Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Kani Beko,
Gaziemir’deki eski kurşun fabrikasının bahçesinde 12 yıldır kaldırılmayan ve
çözümsüz bırakılan nükleer atıkları Meclis gündemine taşıdı. CHP’li Beko, uzmanların 70 dönümlük fabrika
alanında Türkiye’de bulunmayan Europium 152 maddesinin tespit edildiğini ve
doğal radyasyonun 219 katı radyasyon ölçüldüğünü belirttiğini ve konunun tespit
edilmesinden bu yana geçen 12 yıllık süreçte çözüm üretilmediğini dile
getirdiklerini hatırlatarak, “İzmir’in göbeğinde tam 12 yıldır bir çözüm üretilmeden
bekletilen, çevre ve insan sağlığını olumsuz etkileyen bu utanç tablosu bir an
önce kaldırılmalı” diye konuştu.
EN SON NE ZAMAN ÖLÇÜM
YAPILDI?
Nükleer atık tehlikesinin vahim boyutlara ulaştığına dikkat
çeken CHP Milletvekili Kani Beko, Çevre ve Şehircilik Bakanı’na şu soruları
yöneltti: “Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun (TAEK) raporuna göre Gaziemir’de en
az 12 yıldır bulunan nükleer atıklara ilişkin Bakanlığınız en son ne zaman
ölçüm yapmıştır? Eğer bir ölçüm yapılmış ise, belirlenen radyasyon ölçüm
sonuçları insan sağlığına zarar verecek özellikte midir? Toprağa gömülen bu
nükleer atıkların temizlenmesi için bugüne kadar hangi adımlar atılmıştır?
Ülkemize girişi yasak olan bu atıkların nasıl ve kimler tarafından getirildiği
belirlenmiş midir? Belirlenmiş ise sorumlular hakkında hangi işlemler
yapılmıştır? Sorumlular hakkında verilen bir ceza var ise bu cezanın tahsili
sağlanmış mıdır? Sağlanamadıysa sebebi nedir? Radyoaktif kalıntılar ve
radyasyondan dolayı bölgede kaç kişinin öldüğü ya da hastalandığı bilinmekte
midir? Bölgede sağlık taraması yapılarak radyoaktiviteye bağlı hastalıklarda
artış tespiti veya ülke ortalamasının üstünde sonuçlara ulaşılmış mıdır? Bu
konuda yapılan bir çalışma var mıdır? Bu ölümlerin ve hastalıkların sorumluluğu
kapsamımda atılması planlanan adımlar nedir?”
YARIMADA’DA,
ŞİRİNCE’DE, KOZAK YAYLASI’NDA RANTA GEÇİT YOK!
CHP’li Beko, İzmir’in çevre sorunlarına her gün yenisinin eklendiğini üzülerek takip ettiklerini ifade ederek, “Yarımada’da neredeyse yerleşim alanı bırakmayacak boyuta varan Rüzgar Enerji Santralleri (RES), denizlerde balık çiftlikleri, taş ocakları ile mücadelemiz devam ederken, Selçuk’un turizm merkezi Şirince’nin yakınına kurulacak mermer ocağı izinlerinin alındığını öğreniyoruz. Bu karardan dönüldüğü yönünde AKP İzmir Milletvekilinin açıklaması var ancak bunlara güven olmaz, konunun takipçisi olacağız. Öte yandan Bergama Kozak Yaylası’ndaki altın madeninin kapasite artış izni bölgenin tamamen yok olması anlamına geliyor. Orada her türlü mücadeleyi vereceğiz. Ranta, talana, doğayı katleden AKP zihniyetine, çocuklarımızın geleceğini yok edilmesine izin vermeyeceğiz. Gerek alanlarda gerekse de Meclis’te bu konularda her türlü mücadele edeceğiz. İzmir halkının bunların hepsinin farkında olduğunu ve bu zihniyetle ve bu rantçı zihniyete karşı gerekli mücadeleyi vereceğini biliyorum” diye konuştu.








