Didar DEMİRCİ - Son zamanlarda çevre sorunu olarak Türkiye’de kamuoyunun önde gelen isimlerinin de eleştirdiği Kaz Dağları’nda ki altın madeni ve aynı şekilde bir diğer sorun olan Salda Gölü’yle alakalı durumu meclis gündemine taşıyan Bayraklı CHP Meclis Üyesi İpek Kul, AK Partili meclis üyelerinin de desteğini alarak kamuoyu oluşturmak istediğini dile getirdi.
Meclis oturumunda söz alarak konuşan İpek Kul, bizler gelecek hayalleri kurarken birileri kötülük yapmaya devam ediyor diyerek şu şekilde konuştu:
“Emeğin zaferin bizim olduğunu biliyoruz fakat biz daha gelecek hayalleri kurarken birileri kötülük yapmaya devam ediyor… İnsan, hayvan, canlı düşmanlığı dışında hiçbir açıklaması olmayan belli icraatlarla karşı karşıyayız. Kaz Dağları’nda ciğerlerimizi kesiyorlar. Milyonlarca canlının yaşam alanı yok oluyor ve ciğerlerimize hayat veren ağaçlarımızı, maden arama bahanesiyle yok ediyorlar. Görüyoruz ki birilerini zenginleştirmeye devam eden politikalar birilerini de fakirleştirmekten geriye kalmıyor. Bunun yanı sıra Salda Gölü bir rant merkezi haline getirilmeye çalışılıyor. Burada biz güzel icraatlardan bahsetmek istiyoruz, sosyal devletten bahsetmek istiyoruz. Ancak, ne yazık ki bunun emaresini dahi göremiyoruz. Bunun dışında kurban bayramı öncesi hastalıklı hayvanlar ne hikmetse salınıyor ve sözde karantina kararları alınıyor…
İstanbul İzmir arasını 3 saate indiren otoyolun gidiş dönüş
512 TL yani bir uçak biletinin 2 katı fiyatına denk geldiğini görüyoruz…
Bunlarla ilgili bir farkındalık yaratmak hepimizin görevi. Bayraklı meclisinden
öncelikle Kaz Dağları ve Salda Gölü’yle alakalı olarak AK Parti meclis
üyelerinin de desteğini alarak bir kamuoyu oluşturmamız gerektiğini
düşünüyorum.”
İpek Kul’un konuşmalarının ardından AK Parti sıralarından tepki sesleri yükseldi. Kul, AK Partili meclis üyelerine karşı şu cevabı verdi:
“Genel hepimizin de bir arada bulunduğu ve Bayraklı’nın da gündeminde olması gereken bir konu hakkında konuştum bu hepimizin bir meselesi yani dünyanın her yerinden tepki alan bir mesele…
İstediğiniz düşüncenin, istediğiniz ÇED raporunun… Bunu işte Ecevit dönemine de bağlayarak arkasına sığına bilirsiniz. Ama tek bir şey söyleyeceğim orada bir ağacın kesilmesi benim canımı çok sıkıyor. Neresi olursa olsun. Bu isterse Japonya’da olsun dünyanın neresinde olursa olsun bu sizin canınızı yakmıyorsa ben başka bir şey demek istemiyorum.”









