Çiğdem CANPOLAT GÜÇTEKİN / ÖNCÜŞEHİR - Gaziemir Belediyesi Temmuz ayı olağan meclis oturumu gerçekleştirildi.Oturumunda Cumhur İttifakı üyeleri ile CHP'li isimler arasında sık sık tartışmalar yaşandı.
ASLAN: NE KADAR BORCUMUZ VAR?
Meclisin açılışında söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Hüseyin Aslan, “Bizim SGK ve diğer vergi iarelerine olan borcumuzun tamı ne kadar? Bizler belediye meclis üyesiyiz. Yarın biri sorduğunda bilelim ne kadar borcumuz var. Belki bu borç 600 milyon oldu bilemem.Borçlarla ilgili meclisi bilgilendirmenizi istiyoruz. Belediyemize pırpır gelmiş. Mali değer 350 bin TL civarında. Bize nelerde faydası olabilir düşündüm. Havaların sıcak olduğu günlerde kuryan otların yangına karsı tehlikesi var. Ormana doğru giden yollardaki otların acilen temizlenmesine ihtiyaç var. Gerek denetim sonuçlarında gerek meclis konuşmalarımızda açıklarlarımızda meclis üyelimizin çağrılarak ifadelerinin geri alması konusunda yada savcılığa ifade verilsin gibi ifadeler kullanmanız hiç hoş değil. Bizler konuştuklarımızın arkasındayız. Bu mecliste de siyasetimiz doğru yapamaya çalışıyoruz. Bizim amacımız ilçemizin sorunlarının çözülmesi. Konuştuklarımızın farklı yelere çekilmemesi lazım. Denetim sonuçlarını irdeledik ve konuştu. Siz bunlarda rahatsız oluyorsanız İzmir ilinin savcıları ve yargı makamı Bayraklı’da şikayetinizi yapabilirsiniz” dedi.ŞAHİN: AKTEPE’DEN BAYRAKLIYA BİR ÇANTA GÖNDERİLDİĞİ İDDİASI VAR.
Söz alan MHP Grup Başkanvekili Selahattin Şahin ise şu ifadeleri kullandı;“Geçtiğimiz Meclis Birleşiminden sonraki gün öğleden önce beni arayıp Belediyeye Makamınıza davet ettiniz. Kahve içelim sohbet edelim dediniz. Bendesize siz buyurun gelinburada çay içelim dedim. Doğru mu sayın başkan?Benden meclis birleşimindeki konuşmalarınızı önümüzdeki meclis birleşiminde düzeltmemi istediniz. Düzeltmezseniz adliyede ifade vermek durumunda kalabilirsiniz dediniz.Bende size ifade vermem gerekiyorsa veririm dedim. Çünkü benim verilemeyecek hiçbir hesabım yok.Ama sizi bilemem. Gelin şimdi geçen meclisteki sorularımı tekrar okuyalım. Yanlış olduğunu düşündüğünüz yeri düzeltin bizde öğrenelim.Sarnıç Hizmet binamızda onlarca personelimiz sürgünde ve ‘bankamatik’ pozisyonunda maaş alıyorlar ama sizin tarafınızdan göreve layık görülmüyorlar. Bu mu yanlış Sayın Başkan?Buna istinaden diğer belediyelerden personel getirip belediyemizin kaynaklarını heba ediyorsunuz. Bu mu yanlış Sayın Başkan?Ayrıca Gaziemir’in gençleri dururken Malatya Milletvekili Veli Ağababa’nın yeğenini istisnai kapsamda ‘bankamatik’ memuru yapıyorsunuz. Bu mu yanlış Sayın Başkan?Basında çıkan Gaziemir Belediyesi Kars Belediyesi mi oldu haberini mecliste dile getirdiğimiz için bana faşist dediniz. Gaziemir’in çıkarlarını Gaziemirli kardeşlerimizin hukukunu korumak faşizm ise ben sonuna kadar Gaziemirli kardeşlerimizin hukukunu korumaya devam edeceğim. Bu mu yanlış Sayın Başkan?2320 Ada 1 Parselin Doğusu ile 2317 Ada Batısındaki kamuya terkli alan inşaat firmasının kullanımına sunuldu. 2320 Ada 1 Parseldeki inşaat ruhsatı alınmadan inşaata başlandığı düşünülmektedir. Söz konusu inşaattan yükseklikleri ile ilgili plan notu değişikliği ve biraz önce bahsettiğim kamuya terkli alanın inşaat firması tarafından yemekhane, yatakhane, revir ve benzeri kullanımlarına belediye tarafından izin verilmesi karşılığında inşaat firması tarafından 5 bin metrekare büyüklüğünde park yapılmasına yönelik belediye ile inşaat firması arasında protokol yapıldığı bilgisi komisyonda ve mecliste dile getirilmişti. İnşaat firmasına sağlanan bu ayrıcalıkların mevzuata uygun olmadığı,Bolu Belediyesindeki soruşturmaya konu olan irtikap suçuyla benzerlik taşıdığı düşünülmektedir. Defalarca inşaat firmasından kaç para ecrimisil alındığını sormamıza rağmen bir cevap alamadık. Bu mu yanlış Sayın Başkan?Çöp veya molozların ilçe dışına taşınması amacıyla herhangi bir bağış aldınız mı?Aldıysanız toplam rakam ne kadar? Ve bu bağışlar belediyemiz hesaplarına mı, şirket hesaplarına mı giriş yapıldı? Bu mu yanlış Sayın Başkan?Bir de Aktepe’den Bayraklıya bir çanta gönderildiği iddiası var. Bu çantadan ve içindekilerden bilginiz var mı? Bu mu yanlış Sayın Başkan?”IŞIK: İSPATLAMA OLANAĞI VARSA SAVCIYA GİTMEYEN NAMUSSUZDUR, ŞEREFSİZDİR
