CHP’li Özuslu’dan kur, faiz ve enflasyon tepkisi

CHP'li Özuslu’dan kur, faiz ve enflasyon tepkisi

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin 2022 yılı bütçesi ve performans programının görüşüldüğü meclis oturumunda konuşan CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özuslu kur, faiz ve enflasyon üzerinden eleştirilerde bulundu.

24 Kasım 2021 - 18:55

Çiğdem CANPOLAT / ÖNCÜŞEHİR - İzmir Büyükşehir Belediye(İBB) Meclisi’nin Kasım ayı olağan meclis toplantısının altıncı oturumunda 2022 yılı bütçesi ve performans programı belediye meclisinde yapılan görüşmeleri yapılıyor.

Görüşmelerde söz alan CHP Grup Başkanvekili Mustafa Özuslu, “İBB 2022 yılı mali yılı bütçesinin konuşmak tabi ki her İzmirlinin dikkatle izleyeceği bir husustur. Bir belediyenin bütçesinin etraflıca değerlendirebilmesi ancak bağlı bulundu devleti ekonomik koşulları bağlamında düşünülürse anlamlı olur. Netice itibarı ile vatandaş gibi kurumlarda ülkenin ekonomik durumlarından etkilenir. İlk kısmı bir Türkiye ekonomisi değerlendirmesine ayırıyorum. Kur, faiz, enflasyon. Bu üçgen anlamdan görmeden dikkate almadan tabi ki ne ekonomiyi anlamak uygun değildir. Bütün Türkiye ekonomisi vatandaşına derin bir yoksullukla baş başadır. Bu ekonomik girdap vatandaşlar arasındaki uçurumun daha da derinleşmesine sebep oluyor. Aslında konuştuğumuz bütçe bir rakam değil. Bütçe aslında bir yaşam, yaşamın tak kendisi. Buğu gerçekten iyi yönetilmeyen, pandeminin etkisiyle gittikçe yoksullaşan bir Türkiye fotoğrafı ile karşı karşıyayız. Bu fotoğraf iyi bakmak gereke. Kendisiyle birlikte eşi ve iki çocuğunu ölüme götüren de bu ülkenin vatandaşıydı. İş bulamadığı için kendini yakan da bu ülkenin vatandaşıydı. Ekonomiyi bu hale getirenleri kıyasıya eleştirmek mecburiyetindeyiz. Bu bir vatan görevi. Bu ülkede ekonomiyi konuşurken milli geliri konuşmak zorundayız. Rakamlar var, detaylara girmeyeceğim. Kesin olan bir gerçek var; bu ülkede son 7 yıldır milli gelir düzenli olarak düşüyor. Doğal olarak vatandaşların yoksullaşması ve milli gelirden payı düşüyor. Bunu söylemeyeceksek nasıl bir bütçeden söz edebiliriz. Yeni bir kavram geldi; derin yoksulluk. Bundan dolayı sosyal yardımların artması, ülkede arta yoksulluk bizim bütçelerimizi de etkilemektedir. Dayanışmanın gereği budur. Sokakta çarşıda mutfakta yangın varsa İBB buna tepkisiz kalamaz. İşsizlik resmi rakamlar göre 11,5. İBB bize gelen cv ve mesajlardan anlıyoruz. Bu bir problem. Giderek de artıyor. İşsizlik sayısı 9-10 milyon arasında geziniyor. Bugün geldiğimiz noktada aynı yerde değiliz. Kurun oynaması enflasyonun ciddi boyutlara tırmanması milli gelirdeki düşüş bir araya geldiğinde daha az yol, park, metro, süt, sosyal yardım, istihdam alanı olarak dönüyor. Bunları yokmuş gibi yapamayız, yapmamalıyız da. Ödemiş, Ovacık Yaylasında Kestane Festivaline gittik. Üreticinin 3 tane sorunu var; gübre ilaç mazot. Ben dedim ki, “Geçen sene 190 liraya aldığınız bir gübreyi, bu sene 500 liraya alıyorsunuz.” Bir köylü amca kalktı, “ne 500’ü be 700” dedi. Alın işte enflasyon bu. Vatandaşın derdi bu” dedi.

“İBB’NİN FİNANSAL ÖDEME GÜÇLÜĞÜ YOKTUR”

