Büyükşehir Meclisi’nde Meslek Fabrikası binası tartışması!

Büyükşehir Meclisi’nde Meslek Fabrikası binası tartışması!

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin gerçekleşen son Meclisinde Meslek Fabrikası'nın bulunduğu alanı Adıgüzel Vakfı'na üniversite kurulması amacıyla devredilmesi önerisi tartışmalara neden oldu. AK Parti ve MHP'li üyeler devire karşı çıktı. İYİ Parti'nin de olumsuz oy kullanacağını açıklaması sonrası CHP grubu ilgili gündem maddesinin komisyonlara geri gönderilmesi kararını verdi.

14 Ekim 2021 - 21:41 - Güncelleme: 14 Ekim 2021 - 22:01

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ekim ayı olağan Meclis toplantısının üçüncü oturumu Belediye Başkanvekili Mustafa Özuslu idaresinde gerçekleştirildi. 

Meclisin gündeminde İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Adıgüzel Vakfı arasında imzalanacak ve Meslek Fabrikasının bulunduğu alana Tarım ve Teknoloji Üniversitesi'nin yapılması protokolü vardı.

MISIRLI: SAÇMA BİR PROTOKOL

İlgili gündem maddesi hakkında söz alan AK Partili Meclis Üyesi Fikret Mısırlı, "Hiçbirimiz bu eğitim burada yapılmasına ve yatırımın buraya gelmesinde karşı değiliz. Belediyemiz daha fazlasını katabilir hatta. Ancak protokol olarak pazartesi okunuyor ve çarşamba günü kara almamız ve perşembe karar almamız isteniyor. Bizim protokolün yeteri kadar iyi hazırlanmadığı endişesi oluştu bizde. Protokolün 7'nci maddesini 7'nci sıkkında üniversite sürekli eğitim merkezi ve sürekli eğitim merkezleri açılır kısa ve uzun vadeli kurslarda belediye ve iştiraklerine eşlerine yüzde 50 kurs. Evli olmayanın eşi yoksa, kız kardeşleri, gitmek istemeyen eşlerinin kayınvalideleri veya eltilerini yazsak daha doğru olmaz mı? Belediyenin asli görevi böyle bir imtiyazlı protokolü sadece belediye çalışanlarını eşleri için hazırlanıyor olması belediyenin asli görevi mi? Madem tarım üniversitesi, köylümüzün çiftçimizin çocuğunu eşini böyle kurslardan yarı ücretle yararlanmasını sağlasak… Çok saçma sapan bir protokol. Tabii ki bunu yolda düzeltirsiniz ancak bu mecliste alınan kararsa tabii ki biz buna oy çokluğu ile hayır diyeceğiz. Diğer tarafta bu yatırımın burada yapılmış olması hepimizi heyecanlandırır. İzmir'de nerden baksanız 21 tane ziraat fakültesi, 28 veterinerlik fakültesi var. bunların birere tanesi İzmir'de. İzmir'deki veterinerlik fakültesi 10 yaşında. Maliyet olarak söylemeyeceğim çünkü eğitim olarak eğitimin maliyeti yok. Bu üniversitenin yarın ben eğitimden vazgeçtim dese, kendine göre yol çizse bu protokole göre hayır diyebilecek miyiz? Özel bir üniversitenin ne veterinerlik nede ziraat üniversitesi var. Bu kamunun asli görevi. Yatırımcını buna yatırım yapmasının nedeni bu bölümlerde ücretli öğrenci bulamaması" dedi.