Söz alan Belediye Başkanı Ünal Işık ise iddiaları yalanlarken, “Biraz önce tehdidi açıkladı Selahattin Bey ama konuşmayı tam aktarmadı. Bir kısmını aktardı. Ben konuşma aktarayım. 2 Haziran günü yani meclisin ertesi günü Selahattin Bey'e dedim ki bir cümle kurdunuz. Bir gelin. Bu konu nedir? Bir çantadan bahsediyorsunuz. Ben böyle bir şeyden haberim yok. Varsa bildiğiniz bir şey bir gelin bana anlatın dedim. O da sağ olsun dedi ki ‘başkan çayı kahveyi her zaman içeriz. Bizim bir restorana gelin dedi burada yemek yiyelim’ dedi. Ben gittim. Yemek yemedik. Çay kahve içtik. Dedim ki bu konu ne? ‘Vallahi öyle söylüyorlar’ dedi. Dedim ki ‘siz koskoca bir partinin grup başkan vekilisiniz. Siz burada genel başkanınızı temsil ediyorsunuz. Ya bunu ulu orta bu tür cümleler, bu tür karalar kimsenin üstüne iftiralar atılmasın. Bu yanlış’ dedim. Bu bilgiyi size kim getirdi? Bana getirmeniz lazım. Bilmem lazım dedim. 2’nci yanlış bilgiyse elinizde bir belge yoksa bir dahaki mecliste sizden rica edeyim özür dilemeseniz bile, bir yanlış anlaşılma olmuştur, türü bir cümle kurun. Ben buna da razıyım dedim. Bunları yapamazsınız bu iftarın karşılığında ben şikayette bulunacağım. Şimdi bunun adına tehdit demiş Selahattin Bey. Arkadaşlar bu niye tehdit olsun? O konuşmada oturduk. Yani gerçekten ben kendisine söyledim. Biraz önce bir sürü şeyi söyledim Selahattin Bey. Yok özel kalemden giriyor, ordan giriyor, buradan giriyor… Ben orada kendisine şunu da söyledim. Ben böyle çok özel yaşamı irdelemeyi sevmem. Terbiyem de müsaade etmez. Dedim ki büyükşehir meclis üyesi olduğunuz dönemde niye bir ülkücü genci belediyeye sokmadınız da eşinizi işe soktunuz? Bu soruyu da ben ona sordum. Cevap vermedi. Dedim ki dün de size Meclis'te havaalanına çöktüğünüz söylendi. Ben de dedim çökmeyi mi söyleyeyim size ya? Ben duydum. Elime bir belge yoksa ben de size bunları sorarım dedim. Gülüştük. ‘Ya vallahi elimizde bir şey yok. Ama işte bazen eksik bilgilendirmeler bize de vatandaşlardan bilgi geliyor’ dedi. Dedim ki ‘başkanım bak ben bunu çok önemsiyorum. Bu doğru değil. Bu üç yolu lütfen bir dahaki meclise kadar düşünün. Bir iki cümle ederseniz he ya da bir belge bilgi varsa söyleyin bana ben gereğini yapayım. Ya da siz gereğini yapın’ dedim. Yani ben Selahattin Bey'e yargıya gitmeyi tehdit olarak algılamanızı anlamış değilim. Arkasından ilçe başkanlarımız aynı konuda açıklama yaptı. Meclis üyelerimiz yaptı. Sizin iktidarda olduğunuz, bizim zaman zaman çoğunlukla da haklı olarak muzdarip olduğumuz yanlı bakıldı dediğimiz yargıya ben gene de gitmeyi istiyorum. Çünkü ben bunu hazmedemiyorum. Şimdi tekrar söylüyorum; Söylediğiniz çanta konusu. Elimde bir belgesi varsa benimle bir bağı varsa, bildiğim bir konuyu ispatlama olanağı varsa savcıya gitmeyen namussuzdur, şerefsizdir. Bu bir iftira. Yani Bayraklı'ya Aktepe'den bir çanta gitti. Nereye gitti Bayraklı'da? Ne var Bayraklı'da? Ya benim boşalttığım görevden ayrıldığım bir ofisim var. AK Parti İlçe İl Başkanına da orada. Bir sürü arkadaşın ofisi de olabilir. Bir duyum almış olabilirsiniz ama bu duyumu da yani birine bir şey söylerken lütfen dikkat edin. Bu niye tehdit olsun? Bu tehdit değil. Ha gittiğimizde haklı bulunurum, haksız bulunurum ayrı mesele. Ben bunu göze alıyorum ama diyorum ki bunu söylediniz ispatlayın” dedi.ATMACA: RUHSATIN BU ŞARTLARDA VERİLMESİYLE İLGİLİ KİM NE ALDI
Sözlü soru önergeleri kısmında söz alan AK Parti Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca ise, “Selahattin Bey'in bir konusu vardı. Bayraklı'ya bir çanta hikayesi. Ben tam olarak anladığımı söylüyorum. Selahattin Bey bir iddiadan bahsetti. Yani bir hüküm koymadı. Burada böyle bir çanta olduğu iddia ediliyor dedi. Ve bununla ilgili bilginiz var mı sizde? Var ya da yok ya da benim bilgim yok kardeşim der geçersiniz. Neden bu kadar bu konuya fokuslandınız onu anlayamadım. Bilgi ve belgeden bahsediyorsunuz. Bakın ben bilgi ve belge olan bazı daha önce sormuş olduğumuz sorular var. Mesela Veli Ağababa'nın akrabası olan arkadaşı ben dört kez bu meclise sordum. Siz sürekli ‘Benim tasarrufumda’ cevabını verdiniz. Biz sizin tasarrufunuza itiraz etmiyoruz ki. Bu meclisi bilgilendirmeniz gerekiyor. Bunu ben söylemiyorum. Biz ondan sonra evraklarıyla birlikte açıklama yaptık. Şimdi evrak bilgi belge diyorsanız, bakın ortaya koyuyoruz. Belediye İmar Müdürlüğü'nün kullandığı program. Bunu tek başınıza