Öztrak, parti genel merkezinde düzenlediği
basın toplantısında, 31 Mart seçimlerinin, sadece kampanya sürecinde
yaşananlarla değil, itiraz sürecinde yaşanan gelişmelerle de en fazla konuşulan
seçimler olmaya namzet göründüğünü söyledi.
Seçim ve itiraz sürecinin güvencesinin
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) olduğunu vurgulayan Öztrak, kurulun yasaları, kendi
içtihatlarını, bir önceki seçimde aldığı kararları yok saydığını gördüklerini
belirtti.
Kurulun içtihatları yok sayıp, AK Parti'nin
taleplerine göre elbise biçmeye çalışmasının ülkede hukuk güvenliğinin
kalmadığını göstereceğini savunan Öztrak, "Kurulu uyarıyorum,
yaptıklarınızla ülkede milli irade hırsızlığının önünü açan bir kurul haline
geliyorsunuz. Demokrasinin, hukuk devletinin katlinin önünü açıyorsunuz."
ifadesini kullandı.
YSK'ye itirazın doğal bir hak olduğuna
dikkati çeken Öztrak, kendilerinin de tüm vatandaşlarının oylarının doğru
sayılmasını ve millet iradesinin eksizsiz tecellisi konusunda son derece hassas
olduklarını dile getirdi.
Öztrak, "Ama hukuki dayanağı olmayan
itirazlar ve bunların kabulü, seçimi de itiraz sürecini de şirazesinden
çıkarır. Biz sayımdan değil, sayımın kötü niyetli ve hukuksuz bir biçimde talep
edilmesinden ve YSK'nin bu hukuksuzluğa yol vermesinden rahatsızız."
açıklamasını yaptı.
Oyların nasıl sayıldığının belli olduğuna
vurgu yapan Öztrak, sayım sırasında iktidar partisi görevlilerinin de
bulunduğunu ve ancak hiçbir şekilde geçersiz oylara şerh koymadıklarını
söyledi.
Böyle bir durumda "iktidar aleyhine
usulsüzlük var" sözlerine kimsenin inanmayacağını savunan Öztrak,
"Sandık başında gözlemcilerin itiraz etmemesine, şerh düşmemesine rağmen
iktidar seçimi kaybettiği sandıklarda geçersiz tekrar sayılmasını istemiştir.
Bu, delilsiz, kör itirazdır. Hukuki değildir. Bunu ben değil, YSK'nin 2014'te
Mansur Yavaş'la ilgili aldığı karar açıkça söylemektedir. Ne oldu da bu içtihat
değiştiriliyor? Ben YSK'yi uyarıyorum, yaratacağınız kargaşanın altından siz de
kalkamazsınız." diye konuştu.
Oy çuvallarının mühürlerinin sökülerek,
oyların namusunun müdahaleye açık hale geldiğini ifade eden Faik Öztrak,
"Partili görünmeyip de partili olan, atanmış ama partili olan Adalet
Bakanı'nın, İçişleri Bakanı'nın elleri oy çuvallarının içinde ne aramaktadır?
Bu nasıl seçim sürecidir? Dolmabahçe'de Erdoğan başkanlığında Binali Yıldırım'ın
da katıldığı toplantıya hangi bakanlar katılmış, onlara hangi talimatlar
verilmiştir?" sorularını yöneltti.
İktidarı, sonuçları itibarsızlaştırmaya
çalışmakla suçlayan Faik Öztrak, "Milletimizin oylarına, iradesine masa
başında müdahale etmenin önü açılmaya çalışılmaktadır. Açıkçası bu milletimizin
bülbül attığı sandıktan karga çıkarma gayretidir." dedi.
Öztrak, CHP olarak milletin oylarına sahip
çıkmak için canla başla çalışmaya devam edeceklerini, bir sivil darbe sürecinin
sandığa uzanmasına izin vermeyeceklerini de bildirdi.
Son rakamları paylaştı
Faik Öztrak, İstanbul'daki seçimlerle
ilgili son rakamları da paylaştı.
İstanbul'da saat 12.30'da güncellenmiş
yeniden sayım sonuçlarının ellerinde olduğunu belirten Öztrak, şunları söyledi:
"Bizim örgütlerimizin takip ettiği
verilere göre İstanbul'da sayım yapılan 31 bin 186 sandığın 15 bin 209'unda
yani kabaca yüzde 49'un da yeniden sayım işlemi bitmiştir. YSK'nın son
verilerine göre ise Sayın Binali Yıldırım'ın aldığı oy 4 milyon 153 bin 582'dir.