YÖRÜK: NEYİ OYLADIĞIMIZI ÇOK İYİ BİLMEK GEREK

CHP'li Meclis Üyesi Ufuk Yörük ise, "Bugün burada neyi oyladığımızı çok iyi bilmek lazım. Bizim burada oyladığımız bir niyet protokolü. Bizim alacağımızı karar ile üniversite kurulmuş olmuyor. Üniversite kurma yetkisi YÖK'te. Bir hazırlık yapılacak ve YÖK'e başvurulacak bu kabul edilirse üniversite kurulacak. Eğer YÖK kabul ederse bir de kuruluş protokolü olacak ve yine meclise gelecek. Bu konun başlangıcında bitişine kadar birçok mecraları var bunları adım adım yaşayacağız. Biz hukuk komisyonu olar neyi ön planda değerlendiriyoruz? Yasal mı değil mi… Bu anlamda da bir sorun görmedik. Yasa büyükşehir'e bu yolda adım atamasına müsaade ediyor. Bürokratlarımız ile görüştük ve bunun örneği varmış diye baktım AK Partili Esenyurt Belediyesi bir adım atmış. Üniversiteye gerek var mı yok mu konusunda da elbette çok kıymetli üniversitemiz var. Çok değerli elde ettiği diplomalar var ancak burada Büyükşehir'in bu protokolde amaçladığı farklı. Biz bu üniversitenin tarıma dayalı arge ve teknolojiye dayalı değerlendirilmesini istiyoruz. Mevcut diğer üniversitelerden farklı bir düşünce ile yola çıkacak. Niyet iyi, güzel bir yola çıkıldı. İzmir'e yakışacağını düşünüyoruz" diye konuştu

HIZAL: İZMİR'İN HANGİ DİNAMİKLERİYLE GÖRÜLÜŞÜLDÜ?

Gündem maddesi ile ilgili eleştirilerini dile getiren AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal, "Meclis üyesi ve komisyon üyesi arkadaşlarımız meseleye teknik açıdan yaklaştılar. Meselenin hem hukuki açıdan sakatlıklarından hem de finansal açıdan sorunlarından bahsedildi. Ben meseleye İzmir odaklı yaklaşmak isi toyum. Burada bir vakıfla protokol yapılıyor. Bunun neticesinde bir üniversite kurulacak ve adına da tarı üniversitesi denilecek. Eğer kurulursa İzmir'in çok değerli ve meslek fabrikası olarak tabir ettiğimiz eski DGM binası olan tarihi yapının üniversiteye ya da vakfa bedelsiz tahsisi söz konusu. Şu anda meslek fabrikası olarak kullanılan bir bina. Çevresinde değerli araziler de var. Bu protokolü Adıgüzel Vakfı’yla yapıyorsunuz. Bu vakıf İstanbul’da. Daha önce de Silivri Belediyesi’nden de bağış almış bir vakıf. Mesele vakıf da değil. Protokole göre bu vakfın İzmir’e taşınacağı ifadeleri var ama biz İzmiriz. ‘Dünya kenti olma yolunda ilerleyelim’ diyoruz. ‘Başka bir tarım’ diyorsunuz biz de ‘başka bir İzmir mümkün’ diyoruz. İzmir’de hiç mi vakıf yok? İzmir’in hangi dinamikleriyle görüşülmüş? Bu protokol bir günde önümüze geliyor, hukukiymiş şuymuş buymuş. Geçin bunları. Bu şehirde gerçekten garip işler dönüyor. İlk faaliyet raporu görüşmelerini yaptığımızda bazı eleştirileri ortaya koyduğumuzda 2019 yılındaki raporda biz Aziz Bey’i eleştirmiştik. Yeni seçilmiş Tunç Bey de kürsüye çıkınca bizi eleştirmişti. Burada olmayan birini eleştiriyorsunuz demişti. Asıl garabet şu anda burada. Asıl garabeti oyluyorum Garip olaylar dönüyor" dedi.