imzaladınız. Yapamazsınız dedik. Hayır bu şartsız bağış dediniz. Evet şartlı bağış. Dört yıllık kullanıma yönelik şartlı bağış. Sonra dediniz ki 3-4 milyon belediyemiz kar etti. Biz de devlet malzeme bu programın 600-700 bin lira civarında bir bedeli olduğunu ortaya koyduk. Bu da bilgi, belge değil mi Sayın Başkan? Bir telekomünikasyon firmasının arkasındaki park için sordum. Ne kadar ecrimisil aldınız dedim. Ona da cevap vermediniz. Üst düzey bir bürokratımızın Hollanda'da olan ev sahibine buradan bir iş insanı çalışanı tarafından havale yoluyla bu bir yıllık kirasının ödendiğini söyledim. İsimlerinin baş harflerini söyledim. Teftiş kurulunu harekete geçirdiniz mi? Hayır. Bunların hiçbirisini yapmadınız. Dolayısıyla kalkıp neden bu çantaya bu kadar focuslandınız? Neden bu kadar bir gerilim yarattınız? Ben anlayabilmiş değilim. Yine bakın vatandaşlardan gelen bazı konular var. Sevgi yolunda bir su yalağı yapmışsınız. Yani gerçekten çok kötü bir uygulamaydı o. Çünkü durağan su pislik üretir ve canlılarda bunu içmez zaten. Şimdi tekrar burayı kırılmış, tekrar bir işlem yapılıyor sanıyorum. Bununla ilgili ne yaptığınızı da bir bilgilendirirseniz sevinirim. Buradan noter sokağına girdiğimizde notere varmadan sola doğru bir açıklık alana giriyorsunuz. Orada da yine bir yurttaşımız bahsetti. Biz dedi imar planları yapılırken yüzde 54 zayiat verdik. Şimdi orada parkın içerisinde bir inşaat başladı. Bizim böyle bir şeye rızamız yok. Hangi koşullarda oraya hangi bina yapılmak isteniyor? Bu konuyla da ilgili yurttaşımız bir cevap bekler. Beyaz Evler'de yine bir yurttaşımız belgelerini gönderdi. Belgelere göre yurttaşımızın arsasında otlar birikmiş. Bu otları bertaraf etmiyor diye kesmiyor diye vatandaşımıza bir ceza yazılmış. bir yandan pırpırımız var diye övünüyoruz. Bir yandan da vatandaşımıza ceza yazıyoruz ki Nail Bey söyledi. 350 bin liraymış sanıyorum. Bir tanesi. Madem öyle. bunları da vatandaşın da kullanımına sunmak sizin belediye başkanı olarak bu kentin, bu beldenin refahını ve huzurunu ve yaşam standardını sağlamak açısından birinci önceliğinizdir diye düşünüyorum.Belediyemizin arkasındaki iş yeriyle ilgili hani mühürlediğiniz, boşaltmasını talep ettiğiniz iş yeriyle ilgili. Tutanaklardan zaten elinize geçer. O binanın proje mühendisi benim. Proje mühendisi olarak binamız mimari projesine, ruhsat ve eklerine uygun olarak inşa edildi. Sonrasında beş metrelik bahçe mesafelerinin tamamı bu işyeri tarafından kapatılarak sabit malzemeyle kapatılarak bir alan yaratıldı burada. Hatta proje mühalifi olarak hiç bana da bugüne kadar da bir talepte bulunmadı. Yani burasıyla ilgili bir proje tadilatı yapabilir miyiz, yapamaz mıyız diye. şimdi sonrasında bize görüştü orada ama iş işten geçmiş artık. Ceza ödemelerini bir gün sonra yurttaşımız gidiyor ödemesini yapıyor. Peki iş yeri ruhsat tarihi ne zaman biliyor musunuz arkadaşlar? Bu cezaların ödendiğinden üç gün sonra. Encümen kararının tebliğinden dört gün sonra. Peki bu tarihte bu kapamalar var mıydı? Vardı iddia edebilir mi kimse? Hayır. Çünkü zaten yapı tatil zaptı düzenlenmiş. Yani ne yapmışız belediye olarak? Bu yapı tatil zaptının gereğini yerine getirmeden bu ruhsatı vermişiz. Ne yapmamız lazımdı? Ya orayı yıktıracaktık ya da ruhsata bağlayacaktık belediye olarak. Bunları yapmadan bu ruhsatın verilmesi suçtur. Tabii burada bir kafa karışıklığı, böyle bir mevzuata aykırı işlemler yapılınca bunu nasıl düzeltiriz diye bir süreç başlatılmış. Bir Cimer şikayetinden bahsediliyor. Ben merak ediyorum bu gerçekten bir vatandaşımız mı? Çünkü zaten burada bir yapı tatil hattı var. Yani bu yapılan şikayet ne zaman ve kim tarafından yapılmış ben çok merak ediyorum. Muhtemelen belki de belediyemiz tarafından da yapılmış olabilir yani. Neyse gelelim CİMER şikayetine. Iki bin altı yüz yirmi üç yetmiş dokuz kırk yedi sayılı şikayetiyle bunun tarihini bilmiyoruz. Kimin müracaat ettiğini bilmiyoruz. On sıfır iki iki bin yirmi altı tarihinde bir tutanak yapılmış. Bu tutanakta da ilgili başkan yardımcısının da imzası var. Daha sonrasında başkanlık oluruyla yani sizin olurunuzla vatandaşımızın ruhsatını iptal etmişsiniz. Tebliğ tebelli belgesiyle iş yeri sahibine de bu teslim edilmiş. Şimdi bütün bunlar bu kronolojik sıra ortada. Vatandaşımız idare mahkemesine gitmiş. İdare mahkemesi yurttaşımızı haklı bulmuş. Fakat sonra belediyemizde istinafa gitmiş. İstinaf da belediyemizi haklı bulmuş. Ama şimdi bakıyorum. Benim bu anlattığım süreci hiç kapsamıyor. Yani oraya verilen evrak iş yeri ruhsatı buharlaşmış yok. Hangi tarihte verildiği belli değil. Ne var orada? İş yeri açılma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin on üçüncü maddesi uyarınca iş yerinde denetim yapıldı ve işletmenin ilgilisinin beyanına ve mevzuata uygun olduğunun tutanak altına alındığı, ne zaman? 