Fuar İsmet İnönü Kültür Merkezinde gerçekleşen Saadet Partisi İzmir İl Kongresi öncesinde partililerle ve medya ile Bornova’da bir araya gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, referandumda neden ‘evet’ demeyeceklerini açıkladı.Türkiye’nin bir çok alanda yanlış politikalar sonucu köşeye sıkıştığını savunan Karamollaoğlu, “Ekonomik problemlerin bugün artık normal yollardan hal olma şansı kalmadı. Ben buna deniz bitti diyorum. Varlık fonu diye bir şey çıkardılar. Varlık fonu aslında yokluk fonu gibi bir iştir. Ben buna ipotek listesi de diyorum. Artık vereceğimiz bir şey kalmadığı için ne kadar daha kıymetli, yılların birikimi olan değerlerimiz varsa ki bazıları çok daha gözümüzü korkutan hususlar, bunların hepsi ipotek listesine konuldu. Neden? Borç almak için… İpotek ettiğimiz değerler yarın borcumuzu ödeyemediğimiz için başımıza bela olursa, hapı yuttuk; memleketin tapusunu elimizden alırlar. O kadar tehlikeli bir noktaya gidiyor. Bu varlık fonu denilen fona şu ana kadar dahil edilenler ciddi problem ama daha da büyük problem; daha nerelerin dahil edileceği belli değil” diye konuştu.
CUMHURBAŞKANINI DENETLEME MEKANİZMASI EKSİKTürkiye’nin çok ciddi problemlerle boğuştuğu böyle bir dönemde birden bire başkanlık sisteminin milletin önüne konulduğunu belirten Genel Başkan Karamollaoğlu, “Biz başkanlık sistemine prensip itibariyle karşı değiliz. Karşı değiliz ama başkanlık sistemi demek, bir bakıma tek adam idaresi demektir. Tek adam idaresi dediğiniz zaman eğer siz tek adamın bütün icraatlarını denetim altında bulunduramazsanız bu ister istemez otokratik bir yapıya dönüşür” dedi.Getirilen yeni sistemde Cumhurbaşkanının denetlenemeyen yetkilerle donatıldığını ifade eden Karamollaoğlu, “Erkler ayrılığı dediğimiz; icra kendi başına hareket edebilmeli, meclis kanunları yapma yönünde başka bir baskı altında kalmadan çalışabilmeli, adalet ise kimsenin baskısı, etkisi altında olmamalıdır. Bu üçü olursa sorun yok. O zaman adına ister başkanlık sistemi deyin ister diktatörlük deyin, sorun değil. Ama icraatlarını denetleyemiyorsanız yarın başımıza neler geleceğini bilemezsiniz” diyerek, başkanlık sistemine neden karşı olduklarını anlattı.MÜSLÜMANLARA SİSTEMATİK BİR SALDIRI VARÖte yandan yakın zamanda Malezya’yı ziyaret ettiğini de anlatan Karamollaoğlu, Myanmar’daki Müslüman katliamına dikkat çekerek, ABD’nin 11 Eylül saldırılarını bahane ederek Evrensel İnsan Haklarını rafa kaldırdığını, bu olayı bütün Müslümanlara bir saldırı gerekçesi yaptığını söyledi.
CUMHURBAŞKANINI DENETLEME MEKANİZMASI EKSİKTürkiye’nin çok ciddi problemlerle boğuştuğu böyle bir dönemde birden bire başkanlık sisteminin milletin önüne konulduğunu belirten Genel Başkan Karamollaoğlu, “Biz başkanlık sistemine prensip itibariyle karşı değiliz. Karşı değiliz ama başkanlık sistemi demek, bir bakıma tek adam idaresi demektir. Tek adam idaresi dediğiniz zaman eğer siz tek adamın bütün icraatlarını denetim altında bulunduramazsanız bu ister istemez otokratik bir yapıya dönüşür” dedi.Getirilen yeni sistemde Cumhurbaşkanının denetlenemeyen yetkilerle donatıldığını ifade eden Karamollaoğlu, “Erkler ayrılığı dediğimiz; icra kendi başına hareket edebilmeli, meclis kanunları yapma yönünde başka bir baskı altında kalmadan çalışabilmeli, adalet ise kimsenin baskısı, etkisi altında olmamalıdır. Bu üçü olursa sorun yok. O zaman adına ister başkanlık sistemi deyin ister diktatörlük deyin, sorun değil. Ama icraatlarını denetleyemiyorsanız yarın başımıza neler geleceğini bilemezsiniz” diyerek, başkanlık sistemine neden karşı olduklarını anlattı.MÜSLÜMANLARA SİSTEMATİK BİR SALDIRI VARÖte yandan yakın zamanda Malezya’yı ziyaret ettiğini de anlatan Karamollaoğlu, Myanmar’daki Müslüman katliamına dikkat çekerek, ABD’nin 11 Eylül saldırılarını bahane ederek Evrensel İnsan Haklarını rafa kaldırdığını, bu olayı bütün Müslümanlara bir saldırı gerekçesi yaptığını söyledi. 





