUZ YOK
Harmandalı çöp tesisi hakkında konuşan Başkan Tugay, “Burayla ilgili şu anda öyle bir başvurumuz yok. Öyle bir gelişme de yok. Üç tane farklı bertaraf tesisinde şu anda çöpler bertaraf ediliyor. Herhangi bir yere dökülmüyor. Önümüzdeki dönem için birçok master planı hazır diyebilirim. Büyük ölçüde çerçevesi çıktı ortaya. Amacımız mümkün olduğunca çöp miktarını azaltmak, geri dönüşümü arttırmak, organik atıkları da komposta dönüştürmek. Pek çok yeni tesisin kurulması için şu anda süreç devam ediyor. Yani başvurularımızı yaptık işte tahsisler gerekiyor, test süreçleri gerekiyor, sonra ruhsatlandırma, proje falan. Yani bir buçuk iki yıl içerisinde İzmir, Türkiye'nin çöp bertaraftı açısından en modern şehirlerinden birisi olacak. Şu anda da bir sorunumuz yok” diye konuştu.GENEL BAŞKANIMIZI ZİYARET EDECEĞİM
Ankara ziyaretinde bakanlıklarla bir görüşme olup olmayacağı sorusuna yanıt veren Tugay, “Hayır. Bu Ankara ziyaretim sadece sağlıklı kentler birliğinin bölge toplantısı için Çankaya Belediyesi'nin ev sahipliğinde afetler ve dirençli kentler konusunda bir sempozyum olacak günübirlik bir şey. ona katılacağım. Bir de Genel Başkanımızı ziyaret edeceğim. Ve nezaket ziyareti sadece. Özel bir şeyi yok” ifadelerini kullandı.GREV BEKLEMİYORUZ DEDİLER
İZBAN’da grev yaşanacağı yönündeki iddialara yanıt veren Tugay, “İZBAN belediyenin değil. Devlet Demiryollarıyla bir ortaklık şeklinde. Biraz özerk bir şekilde şirket gibi yönetiliyor. Ama orada toplu iş sözleşmesi sürecinin biraz sıkıntılı gittiğini görünce ben bizim sendikalarla görüşmeler yapan hukukçu arkadaşlarımızdan özel olarak rica ettim onlar da ilgilendiler. Dün bir haberden sonra arayıp kendilerine sorduğumda anlaşmaya çok yakınız, bir grev beklemiyoruz dediler. Büyük ihtimalle anlaşılacak orada. Yani onlara da büyükşehir belediyesinin Metro AŞ'sinde benzer pozisyonda olan insanlar ücretleri verilecek diye söylediler bana” dedi.DOĞRU DÜŞÜNDÜĞÜME EMİNİM
İZBAN ile İzBB’nin ortaklığının giderilmesi konusunda gelişme olup olmadığı sorusuna yanıt veren Tugay, “Yani bu konuda aslında arka planda görüşmeler devam ediyor. Bazı raporlar hazırlandı. Onların değerlendirmeleri oldu. Henüz değerlendirme aşamasında olan bir şey ama İZBAN çift başlı yönetilmemeli, çift başlı olduğu zaman kararlar alınamıyor. Bu toplu iş sözleşmesi sürecinde olduğu gibi sıkıntı olan bir sürü konu oluyor. Yani TCDD’nin altyapısı üzeri kurulmuş bir sistem. Yani rayların tamamı onlara ait. Istasyonlar büyükşehir belediyesince yapıldı ama mülkiyetleri Devlet Demir Yolları'na ait. Yani aslında İZBAN gerçekte TCDD’ye ait. Biz sadece yüzde elli ortaklıkla işletmeci pozisyondayız. Burada bu şekilde yönetilmesi bazı şeylerin ilerlemesinin, düzeltilmesini, problemlerin giderilmesini, sistemin güncellenmesini engelliyor. Tek halden yönetilmesi lazım. Bu görüşümü başından beri dile getiriyorum. Doğru düşündüğüme de çok eminim. Bizim raporlarda zaten bunu gösteriyor. yani sonuçta İzban yerinde kalacak. Kim işletilse işletsin İzmir'e hizmet etmeye devam edecek. Bir banliyö sistemidir. Yani Aliağa'dan Selçuk'a kadar şehir içinden de geçen bir sistemdir. Türkiye'deki benzerlerinin tamamı TCDD tarafında işletiliyor. Hiçbir yerde belediye bir banliyö sistemini işletmiyordur. O nedenle doğrusunun büyük ihtimalle Devlet Demiryolları'nın işletmesi olduğunu düşünüyorum. Bu konuda uzlaşmaya varabilirsek böyle bir sonuca gidecek” diye konuştu.ARITMA TESİSİ İÇİN YER BELİRLEDİK
