Çiğdem CANPOLAT - CHP Bayraklı İlçe Örgütü’nün Danışma Kurulu toplantısı yoğun katılımla gerçekleşti. Toplantıya, CHP İzmir Milletvekili Bedri Serter, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal, CHP İzmir İl Başkan Yardımcıları, Çetin Özdemir, Adnan Alabay, Sedrettin Çoşkuner ile meclis üyeleri ve partililer katıldı.
“GÖZLER CHP’DEYDİ, GÖZLER İZMİR’DEYDİ”
“Danışma kurulu toplantılarımız, örgütümüze yön veren eksikliklerimiz hatalarımız görmemizi ve tamamlamamızı sağlayan güçlü yönlerimizi daha da geliştirmemizi sağlayan parti içerisinde yaptığımız toplantılardır. Biz bu toplantılarda eleştirilerimizi yapıcı bir üslupla dile getirerek, birbirimizi kırmadan üzmeden daha iyiyi daha güzeli bulmak durumundayız” diye sözlerine başlayan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, “Zor bir seçim dönemi yaşadık. Gözler CHP’deydi, gözler İzmir’deydi, gözler İzmir ve Bayraklı gibi bazı metropol ilçelerdeydi. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun attığı doğru adımlarla, yürüttüğü doğru ittifak kararı ve süreciyle ve en önemlisi doğru diyaloglarla CHP olarak Türkiye genelinde büyük bir başarı kazandık. En önemlisi halkın desteğini aldık” dedi.
“BİR KİŞİNİN DAHİ HAKKINI YEMEMEK LAZIM”
31 Mart seçimlerinden bahseden Yücel, “Hem Türkiye’de ve hem İzmir’de halkımızın da desteğiyle güzel sonuçlar aldık. Bayraklı’da CHP’nin bayrağını dalgalandırmaya, iktidarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Alınan bu başarılı sonuçtan dolayı, başta İlçe Başkanı Cemalettin Alper olmak üzere tüm ilçe yönetimine teşekkürlerimi sunuyorum. Bir kişinin daha hakkını yememek lazım. Örgütten gelen kişiliğiyle, mütevaziliğiyle, çalışkanlığıyla, mücadelesiyle, Belediye Başkanımız Sayın Serdar Sandal’ın da bu başarıda büyük bir katkısı vardır. Bizler Türkiye’de de İzmir’de de Genel Başkanımıza, partimize, belediye başkanlarımıza ve belediye meclis üyelerimize yapılan haksız saldırılara karşı, atılan iftiralara karşı, hakarete varan söylemlere karşı büyük bir farkla seçimi aldık. Çünkü her zaman olduğu gibi gücümüzü halktan alıyoruz. Halkımıza hiç yalan söylemedik, söylemiyoruz, söylememeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
“ÇIKARINI DÜŞÜNECEK OLANLARA BU AİLEDE YER YOK”
Konuşmasını sürdüren Yücel, “Bizim için her şeyden önce insan gelir. Her türlü farklılıkları zenginlik kabul eden anlayışımızla insanı her şeyden önde ve her şeyden öte kabul eden bir anlayışımız var. Her türlü ayrımcılığı reddeden anlayışımızla iktidara doğru yürüyoruz. Türk’ü, Kürdü, Laz’ı, Çerkez’i Anadolu’nun dört bir yanından insanımızla, mili mücadeleyi birlikte verdik. Bu vatanı birlikte kurtardık, birlikte kurduk. Sen Alevi’sin, sen Sünni’sin, Sen Kürt’sün, sen Türk’sün, sen göçmensin gibi ifadeler kullansaydık ne vatan kurtulurdu, ne bu devleti kurabilirdik, ne de bugünleri görebilirdik. Bu yüzden geçmişimizden dersler çıkaracağız, tarihimizi bileceğiz, nereden geldiğimizi, nereye gideceğimizi bilerek, her türlü ayrımcılığı ret ederek emin adımlarla iktidara yürüyeceğiz. 