Polat, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Milli Mücadele’yi
başlatarak attığı her adımda hâkimiyetin millete ait olması gerektiği vurgusunu
yapmıştır. Bağımsızlık mücadelesi sonucunda kazandığı büyük zaferle çağdaş
uygarlığın kapısı Anadolu halkına açılmıştır. Cumhuriyet’in ilan edileceği, 23
Nisan 1920 de TBMM açılırken ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’
sözlerinde gizlidir. 29 Ekim’de TBMM’ye sunulan anayasa teklifi ile Türkiye
Devleti’nin yönetim şekli Cumhuriyet olarak kabul edilerek milletvekillerinin
tamamının oyu ile Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bugün Cumhuriyetimize
demokratik laik ve sosyal hukuk devleti ilkesine duyulan derin bağlılık ile
çağdaş bir toplumu yaşatma çabasındayız. Bu amaçla Cumhuriyet ilkelerini
uygulamak, aklı, vicdanı ve irfanı hür nesiller yetiştirmek bizlere düşen en
büyük görevdir. Yokluk ve imkansızlıklar içinde Anadolu halkı tarafından
yazılan destan gelecek kuşaklara bir pusuladır. Bizlere armağan ve emanet
edilen Cumhuriyeti ve kazanımlarını korumak en asli görevimizdir” diye ifade
etti.
“CUMHURİYET İLE HÜKÜMET VE MİLLET ARASINDAKİ AYRIM
KALKMIŞTIR”
Polat, Cumhuriyet’in millet ve hükümet arasındaki bağının
önemini vurgulayarak; Atatürk’ün ‘Artık hükümet ile millet arasında mazideki
ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükümettir. Artık hükümet ve hükümet
mensupları kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi
olduğunu tamamen anlamışlardır’ sözlerini hatırlattı.
“CUMHURİYETİ KORUMAK VE YAŞATMAK EN ASLİ GÖREVİMİZDİR”
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın ülkemiz için en büyük bayram olduğunu ifade eden Polat, açıklamasının devamında şunları söyledi: “ Cumhuriyeti birikim ve değerleriyle korumak ve yaşatmak en büyük görevimizdir. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 10. Yıl Nutku'nda da söylediği gibi 29 Ekim en büyük bayramımızdır, herkese kutlu olsun. Cumhuriyeti bize armağan ve emanet eden başta Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm silah arkadaşlarını saygı ve minnetle anıyorum” dedi.