TUNÇ SOYER'İ İZMİRLİLERE ŞİKAYET EDİYORUM

Elektrik fabrikası üzerinden de eleştirilerde bulunan Hızal, "Bunun sebebi de İBB ve Belediyenin başındaki Tunç Soyer. Meclis ilk açıldıktan çok kısa bir süre sonra biz bir tahsisi iptal ettik. Aziz Bey’in bir özel üniversiteye fuarın içindeki bir binayı tahsis ettiğini hatırlarsınız. Tunç Soyer de geldi. Olur mu öyle şey İzmir’in malı İzmir’de kalır dedi ve iptal etti. 2,5 yılda ne değişti? Onu eleştirip reddettiniz, iptal ettiniz. Ama sonuç? 2,5 yılda İzmir'in en kıymetli ve özel almalarından birini bilmediğimiz ve İstanbul adresli bir vakfa tahsis ediyorsunuz. Biz bunu kabul etmiyoruz, reddediyoruz. Ben CHP’li ve İYİ Partili bazı arkadaşlarımızın da reddettiğini biliyorum. Her eleştirilerimiz noktasında Tunç Soyer bize ‘elektrik Fabrikası’nı neden vermiyorsunuz’ diyor. O fabrika İzmir'in malı. İBB’in uhdesinde de olsa yarın bakanlığın yapacağı bir faaliyette de İzmir'in olacak. Orada farklı bir durum var. Bunu söyleyen belediye başkanı geliyor İzmir'in malını yabancı bir vakfa bedelsiz tahsisi ediyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil. Ben buradan Tunç Soyer’i tüm İzmirlilere şikayet ediyorum. İzmir şöyle, İzmir’i böyle yapacağız demekle İzmir bir yere gelmiyor. Söylemin eyleme dökülesi gerekiyor. Elimizdeki kolonya bile Adana’da üretilmiş ve Adana markası. Biz İzmiriz diyor ama markası Adana markası. Bu şehirde Tariş var, başka ürünler ve markalar var. İzmir’e verdiğiniz önem ortada. Biz eleştirince çıkıyorsunuz ‘AK Parti MHP Grubu eğitime karşı’ diyorsunuz. Ben eğitime karşı değilim. İzmir’de Türkiye’nin en eski ziraat fakültelerinden biri var. O fakülteyle kaç tane protokol yapıldı? Tarım dışında 10 tane yapılmış Demken ki derdiniz tarım değil. Türkiye’nin en iyi teknoloji üniversitelerinden biri var. YTÜ. Ne yaptınız? Kaç tane protokol yaptınız? Tarımı geliştirmek adına kaç protokol yaptınız? Hiç! Sonra da ‘başka bir tarım mümkün, biz tarıma çok önem veriyoruz, devlet bu işi beceremiyor biz her şeyi çok iyi biliyoruz ve şimdi de tarım üniversitesi kuracağız…’ Başka bir tarım mümkün dediniz geçen yıl büyük reklamlar yapıp karakılçık buğdayı dediniz. Gittiniz Menemen’de tepelerden drone’lar uçarken araziye karakılçık tohumu ektiniz. Alanla ilgili Menemen Belediye başkanımızla görüşüp İBB’nin alanı isteyip istemediğini sorduk. Acaba gerçekten burada tarım faaliyeti mi uygulandı yoksa reklam ve PR mı yapıldı? Görüyoruz ki sadece reklam ve PR yapılmış. Demek ki derdiniz tarım değil. Dün konuyla ilgi komisyon toplantısına katıldım. Üniversitenin kurulması durumunda bazı yüksekokul ve fakülteler kurulacakmış. Bazıları unlar; sivil Havacılık ve Kabin Hizmetleri, Optisyenlik, Adalet Meslek yüksek Okulu. Bunlar 5 yıl içerisinde kurulacak. Geçin bu işleri Açık açık deyin ki ‘İBB falanca vakfı kayıracak, üniversite kıracağız’ onu konuşalım. Hiç başka bir tarım  diyerek insanları kandırmayın. Bu işleri geçin. Zaten 2,5 yıl boyunca bu kentte başka bir tarım diyerek İzmirlileri yanılttınız, 350-400 milyon gibi bir rakam bir kooperatife aktarıldı. Köy-Koop’a. Tek müşterisi İBB. İşte başka bir tarım. Böyle mi tarıma destek vereceksiniz? Veteriner yok iye mezbaha kapattınız. Ne oldu o mezbaha? Veterinerlik fakültesi var bu kentte. Tekrar söylüyorum. Bütün İzmirlilere sesleniyorum. İzmir'in bir malı, İstanbullu bir vakfa üniversite adı altında veriliyor. Meslek Fabrikası.  İBB’nin kendi kafasını sokacağı yeri yok. Salonumuz yok. Binamız yok. 1 yılda TOKİ dünyayı yaptı. Siz 1 yılda o bina ağır hasarlı mı orta hasarlı mı karar veremediniz. 1 yılda da yıkalım mı yıkmayalım mı diyeceksiniz .1 yılda da yıkıp ne yapalım, hadi bir yarışma açalım diyeceksiniz. Zaten görev süresi bitti. Zaten sonra da büyük ihtimalle biz geleceğiz. O binayı da yapacağız” dedi.

