Panele Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim
Kurulu Başkanı Hayrettin Uçak, Tarım ve Orman Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler
Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Volkan Güngören, TMO Strateji Geliştirme Daire
Başkanı Ayşin Senses, Bornova İlçe Tarım Müdürü Ruhşan Özdemir Çifçi ve FAO
Türkiye Program Sorumlusu Sheikh Ahaduzzaman ile çok sayıda akademisyen ve
sektör temsilcisi katıldı.
Uçak: “Kayıpların
Önüne Geçebiliriz”
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu
Başkanı Hayrettin Uçak yaptığı konuşmada yürütülen projenin yaş meyve sebze
sektörü için büyük önem taşıdığının altını çizdi. Gıda kayıplarının önüne
geçilebileceğini aktaran Uçak, “Umarım bu projenin özellikle bizim yaş sebze ve
meyve sektörüne büyük faydası olacağını göreceğiz. Tarladan raflara gelene
kadar ürünler çok sayıda el değiştiriyor. Her değişimde de tüm ürünlerde ciddi
miktarda kayıplar veriyoruz. Çevremizdeki örneklere baktığımızda gıda israfının
ve kaybının azaltılabildiğini görmek mümkün. Örneğin aramızdan bir işletmeci
arkadaşımız yaptığı küçük düzenlemelerle bu kayıp oranını kısa sürede yüzde
13’ten 5’e çekti. Yani istendiğinde bu yapılabiliyor. Umarım bu proje, bu
kanayan yaraya da çare olarak, yaşadığımız kayıpların ortadan kalkmasına ön
ayak olacaktır.” ifadelerini kullandı.
İzmir’de 14 ilçede
146 üreticiyle çalışıldı
Bornova Tarım ve Orman İlçe Müdürü Ruhşan Özdemir Çifçi,
2019 yılı başında başlatılan proje ile birincil üretimden son tüketiciye kadar
olan gıda arz zincirinin tüm aşamalarında meyve sebze kayıplarının
azaltılmasını hedeflediklerini belirterek İzmir’de yaptıkları çalışmalardan
bahsetti.
Bu hedef kapsamında İzmir ili için üretim değeri yüksek olan
başta Kiraz, Zeytin, Üzüm, İncir olmak üzere meyve ve sebze üreticilerine
yönelik çalışmalar yürüttüklerini aktaran Çifçi, “Hasat, hasat sonrası
muhafaza, işleme ve nakliye, depolama aşamaları hakkında eğitimler düzenledik.
Teknik gezilerle üreticilerimize farkındalık kazandırmaya çalıştık. Çünkü
baktığımızda görüyoruz ki tüm dünyada gıda kayıpları oluyor. Ancak gelişmekte
olan ülkelerde özellikle üretim, taşıma ve işleme aşamasında gıda kayıpları
meydana geliyor. İzmir’de 14 ilçede 146 üreticiyle yaptığımız bu çalışmada
bizde gördük ki ilk üretim aşamasında üzümde yüzde 23, incirde 18, kirazda 17,
hıyarda 20, domateste 9 kayıp oluşuyor. Bunun önüne geçmemiz gerekiyor. Bizim
diğer hedeflerimiz gıda işletmeleri, soğuk hava depoları, marketlerdi. Diğer
grupta ise kadınlarla çocuklar yer aldı. Ev hanımlarına ev ekonomisine katkı
sağlayıp gıda israfını azaltmaya yönelik olarak etiket okuryazarlığı, kompost
gübre üretimi ve akıllı alışveriş konularında eğitimler verdik. Ayrıca
ilçemizde okullarda yapılan eğitimlerde ilkokul öğrencilerine Dengeli Beslenme,
Gıda İsrafı, Gıda Güvenilirliği, Hijyen ve Alo 174 Gıda Hattı konularında
farkındalık yaratmaya çalıştık” dedi.