24.12.2025 tarihinde. Bakın ruhsat verildiği tarihte o kapatmalar var. Yerine gidilmiş, yerinde o gün var. Ama ne şeyde ıslak evrakta ne yazıyor? İlgilinin beyanına ve mevzuata uygun olduğunun tutanak altına alındığı ardından CİMER üzerinden yapılan şikayet, ardından dediği CİMER şikayeti ne zaman? Tarihini bilmiyoruz. Ama CİMER şikayetinin üzerine 10.02.2026 yaklaşık üç ay sonra yerine burada bir tutanak tutuluyor. Ondan sonra da vatandaşın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiş oluyor. Bu konuda kontrol müdürlüğünce yapılan iş ve işlemlerin taraflarına gönderilmesine ilişkin 04.02.2026 sayılı yazının ilgili müdürlüğe Yapı Kontrol Müdürlüğü'nün cevabı 10.02.2026 tarih ve 15920 sayılı yazısıyla iş yerinin dış cephe doğramalarının sökülerek çekme mesafeleri dışındaki bahçe alanlarının parçalarına kadar kapatılarak iş yerine dahil edildiği toplamda 113 metre ilave kapalı alan oluşturulduğunun tespit edildiği belirtilerek söz konusu tespitlere ilişkin yapı tatili zaptıyla yıkım ve para cezasına ilişkin encümen kararlarının ekli olduğu haliyle yazının ruhsat ve denetim müdürlüğüne gönderildiği görülmektedir diyor. Bunlar zaten sizde vardır. Hukuk müdürlüğünüzde de vardır. Diğer birimlerinizde de vardır. Şimdi alın size belge. Alınız bilgi. Bunu ben geçen mecliste sordum. Cevap var mı? Cevap yok. Şimdi daha enteresan bir şey var. Yurttaşımızdan bir bağış talep edildiği iddia ediliyor. Bak iddia ediliyor. Sonra bu yerine getirilmiyor. Bu yerine getirilmedikten sonra buranın iş yeri ruhsatı veriliyor. Şimdi çok açık ve net bir soru soruyorum. Bu ruhsatın bu şartlarda verilmesiyle ilgili kim ne aldı?” diye konuştu.ATMACA: HTS KAYITLARI YALAN SÖYLEMEZÜstgeçit hakkında gündem dışı konuşmalarda söz alan AK Parti Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca, “ESBAŞ AVM arasında bir üst geçit ihalesi yapıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından ve biz bunu baştan beri karşı çıkıyoruz. Doğru bir işlem değil. Bunu büyükşehir meclisinde de dile getirdim. Orada yapılması gereken şey 110 milyar bütçeli bir büyükşehir belediyesinin 60-70 milyonluk bir üst geçidi, otopark işletmesi karşılığında vermesi doğru bir işlem değildir. Bunların ayrı ayrı işlem tesis edilmesi gerekir. Yani üst geçidi, İzmir Büyükşehir Belediyesi yapar. Sonrasında da otoparkı işletmeye çıkar. Bu daha karlı bir yaklaşım olur. Ki şunu da unutmamak lazım. Aziz Kocaoğlu döneminde Aziz Bey'in yargılanmasına olan olaylardan bir tanesi de Çankaya katlı otoparkındaki bir kamu zararı iddiasıydı. Her ne kadar ondan aklanmış olsa da orada bir süreç yaşandı. Bunlardan ders çıkartmak lazım. Ve şununla da ilgili size bir soru soracağım. Son bir ay içerisinde bu AVM yetkilisiyle makamınızda kaç görüştünüz. Özel kalem kayıtları silinebilir. Kamera kayıtları silinebilir. Ama HTS kayıtları yalan söylemez. Bu ihaleye bir dahiliniz oldu mu?” diye sordu.IŞIK: FETÖ’CÜ TAKTİKLERİ
İddialara yanıt veren Başkan Işık, “Vallahi ben hep söylüyorum. FETÖ'cü taktikleriyle çok iyi çalışıyorsunuz ama hiçbir kaydımız silinmiyor. Herkesin gözünün önünde bu ihaleyi Gaziemir'e kazandırılacak, vatandaşların can güvenliğini sağlayacak bu köprünün yapılmasını ben de yakinen takip ediyorum. Kaç kere konuştuğumu görüştüğümüz, saymıyorum böyle bir şeye ihtiyacım yok. Çünkü o köprünün yapılması, üst geçidin yapılması büyükşehirin görevi ama ben de Gaziemir'de yapılan bir köprüyü çok yakından takip ediyorum. Takip etmeye de devam edeceğim” dedi.Yeniden söz alan AK Partili Atmaca, “Keşke o otoparkın işletmesini Gaziemir Belediyesine kazandırsaydınız” diye konuştu.Son olarak söz alan Başkan Işık, “Vallahi büyükşehirin tasarrufunda olan bir yer. Kısa sürede çok da güzel bir anlaşma yapıldığını düşünüyorum. Yani ülkemizde yap, işlet, devret modelleriyle yapılan bu kadar inşaattan sonra bundan da rahatsız olmamak lazım ya.