KÖKKILINÇ: TAŞINMAZ TAHSİSİ YOK

Hızal'ın eleştirilerine yanıt veren CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç, "AK Parti Grup Başkanvekili gündem maddesi ile ilgili söz alarak daldan dala siyaset yapması. Gündem maddesini gerektiği biçimde okumadığını düşünüyorum. Çünkü taşınmaz tahsisi yok. Bu bir ön protokol. Buradaki Vakfın merkezini nerede olduğunun önemi yok. Bu vakıf bankalar kurulundan kamu yararı almış bir vakıf. Bir eğitim kurumu. Merkezinin neresi olduğunun konuyla alakası yok. Tahsis olmadığı gibi burada üniversite kurmaya YÖK'ün izin vermesi lazım. Vermezse  zaten üniversite kurulmaz. 20 yıl öngörülüyor da ortaklık konusunda , bu taşınmaz YÖK izin verirse taşınmaz protokolden sonra yeni bir protokol yapılacak. Böyle bir izin olmazsa izin alınıncaya kadar taşınmaz İBB'nin kullanımında. Bu bir ön anlaşma ki YÖK'e başvuru yapılsın ve çalışma yürütülsün. Burada kıyamet kopartılacak bir şey yok. İzmir Türkiye'nin 3'ncü büyük kenti. Burada tarım ve teknoloji üniversite kurulması söz konusu. Buradaki üniversitenin vasfı dünyada 10 üniversitede var. İzmir'de de böyle bir üniversite kurulması isteniyor. Biz hükümetin başka vakıflara neler yaptığını TV ekranlarında izliyoruz. 2002 senesinde 1,5 milyon üniversite öğrencisi varken, şimdi 8 milyon öğrencimiz var. Yapılan üniversitelerin hangisini uluslararası başarı hikayesi var?" dedi.

YILDIZ: BAŞKAN MECLİSTE YOK

AK Parti sıralarından söz alan Grup Sözcüsü Hakan Yıldız ise, "Biz her seferinde konuyu samimiyetle meclis gündemine taşırken farklı alanlardan cevaplar alıyoruz. Biz diyoruz ki tarım üniversitesi kurmak istiyorsun, vakfı İstanbul'dan, kolonya Ardahan'dan, ortak akıl İstanbul'da aranıyor , ancak başkan mecliste yok. İBBİ Başkanı belediye meclisine başkanlık yapmamayı ilke edildi. BU kadar önemli bir üniversite kurulacaksa bu salı günü meclise gelip çarşamba komisyon toplanıp perşembe geçmez. Biz en ufak meseleleri 1 ay komisyonda tartışan grubuz. BU kadar kıymetli bir adım atılacaksa doğru adım atmak için paydaşlar ile yeterli bilgi paylaşırsınız. Bu vakfımız 2011 yılında Silivri Belediyesi'nden yer tahsisi almış ancak orada 10 yıl boyunca bir çalışma yapmamış. Bu Vakıf böyle bir üniversite açacak kadar bir faaliyette bulunmuş mu? Onu da bilmiyoruz. Biz bunları söylüyoruz.  İzmir'in bu kadar önemli üniversiteleri varken neden bunlarla işbirliği kurulmadı. Sayın Soyer ortak akılı bu mecliste bu kentte arasın" dedi.