31 Mart yerel seçimlerinden sonrası kazanılan başarıyı hizmete çevirme ve Türkiye için bir kurtuluş reçetesi yazma zamanıdır. Zaman Türkiye için bir kurtuluş reçetesi yazma zamanıdır. Evet, martın sonu bahar oldu ancak baharı sürekli kılmak gibi bir ödevimiz ve sorumluluğumuz var. Belediye başkanlarımız attıkları her adımları bu bilinçle atmak ve verdikleri sözlerin çok daha ötesinde hizmetler yapmak durumunda. İlçe örgütlerimiz de belediye başkanlarımızın hem destekçisi olduklarını hem de deneticisi olduklarını unutmadan çalışmak durumundadır. Biz halka umuduz dedik. Halk da umudumuz CHP’de dedi ve bize destek verdi. Bu umudu genelde iktidara taşımak zorundayız. Bu yolda duraksayacak, bu yolda yanlış yollara sapacak veya kendi menfaati ve çıkarını düşünecek olanlara bu ailede yer yok. Aldığımız görevler makamlar değişir ancak şu göğsümüzde taşıdığımız rozetin, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün göğsünde taşıdığı rozet olduğunu unutmadan çalışırsak partimizi iktidara taşırız ve bu halka umut oluruz. CHP’nin iktidarı için çalışmaya devam edeceğiz. Halkın iktidarı için çalışmaya devam edeceğiz. Cumhuriyeti korumak için çalışmaya devam edeceğiz. İşte o zaman Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Benim iki büyük eserim’ dediği, Cumhuriyet’e ve CHP emanetlerine gerçek anlamda sahip çıkmış olacağız.”
“KISIR MÜCADELELERLE UĞRAŞMA ZAMANI DEĞİL”
Parti içerisinde kısır mücadelelerle uğraşılmaması gerektiğini vurgulayan Yücel, “Biz iktidara yürüyoruz. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile iktidara yürüyoruz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş ile iktidara yürüyoruz. Ve tabi ki Bayraklı Belediye Başkanımız Serdar Sandal ve şuan da ismini sayamayacağım nice belediye başkanlarımızla ve CHP örgütüyle iktidara yürüyoruz. Bu yüzden birbirimize kenetlenmenin tam zamanı. Birlik ve beraberlik sağlamanın tam zamanı. Parti içerisinde kısır mücadelelerle uğraşmamanın tam zamanı” dedi.
“İZMİR CHP’NİN GERÇEKTEN MİHENK TAŞIDIR”
CHP İzmir Milletvekili Bedri Serter, “Bayraklı’da güzel bir danışma kurulu yaşamaktayız. Ben Bayraklı’yı kurulduğu gün itibariyle tanımaktayım ve takip etmekteyim. Eski belediye başkanı çok yakından tanıdığım bir arkadaşımdır. Şimdiki belediye başkanımızı siyaseten iyi tanıyorum. Onun gülen yüzü Bayraklı’ya gülen yüz getirmiş. Tebrik ediyor ve başarılarını diliyorum. Seçimlerde biz gençlerimizi ve kadınlarımızı kazandık. Onların CHP’ye Millet İttifakı’na bakışlarıyla Türkiye’de çok ciddi başarılar elde ettik. İzmir CHP’nin gerçekten mihenk taşıdır. Bizler, İzmir’de 30’da 30 ilçe alıncaya kadar mücadelemizi vereceğiz” ifadelerini kullandı.
“BİZ İZMİR’İ UÇURMAK İÇİN GELDİK”
Başkan Sandal’dan söz isteyen Serter, “Bundan sonraki seçimlerde geçmişte olduğu gibi yerel seçimler yüksek, genel seçimler düşük olmasın. Başkanım bu sözü sizden alayım. Ona göre, çalışmalarınızda öyle destek istiyorum. Acar Başkanımız (CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel) bahsettiği durumda yerel seçimlerde oy oranı yüksek ise genel seçimlerde biraz daha düşer. Belki bizim de hatamız vardır ama bundan sonraki seçimlerde ekarte edebiliriz. İzmir’e bir sükûnet, rahatlık ve özgürlük geldi. Bunun belediye başkanlarının tarafından yaşatılması için bir milletvekili olarak takipçisi olacağım. Ortak akıl ile siyaset yapacağız. Biz İzmir’i uçurmak için geldik. İzmir’de ki 25 ilçemiz ve Büyükşehir Belediyemizle kol kola, kardeşçe birbirimizle mücadele etmeden çalışacağız. Mücadelemizi halkımızın refahı için, halkın huzuru için partililerimizin dinginliği için yapacağız” dedi.

