Kemeraltı Hayat Platformu’ndan TARKEM’e ağır ithamlar!

Kemeraltı Hayat Platformu'ndan TARKEM'e ağır ithamlar!

Son günlerde basında ve kamuoyunda sıkça tartışılan Çeşme Projesi ve Turizm Bakanı başta olmak üzere Tarkem’in Çeşme projesinden elde edilecek olan kazancın bir kısmının Kemeraltı Bölgesine yatırım olarak aktarılacağı açıklamalarına karşılık Kemeraltı Hayat Platformu sözcüsü Cem Ceylan’dan konuya ilişkin uzun bir açıklama ve ağır ithamlar geldi.

09 Temmuz 2020 - 11:05

Bir süredir Kemeraltı'nda sahip olduğu mülklerle Kemeraltı esnafının da dikkatini çeken kamu ortaklı TARKEM'e Kemeraltı Hayat Platformu Sözcüsü Cem Ceylan, sert eleştirilerde bulundu. 

İşte Cem Ceylan'ın Kemeraltı esnafının kuşkularını dile getirdiği o açıklaması: 

"Sermaye gurupları bir tarafa, kenti yönetenlerden de tüm kentin ve kentlinin hayatlarına bir şekilde dokunacak olan büyük projeler ile ilgili net cevaplar gelmedi, ya da çelişkili açıklamaları kafaları daha karıştırdı. Örneğin; kanal İstanbul projesi için Ekrem İmamoğlu baştan beri karşı duruşunu hiç değiştirmedi. İzmir in Başkanı Tunç Soyer, Çeşme, Kemeraltı, zorlu kuleleri ve Kültürpark konusunda birbiri ile örtüşmeyen farklı zamanlardaki açıklamaları nedeni ile eleştiriliyor. Biz Kemeraltı Hayat Platformu olarak Dünyaya Tarihi çarşıdan bakıyoruz, tüm ailesinin geçimini buradan sağlayan esnaflar gibi.  Parasını Kemeraltında kazananlar ile Kemeraltından para kazanmak isteyen girişimci! Birbirinden farklıdır, farkı fark etmeniz çok önemli.

Gelelim Kemeraltı konusuna ; Kemeraltı İzmir in toplumsal hafızası, kentin belleğidir. Ortak hafızamız olan bu kamusal alan.  İlhan Tekeli hocanın İzmir tarih projesi ile başlayan ve nereye evrildiği belli olmayan,  tehlikeli salınımını devam ediyor. Tarkem olarak bilinen (TARİHİ KEMERALTI İNŞAAT YATIRIM AŞ.) isimli çok ortaklı bir yapı kurularak Kemeraltı bölgesinin iyileştirilmesi planlanıyor, yapının büyük ortağı %30'luk hissesi ile İzmir Büyükşehir Belediyesi, Tarkem  ilk kurulduğu yıllarda tarihi bölgenin ayağa kaldırılması konusunda umut veriyor ve olumlu karşılanıyordu fakat son bir kaç yıl içinde ofisini Kemeraltı’na taşıması, esnaf tarafından yakın markaja alınması,  ayrıca bölgede satın alma, kiralama ve kamuya ait mallara proje yapmaya başladıktan sonra gerçek niyeti daha anlaşılır hale geldi, böylece yerel esnaf içinde Tarkem'e mesafeli hatta kuşkulu bakanların sayısı ciddi ölçüde arttı.

Şirket yetkililerinin çelişkili açıklamaları, şirketler yasasından kaynaklı ketum hali, yöneticilerin esnafa ve yerel değerlere üstten bakan küstah tavırları, adeta Kemeraltı bölgesinin abisi, tek temsilcisi, sahibi edaları, Kemeraltı çevresinde bazı kurum ve belediye tarafından hayata geçirilen bir çok faaliyet ve etkinlikleri kendileri yapıyormuş gibi, kamuya lanse etmeleri, sosyal medyalarında propaganda olarak  kullanmaları, son dönemde bu şirkete karşı tepkilerin artmasının başka  bir sebebi.

Son tahlilde Çeşme projesinin uygulamasından Kemeraltı'na kaynak aktarılması konusunda Bakan beyin beyanını esas alarak,"buna mecburuz" demeçleri ile, adeta Çeşme projesini pazarlamak için kamuoyu yaratma çabaları, anladığımız kadarı ile Kemeraltı esnafının haklı tepkileri yanında bazı STK ve odaların da Şirkete mesafeli duruşundan çaresizlikleri iyice arttı.

Sn. İlhan Tekeli hocanın da belirttiği üzere soylulaşmaya sebep olacak ofis çıktısı, tepeden inmeci, alanın gerçek ihtiyaçların ile örtüşmeyen projeler ile kapı, kapı gezinen bu şirket kontrol edilebilir olmalıdır.

Sn. Tunç Soyer in Belediye stratejik planına koydurduğu "soylulaşmaya yol açacak" projelerin onaylanmayacağı yönündeki iradesini biz hatırlıyor ve bu iradenin Kemeraltı bölgesine yansımasını bekliyoruz.  Kamusal alan olan tarihi bölgenin kaderi şirket motivasyonu ile davranan yapılara bırakılmamalıdır.

ESNAF KOOPERATİFİ DÜŞÜNÜLMESİ GEREKEN BİR MODELDİR

Kamu kaynakları ile kamusal alanda yapılan, ancak toplum çıkarları yerine şirket ve sermayenin lehine olan girişimler sosyal adalet duygusunu incitir. Kemeraltı esnafı, yaşayanı, çalışanı ve kullanıcıları ile bütünlüklü modelleri incelenerek kamusal fayda sağlayacak çözümler bulmak zorundayız. Esnaf kooperatifi bu anlamda düşünülmesi gereken bir model olabilir. Bu model iktisadi olarak esnafı şirketlerin kucağına düşmekten koruyacak, gelişmesini sağlayacak, rekabetçi yeteneklerini arttıracak yöntemdir.

Kanuni’nin dediği gibi " ya Devlet başa, ya kuzgun leşe"  Tarkem konusunda Şirketin büyük ortağı olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç bey iradesini ortaya koymalı, ya mutlak kontrolü sağlamalı ya da Şirketteki hisselerini bırakarak,  borsaya kote olmaya hazırlanan, altında 7-8 tane ayrı hibrit şirketler olan bu yapıya akıtılan kamunun kaynaklarını kesmelidir."

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Belediye'de koronavirüs paniği, çalışanlar izne gönderildi
Belediye'de koronavirüs paniği, çalışanlar izne gönderildi
İçişleri Bakanlığından '2. Dalga' tedbirleri
İçişleri Bakanlığından '2. Dalga' tedbirleri