ÖZUSLU: BIRAKIN İZMİR HİZMET ALSIN

Söz alarak AK Partili Hızal'ın eleştirilerine yanıt veren Başkan Vekili Mustafa Özuslu, "Arkadaşım et Ardahan’dan, kolonya Adana’dan, vakıf İstanbul’dan geliyor dedi. Doğru. Öğrenci de Rize’den geliyor, İzmir de onu bağrına basıyor. İzmir’e öğrenci gelince güzel ama Adana'dan kolonya gelince kötü. Öğrenici Rize’den gelince iyi et Ardahan’dan gelince olmaz… İzmir o kadar gönlü zengin ki! İzmir, Türkiye'nin her yerinden her şeyi kendine alacak v içselleştirecek kadar demokrat bir kent. Bu bir zenginliktir. Buradaki kurumlardan da alınıyor. Süt örneği verip kooperatif diyorsunuz. 6 kooperatiften bu kentin çocuklarına süt dağıtılıyor. Hep söylüyoruz ya hizmette ve iyilikte yarışalım eyvallah. Sayın Tunç Soyer bir irade ortaya koymuş Buraya Adıgüzel Vakfı gelip ben şunu yapacağım demiş. Başkanımız da ‘Hayır kardeşim. Gel bunu beraber yapalım. Ben İzmir’e bir tarım teknolojileri üniversitesi kurmak istiyorum. Gelin bunu beraber yapalım’ demiş. Mesele budur. Herhangi bir üniversiteye tahsis mahsis yoktur. Bu külliyen yanlıştır. Yapılan nedir? Yapılan bir ortaklıktır. Yani İBB, kurulacak üniversitenin ortağı olacaktır. 100 milyon lira bir ön sermaye ve yatırımla vakıf işin içinde olacaktır ama İBB de Meslek Fabrikası’yla o alanın ortağı olacaktır. Mütevelli Heyetinde İzmir’in temsilcisi olacaktır. Biraz önce hukuk komisyonu başkanımız ve grup sözcümüz, ‘Bu bir protokol kabulüdür. Üniversitenin kurulması için YÖK’ün ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayı gerekmektedir’ Yürüyen bir süreç. Daha başında olan bir hizmete… Diyelim ki YÖK ve bakanlık izin vermedi. Ne olacak? Biraz önce bahsedilen değerli mülkler yine bizim. Dolayısıyla süreç tamamlanmadan lütfen olmayan şeyleri olmuş gibi gösterip bu süreci baştan akamete uğratmanın anlamı yok. Önce şunu bitirmeliyiz. Tartıştığımız meselenin ne olduğunu söylemeye çalışıyorum. Sayın Başkan’ın iradesi de bu. Bırakın bir gelsin. Bırakın İzmir bu hizmeti alsın. Başka bir tarım mümkün mottosunu hayata geçirebilecek bir eğitim kurumuna müsade buyurun da yapmaya çalışalım. Siz de destek olun."

HIZAL: NEYİNE ORTAK OLACAKSINIZ?

Yeniden söz alan Özgür Hızal: Tarım üniversite kuracağız falan… İBB daha vaat ettiği kreşleri kuramamış. Her mahalleye kreş kuracağım diye Tunç Soyer kaç kreş kurdu? İBB EVKA 3'de yapması gereken yurdun temelini atamamış. Hükümetimiz 2001'den 2002'den bugüne kadar yurt kapasitesini 10 kat arttırmış durumda. Siz 2018 yılında bitirmeniz gereken yurdun temelini atmamışsınız. Siz önce vaat ettiğiniz kreşleri yapın, boş verin üniversite işlerin. Ortak olacak mısınız… Neyini ortak olacaksınız? İBBİ Başkanı İzmir halkını yanıltıyor. Kim girecek mütevelli heyetine? Bu alan AK Parti grubu, MHP grubu olarak bu alanın verilmesini kabul etmiyoruz" ifadelerini kullandı.

KÖKKILINÇ: ŞU ANDA BİR GEÇERLİLİĞİ YOK

Türkiye'nin üçüncü kentinde bir vakıf üniversitesi kurmak istemiyoruz. Bir ön protokol diyoruz. Şu anda bir geçerliliği yok. Sadece YÖK'e başvurusu için. Cebimizden para çıkmıyor herhangi bir taşınmazı tahsis etmiyoruz. YÖK izin vermişse tahsis olabilecek zaten. Zaten izin gelirse detayları birlikte tartışırız. Ön protokol için bu kadar kıyamet koparmanın anlamı yok" dedi.

SEVİNÇ: İLGİLİ GÜNDEM MADDESİ GÜNDEMDE BIRAKILMALI

İYİ Parti adına söz alan Grup Başkanvekili Kemal Sevinç, ilgili maddenin bu şekilde kabul edilmemesini belirtirken, " Çok hassas bir konuyu acele olarak tartışıyoruz. Bu kentin menfaatini hep birlikte sağlıklı bir şekilde sağlamak zorundayız. Bu meclis de iradesini sağlık şekilde kullanmak durumunda. Başkanımıza değişik vakıflardan, üniversitelerden talep gelebilir. Ama bu taleplerin halka getirdiği yararı değerlendirmek durumundayız. Önümüze İstanbul’dan Adıgüzel Vakfı geldi. Biz tarımı destekleyecek bir çalışma yapmak istiyorsak bizim aslanlar gibi daire başkanlıklarımız var. Bunun içinde bir müdürlük oluşturalım. İlgili laboratuvarları kuralım ve İzmir'in çevre ilçelerine faydalı olalım. Bakın bu sağlıklı oluşmayan ve içeriyi oluşmayan vakıf, tahsisi edilecek arsadan dolayı meclis üyelerine zimmet çıkacaktır. Bunun yaşanmış örneğini Menemen’de inceleyin. Belediyenin asli görevleri var. Bunları yapalım. Başkanımıza biri geldiği an iyi niyetle hep ‘evet’ diyor. Biri çıksın ‘Kral çıplak’ desin. Bu çerçevede bu konuyu lütfen gündemde tutalım. Bunun sağlıklı oluşumunu yapıp ona göre hareket edelim. Sonuçta bu bizi üzecek. Biz asli görevlerimizle uğraşalım" dedi.

