Çiğdem CANPOLAT / ÖNCÜŞEHİR - İzmir’de 30 ilçede kadın kolları başkanlığı seçimlerini tamamlayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Kadın Kolları, İl Başkanını seçmek için bugün sandık başına gitti.
Kültürpark içerisinde yer alan İsmet İnönü Kültür ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen kongre yarışı Zahide Kurun ile Pınar Sert Ceylan arasında geçiyor.
Seçime geçmeden önce konuşan iki aday da üyelerden destek istedi.

CEYLAN: İZMİR'DEN ÖZGÜRLÜK VE EŞİTLİK YOLCULUĞUNU BAŞLATIYORUZ
İlk olarak söz alan Kadın Kolları İl Başkan Adayı Pınar Sert Ceylan, “Kürsüden bakınca Kuvayi Milliye coşkusunu gördüm. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi Kuvayi Milliye'nin örgütlenme biçimidir. Mustafa Kemal Atatürk bu partiyi kuran ebedi başkanımızdır. Her Cumhuriyet Halk Partili kadın arkadaşım da Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi ülkemizin çağdaş, demokratik, laik, bilim savaşında yine Kuvayi Milliyetçi kadınlar gibi emek vermektedir. Sizlerden sadece bir adım önde omuz omuza bu mücadeleyi yürütmek için adayım. Çünkü uğraşıp didinmek zorundayız. Artık yürümenin zamanı geçti, koşmalıyız. Bize büyük bir sorumluluk verildi. 31 Mart'ta bu sorumluluğun gereğini her birimiz yapmalıyız. Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi uygarlık savaşında da kadın, erkek birlikte yürümeliyiz. Sevgili kadın arkadaşlarım kurulduğu günden bugüne AKP iktidarı ve onun devamı Cumhur İttifakı cumhuriyetle kazandığımız kadın haklarını ortadan kaldırma çabası içerisindedir. Bir günde kaç kız kardeşimiz şiddetle mücadeleye maruz kalmıştır. Kadına şiddet bütün acımasızlığıyla sürmektedir. Kadınlarımız özellikle bu ekonomik koşullarda daha da ezilmektedirler. Oysa kadınlar toplumun her alanında daha etkin ve daha üretken olabilirler. Kadınlarımızı daha ezilgen hale getiren bu düzeni kabul etmiyorum. Cumhuriyet Halk Partisi bu edilgenliği ortadan kaldıran bir partidir. Biz Cumhuriyet Halk Partili kadınlar olarak eşit hak ve yetki kadın kotasına fermuar sistemi istiyoruz. Örgütsel çalışmalarda başarı birlikten geçer. Kadın ve gençlik kolları il yönetimiyle birlikte uyumlu bir çalışma yürütmekte amacım olacaktır. Barış ve özgürlük türkülerinin söylendiği bir Türkiye yaratmak için ilk kurşunun atıldığı İzmir'den özgürlük ve eşitlik yolculuğunu başlatıyoruz. Yolumuz açık olsun” dedi.

KURUN: ADAYIM ÇÜNKÜ…
Aday olmasının sebebine değinen Kadın Kolları İl Başkan Adayı Zahide Kurun, “Ben içinizden biri, ablanız, kardeşiniz, sırdaşınız, yoldaşınız Zahide Kurun. Yoldaş diyorum çünkü, bu salonda bulunan tüm parti emekçilerimizin, aynı güzel günlerin ve daha yaşanabilir bir dünyanın hayalini kuran, bu uğurda emek veren, mücadele eden cesur kadınlar olduğunu biliyorum ve her biriyle ayrı ayrı aynı yolu yürümekten onur ve şeref duyuyorum. Kongreler partimizin dinamik süreçlerindendir ve değişimi, ilerlemeyi, yenilenmeyi getirir. Bugün de o süreçlerden biri. Bende bugün burada bulunan; yirmi yılı aşkın süredir işçisinden işsizine, gencinden emeklisine, esnafından kadınına toplumun bütün kesimlerini ezen, basını susturan, demokrasiyi katledenlere karşı mücadele veren, susmayan susturulmayan, etiyle kemiğiyle partili emekçilerimizin, kadınlarımızın, gençlerimizin, tüm örgütümüzün, yani güzel yurdumuzu Ortaçağ anlayışı ile yönetmeye çalışan zihniyeti tarihin karanlığına yollayacak tek güç olan, altı okta simgeleşen umut olan Cumhuriyet Halk Partili yoldaşlarımın huzurunda Kadın Kolları Başkanı adayı olarak kürsüdeyim. Adayım çünkü; Türkiye'nin en güzel illerinden biri olan güzel İzmir'imizde halkımızın yüzü biraz gülsün diye gece gündüz emek vermeye, darda kalanın imdadına yetişmeye, ilçe ilçe emek vermeye hazırım. Bir çocuk istismar edildiyse sesi olmak için, kadın cinayetlerine ve kadına şiddete karşı her zamankinden daha fazla mücadele etmeye, İstanbul Sözleşmesinin uygulanmasını bu ülkede yaşayan tüm kadınlar için önemine vurgu yapmaya, durmadan, dinlenmeden hayatı sokakta örgütlemek için adayım. Toplumda özgür, aydın, kendine güvenen, güçlü iradesiyle siyasette eşit temsiliyet noktasında köklü kararlar alan, yönetim kademelerinde biz de varız diyen kadınların çoğalması adına mücadele vermek için adayım. Birbirimizi öteki olarak görme, ötekileştirme, dar kadro oluşturarak, sadece kendi ikbalimiz için çalışma anlayışını yıkmak için adayım. Gelecek adına verilmiş hiçbir mücadeleyi, en azından en çoğuna hiçbir emeği küçümsemeden ve eften püften saymadan, görmemezlikten gelinmesi anlayışını yıkmak adına adayım” dedi.