“YAKAMDAKİ ROZETİ ÇIKARMAM”
Başkan Sandal sözlerine teşekkürlerini ileterek şöyle başladı: “Bizim görevimiz siyaseti dizayn etmek değil ama siyasete kayıtsız kalmak da değil. CHP örgütü sahipsiz değildir. Birinin dışarıdan dizaynına da müsaade edecek bir durumumuz yok. Ben istiyorum ki Bayraklı’nın tamamını kucaklayan bir kadın kolları, gençlik kolları olsun. Toplumun tamamına değinelim. Projeler üretelim. Herkes bu örgütte kendisini görsün. Bizim arzumuz ve talebimiz budur. Kentin ekonomisine, kentin entelektüel birikimine ve demografik yapısına uygun işler yapılsın. Biz MHP’li AK Parti’li HDP’li İYİ Parti’li vatandaşlarımızdan oy isterken bin bir cefayla gidiyoruz, derdimizi anlatıyoruz ve oylarını talep ediyoruz. Biz bunlarla uğraşırken parti için küçücük kısır döngülerle mevcut enerjimizi tüketmeyeceğiz. Bunun ilerleyen günlerde sona ereceğini düşünüyorum. Ben seçim döneminde de söyledim. Yakamdaki rozeti çıkarmam. Ben örgütümün, İl Başkanımın, Genel Merkezimin emrinde olurum. Benim parti terbiyem bunu gerektirir. Bunu yaparken asla kimseyi ötekileştirmeden, hizmeti ötekileştirmeden yapmak istedik. Vatandaşın iletişim sorunu vardı, çözdük. Demir kapıları söktük. Çünkü bize bu görevi verenler git vatandaşa hizmet ver diyor. Biz Genel Merkez’de kapılarda beklerken bunların sözünü veriyoruz. Görevimizi yerine getiriyoruz”
“KİMSENİN TEREDDÜTTÜ OLMASIN”
İsraf ve tasarruftan bahseden Sandal, “5 milyonluk tasarruf yaptık. 40 milyona yakın borç ödedik. Ödenmez denilmesine rağmen bütün arkadaşlarımızın bir gün bile geciktirmeden maaşlarını ödedik. Bütün ikramiyeleriyle birlikte verdik. Ek destekleri vermeye başladık. Bu bizim görevimiz, yapmamız gereken. O gün söz verdik, kimseyi ekmeğinden etmeyeceğiz diye. Bize hakaret eden oldu. Hakkımızda farklı söylemlerde bulunanlar oldu. İçerde bu tarzda bazı arkadaşlarımız tabi ki var. Biz bir partili olarak bu arkadaşlarımıza söylediğimiz, herkes görevini yapsın. Biz kimsenin ekmeğiyle oynamak istemiyoruz. Çocuğuna üzülüyoruz, eşine üzülüyoruz, derdine üzülüyoruz. Ama şunu çok açık söyleyeyim; vatandaşa hizmet etmeyen, görevini yerine getirmeyen, görevi dışında siyasete odaklanan hiçbir arkadaşın da gözünün yaşına bakmam. Bu yüzden kimsenin tereddüttü olmasın. Bayraklı Belediyesi’nin içinde grup var, şu var, bu var, şu olacak. Nokta! Böyle bir şey yok” dedi.
“TALİMATI VERDİK İŞ BİTTİ”
Mazbatasını aldıktan sora yapılan çalışmalardan bahseden Sandal, “Kimseye vefa ve minnet borcumuz yok. Herkes görevinizi düzgün yapsın. Liyakat, esnek saatlerin kaldırılması ben söylüyorum. Benim elim kolumu bağlayan sendikalarla yapılan sözleşmeler oldu. Benim sıkıntım değil. İlk etapta bunu söyledik. Memurlara yüzde 21 oranında zam verdik. Hakları helal olsun. Hakları çünkü. Ben öğretmenim, gençliğe, akla, bilime edebe ahlaka inanırım. Ben isterim ki bu kente bütün çocuklar okusun. Ben yoksulluktan gelen birisiyim. Birinin elinden tutmanın ne demek olduğunu biliyorum. Ben 1.5 milyonu deve güreşlere vereceğime onu iptal ederim o kaynağı görür öğrencileri veririm. Yapamazsın dediler, beceremezsin diyorlardı. Talimatı verdik iş bitti. Bayraklı’da ihtiyacı olan her çocuğun eğitim ihtiyacını Bayraklı Belediyesi karşılayacak. Nokta, iş bitmiştir. İzmir’in en büyük kreşini açacağız ve bu yıl içerisinde sayı 4’ü bulacak. Çocuklarımıza doğru yayınlar doğru eğitimcilerle buluşturacağız. Buradaki başarı sayısını daha da arttıracağız” dedi.

