CHP İzmir Milletvekili Ali Yiğit, ülkemizde her yıl katlanarak artan kredi borçlanmaları ve bu borçların geri ödemeleri arasında yaşanan çarpık gelişmenin yarattığı mağduriyetin önüne geçilmesi için kanun teklifi hazırladı. Teklifle, kredi ve kredi kartı borcu için yapılan kısmi ödemelerin öncelikli olarak anaparadan düşmesi ve bu bağlamda takibe düşen kredilerin azaltılması ile borcunu ödeyemediği için hapis cezasına çarptırılan ve icra takibine uğrayan vatandaşların mağduriyetinin önüne geçilmesi amaçlanmakta. TBMM Başkanlığına sunulan ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 100 üncü maddesinin birinci fıkrasında değişiklik içeren teklifin gerekçesinde şu görüşlere yer verildi: “Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, yılın başından bu yana vatandaşın bankalardan kullandığı toplam krediler sadece yüzde 1,1 artarken, batık kredilerdeki artış yüzde 6,2’ye fırlamıştır. Bu doğrultuda geri ödenemediği için takibe düşen batık kredi tutarı 47 milyar 496 milyon liradan 50 milyar 482 milyon liraya yükselmiştir.Vatandaşın kredi kullanımı ile geri ödemede yaşadığı çarpık gelişme bireysel tüketici kredileriyle bireysel kredi kartlarında da yaşanmıştır. Yılın başında 306,1 milyar lira olan tüketici kredisi miktarı sadece yüzde 0.5 artmış ve 307.6 milyar liraya çıkmıştır. Buna karşılık ödenmediği için takibe düşen tüketici kredisi tutarı yüzde 3,9 artarak 10 milyar 230 milyon liradan 10 milyar 628 milyon liraya yükselmiştir.Öte yandan ülkemizde halen bankaya borcu olan vatandaş sayısı 25 milyona çıkmıştır. Bu kişilerin 2 milyon 670 bini hakkında icra takibi söz konusudur. Son 16 yılda 110.371 kişi “taahhüdü ihlal” suçundan hapse girmiştir. Bu suçun cezası 3 aya kadar hapistir. 2010-2014 yılları arasında “ödeme şartını ihlal’’ gerekçesiyle 1 milyon 179 bin dava açılmış, bunun 725 bini mahkûmiyetle sonuçlanmıştır. Bu rakam Cumhuriyet tarihinin rekorudur.Bütün bunlar da göstermektedir ki, gerek ekonomide yaşanan daralma ve gerekse gelir dağılımındaki eşitsizlikten dolayı kredi ya da kredi kartı borçlarından dolayı ödeyememe sıkıntısına düşen ve mağduriyet yaşayan vatandaş sayısı her geçen gün artmakta ve borç katlanarak ödenemez boyutlara ulaşmaktadır. Bu sonucun ortaya çıkmasında tüketiciler kadar bankaların da sorumluluğunun olduğu açıktır.Bunun en önemli nedenlerinden birisi ise, kredi borçları ya da kart borçlarında yatırılan miktarın öncelikli olarak faiz ve gecikme bedelinden düşmesidir. Dolayısıyla anapara olduğu gibi kalmakta, borçta azalma olmamakta ve asgari tutarda ödeme yapıldığı süreç boyunca artmaya devam etmektedir. Yapılan ödemenin öncelikli olarak anaparadan düşmesi ise borcun ödenmesi konusunda tüketici açısından bir kolaylık getirecek, kredilerin ödenme oranını arttıracak, takibe düşen kart borcunu azaltma yönünde olumlu bir etki sağlayacaktır. Kanun teklifi bu amaçla hazırlanmıştır.” TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Türk Borçlar Kanununda Değişiklik yapılmasına dair kanun teklifim gerekçesi ile birlikte ilişikte sunulmuştur. Gereğini arz ederim. Saygılarımla. Ali YİĞİT İzmir Milletvekili GENEL GEREKÇE Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, yılın başından bu yana vatandaşın bankalardan kullandığı toplam krediler sadece yüzde 1,1 artarken, batık kredilerdeki artış yüzde 6,2’ye fırlamıştır. 