Mevlüt DAĞDEVİREN / Çiğdem CANPOLAT - Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, yeni dönem
belediye başkanları arasında belki de en şanslılarından birisi… Elbette önceki
dönem Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer’in bugün İzmir Büyükşehir
Belediyesinin patronu olması tek şansı değil. Zaten Başkan Yetişkin de Tunç
Başkanla uzun yıllar görev yapmış ve Seferihisar’ın en küçük ihtiyacından
haberdar. Böyle olunca öyle oturup uzun uzun plan proje düşünmesine de gerek
kalmıyor.
Tunç Başkan’la birlikte zaten bugüne kadar Seferihisar’ı
ilgilendiren her konunun ilk günden beri içinde olan Başkan Yetişkin, bu
nedenle yeni döneme de çok net bakıyor. Yani yapmak istedikleri de bunları
nasıl yapacakları da belli.
İlk 100 gün raporunu bizlere de değil, kendisine seçen halka
sunmak üzere bizi kabul eden Başkan Yetişkin, gerçekten Seferihisar ile bir
şekilde gönül bağı kurabilmiş herkesin içini rahatlatacak projeler anlattı.
İşte Başkan İsmail Yetişkin ile yaptığımız o söyleşi:
Halk size Başkan olarak görev verdiğinde karşınızda
nasıl bir Seferihisar tablosu gördünüz? O ilk günkü resmi tarif edebilir
misiniz?
Ben 10 yıl boyunca Başkan Tunç Soyer ile birlikte çalıştım ve doğma büyüme Seferihisarlı olduğum için bu ilçeye yabancı değilim. Seferihisar’ı da çok iyi tanıdığımdan dolayı yapacağım işler kafamda belliydi. Zaten seçim döneminde de belirli projelerimiz vardı. Onları ayıklayıp yavaş yavaş gerçekleştirmeye başladık. Ama Tunç Başkan’dan devir aldığımız için Başkanımızın ağırlığını burada hissediyoruz. Onun için daha fazla çalışıp bir tık daha üzerine çıkmaya çalışıyoruz. Hem partimiz adına hem Seferihisar halkı adına hem de Büyükşehir adına elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Vatandaşlara daha fazla hareket daha fazla iş daha fazla imkan sağlamaya çalışıyoruz.

OTOPARKLARLA BAŞLADIK
Anladığımız kadarıyla yapmak istedikleriniz aslında
çok net, peki bu yolda önünüzde ne tür dezavantajlar var, sorunlar listesinde
neler var?
İlçenin büyük dezavantajı büyük bir otopark ve trafik sorunu
olması. Şu ana kadar en çok üzerinde durup çalıştığımız konulardan birisi
budur. Hemen hemen her gün bununla ilgili çalışıyoruz. Şimdi pazar yerimizin
arkasında bir yerimiz vardı. Orayı açık park alanına çevirdik, Büyükşehir de
oranın asfaltlamasını yaptı. Zaten çalışmalarımız Büyükşehir ile paralel
ilerliyor. Yakın zaman içerisinde de pazar yerimizin önünde bir alan daha var.
Oraya da katlı otopark yapmak için çalışmalar başlattık. Yapacağımız katlı
otopark ile otopark sorunumuzu çözmüş olacağız.
Aynı zamanda trafik ile ilgili bizim bir çevre yolu projemiz
var. Jandarma Karakolu’nun oradan girdiğinizde Çolak İbrahim Bey Mahallesine
bağlıyor. Çolak İbrahim Bey Mahallesi’nin üzerinden Turabiye’ye, Turabiye’nin
üzerinden de Deprem Konutlarından çarşı girişi olmak üzere otopark yaptığımız
alana geliyor. Böylelikle de insanlar otoparka arabasını bırakıp, çarşıyı yaya
olarak dolaşmaya başlayacak. Çünkü şehir içini araç trafiğinden arındırmak
istiyoruz.