Birleşmiş
Milletler’den Projeye Destek
Türkiye ve dünya adına önemli bir oturum
gerçekleştirildiğini vurgulayan FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü)
Türkiye Program Sorumlusu Sheikh Ahaduzzaman ise bu anlamda teşvik edici
uygulamalar için Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yanı sıra sektör temsilcileriyle
çalıştıklarını belirtti. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın büyük bir farkındalık
çalışmasına imza atacağını söyleyen Ahaduzzaman, “Tarım ve Orman Bakanlığı,
gerçekleştireceği çalışmayla strateji belgesi ortaya koyarak bir eylem planı
oluşturuyor. Mihenk taşı niteliğinde bir doküman ortaya koyarak gıda israfının
önüne geçmek için yapılan çalışmaları destekleyecek. Biz de FAO olarak bu ve
benzeri çalışmalara destek vermeye devam edeceğiz. Çünkü gıda kayıplarını
azaltmak ve bunun neticesinde açlığın son bulduğu bir dünya sağlamak gerçekten
mümkün. Diğer ülkelerdeki iyi uygulamaları ve başarı hikayelerini Türkiye’de
paylaşmaya da başlayacağız” diye konuştu.
“Dünyada Öncüyüz”
Tarım ve Orman Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Genel Müdür
Yardımcısı Ahmet Volkan Güngören de geçtiğimiz 5 yıllık süreçte gıda
kayıplarını azaltmak için yapılan çalışmaları anlatarak Türkiye’nin bu anlamda
uluslararası düzeyde öncülük yaptığını ve bundan gurur duyduklarını söyledi. “Günümüz
dünyasında 5 yaşın altındaki çocukların yüzde yirmisi yetersiz beslenirken bir
yandan da obezite almış başını gidiyor” diyekonuşan Güngören, “Bu açlığın
sebebi üretimdeki yetersizlik değil, dağıtımdaki adaletsizlik. 2050 yılında,
şuan ki üretim miktarı adaletli dağıtılsa bile dünyaya yetmeyeceği dile
getiriliyor. Biz de bu gerçeklerden hareketle 2015’te bu konuyu G20’ye
taşıyarak tüm tarım bakanlarının ortaklığıyla görüşülmesini sağladık. Bunun
yanında İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde, Karadeniz İş Örgütü bünyesinde
yaptığımız çalışmalarla gıda kayıplarını sürekli işliyoruz. Bu konuda
uluslararası alanda öncü olmak mutluluk verici” dedi.
“Tüm Dünyaya Işık
Oldu”
Güngören, gelecek yıl FAO ile ortak olarak yürütülecek olan ‘Gıdanı Koru’ isimli kampanyadan da bahsederek İzmir’de yürütülen projenin bu kampanyaya da büyük katkı sunduğunu aktardı. Müdür Yardımcısı Güngören şunları söyledi: “Önümüzdeki yıl FAO ile birlikte ‘Gıdanı Koru’ isimli bir kampanya yürüteceğiz. Ülkemizin gıda kayıplarıyla mücadelesinin stratejik belgesini ve eylem planını hazırladık. Bu kampanya öncesinde ve sonrasında yapacağımız çalışmalarla gıda kayıplarındaki durumumuzu ölçülebilir hale getirdik. Bu proje kampanyamıza da büyük katkı verdi. Projenin adı “Bornova’dan Başlıyoruz İzmir’de Gıda Kayıplarını Azaltıyoruz” olarak belirlenmiş ancak bu başlangıç şu haliyle bile Endonezya’dan Malezya’ya, Tunus’tan Cezayir’e, yani dünyanın her noktasından insanların İzmir’de gıda kayıpları konusundaki tecrübelerini paylaşmasına vesile oldu. Dolayısıyla değil İzmir, değil Türkiye, tüm dünyaya ışık tutan bir proje oldu. Dünyada her 9 insandan 1’i yatağa aç giriyor. Açlığın olduğu yerde huzur olmayacağını anlamamız gerekiyor. Diğer yandan bu konu, her geçen gün etkisi artan iklim değişikliğine de etki ediyor. Biz gıda kaybımızı yüzde 50 azaltarak hem ekonomik katkı sağlayacak, hem açlıkla mücadeleye katkı koymuş olacak, hem de iklim değişikliğine olan etkimizi yarı yarıya azaltacağız.”









