Türk toplumunda arefe ve bayram alışverişlerinin farklı bir
önemi olduğuna dikkat çeken İESOB Başkanı Mutlu, ‘Kendimizin ve ailelerimizin
ihtiyaçlarını karşılarken, yardımlaşma duygusu ile çevremize de faydalı olmaya
çalışırız. Dayanışma duygusunun hakim olduğu alışverişlerin esnaf
sanatkarlardan yapılması ise kanaatimizce
daha anlamlı olacaktır’ dedi.
Ortak dostumuz
Esnaf sanatkarların Türk toplumunda farklı konumda
bulunduklarını hatırlatan Mutlu, ‘Üyelerimiz sadece ekonomik alanda değil,
sosyal ve kültürel yaşamda da farklı işlevler üstlenmişlerdir. Ancak bu önemli
konumlarına rağmen hak ettikleri yerde bulunmamakta, sıkıntılı günler yaşamaktadırlar.
Büyük mağazaların haksız rekabeti, sokak aralarına kadar giren hipermarketler,
günümüzde alışveriş kültürünün değişmesi üyelerimizi oldukça zorlamaktadır.
Oysa esnaf sanatkarlar hepimizin ortak dostudur.Her ailede
esnaflık yapan mutlaka bir akrabamız, tanıdığımız bulunmaktadır.Bu çerçevede
tüketicilerin bayram alışverişlerinde ihtiyaçlarını üyelerimizden temin
etmeleri, toplum içindeki güç birliğini ve sevgi ortamını da geliştirecektir.’
diye konuştu.
Ekonominin gereği
Alışverişlerde küçük işletme tercihinin aynı zamanda
ekonominin de gereği olduğunu vurgulayan Başkan Mutlu, sözlerini şöyle
sürdürdü: ‘Çoğu yabancı sermayeli AVM'lerin ucuz ürün satmak adına kalitesine
bakmaksızın raflarını yoğun şekilde ithal ürünlerle doldurdukları bilinen bir
gerçektir. Bu durumda, alışverişlerin büyük kısmının hipermarketlerden
yapılması, cari açık, işsizlik, üreticilerin zora düşmesi gibi ekonomik
sorunların yanı sıra, yüksek miktarda sıcak paranın yurtdışına çıkışına da yol
açmaktadır. Oysa esnaf sanatkarlar kazançlarını yine kendi çevrelerinde
harcamakta, bulunduğu çevrenin, ilin ticari sirkülasyonuna önemli katkılar
sağlamaktadırlar.
Yerli malı
Esnaf sanatkarların bir başka özelliği de, yerli ürünleri en
fazla satan kesimi oluşturmalarıdır.Türkiye'de yerli üretimin iç taleple uyumlu
olmaması, ekonomide yapısal sorunlara neden olmaktadır. Günlük yaşamda yoğun
tüketilen ürünlerin çoğunluğu maalesef ya ithal edilmekte ya da büyük oranda
ithal girdi ile üretilmektedirler.İthal ürünlere olan rağbet ise, pek çok
ekonomik sorunu beraberinde getirmektedir.
Bu sıkıntıların giderilmesi, ancak ülkemizde üretilen
malların tüketimine öncelik verilmesi ile mümkün olabilecektir.Türkiye'de
üretilen malların etiketlerinde, Ticaret Bakanlığı'nca tespit ve ilan edilen
şekil, logo veya işaretler kullanılmaktadır.Vatandaşların alışverişlerinde
benzer yerlisi varsa ithal ürünü tercih etmemesi artık bir zorunluluk haline
gelmiştir.
Bu noktada genellikle yerli ürünleri satan veya bizzat üreten, milyonlarca insanın geçimine imkan veren esnaf sanatkarlarımıza pozitif ayrımcılık yapılmasının önemi de ortaya çıkmaktadır. Yerli malı kullandığımız, küçük işletmelere sahip çıktığımız ölçüde ülkemizin geleceği daha aydınlık olacaktır.’