YÜKÜMÜZ AĞIR, SORUMLULUĞUMUZ BÜYÜK
Sorumluluklarının büyük olduğunu ifade eden Kurun, “Gülmek bir halk gülebiliyorsa gülmektir demiş şair. Bugün çocukların dahi gülmeyi unuttuğu günler yaşıyoruz. Biliyoruz ki çocuklar gülebiliyorsa bir halk gülebilir. Çocukların güldüğü bir ülkeyi kurma mücadelesi ise her şeye değer. Ve bu mücadele ancak ve ancak biz kadınların verdiği emekle, altı okun altında bir araya gelen, Cumhuriyet kadınlarının, en çok da Cumhuriyet Halk Partili kadınlarımızın mücadelesiyle hayat bulacaktır. Bu yüzdendir ki, yükümüz ağır, sorumluluğumuz büyüktür, ancak geleceğe dair umudumuz sağlamdır. Umudu örgütlemek adına adayım. Esas olan, geleceğin kurulduğu zaman diliminde, kadınların siyasetin etkin bir gücü olarak sözünü söylemesini sağlamaktır. Bu gerçeği görmeden, kadınlar üzerine söylenen tüm sözler boştur. Zordur bu ülkede kadın olmak, hele de kadın siyasetçi olmak. Önümüzdeki engeller süreklilik halinde, artarak devam etmektedir. Ama biz kadınlar tüm güçlüklerin üstesinden gelecek güce, zekaya ve emeğe sahibiz. Evet, yolumuz uzun ve engebelidir. Ama ortak değerlere inanmak ve bu uğurda mücadele etmekle aşılamayacak hiçbir güçlük yoktur. Tüm bu güçlükleri aşmak için, mücadele etmek için adayım” dedi.
ÇÜNKÜ BU HALK KADINIYLA, ERKEĞİYLE AYAĞA KALKACAKTIR
Kadınların yıllarca baskıya maruz kaldığını ifade eden Kurun, “Biz kadınlar başarmak zorundayız sevgili yoldaşlarım. Çünkü; biz kadınların uyanışı, biz kadınların başarısı, biz kadınların boyun eğmemesi, yeni bir çağın işaretidir. Barış seslerinin, kardeşliğin, her anlamda eşitliğin işaretidir. Tüm bu topraklarda sürüp giden acıların, sonunun işaretidir. Bizleri yok sayanların, insanımızın üzerine nefret kusanlarının sonunun işaretidir. Biz kadınların boyun eğmemesi, Tayyip Erdoğan'ın sonunun, AKP'nin sonunun işaretidir. Çünkü bu halk kadınıyla, erkeğiyle ayağa kalkacaktır. Çünkü bu halk, katilleri, hırsızları tarihin çöplüğüne atmaya hazırdır ve atacaktır. Çünkü biz kadınları; yıllarca din sömürüsü yaparak, laikliği yok etmeye çalışan, kadınları ikinci sınıf yurttaşlar haline getirenler tarafından yönetilmek istemiyoruz. Yıllarca kadınları andığı her cümlesinde, doğurun, anne olun, evinizde oturun diye buyuran bir zihniyetle yönetilmek istemiyoruz. Kadın cinayetlerini duygusuzca izleyip "cinayetler artmıyor, sadece görünür hale geldi" gibi söylemlerde bulunan bir iktidarı istemiyoruz. Zordur bu ülkede kadın olmak, ama biz kadınlar tüm güçlüklerin üstesinden gelecek güce, zekaya ve emeğe sahibiz. Evet, yolumuz uzun ve engebelidir. Ama ortak değerlere inanmak ve bu uğurda mücadele etmekle aşılamayacak hiçbir güçlük yoktur. Ve zorlukları aşma mücadelesini, başta İl Başkanımız Ve Yönetim Kurulu Üyelerimiz olmak üzere, tüm kadrolarımızla uyumlu bir şekilde, partimiz tüzüğü, hiyerarşisi ve kültürünü rehberimiz edinerek, yükümüzün ve sorumluluğumuzun ağır olduğunun bilinciyle vereceğiz” diye konuştu.
HEP BERABER EMEK VERECEĞİZ
Kurun son olarak ise, “Emek vermeyenin zafere inancı kar etmez. Biz emeğimizle, altı oktan aldığımız güçle, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk devrimlerinin ışığında, kararlılıkla yürüttüğümüz mücadele azmimiz ve örgüt tecrübemizle buradayız ve bu kongre sonucu ne olursa olsun yarından itibaren, önümüzdeki genel seçimlerde, Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in liderliğinde, yine hep beraber olacak, altı oklu bayrağımızın genel iktidarda dalgalanması için hep beraber emek vereceğiz” ifadelerini kullandı.