Sözlerine devam eden Özuslu, “Zor bir yıl geçirdiğimiz kesin, daha zor bir yılı için kılı kırk yararak İBB bir bütçe hazırladı. Biliyoruz üzerimize gelen yükün ağırlığını. Temmuz ayında başladı bütçe çalışmaları. O zaman kur 9,50 idi. Biz kaçla bütçeyi tamir ettik, 10,50. Kur bugün ne oldu? Gelin de bu şartlar altında yönetebilir ve gerçek bütçeden söz edin. İBB, ülke ekonomisi enflasyon, kur değişimleri, inşaat gibi çeşitli yükselen maliyetlere rağmen tüm Türkiye’de dengeli, akılcı, gerçekçi, doğru bütçe yönetimi nasıl yapılır dersini vermiştir. Bu bütçe tam da böyle bütçe. Burada İBB bürokratlarına teşekkürü canı gönülden borç biliyorum. Bu temel bazı girdiler var. Bizim enflasyon hesaplarımızda dikkate alacağımız maddeler var. Not düşüyorum; İBB’nin finansal sıkıntısı, ödenememiş ya da yarıda kalmış tek bir yatırımı yoktur. Finansal ödeme güçlüğü yoktur. Gerçekleştirme oranları her şeye rağmen gayet başarılıdır. Bu gurur İBB’nindir, yani hepimizindir. Yüzde 35 ile en fazla vergiyi üçüncü il konumundadır İzmir. 23 büyükşehir den daha fazla vergi toplamışız. Ne yazık ki; şehrimiz her şey onun için dediğimiz İzmir, vergi gelirlerini sadece yüzde 2’sini yatırım harcaması olarak merkezi hükümetten alıyor. Toplarken 3, alırken 76 takdiri İzmir halkına bırakıyorum. İzmir’e 18 milyar lira merkezi hükümet yatırım yaptı. Ankara’da 12, İstanbul’da 10 kat artmış, bizde sadece 5 kat artmış merkezi hükümet yatırımları. Ülkemizin Ulaştırma ve Alt Yapı Bakanlığı’nın 60 milyar yatırımdan İzmir’in aldığı pay 0. Bu kent İzmirliler bunu hak etmek için ne yapmış olabilirler? Ne yaptık da Türkiye’nin en az yatırım alan ili olduk? Tüm kaynaklarımızı İzmir için seferber ediyoruz. Hesabını veremeyeceğimiz hiçbir eylemimiz yoktur. İzmir kendisine uygulanan haksızlığın hesabını sormalıdır. Bütçenin kalem kalem üzerinde çalışarak en öncelikli hizmeti nasıl yapabilir, onun için çalıştık. Yoksulluk yönetilmez, mücadele edilir. Biz bu anlayışta olan insanlar olarak yoksullukla mücadeleye merkez alıyoruz. Bütçemizde de bu var, göreceksiniz. Aslında o mücadele ulusal düzeyde yapılır. Sadece ŞİBB başaracağının bir şey değildir bu. Ama bütçemizi gördüğünde anlayacaksınız. Raylı sistemden otobüsten ödün vermeden devam edeceğiz” diye konuştu.

“İBB BORÇ BATAĞINDA DEĞİLDİR”

İBB’nin borç batağı olmadığını söyleyen Özuslu, “Bazı kişilerin dediği gibi bir borç batağında değildir. Bu bir algı yönetimdir. Borçlarını ödemeyecek durumda zinhar değildir. Sürdürülebilir borçlarımız vardır. Mesnetsizdir, abestir. Hakikaten rakamları doğru okumuyorsak iyi niyetli yaklaşım olmaz. Göreve geldiğimizden bu yana kuruluşları dahil 4,5 milyar borçlanma yapılmış. Kur artışı olmasaydı 5,60 milyar olacak iken, ekimden itibaren 10,2 milyara ulaşmıştır. Bu borç böyle çıkıyor. Merkez bankasına dokunmayın. Enflasyonla mücadele de görevi var. Merkezi bankası enflasyonu kendi teknisyenleriyle yönetecektir. Bir indiriyorsunuz, bir çıkarıyorsunuz. Ülkenin geldiği hal ortada. Bu İzmir’i niye ilgilendiriyor. Bu para birimin değer kaybı her vatandaşı ilgilendiriyor. Kur yükseldiğinde maliyetler de artıyor. Yatırımları da etkiliyor. İBB’nin kredi notu yüksektir. Düşme yoktur. Kredi notu yüksek olduğu için uluslararası seviyelerde görülüyor. Kredi konusunda sık kurallar var. İBB finansal yapısını çok yakından takip ettik. Bu kredi İzmir ile imzaladığımıza göre İBB’ye büyük güven duyulduğu söyleniyor. İBB bütçesi çok güvenli ve istikrarlıdır. Pandemiyi, depremi yaşayan İBB, tüm bunlara rağmen dimdik ayakta durmakta hiçbir görevini aksatmadı. Borçlanma limitini daha yüzde 41’sini kullanıyoruz. İBB bugün kimsesizlerin kimsesi olduğu gibi tüm vatandaşlara hizmette eşit yararlanmasını sağlamak ve adil paylaşmak olmuştur. Ve hep böyle olacaktır. Bu bütçe halkın bütçesidir. Tüm kesimlerinin yaralanabileceği ve gelir eşitsizliğini gidermek için faaliyetlerini sürdürecektir” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Vali Köşger, yeni emniyet binası ile ilgili söylentilere son noktayı koydu
Vali Köşger, yeni emniyet binası ile ilgili söylentilere son...
Bayraklı'da istifa eden Başkan Yardımcısı geri döndü
Bayraklı'da istifa eden Başkan Yardımcısı geri döndü