İLÇEDE BİR CAZİBE MERKEZİNE İHTİYACIMIZ VAR
Seferihisar’ın merkezinde bir cazibe merkezi yaratmamız gerekiyor. Seferihisar denilince akla Sığacık geliyor. Bizim Sığacık gibi alanlarımıza Ulamış ve Ürkmez Mahallelerimiz de girmeye başladı. Bizim Sığacık’ta ağırladığımız misafirlerimiz Seferihisar merkezi de görmek istiyorlar. Bizde bu sebeple Seferihisar’ın merkezini bir cazibe merkezi haline getirmek istiyoruz. Seferihisar merkezde bir Sanat Sokağı yapmayı düşünüyoruz. Onu üzerine birkaç yeşil alan yerlerimize değişik tema parklar çalışıp, bu tema parklarla insanları tanıştırıp, insanların merkeze girmelerini sağlayacağız. Merkezde yöresel yemekler yapan bir lokanta açmak istiyoruz. Tamamı Seferihisar’ın yöresel ürünlerinin satışının yapıldığı bir lokanta cazibe sağlayacak. Bunun gibi değişik çalışmalarımız var.

Seferihisar aynı zamanda kent estetiğinin çok ön planda
tutulması gereken bir ilçe, bu konuda nasıl bir yol izleyeceksiniz?
ESTETİK KURULUNDAN GEÇMEDEN…
Bizim daha önceden kurulmuş olan bir Estetik Kurulumuz var.
Şimdi onlarla ortak bir çalışma yapıyoruz. Fakat insanların alışkanlıklarını
kırmak zor. İnsanları cephelerin tek renk boyanması, belirlediğimiz birkaç renk
dışına çıkılmaması gibi bir konsepte yönlendirmeye çalışıyoruz. İnşallah bunu
başarabiliriz. Bizim en büyük sıkıntımız imarla ilgilidir. Seferihisar’ın
birçok yerinde bitişik imar var. Hava almayan ve yeşili olmayan binalar var.
Sokaklar sadece beton yığını gibi olduğu için bir koridorda yürüyormuşsunuz
gibi hissediyorsunuz. Biz Turabiye Mahallesi’nde Tunç Başkan dönemine imarı
durdurduk. Çünkü o bölgeyi tamamen farklı yeni imar planları yaparak ve kentsel
dönüşüme sokarak orada bahçelerinin otoparklarının bulunduğu hava
koridorlarının olduğu yeşilin daha bol olduğu kaldırımların daha geniş olduğu
bir mahalle imar etmeye çalışıyoruz. O bölgede yapılaşmanın henüz yüzde otuzu
tamamlanmış. Onun için o bölgede kentsel dönüşüm uygulayıp örnek bir mahalle
oluşturmaya çalışacağız.
Malum Seferihisar Türkiye’nin ilk Yavaş Şehri, bu
anlamda atılacak yeni adımlar var mı? Yoksa bu konuda yapılacakların hepsi
tamam mı?
NÜFUS OLARAK YAVAŞ ŞEHİR’İN KIYISINDAYIZ!
Yavaş şehirle ilgili atılacak adımlar var. Zaten bunun içerisinde en büyük kriterlerinden biri nüfusun 50 bini aşmaması ama bizim nüfusumuz şu anda 43.600 olmuş durumda. Sınıra yanaşıyoruz. Biz kontrollü büyümeden yanayız. Ama bunu daha ne kadar sürdürebiliriz onu bilemiyorum. İmarla bu büyümeyi yavaşlatmayı düşünüyoruz. Yavaş şehir için bizim için gerçekten önemli bir proje. Zaten yavaş şehrin kriterlerini uyguladığınızda sizin önünüzde yapmak istediğiniz hedefler orada yazılı. Tamamen insanların mutlu yaşaması üzerine kurulmuş bir ağ. Bu ağın gereklerini yerine getirdiğinizde zaten insanlar mutlu yaşamaya başlıyorlar. Seferihisar, Türkiye’nin yavaş şehir başkenti. Türkiye’de başka yavaş şehir olmak isteyen varsa bize müracaat ediyorlar. Bizde İtalya’daki Genel Merkeze bildiriyoruz. Genel Merkezden buraya gelip kriterleri oluşturup oluşmadığına dair araştırma yapıp ondan sonra yavaş şehir ünvanı veriliyor. Oradan onay gelmeden biz yavaş şehir ünvanı veremiyoruz.

Başkan Seferihisar aynı zamanda yüksek turizm
potansiyeli taşıyan bir ilçedir, bu sektörde atılacak adımlar, yapılacak
projeler nelerdir?
Turizm Seferihisar’da kendiliğinden gelişmeye başladı.