“FAZLA OY ALABİLECEK BİR BABAYİĞİT YOK”
İzmir Büyükşehir Belediyesi ile uyumundan bahseden Sandal, sözlerine şöyle devam etti: “Bir defa bir şeyi hazım etmek lazım. Bir takım eleştiriler vardı, işte partimizin oyu vesaire noktasında. Şunu bilmek lazım, yerelde bizi destekleyen partililer var ama genel seçimlerde gidip kendi partisine oy veriyorlar. Bunun üzerinden hesap yapmak doğru değil. Şunu söylemek gerek, bu oyu Serdar Sandal aldı demek çok büyük bir yanılgıdır. Bu CHP’nin gücüdür. Ben bireysel olarak burada seçime girseydim 1000 oy alırdım, 1500 oy alırdım. Bundan da fazla büyük oy alabilecek bir babayiğit yok! Ne zaman bu oyu alırsınız? Partinizi doğruysa, adayın geçmişi ve verdiği mesaj doğruysa başarı gelir. Bunu bileceğiz, bu parti bize bu koltuğu verdi, bunun kıymetini bilmemiz gerekiyor. Bu yüzden belediye başkanı olarak ilçemin emrindeyim, il başkanımın emrindeyim ama Büyükşehir Belediyesi’nin de emrindeyim. Bunu hazım etmemiz gerekiyor. Buradaki bir sorun Büyükşehir’in değil, Bayraklı’nın sorunudur. Bizim boyumuzu aşan her işte gider Büyükşehir’e sığınırız. Sağ olsun onlar da bize ellerini uzatıyorlar. Büyükşehir 30 bin tonun üzerinde asfalt döktü. Bütün parklar yenilendi. Bunun üzerine 2 yeni park ekledik. Büyükşehir ile olan büyük güç birliğiyle şu sahildeki kafeyi aldık. Böylelikle vatandaş denizle bulaşacak” açıklamasını yaptı.
“İL BAŞKANINA CAKA SATMASIYLA OLMAZ”
Sandal sözlerini ise şöyle tamamladı: “Benim hayalim, hiçbir çocuğun yatağa aç gitmediği, bütün çocukların okuduğu. Kentsel dönüşümünü tamamlamış: Bornova ve Karşıyaka’nın gölgesinde kalmayan bir Bayraklı olması... Umarım bunu hep birlikte başarırız. Benim hiçbir endişem yok. Benim birinci dereceden hiçbir akrabam belediyede çalışmayacak. Eşime makam aracı tahsis ettirmeyeceğim. Huzur hakkı vermeyeceğim. Bu kent hepimizin. Hiç kimse endişe etmesin. Biz üstümüze düşen görevleri yapacağız. Partimizin iktidara yürümesi noktasında çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Belediyemizi hiçbir derneğe ve gruba emanet etmeyeceğiz. Bu işler bitecek. Genel merkez ve il başkanlığının arkasında çalışmaya devam edeceğiz. Çalışmak isteyen arkadaşlar gelir çalışır, çalışmak istemeyenler de bu partinin yakasından düşerler. Çünkü gidip yıllarca bu parti adına belirli noktalara gelen arkadaşların Cumhuriyet ve Atatürk nidaları atıp nasıl işler yapığını gördük. Bu mesele belediye başkanın il başkanına caka satmasıyla olmaz. Belediye başkanı il başkanın önünde ceketinin düğmesini ilikler. Ben ilikliyorum. Herkes iliklemek zorunda. Çünkü il başkanı burada Genel Başkanı temsil ediyor.”