Sayın Ekrem İmamoğlu'nun aldığı oy ise 4 milyon 171 bin 501'dir. Sayın
İmamoğlu, 17 bin 919 oy farkı ile öndedir. Kalan sandık sayısı da, mevcut
sayımda ortaya çıkan eğilimlerde sistemli bir hata olmadığını ortaya
koymaktadır. Normal koşullarda bu farkın kapanmayacağını göstermektedir. Hep
söylüyoruz, biz oyların yeniden sayılmasından korkmuyoruz. Müdahale olmazsa bu
sonucun değişmeyeceğinden de eminiz. Ama bu işin, bir hak arama sürecinin
farklı maksatlarla istismar edilmesini, millet iradesine kurulan bir kumpasın
parçası haline getirilmek istendiğini de görüyoruz. Bu nedenle hukuka aykırı
yeniden sayım sürecinde çok dikkatli olmak zorundayız. Sayımlar sonuçlanana
kadar örgütümüz, milletvekillerimiz, Parti Meclisi üyelerimiz, gönüllülerimiz
oy çuvalları başında gözlerini kırpmadan nöbete devam edecektir."
Yeniden sayım taleplerinin somut delillere
dayanarak yapılması gerektiğini ancak bunun gerçekleşmediğini tekrarlayan
Öztrak, "Sayım süreci hukuksuz olsa da yine de sonucu bekleyeceğiz ama
önce 'Geçersiz oyları say' diyecekseniz, çıkanı beğenmeyince 'Hepsini say'
diyeceksiniz, o da olmayınca yeniden seçim şarkıları söylemeye başlayacaksınız.
Bu olmaz, bu mızıkçılığın daniskasıdır. Sayım sonucundan bir şey çıkmayacağını
anlayan AK Parti yetkililerinin seçimlerin yenilenmesinden söz etmeye
başladıklarını dikkatle izlemeliyiz. Öyle görülüyor ki yenilgiyi kabullenmeye
iktidar mızıkçılık yapmakta, şapkadan yeni tavşanlar çıkarmanın peşinden
koşmaktadır." görüşünü paylaştı.
"Milletin iradesini görmezden geliyor"
Yenilgiyi bir gün herkesin tadacağını ve
bundan kaçış olmayacağını dile getiren Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan'ın dünkü açıklamalarına da değindi.
"Kaybettiği seçimlerin ardından algı
operasyonu korosunun başına dün itibarıyla geçen Erdoğan, milletin iradesini
görmezden geliyor." iddiasında bulunan Faik Öztrak, Cumhurbaşkanı
Erdoğan'ın "Mahkeme süreci başlamıştır, nihai karar oradan çıkacaktır'
diyerek egemenlik sanki YSK'deymiş izlenimini vermeye çalıştığını öne sürdü.
Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Egemenlik YSK'de değil, kayıtsız
şartsız millettedir. İktidarın telkinleriyle, baskısıyla verilen mahkeme
kararları sandıklardan çıkan ve ıslak imzalı tutanaklara bağlanan oyların
üzerinde değildir. Milli irade keyfi olarak mahkemeye götürülemez. Oy namustur,
dokundurtmayız, kazandığımız seçimi de çaldırtmayız. Dün yine sarayın kibirli
kişisi, 'Belediye meclislerinde biz hakimiz, sizi çalıştırmayız' diyerek
milletin iradesini hiçe saymıştır. Oysa belediye meclislerini de başkanlarını
da seçen millettir. 'Ben belediye meclis üyeleri üzerinden belediye
başkanlarını çalışamaz hale getiririm' demek, bu şekilde tehditler savurmak,
milletin iradesini görmezden gelmektir. Erdoğan karar vermelidir, bu ülkenin
cumhurbaşkanı mı olacaktır, yoksa partisinin genel başkanı mı olacaktır?"
Seçimin sonuçlarına da değinen Öztrak, 2014
seçimlerinde AK Parti ve MHP'nin kazandığı büyükşehir belediyelerinde yaşayan
nüfusun toplam nüfusa oranın yüzde 62'yken, 2019'da bu oranın yüzde 28'e
düştüğünü söyledi. Öztrak, CHP'de ise bu oranın yüzde 12'den yüzde 45'e
çıktığını bildirdi.
Faik Öztrak, seçimin bittiğini ve Türkiye'nin bir an önce ekonomiye odaklanması gerektiğini sözlerine ekledi.