Seferihisar halkı turizmden yeni yeni para kazanıyor. Bundan 8-10 yıl önce
Seferihisar tamamen bir Anadolu kasabası gibi görülen bir yerdi. Şimdi insanlar
yeni yeni tanımaya başlayınca Seferihisar da turizmden para kazanmaya başladı.
Biz 10 yıl önce devir aldığımızda yatak sayısı 900 ile 1200
arasıydı. Şu an 12.000 yatağa sahibiz. Bizim için bu sayı da yeterli değil.
Turizme yeni yeni alıştığımız için Seferihisar’a yeni oteller yapılmaya
başlandı. Yatak kapasitesi konusu da ucu açık bir durumda.
JEOTERMAL TURİZME GÜÇ KATACAK
Seferihisar Belediyesi olarak Doğanbey ve Ürkmez bölgemizde
bir gelişme yaşanacak. Çünkü orada bu zamana kadar hiç kullanılmayan jeotermal
su kaynaklarımız var. Tunç Başkan döneminde jeotermal ile ilgili bir çalışma
yapmıştık. Ortak bir kuyu açılmıştı. Bu kuyunun isale hattı için Turizm
Bakanlığı’ndan hibe olarak almıştık. Birinci etap isale hattı döşendi ve
taşınan suyu ilk etapta turizm için kullanacağız. O bölgede turizm gelişmeye
başlayınca yatak sayımızda paralel olarak artacak. Çünkü turizm sektörümüz 12
aya çıkacak. Biz tamamen bunun üzerine yoğunlaşmış durumdayız. Ekip
arkadaşlarımız bu iş üzerine çok çalışıyorlar. İkinci etap isale hattının
döşenmesi ve kiralanmasıyla ilgili her türlü aşamasında çok büyük bir yol kat
ettik. O bölge tamamen turizmle gelişecek. Oradaki bölge ve adalarımız turizm
imarlı. Valilik ve Büyükşehir’in ortak olduğu bir Jeotermal A.Ş. Şirketimiz
var. Bende oranın Yönetim Kurulu Başkanıyım. Seferihisar Belediyesi olarak bizi
de yönetim kuruluna aldılar. Şu anda İzmir için bütçe olarak ayrılan tek
Seferihisar ilçesi var. Doğanbey bölgesinde 500 yataklı bir turizm tesisi ile
günübirlik bir turizm tesisi kurulacak.
Seferihisar denilince doğal olarak sizin festivaller
ve üretimden gelen gücünüz akla geliyor. Turizm kadar tarımsal potansiyel
olarak da kafaya oynayan bir ilçesiniz. Tarımla ilgili neler planlıyorsunuz?
TURİZM, TARIMLA DA TAÇLANACAK
Seferihisar’ın tarım politikaları her geçen gün bir adım
daha ileri gidiyor. Lavantayı ilk diktiğimizde bir dönümle başladık. Şu anda
100 dönüme kadar çıktı. O bölgede lavantanın yağını çıkarmaya başladılar.
Yöresel ürünler, sabun, oda spreyi yapılmaya başlandı. Daha sonra çiçekleri
kurutup satılmaya başlandı. Fotoğrafçılık sektöründe de işe yaradı. Lavanta
tarlaları fotoğrafçılar için de bir çekim merkezi haline geldi. Hatta bazı
üreticilerimiz bundan da para kazanmaya başladılar.
KARAKILÇIK BUĞDAYI MARKA OLDU
En son yaptığımız festivalde izdiham yaşandı. Saat 12.00’de açılışını yapacağız dedik, saat 11.30’da biz alana girdiğimize stantlar boşalmıştı. Tezgahlarda ürün kalmamıştı. Beklediğimiz sayının yedi sekiz katı insan ağırladık. Karakılçık Buğday Ekmeği Şenliğimiz var. Ulamış Köyü’nde düzenliyoruz. Karakılçık tohumunun bir hikayesi var. Gödence’de yaşayan bir teyzemiz çeyiz sandığının içerisinde bu buğdayı saklamış. Bu buğday da nesli tükenmiş olan topan karakılçık buğdayı. Biz o buğdayı Can Yücel Tohum Merkezimizde çoğalttık. İlk başta bir dönüm tarla ile başlayarak giderek genişledi ve çoğaldı. Biz bunu para karşılığı satmıyoruz. Üreticiye diyoruz ki, ‘Size bir çuval buğday vereceğiz. Bunu karşılığında siz bize bir çuval buğday getireceksiniz.’ Bize getirilen tüm buğdaylarda alım garantili. Şu an açıklanan buğday fiyatlarının tam üç katına üreticiden satın alıyoruz. Aldığımız buğdayı taş değirmenlerde öğütüp un haline getiriyoruz. Ununu da bizim Ulamış ve Turgut Köyü’nde anlaştığımız teyzelerimiz var. Tamamen eski usul fırınlarda başka un karıştırmadan bu buğday ile ekmek yapıyorlar. Bu ekmeği de alan bakkallarımız hafta sonu pazarlarda satıp değerlendiriyorlar.