ASLAN: NE KADAR BORCUMUZ VAR?
Meclisin açılışında söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Hüseyin Aslan, “Bizim SGK ve diğer vergi iarelerine olan borcumuzun tamı ne kadar? Bizler belediye meclis üyesiyiz. Yarın biri sorduğunda bilelim ne kadar borcumuz var. Belki bu borç 600 milyon oldu bilemem.Borçlarla ilgili meclisi bilgilendirmenizi istiyoruz. Belediyemize pırpır gelmiş. Mali değer 350 bin TL civarında. Bize nelerde faydası olabilir düşündüm. Havaların sıcak olduğu günlerde kuryan otların yangına karsı tehlikesi var. Ormana doğru giden yollardaki otların acilen temizlenmesine ihtiyaç var. Gerek denetim sonuçlarında gerek meclis konuşmalarımızda açıklarlarımızda meclis üyelimizin çağrılarak ifadelerinin geri alması konusunda yada savcılığa ifade verilsin gibi ifadeler kullanmanız hiç hoş değil. Bizler konuştuklarımızın arkasındayız. Bu mecliste de siyasetimiz doğru yapamaya çalışıyoruz. Bizim amacımız ilçemizin sorunlarının çözülmesi. Konuştuklarımızın farklı yelere çekilmemesi lazım. Denetim sonuçlarını irdeledik ve konuştu. Siz bunlarda rahatsız oluyorsanız İzmir ilinin savcıları ve yargı makamı Bayraklı’da şikayetinizi yapabilirsiniz” dedi.ŞAHİN: AKTEPE’DEN BAYRAKLIYA BİR ÇANTA GÖNDERİLDİĞİ İDDİASI VAR.
Söz alan MHP Grup Başkanvekili Selahattin Şahin ise şu ifadeleri kullandı;“Geçtiğimiz Meclis Birleşiminden sonraki gün öğleden önce beni arayıp Belediyeye Makamınıza davet ettiniz. Kahve içelim sohbet edelim dediniz. Bendesize siz buyurun gelinburada çay içelim dedim. Doğru mu sayın başkan?Benden meclis birleşimindeki konuşmalarınızı önümüzdeki meclis birleşiminde düzeltmemi istediniz. Düzeltmezseniz adliyede ifade vermek durumunda kalabilirsiniz dediniz.Bende size ifade vermem gerekiyorsa veririm dedim. Çünkü benim verilemeyecek hiçbir hesabım yok.Ama sizi bilemem. Gelin şimdi geçen meclisteki sorularımı tekrar okuyalım. Yanlış olduğunu düşündüğünüz yeri düzeltin bizde öğrenelim.Sarnıç Hizmet binamızda onlarca personelimiz sürgünde ve ‘bankamatik’ pozisyonunda maaş alıyorlar ama sizin tarafınızdan göreve layık görülmüyorlar. Bu mu yanlış Sayın Başkan?Buna istinaden diğer belediyelerden personel getirip belediyemizin kaynaklarını heba ediyorsunuz. Bu mu yanlış Sayın Başkan?Ayrıca Gaziemir’in gençleri dururken Malatya Milletvekili Veli Ağababa’nın yeğenini istisnai kapsamda ‘bankamatik’ memuru yapıyorsunuz. Bu mu yanlış Sayın Başkan?Basında çıkan Gaziemir Belediyesi Kars Belediyesi mi oldu haberini mecliste dile getirdiğimiz için bana faşist dediniz. Gaziemir’in çıkarlarını Gaziemirli kardeşlerimizin hukukunu korumak faşizm ise ben sonuna kadar Gaziemirli kardeşlerimizin hukukunu korumaya devam edeceğim. Bu mu yanlış Sayın Başkan?2320 Ada 1 Parselin Doğusu ile 2317 Ada Batısındaki kamuya terkli alan inşaat firmasının kullanımına sunuldu. 2320 Ada 1 Parseldeki inşaat ruhsatı alınmadan inşaata başlandığı düşünülmektedir. Söz konusu inşaattan yükseklikleri ile ilgili plan notu değişikliği ve biraz önce bahsettiğim kamuya terkli alanın inşaat firması tarafından yemekhane, yatakhane, revir ve benzeri kullanımlarına belediye tarafından izin verilmesi karşılığında inşaat firması tarafından 5 bin metrekare büyüklüğünde park yapılmasına yönelik belediye ile inşaat firması arasında protokol yapıldığı bilgisi komisyonda ve mecliste dile getirilmişti. İnşaat firmasına sağlanan bu ayrıcalıkların mevzuata uygun olmadığı,Bolu Belediyesindeki soruşturmaya konu olan irtikap suçuyla benzerlik taşıdığı düşünülmektedir. Defalarca inşaat firmasından kaç para ecrimisil alındığını sormamıza rağmen bir cevap alamadık. Bu mu yanlış Sayın Başkan?Çöp veya molozların ilçe dışına taşınması amacıyla herhangi bir bağış aldınız mı?Aldıysanız toplam rakam ne kadar? Ve bu bağışlar belediyemiz hesaplarına mı, şirket hesaplarına mı giriş yapıldı? Bu mu yanlış Sayın Başkan?Bir de Aktepe’den Bayraklıya bir çanta gönderildiği iddiası var. Bu çantadan ve içindekilerden bilginiz var mı? Bu mu yanlış Sayın Başkan?”IŞIK: İSPATLAMA OLANAĞI VARSA SAVCIYA GİTMEYEN NAMUSSUZDUR, ŞEREFSİZDİR