Su krizi ile ilgili de konuşan Başkan Tugay sözlerini şu ifadelerle tamamladı;
“Çok olağanüstü aksilikler yaşamazsak normalde aslında biz bu seneyi işte geçen yıl yaptığımız gibi şu anda devam ettiği gibi gece saatlerinin kesintilerle geçirebiliriz. Daha da iyi olmasını isteriz. Bunun için daha çok yağmura ihtiyacımız var. Ama ondan sonraki yıllar için gerçekten sıkıntı olacak. O nedenle mutlaka yeni su kaynaklarına ihtiyaç var. Biz deniz suyu arıtması içi yer belirledik. Onun başvurusunu da yaptık. Bakanlıktan haber bekliyoruz. Onun dışında bazı yeraltı kaynaklarından su elde etmek istiyoruz. Onun içinde izin bekliyoruz ancak izin henüz gelmedi. Yani Devlet Su İşleri hem yeni kuyular açmamıza şu an için izin vermiyor, hem de baraj yatırımlarını yapmıyorlar.
Deniz suyu arıtmayla ilgili de gene bakanlığın alanı bize tahsis etmesi ve daha sonra ruhsat vermesi gerekiyor. Onda da orada bekliyoruz. Bir Milletvekili demiş ‘bakanlıktan bekledikleri bir şey yok’ diye ama sırf bu konuda bile üç tane onay bekliyoruz. Geçen gün sulama kooperatifleri ile bir toplantı yaptık. Orada tarımsal alanda su kullanımının verimliliğinin önemli olduğunu kooperatiflerle üreticilerimizle ve çiftçilerimizle konuştuk. Bu bilinçlenme çok önemli. Suyun yüzde 70’i tarımsal alanda yüzde 20’si sanayide yüzde 10’u şehirlerde kullanılıyor. Şehirlerde tasarruf edebilmek için, suyu verimli kullanmak için pek çok önlem almamız lazım. Önümüzdeki günlerde bu konuda da ilave yoğun çalışmalar olacak. Ancak aynı oranda sanayide ve tarım alanında da suyun verimli kullanılmasına ihtiyacımız var. Önümüzdeki günlerde bir su zirvesi var. Orada şehrimizde yapılması gerekenleri ve bunları kimin yapması gerektiğiyle ilgili biraz daha detaylı bir sunum yapacağım bir rapor açıklayacağım. Bir Su Kurulumuz var. Aralıklı olarak toplanıyorlar. Bir gri su dönüşüm ekibimiz var. Onlar sürekli sahada çalışıyorlar. Sessiz sedasız pek çok binaya suyu toplama depoları yerleştirdik. Yerleştirmeye devam edeceğiz. Yakında okullarımıza, diğer başka tesislere de bunu yapacağız. Bunları yaparken tarımsal alanda su kaybının önüne geçmek için ne yapmamız gerektiğini de ayrıca çalıştık. Kooperatiflerin görüşlerini de aldık. Oralarda da damla sulamayla ilgili daha az su kullanarak, tarım yapmayla ilgili, hayvancılıkta doğrusu kullanımıyla ilgili çalışmalar yapacağız. Sanayide de geri dönüştürülmüş, yeniden kullanılan suyun kullanımını teşvik edeceğiz. Bütün bu anlattıklarım daha geniş kapsamlı olarak şu anda önümüzde bir eylem planı olarak duruyor. Önümüzdeki yıllarda yağmurun az yağacak, kuraklığın süreceği açı. Problemi bu açıdan artacağı kesin. Ama ne olursa olsun burası bizim yaşam alanımız. Dolayısıyla elimizdeki kaynağı en verimli, en mantıklı kullanarak hem tarım yapmamız hem sanayi işletmelerini devam ettirmeye hem de şehirdeki içme suyu ve hijyen suyu ihtiyacını karşılamamız lazım. Bunun için hem yoğun çalışıyoruz. Hem bugün hem de yarın üzerimize düşeni yapma hazır olacağız.