Sevinç'in açıklamaları sonrasında AK Parti sıralarından alkış gelirken, AK Partili ve CHP'li bir çok meclis üyesinin salonu terk etmesi sonrası AK Parti'den 'mecliste yeterli üye sayısı yok' talebiyle sayım istendi. Yapılan oylamada Meclisteki sayı yetersiz bulunanca Meclis'e  ara verildi.

Arada 4 grup başkanvekili bir araya gelerek ilgili konuyu görüşmesi sonrası ise 15 dakika sonrasında meclis yeniden başlatıldı.

Oturumun açılmasının ardından salında oldukça az meclis üyesi bulunmasına rağmen İYİ Parti ve Cumhur İttifakı'nın eleştirileri sonrası CHP sıraları geri adım atarak konunun ilgili komisyonlara geri gönderilmesi kararını verdi.

SAĞLIKÇILARA ÜCRETSİZ ULAŞIMA RET

Pandemi döneminde  yoğun çalışan ve salgınla mücadelede en ön safta yer alan sağlıkçıların kent içindeki ulaşımını kolaylaştırmak için İzmir Büyükşehir Belediyesi ulaşım ve araçlarını koyacakları otoparklar için ücret alınmaması kararı almıştı.

Cumhurbaşkanlığı kararında belirlenen sürenin sonuçlanması sonrası ise ulaşım ve otoparklardan sağlıkçıların ücretsiz yararlanması son bulurken, Büyükşehir Belediyesi'ne verilen öneri ile bu sürenin uzatılması önerildi. İlgili maddeyi görüşen Hukuk Komisyonu, öneriyi CHP'li üyelerin oyları ile reddetti.

İlgili gündem maddesi AK Parti ve MHP'nin kabul, CHP'nin 'ret' oyları ile oy çokluğuyla reddedildi

ELEKTRİKLİ ARAÇLAR İÇİN OTOPARK İNDİRİMİ KABUL EDİLDİ

Çevreci bir kent oluşturma hedefinin sıkça dile getirildiği İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde karbondioksit oranını azaltmak ve daha yeşil bir İzmir oluşturmak amacıyla elektrikli araçları teşvik etmek için önemli bir adım attı.

Büyükşehir Belediyesi şirketleri arasında yer alan İZELMAN A.Ş tarafından işletilen otoparklarda, elektrikli araçların otopark ücret tarifesinde yer alan saatlik tarifenin yarısı kadar ödemesi yönünde öneri meclis gündemine getirildi. Plan ve Bütçe Komisyonu ve Şirketler, Tüketiciyi Koruma Komisyonları tarafından incelenen ilgili madde oy birliği ile meclis gündemine gönderildi.

Meclis gündemine getirilen önerge, meclis gündeminde de oy birliği ile öneriyi kabul edildi.

22 ADET MİDİBÜS ALIMI YAPILACAK

İzmir'de kent içi ulaşımda toplu taşıma araçlarını yaygınlaştırmak ve ulaşımdaki konfor seviyesini yükseltmek amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi araç filosuna 22 adet midibüs alma kararı aldı.

İlgili gündem maddesi, ESHOT Genel Müdürlüğünün 2021 Mali Yılı Bütçesi "T" cetveline eklenmesi ve bedelinin Ulaşım Yatırımları Dairesi Başkanlığı Bütçesinden ödenmek suretiyle satın alınmasının Plan ve Bütçe Komisyonu'nda oybirliği ile kabul edilirken, meclis gündemine gönderilen madde Mecliste yer alan üyeler tarafından da oy birliği ile kabul edildi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İzmir’de afet öncesi 227 eylemden 10’u 'kırmızı eylem'
İzmir’de afet öncesi 227 eylemden 10’u 'kırmızı eylem'
Bayraklı’da ‘yol’ seferberliği! Altyapı sorunu çözülüyor
Bayraklı’da ‘yol’ seferberliği! Altyapı sorunu çözülüyor