Söz alan Belediye Başkanı Ünal Işık ise iddiaları yalanlarken, “Biraz önce tehdidi açıkladı Selahattin Bey ama konuşmayı tam aktarmadı. Bir kısmını aktardı. Ben konuşma aktarayım. 2 Haziran günü yani meclisin ertesi günü Selahattin Bey'e dedim ki bir cümle kurdunuz. Bir gelin. Bu konu nedir? Bir çantadan bahsediyorsunuz. Ben böyle bir şeyden haberim yok. Varsa bildiğiniz bir şey bir gelin bana anlatın dedim. O da sağ olsun dedi ki ‘başkan çayı kahveyi her zaman içeriz. Bizim bir restorana gelin dedi burada yemek yiyelim’ dedi. Ben gittim. Yemek yemedik. Çay kahve içtik. Dedim ki bu konu ne? ‘Vallahi öyle söylüyorlar’ dedi. Dedim ki ‘siz koskoca bir partinin grup başkan vekilisiniz. Siz burada genel başkanınızı temsil ediyorsunuz. Ya bunu ulu orta bu tür cümleler, bu tür karalar kimsenin üstüne iftiralar atılmasın. Bu yanlış’ dedim. Bu bilgiyi size kim getirdi? Bana getirmeniz lazım. Bilmem lazım dedim. 2’nci yanlış bilgiyse elinizde bir belge yoksa bir dahaki mecliste sizden rica edeyim özür dilemeseniz bile, bir yanlış anlaşılma olmuştur, türü bir cümle kurun. Ben buna da razıyım dedim. Bunları yapamazsınız bu iftarın karşılığında ben şikayette bulunacağım. Şimdi bunun adına tehdit demiş Selahattin Bey. Arkadaşlar bu niye tehdit olsun? O konuşmada oturduk. Yani gerçekten ben kendisine söyledim. Biraz önce bir sürü şeyi söyledim Selahattin Bey. Yok özel kalemden giriyor, ordan giriyor, buradan giriyor… Ben orada kendisine şunu da söyledim. Ben böyle çok özel yaşamı irdelemeyi sevmem. Terbiyem de müsaade etmez. Dedim ki büyükşehir meclis üyesi olduğunuz dönemde niye bir ülkücü genci belediyeye sokmadınız da eşinizi işe soktunuz? Bu soruyu da ben ona sordum. Cevap vermedi. Dedim ki dün de size Meclis'te havaalanına çöktüğünüz söylendi. Ben de dedim çökmeyi mi söyleyeyim size ya? Ben duydum. Elime bir belge yoksa ben de size bunları sorarım dedim. Gülüştük. ‘Ya vallahi elimizde bir şey yok. Ama işte bazen eksik bilgilendirmeler bize de vatandaşlardan bilgi geliyor’ dedi. Dedim ki ‘başkanım bak ben bunu çok önemsiyorum. Bu doğru değil. Bu üç yolu lütfen bir dahaki meclise kadar düşünün. Bir iki cümle ederseniz he ya da bir belge bilgi varsa söyleyin bana ben gereğini yapayım. Ya da siz gereğini yapın’ dedim. Yani ben Selahattin Bey'e yargıya gitmeyi tehdit olarak algılamanızı anlamış değilim. Arkasından ilçe başkanlarımız aynı konuda açıklama yaptı. Meclis üyelerimiz yaptı. Sizin iktidarda olduğunuz, bizim zaman zaman çoğunlukla da haklı olarak muzdarip olduğumuz yanlı bakıldı dediğimiz yargıya ben gene de gitmeyi istiyorum. Çünkü ben bunu hazmedemiyorum. Şimdi tekrar söylüyorum; Söylediğiniz çanta konusu. Elimde bir belgesi varsa benimle bir bağı varsa, bildiğim bir konuyu ispatlama olanağı varsa savcıya gitmeyen namussuzdur, şerefsizdir. Bu bir iftira. Yani Bayraklı'ya Aktepe'den bir çanta gitti. Nereye gitti Bayraklı'da? Ne var Bayraklı'da? Ya benim boşalttığım görevden ayrıldığım bir ofisim var. AK Parti İlçe İl Başkanına da orada. Bir sürü arkadaşın ofisi de olabilir. Bir duyum almış olabilirsiniz ama bu duyumu da yani birine bir şey söylerken lütfen dikkat edin. Bu niye tehdit olsun? Bu tehdit değil. Ha gittiğimizde haklı bulunurum, haksız bulunurum ayrı mesele. Ben bunu göze alıyorum ama diyorum ki bunu söylediniz ispatlayın” dedi.ATMACA: RUHSATIN BU ŞARTLARDA VERİLMESİYLE İLGİLİ KİM NE ALDI
Sözlü soru önergeleri kısmında söz alan AK Parti Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca ise, “Selahattin Bey'in bir konusu vardı. Bayraklı'ya bir çanta hikayesi. Ben tam olarak anladığımı söylüyorum. Selahattin Bey bir iddiadan bahsetti. Yani bir hüküm koymadı. Burada böyle bir çanta olduğu iddia ediliyor dedi. Ve bununla ilgili bilginiz var mı sizde? Var ya da yok ya da benim bilgim yok kardeşim der geçersiniz. Neden bu kadar bu konuya fokuslandınız onu anlayamadım. Bilgi ve belgeden bahsediyorsunuz. Bakın ben bilgi ve belge olan bazı daha önce sormuş olduğumuz sorular var. Mesela Veli Ağababa'nın akrabası olan arkadaşı ben dört kez bu meclise sordum. Siz sürekli ‘Benim tasarrufumda’ cevabını verdiniz. Biz sizin tasarrufunuza itiraz etmiyoruz ki. Bu meclisi bilgilendirmeniz gerekiyor. Bunu ben söylemiyorum. Biz ondan sonra evraklarıyla birlikte açıklama yaptık. Şimdi evrak bilgi belge diyorsanız, bakın ortaya koyuyoruz. Belediye İmar Müdürlüğü'nün kullandığı program. Bunu tek başınıza imzaladınız. Yapamazsınız dedik. Hayır bu şartsız bağış dediniz. Evet şartlı bağış. Dört