Kaya, İZSU’nun "Musluklarımızdan akan suyu gönül rahatlığıyla içebilirsiniz" yönündeki açıklamalarına tepki göstererek, İzmir’de vatandaşların önemli bir kısmının musluk suyuyla çay demlemeye bile tereddüt ettiğini savundu. Su konusunun bir halk sağlığı meselesi olduğunu vurgulayan Kaya, altyapı yönetiminin slogan ve algıyla değil; bilim, planlama ve ciddiyetle yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
"6 Yılda 7,5 Milyar Liralık Su Kayboldu"
İzmir’deki altyapının eski ve şebekenin yorgun olduğunu belirten Kaya, kentteki suyun yüzde 32’sinin kaynağındayken vatandaşa ulaşmadan kaybolduğunu dile getirdi. Her üç bardak sudan birinin musluğa ulaşmadan yok olduğunu kaydeden Kaya, bu durumun son 6 yıldaki ekonomik karşılığının yaklaşık 7,5 milyar liralık içme suyu kaybı olduğunu ve bu zararın su faturaları aracılığıyla vatandaşa yansıdığını ileri sürdü.
"Ayrıştırma Kanalı Yetersiz"
Arıtma tesislerinin yetersiz olduğunu, yağmur suyu ve kanalizasyon ayrıştırma çalışmalarının tamamlanmadığını savunan Kaya, kentte olması gereken ayrıştırma kanalı uzunluğunun 5 bin kilometre olduğunu, ancak bugün İzmir’de bunun yalnızca 850 kilometresinin bulunduğunu belirtti.
Kaya, İzmir’in "musluk suyu içilebilir" propagandasına değil; gerçekçi, bilimsel ve uzun vadeli bir altyapı devrimine ihtiyacı olduğunu sözlerine ekledi.