MANDALİNADA İŞLER İYİ GİDİYOR
Mandalina ve zeytincilik Seferihisar’ın geçim
kaynaklarındandır. Mandalinanın değerini artırıp yurt dışına ihraç edebilmemiz
için sanayi ürününe çevirmemiz gerekiyordu. Onunla ilgili de bir çalışma
yaptık. Mandalinayı kurutmaya başladık. İlk çıkış noktamızda mandalinanın iç
piyasada da dış piyasa da rağbet görmeyen atıl durumda olanlarını ince ince
dilimledik. Ayrıca bu kurutmayı bir enerji üretmeden yapıyoruz. Termal fırınlar
kurdurduk, kurutma işlemini orada yapıyoruz. Şu anda oldukça da bir rağbet
görüyor. O fırınların kapasitesi bize yeterli gelmiyor. Fırınların kapasitesini
yükseltip, tam bir sanayiye çevirip, yurt dışına ithal edileceğimiz seviyede
çalışmaya başlayacağız.
2000 YILLIK AĞAÇTAN ZEYTİNYAĞI
Seferihisar’ın zeytini de meşhurdur. Bilge Ağaç Zeytinyağı
markamız var. Bu bilge Ağaç yaklaşık 1800- 2000 yıllık ağaçlardan özel toplanıp
özel taş baskıyla sıkılıp o şekilde üretilen zeytinyağlarımız. Zeytinyağının
değerini arttırmak için her yıl bir müzayede yapıyoruz. Bu yıl yarım litre
zeytinyağını 32 bin liraya sattık. Ayrıca bu satışlardan elde ettiğimiz
gelirlerin tamamı çocukların eğitiminde kullanılıyor.
SELÇUK-SEFERİHİSAR-SAMOS HATTI
Selçuk Belediyesi ile bir destinasyon anlaşması yaptık. Onun
devamı olarak Samos Belediyesi ile bir ilişki içerisindeyiz. Yakın zaman
içerisinde destinasyonun içerisine Samos’u da ilave edeceğiz.
Bizim burada Tunç Başkan döneminde Samos’a gümrük kapısı açıldı. O gümrük kapısı daha bu yıla kadar kalıcı bir kapı değildi. Tunç Başkanımızın o dönemde uğraşları sonuç verdi. Seferihsar’ımızdaki gümrük kapımız artık kalıcı kapı olarak işaretlendi. Bu kalıcı kapının turizmdeki değeri bizim için çok farklı. Bizim Seferihisar’da bir marinamız var. Biz oraya yurt dışına açılan kapımız diyoruz. Fakat kapımız kalıcı olmadığı dönemde yabancı bayraklı yatlar vs. bizi değil Çeşme Marina’yı tercih ediyordu. Çünkü Seferihisar Marina’ya giriş yapıp sonrası için çıkış yapmaları gerektiğinde tekrar Çeşme’ye giderek vize almaları gerekiyordu. O yüzden direk Çeşme Limanı’nı tercih ediyorlardı. Şimdi yabancı bayraklı uluslararası yatlarda, motor yatlar da Seferihisar Yat Limanı’na girmeye başladı. Yabancı turist içeride gezmeye başlayınca bir hareketlilik oluştu. Bu yapılacak destinasyonun bizim için en büyük etkisi turizm olacak. Selçuk, Seferihisar destinasyonunda, Selçuk’un bastırdığı bütün broşürlerde Seferihisar’ın tanıtımı yapılıyor. Bizim Seferihisar’da bastırdığımız broşürlerde de Selçuk’un tanıtımını yapıyoruz. Bu iki ilçe arasındaki destinasyona da Samos’u eklemeye çalışıyoruz.