yıllık kullanıma yönelik şartlı bağış. Sonra dediniz ki 3-4 milyon belediyemiz kar etti. Biz de devlet malzeme bu programın 600-700 bin lira civarında bir bedeli olduğunu ortaya koyduk. Bu da bilgi, belge değil mi Sayın Başkan? Bir telekomünikasyon firmasının arkasındaki park için sordum. Ne kadar ecrimisil aldınız dedim. Ona da cevap vermediniz. Üst düzey bir bürokratımızın Hollanda'da olan ev sahibine buradan bir iş insanı çalışanı tarafından havale yoluyla bu bir yıllık kirasının ödendiğini söyledim. İsimlerinin baş harflerini söyledim. Teftiş kurulunu harekete geçirdiniz mi? Hayır. Bunların hiçbirisini yapmadınız. Dolayısıyla kalkıp neden bu çantaya bu kadar focuslandınız? Neden bu kadar bir gerilim yarattınız? Ben anlayabilmiş değilim. Yine bakın vatandaşlardan gelen bazı konular var. Sevgi yolunda bir su yalağı yapmışsınız. Yani gerçekten çok kötü bir uygulamaydı o. Çünkü durağan su pislik üretir ve canlılarda bunu içmez zaten. Şimdi tekrar burayı kırılmış, tekrar bir işlem yapılıyor sanıyorum. Bununla ilgili ne yaptığınızı da bir bilgilendirirseniz sevinirim. Buradan noter sokağına girdiğimizde notere varmadan sola doğru bir açıklık alana giriyorsunuz. Orada da yine bir yurttaşımız bahsetti. Biz dedi imar planları yapılırken yüzde 54 zayiat verdik. Şimdi orada parkın içerisinde bir inşaat başladı. Bizim böyle bir şeye rızamız yok. Hangi koşullarda oraya hangi bina yapılmak isteniyor? Bu konuyla da ilgili yurttaşımız bir cevap bekler. Beyaz Evler'de yine bir yurttaşımız belgelerini gönderdi. Belgelere göre yurttaşımızın arsasında otlar birikmiş. Bu otları bertaraf etmiyor diye kesmiyor diye vatandaşımıza bir ceza yazılmış. bir yandan pırpırımız var diye övünüyoruz. Bir yandan da vatandaşımıza ceza yazıyoruz ki Nail Bey söyledi. 350 bin liraymış sanıyorum. Bir tanesi. Madem öyle. bunları da vatandaşın da kullanımına sunmak sizin belediye başkanı olarak bu kentin, bu beldenin refahını ve huzurunu ve yaşam standardını sağlamak açısından birinci önceliğinizdir diye düşünüyorum.Belediyemizin arkasındaki iş yeriyle ilgili hani mühürlediğiniz, boşaltmasını talep ettiğiniz iş yeriyle ilgili. Tutanaklardan zaten elinize geçer. O binanın proje mühendisi benim. Proje mühendisi olarak binamız mimari projesine, ruhsat ve eklerine uygun olarak inşa edildi. Sonrasında beş metrelik bahçe mesafelerinin tamamı bu işyeri tarafından kapatılarak sabit malzemeyle kapatılarak bir alan yaratıldı burada. Hatta proje mühalifi olarak hiç bana da bugüne kadar da bir talepte bulunmadı. Yani burasıyla ilgili bir proje tadilatı yapabilir miyiz, yapamaz mıyız diye. şimdi sonrasında bize görüştü orada ama iş işten geçmiş artık. Ceza ödemelerini bir gün sonra yurttaşımız gidiyor ödemesini yapıyor. Peki iş yeri ruhsat tarihi ne zaman biliyor musunuz arkadaşlar? Bu cezaların ödendiğinden üç gün sonra. Encümen kararının tebliğinden dört gün sonra. Peki bu tarihte bu kapamalar var mıydı? Vardı iddia edebilir mi kimse? Hayır. Çünkü zaten yapı tatil zaptı düzenlenmiş. Yani ne yapmışız belediye olarak? Bu yapı tatil zaptının gereğini yerine getirmeden bu ruhsatı vermişiz. Ne yapmamız lazımdı? Ya orayı yıktıracaktık ya da ruhsata bağlayacaktık belediye olarak. Bunları yapmadan bu ruhsatın verilmesi suçtur. Tabii burada bir kafa karışıklığı, böyle bir mevzuata aykırı işlemler yapılınca bunu nasıl düzeltiriz diye bir süreç başlatılmış. Bir Cimer şikayetinden bahsediliyor. Ben merak ediyorum bu gerçekten bir vatandaşımız mı? Çünkü zaten burada bir yapı tatil hattı var. Yani bu yapılan şikayet ne zaman ve kim tarafından yapılmış ben çok merak ediyorum. Muhtemelen belki de belediyemiz tarafından da yapılmış olabilir yani. Neyse gelelim CİMER şikayetine. Iki bin altı yüz yirmi üç yetmiş dokuz kırk yedi sayılı şikayetiyle bunun tarihini bilmiyoruz. Kimin müracaat ettiğini bilmiyoruz. On sıfır iki iki bin yirmi altı tarihinde bir tutanak yapılmış. Bu tutanakta da ilgili başkan yardımcısının da imzası var. Daha sonrasında başkanlık oluruyla yani sizin olurunuzla vatandaşımızın ruhsatını iptal etmişsiniz. Tebliğ tebelli belgesiyle iş yeri sahibine de bu teslim edilmiş. Şimdi bütün bunlar bu kronolojik sıra ortada. Vatandaşımız idare mahkemesine gitmiş. İdare mahkemesi yurttaşımızı haklı bulmuş. Fakat sonra belediyemizde istinafa gitmiş. İstinaf da belediyemizi haklı bulmuş. Ama şimdi bakıyorum. Benim bu anlattığım süreci hiç kapsamıyor. Yani oraya verilen evrak iş yeri ruhsatı buharlaşmış yok. Hangi tarihte verildiği belli değil. Ne var orada? İş yeri açılma ve çalışma ruhsatlarına ilişkin on üçüncü maddesi uyarınca iş yerinde denetim yapıldı ve işletmenin ilgilisinin beyanına ve mevzuata uygun olduğunun tutanak altına alındığı, ne zaman? 