31 Aralık 2015 itibarıyla bankaların kullandırdığı kredilerin toplamı 1 trilyon 500 milyar lirayken bu tutar Mart ayı itibarıyla 1 trilyon 517 milyar lira seviyesine çıkmıştır. Yani artış sadece yüzde 1,1 olmuştur. Buna karşılık, geri ödenemediği için takibe düşen batık kredi tutarı 47 milyar 496 milyon liradan 50 milyar 482 milyon liraya yükselmiştir. Yani artış yüzde 6,2 düzeyine çıkmıştır. Vatandaşın kredi kullanımı ile geri ödemede yaşadığı çarpık gelişme bireysel tüketici kredileriyle bireysel kredi kartlarında da yaşanmıştır. Yılın başında 306,1 milyar lira olan tüketici kredisi miktarı sadece yüzde 0.5 artmış ve 307.6 milyar liraya çıkmıştır. Buna karşılık ödenmediği için takibe düşen tüketici kredisi tutarı yüzde 3,9 artarak 10 milyar 230 milyon liradan 10 milyar 628 milyon liraya yükselmiştir. Bireysel kredi kartı da yılbaşındaki 78,9 milyar lira seviyesinden 77,4 milyar seviyesine gerilemesine karşın takibe düşen kart borcu azalmamış, aksine 147 milyon lira artışla 7 milyar 147 milyon lira olmuştur. BDDK verileri, yılın başından bu yana ekonomide yaşanan güvensizlikler nedeniyle vatandaşın konut dışındaki borçlanmaları azalttığını da göstermiştir. Kredi kartına paralel olarak vatandaşın kullandığı taşıt ve ihtiyaç kredileri yılbaşından bu yana sırasıyla 144 milyon lira ve 220 milyon lira azalmıştır. Kredilerdeki tek artış ise konutta yaşanmış, konut kredileri 1.8 milyar lira artışla 145.5 milyar liraya ulaşmıştır. Öte yandan ülkemizde halen bankaya borcu olan vatandaş sayısı 25 milyona çıkmıştır. Bu kişilerin 2 milyon 670 bini hakkında icra takibi söz konusudur. Son 16 yılda 110.371 kişi “taahhüdü ihlal” suçundan hapse girmiştir. Bu suçun cezası 3 aya kadar hapistir. 2010-2014 yılları arasında “ödeme şartını ihlal’’ gerekçesiyle 1 milyon 179 bin dava açılmış, bunun 725 bini mahkûmiyetle sonuçlanmıştır. Bu rakam Cumhuriyet tarihinin rekorudur. Bütün bunlar da göstermektedir ki, gerek ekonomide yaşanan daralma ve gerekse gelir dağılımındaki eşitsizlikten dolayı kredi ya da kredi kartı borçlarından dolayı ödeyememe sıkıntısına düşen ve mağduriyet yaşayan vatandaş sayısı her geçen gün artmakta ve borç katlanarak ödenemez boyutlara ulaşmaktadır. Bu sonucun ortaya çıkmasında tüketiciler kadar bankaların da sorumluluğunun olduğu açıktır. Bunun en önemli nedenlerinden birisi ise, kredi borçları ya da kart borçlarında yatırılan miktarın öncelikli olarak faiz ve gecikme bedelinden düşmesidir. Dolayısıyla anapara olduğu gibi kalmakta, borçta azalma olmamakta ve asgari tutarda ödeme yapıldığı süreç boyunca artmaya devam etmektedir. Yapılan ödemenin öncelikli olarak anaparadan düşmesi ise borcun ödenmesi konusunda tüketici açısından bir kolaylık getirecek, kredilerin ödenme oranını arttıracak, takibe düşen kart borcunu azaltma yönünde olumlu bir etki sağlayacaktır. Kanun teklifi bu amaçla hazırlanmıştır. MADDE GEREKÇELERİ MADDE 1- Kredi ya da kredi kartları borçlanmalarında yapılan kısmi ödemelerin öncelikli olarak ana borçtan düşmesi amaçlanmıştır.MADDE 2- Yürürlük maddesidir.MADDE 3- Yürütme maddesidir. TÜRK BORÇLAR KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN TEKLİFİ MADDE 1- 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 100 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkraya aşağıdaki cümle eklenmiştir.“Borçlunun kısmen yaptığı ödeme ana borçtan düşülür.”“Bu hükümler 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre faaliyet gösteren kurumlar ile gerçek kişiler arasındaki borç ilişkilerine de uygulanır.”MADDE 2- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.MADDE 3- Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
Gündem
Yayınlanma: 18 Nisan 2016 - 12:17
CHP'DEN 25 MİLYON KREDİ BORÇLUSU İÇİN KANUN TEKLİFİ
ÖDENEN PARALAR ÖNCELİKLE ANA BORÇTAN DÜŞSÜN
Gündem
18 Nisan 2016 - 12:17









