Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre, dünya nüfusunun görülmemiş
hızla yaşlanması ve kronik hastalıklardaki artış engelli sayısını her geçen gün
artırırken, engelliler "dünyanın en ötekileştirilmiş grupları"
arasında yer alıyor.
Birleşmiş Milletler (BM), engelli bireylerin haklarına,
yaşadıkları zorluklara ve sorunların çözüm yollarına dikkati çekmek amacıyla
1992'de 3 Aralık'ı "Dünya Engelliler Günü" ilan etti.
BM, engelli bireyleri "kişisel ya da sosyal
yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri, bedensel veya ruhsal
yeteneklerindeki kalıtsal ya da sonradan meydana gelen herhangi bir noksanlık
sonucu yapamayanlar" olarak tanımlıyor.
DSÖ verilerine göre, engelliler "dünyanın en
ötekileştirilmiş grupları" arasında yer alıyor.
Örgüt, engelliliğin artık bir insan hakları konusu olduğunun
anlaşıldığına vurgu yaparak, insanların sadece bedenleri tarafından değil
toplum tarafından da engellendiğine dikkati çekiyor.
DSÖ, hükümetler, sivil toplum kuruluşları (STK), uzmanlar,
engelli bireyler ve ailelerinin ortak çalışması sonucu söz konusu engellerin
üstesinden gelinebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.
Engellilerin yüzde 50'si sağlık hizmetlerini karşılayamıyor
DSÖ'ye göre, dünya nüfusunun önceden görülmemiş bir hızda
yaşlanması ve kronik sağlık koşullarındaki artış nedeniyle engelli bireylerin
sayısı her geçen yıl artış gösteriyor.
Diyabet, kalp ve damar hastalıkları, kanser ve akıl sağlığı
bozuklukları gibi kronik sağlık sorunlarının küresel çapta artış göstermesi
engelliğinin artma nedenleri arasında yer alıyor.
Örgütün verilerine göre, 7 milyardan fazla olan dünya nüfusunun
1 milyardan fazlasında çeşitli engellilik durumu bulunuyor. DSÖ, dünya
nüfusunun yaklaşık yüzde 15'ine denk gelen bu rakamın her geçen yıl arttığına
dikkati çekiyor.
Dünyadaki engelli bireylerin yüzde 80'inin gelişmekte olan
ülkelerde yaşadığına işaret eden örgüt, engellilerin yüzde 50'sinin sağlık
hizmetlerini karşılayamadığı bilgisini paylaştı.
DSÖ, 100 milyondan fazla engelli çocuğun bulunduğunu ve bu
çocukların, engelli olmayan çocuklara oranla şiddete maruz kalma olasılığının
neredeyse dört kat daha fazla olduğunu vurguladı.
Öte yandan, dünyadaki 466 milyon işitme engellinin 34
milyonunu 15 yaş altı çocuklar oluşturuyor.
Örgüt, dünya genelinde engelli olmayan insanlara kıyasla,
engelli insanların daha kötü sağlık durumu, daha düşük eğitim başarısı ve
iktisadi katılımın yanı sıra daha yüksek yoksulluk oranlarına sahip olduğuna
işaret ediyor.
Sağlık, eğitim, istihdam, ulaşım ve bilgi edinme gibi
hizmetlere erişimde engelli bireylerin karşılaştığı türlü zorluklar bu farkı
oldukça net açıklıyor.
Engelli bireylerin işsiz kalma ihtimalinin daha yüksek
olduğunu ve engellilerin istihdam edildiklerinde bile genellikle daha az kazanç
elde ettiklerini ortaya koyan örgüt, genel olarak engelli kişilerin iş gücü
piyasasında ciddi dezavantajlarla karşılaştıklarına vurgu yapıyor.
"Kimseyi geride bırakmayacağız"
BM, engelli bireylerin sorunlarına dikkati çekmek amacıyla
bu yılki temasını, "engelli bireyleri güçlendirmek, kapsayıcılığı ve
eşitliği sağlamak" şeklinde benimsedi.
Bu yılki tema, örgütün, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi
kapsamında "kapsayıcı, adil ve sürdürülebilir bir kalkınma için engelli bireylerin
güçlendirilmesine" odaklanıyor.
Örgüt, 2030 gündeminde "kimseyi geride bırakmama" sözü veriyor.