24.12.2025 tarihinde. Bakın ruhsat verildiği tarihte o kapatmalar var. Yerine gidilmiş, yerinde o gün var. Ama ne şeyde ıslak evrakta ne yazıyor? İlgilinin beyanına ve mevzuata uygun olduğunun tutanak altına alındığı ardından CİMER üzerinden yapılan şikayet, ardından dediği CİMER şikayeti ne zaman? Tarihini bilmiyoruz. Ama CİMER şikayetinin üzerine 10.02.2026 yaklaşık üç ay sonra yerine burada bir tutanak tutuluyor. Ondan sonra da vatandaşın başına gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiş oluyor. Bu konuda kontrol müdürlüğünce yapılan iş ve işlemlerin taraflarına gönderilmesine ilişkin 04.02.2026 sayılı yazının ilgili müdürlüğe Yapı Kontrol Müdürlüğü'nün cevabı 10.02.2026 tarih ve 15920 sayılı yazısıyla iş yerinin dış cephe doğramalarının sökülerek çekme mesafeleri dışındaki bahçe alanlarının parçalarına kadar kapatılarak iş yerine dahil edildiği toplamda 113 metre ilave kapalı alan oluşturulduğunun tespit edildiği belirtilerek söz konusu tespitlere ilişkin yapı tatili zaptıyla yıkım ve para cezasına ilişkin encümen kararlarının ekli olduğu haliyle yazının ruhsat ve denetim müdürlüğüne gönderildiği görülmektedir diyor. Bunlar zaten sizde vardır. Hukuk müdürlüğünüzde de vardır. Diğer birimlerinizde de vardır. Şimdi alın size belge. Alınız bilgi. Bunu ben geçen mecliste sordum. Cevap var mı? Cevap yok. Şimdi daha enteresan bir şey var. Yurttaşımızdan bir bağış talep edildiği iddia ediliyor. Bak iddia ediliyor. Sonra bu yerine getirilmiyor. Bu yerine getirilmedikten sonra buranın iş yeri ruhsatı veriliyor. Şimdi çok açık ve net bir soru soruyorum. Bu ruhsatın bu şartlarda verilmesiyle ilgili kim ne aldı?” diye konuştu.ATMACA: HTS KAYITLARI YALAN SÖYLEMEZÜstgeçit hakkında gündem dışı konuşmalarda söz alan AK Parti Meclis Üyesi Uğur İnan Atmaca, “ESBAŞ AVM arasında bir üst geçit ihalesi yapıldı. Büyükşehir Belediyesi tarafından ve biz bunu baştan beri karşı çıkıyoruz. Doğru bir işlem değil. Bunu büyükşehir meclisinde de dile getirdim. Orada yapılması gereken şey 110 milyar bütçeli bir büyükşehir belediyesinin 60-70 milyonluk bir üst geçidi, otopark işletmesi karşılığında vermesi doğru bir işlem değildir. Bunların ayrı ayrı işlem tesis edilmesi gerekir. Yani üst geçidi, İzmir Büyükşehir Belediyesi yapar. Sonrasında da otoparkı işletmeye çıkar. Bu daha karlı bir yaklaşım olur. Ki şunu da unutmamak lazım. Aziz Kocaoğlu döneminde Aziz Bey'in yargılanmasına olan olaylardan bir tanesi de Çankaya katlı otoparkındaki bir kamu zararı iddiasıydı. Her ne kadar ondan aklanmış olsa da orada bir süreç yaşandı. Bunlardan ders çıkartmak lazım. Ve şununla da ilgili size bir soru soracağım. Son bir ay içerisinde bu AVM yetkilisiyle makamınızda kaç görüştünüz. Özel kalem kayıtları silinebilir. Kamera kayıtları silinebilir. Ama HTS kayıtları yalan söylemez. Bu ihaleye bir dahiliniz oldu mu?” diye sordu.IŞIK: FETÖ’CÜ TAKTİKLERİ
İddialara yanıt veren Başkan Işık, “Vallahi ben hep söylüyorum. FETÖ'cü taktikleriyle çok iyi çalışıyorsunuz ama hiçbir kaydımız silinmiyor. Herkesin gözünün önünde bu ihaleyi Gaziemir'e kazandırılacak, vatandaşların can güvenliğini sağlayacak bu köprünün yapılmasını ben de yakinen takip ediyorum. Kaç kere konuştuğumu görüştüğümüz, saymıyorum böyle bir şeye ihtiyacım yok. Çünkü o köprünün yapılması, üst geçidin yapılması büyükşehirin görevi ama ben de Gaziemir'de yapılan bir köprüyü çok yakından takip ediyorum. Takip etmeye de devam edeceğim” dedi.Yeniden söz alan AK Partili Atmaca, “Keşke o otoparkın işletmesini Gaziemir Belediyesine kazandırsaydınız” diye konuştu.Son olarak söz alan Başkan Işık, “Vallahi büyükşehirin tasarrufunda olan bir yer. Kısa sürede çok da güzel bir anlaşma yapıldığını düşünüyorum. Yani ülkemizde yap, işlet, devret modelleriyle yapılan bu kadar inşaattan sonra bundan da rahatsız olmamak lazım ya.








