Özellikle Mithatpaşa Caddesi üzerinde günün her saati yaşanan trafik sıkışıklığına hiçbir yetkili makam çözüm getiremezken, trafik görevlileri günün belirli saatlerinde devriye görevine çıkarak trafiği rahatlatmak ve vatandaşların trafik güvenliğini sağlamak amacıyla görev yapıyorlar. SIKIŞAN TRAFİĞİN SORUMLUSU VATANDAŞ DEĞİL Özellikle yol kenarlarına park edilen araçlardan ötürü sıkışan trafikten ötürü vatandaşlar sıkıntılı anlar yaşıyorlar. Ancak, elbette sıkışan trafiğin gerçek sebebi yol kenarına park edilen araçlar değil. Yeterli otopark olmaması, mevcut olan kamu alanlarının ihale ile "özel otopark" haline getirilerek ücretli hale gelmesi ve kentte gerçekleştirilen doğalgaz altyapı çalışmalarından ötürü kapanan, tadil edilen yollar ana sebepler arasında. Ayrıca Bankalar Caddesi'nde bulunan belediye otoparkı neredeyse tam kapasiteyle hizmet vermekte ve boş yer bulmak gerçekten büyük bir mesele halini alıyor. VATANDAŞ ÇARESİZ Hal böyle olunca, 40 dereceyi aşan sıcaklarda vatandaşlara kalan tek çare ya arabalarını kapılarının önünde bırakarak yürümek, ya da mecburen aracını bulduğu boşluklara park etmek oluyor. Boşluk bulamayan araçlar ise, bir park yeri bulabilmek veya bulduğu park yeri boşluğuna aracını park edebilmek için akan trafiği mecburen yavaşlatmakta.Kentin fiziki altyapısı mevcut araç sayısını kaldırmamakla beraber; birçoğu oruçlu olan vatandaşlar, ramazan ayında üstüne bir de devriye arabalarından yükselen "azar" sesleri ile sinir harbi yaşıyorlar. Özellikle Mithatpaşa Caddesi üzerinde neredeyse her gün gezen devriye arabalarından megafon ile okunan plakaların ardından, direk emir kipi ile ve tüm cadde esnafının duyacağı şekilde bağırmak suretiyle vatandaşların rencide edildiğinden yakınan Mithatpaşa Caddesi sakinleri oldukça tepkili. "VATANDAŞA BAĞIRMAK KİMSENİN HADDİ DE DEĞİL, HAKKI DA!" Vatandaşlar; "Eğer trafik kurallarına uymadığımız tespit ediliyorsa, bize ceza kesebilirler. Hiç kimsenin, hele hele maaşları vatandaşın vergilerinden ödenen kamu görevlilerinin bir vatandaşı azarlama haddi, yetkisi veya hakkı yoktur. İşlem neyse, yapsınlar. Bu tip davranışlar 80'lerde kaldı. Vatandaşla düzgün iletişim kuramayan memurların geri görevde tutulması, bununla alakalı davranış bilimleri dalında seminerler verilmesi ve en önemlisi de, vatandaşların bilgilendirilmesi, hiçbir kamu görevlisinin kendilerine bağırmaya, azarlamaya veya görevi dışında herhangi bir yorum getirmeye dahi hakkı olmadığını bilmeleri konusunda gerekli adımların atılması gerekiyor." şeklinde görüş bildirdiler.
CEPHE ÖZEL










