1 Ocak 2017 itibarıyla açık kimlik ve eşkal bilgileri bilinmeyen, yurda illegal yollardan giriş yapan ve "Ebu Muhammed el Horasani" kod ismi dışında hakkında bilgi bulunmayan Masharipov, 16 Ocak'ta Esenyurt'taki bir adrese düzenlenen baskınla yakalandı.
Masharipov'un, savcılık ve hakimlik sorgusunda çıkan
detaylara göre, saldırgan 28 Aralık'ta eylem talimatı aldığı Taksim Meydanı'na
giderek cep telefonuyla özçekim yapar gibi davranarak, keşif amaçlı görüntü
kaydetti. Saldırgan, 31 Aralık'ta saat 19.00 sıralarında Taksim Meydanı'nda
tekrar keşif yaptı. Meydana çıkan yolların polislerce kapatılması nedeniyle
Telegram uygulaması üzerinden Ebu Cihad kod isimli DEAŞ mensubuyla görüşen
saldırgana, yeni hedefin Reina olduğu bildirildi.
Ticari taksiyle Reina'ya gelen Masharipov, sorgusunda,
saldırıyı gerçekleştirdikten sonra mermileri bitince iki flashbangı etrafa atıp
üçüncüsünü de intihar etmek için yüzüne tuttuğunu, ölmeyi amaçladığını, rehin
olmamak için kendisini öldürmek istediğini söylerken, idam hükmü verilmesini
istedi.
Saldırgan sorgusunda ayrıca, DEAŞ üyesi olduğunu kabul etti.
40 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi
Olaya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 57 sanık
hakkında hazırlanan iddianamede, saldırıyı gerçekleştiren Abdulkadir Masharipov
hakkında, "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçu ile
olayda ölen 39 kişi için ayrı ayrı olmak üzere 40 kez ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası istendi.
Masharipov hakkında ayrıca, "terör örgütüne üye
olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar, olayda yaralanan 79 kişi için
"kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan bin 540 yıldan 2 bin 370 yıla
kadar ve "ateşli silahlar kanununa muhalefet" suçundan da 7,5 yıldan
12 yıla kadar hapis cezası talep edildi.
İddianamede, diğer sanıklar hakkında 7,5 yıldan 2 bin 370
yıla kadar hapis cezası istendi.
İlk duruşmada Masharipov'un eşinden DEAŞ itirafı
İddianamenin kabul edilmesinin ardından, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri'de görülen davanın ilk duruşmasında, 51'i tutuklu 57 sanık, 11 Aralık 2017'de hakim karşısına çıktı.
Bu duruşmada savunma yapan Abdulkadir Masharipov'un eşi
tutuklu sanık Zarina Nurullayeva, "Eşimle evlenirken, o hiçbir suça
karışmamıştı. Daha sonra aşırı örgütlere eğilimi başladı. Bir, iki defa bana bu
DEAŞ'tan bahsetti. Biat etmek istediğini söylemişti. Aradan zaman geçti, bunu
unuttuğunu düşündüm." ifadelerini kullandı.
Tutuklu sanık Muhammed Fatih Ebulhasan ise "Masharipov
ile dini konularda biraz görüştük. Görüşlerimiz zıttı. Önce güzel güzel
konuştuk, sonra beni DEAŞ'a davet etti. Ben kabul etmedim, kendisini tersledim,
teklifini kabul etmedim. Konuşmanın sonunda beni 'mürted', 'milliyetçi' olarak
suçladı, kötüledi. Ben de kendisini 'harici' olmakla suçladım. Konuşmalarımız
biraz sertleşince ben de korktum. Abdulkadir’le kaç kere Telegram'la
görüştüğümü hatırlamıyorum. Telefonda kafasında DEAŞ işareti olan bir bebek
fotoğrafı gönderdi. 'Bu bir tehdit işareti olabilir' diye korktum ve programı
sildim." şeklinde savunma yaptı.
Silivri'de 15 Aralık 2017'ye kadar süren duruşmalarda sanıklardan 43'ünün savunmasını alan mahkeme heyeti, 7 tutuklu sanığın tahliyesine karar verdi.
Sanığa son kez süre verildi
Daha önceki duruşmalarda savunmasını yapması için söz
verilen ve hakkındaki suçlamalara ilişkin susmayı tercih eden davanın bir
numaralı sanığı Abdulkadir Masharipov'a, 9. celsede de savunmasının hazır olup
olmadığı soruldu.
Savunmasını hazırlamadığını, hukuksal terimlerin çok fazla
olduğunu öne süren Masharipov, iddianamenin, fezleke özetinin, aleyhine gelen
yeni raporların Özbekçe Kril alfabesine göre tercüme ettirilmesini ve savunma
için süre verilmesini istedi. Sanığın bu talebini kabul eden mahkeme heyeti,
Masharipov'a savunmasını hazırlaması için son kez süre verdi.
Mahkeme heyeti 39'u tutuklu 58 sanığın yargılandığı davanın bir sonraki duruşmasının 18 Şubat 2019'da yapılmasına hükmetti.








