Sağlık Bilimleri Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı
Prof. Dr. Oğuzhan Okutan, AA muhabirine, akciğer kanseri farkındalık ayı
dolayısıyla yaptığı açıklamada, bu hastalığın dünya genelinde ölümlerin en önde
gelen ikinci nedeni olduğunu söyledi.
Kanser için en önemli risk faktörü olan tütün kullanımının
kanser ölümlerinin yaklaşık yüzde 22'sinden sorumlu olduğuna işaret eden
Okutan, akciğer kanserinin, erkeklerde en sık, kadınlarda ise en sık görülen
üçüncü hastalık türü olduğunu bildirdi.
Oğuzhan Okutan, 2018'de tüm dünyada yaklaşık 2 milyon yeni
akciğer kanseri vakası ile 1,76 milyon akciğer kanserine bağlı ölümün
öngörüldüğünü dile getirerek, şu bilgileri verdi:
"Tütün ve mamulleri kullanımı, akciğer kanserinin ana
nedenidir. Erkeklerde görülen akciğer kanserlerinin yüzde 90'ından fazlasının
ve dünya genelinde kadınlardaki akciğer kanserlerinin yüzde 80'inin tütün
kullanımından kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Tütün kullanımı, akciğer
kanserine bağlı ölümlerin erkeklerde yüzde 80 ve kadınlarda yüzde 50'sinin
nedenidir. Sigara, pipo, puro ve nargile başlıca bilinen tütün ürünleridir.
Puro, pipo, nargile gibi geleneksel tütün ürünleri de sigara ile aynı oranda
sağlık riskleri oluşturur. Pasif sigara içiciliği de akciğer kanserine neden
olur. Sigara içmeyenlerde istem dışı sigaraya maruz kalma sonucu akciğer
kanseri gelişme riskinin kadınlarda yüzde 20, erkeklerde yüzde 30 olduğu tespit
edilmiştir. İçilen sigara sayısı ile içme süresinin uzunluğunun da akciğer
kanseri riskini arttırdığı saptanmıştır. Klinik çalışmalarda, kemoterapi
öncesinde sigarayı bırakan akciğer kanserli bireylerde, sigaraya devam edenlere
oranla daha iyi yanıt alındığı görülmüştür. Bu nedenle sigaranın bırakılması
hem akciğer kanserinin önlenmesi hem de yeni tanı konmuş hastalarda tedavinin
başarısı için çok önemlidir."
Prof. Dr. Okutan, Türkiye'de sigara kullanımının erkeklerde oldukça yaygın olduğunu, oranın Avrupa ülkeleri arasında üst sıralarda yer aldığını söyledi.
Türkiye'de son yıllarda kadınlarda da sigara kullanımının
arttığının görüldüğünü ifade eden Okutan, "Ülkemizde 1998 ve 1999
yıllarında yapılan iki çalışmada çeşitli meslek gruplarında sigara içme
sıklığının yüzde 25,1 ile yüzde 74,3 arasında değiştiği ortaya konmuştur.
2003'te yapılan bir diğer çalışmada Türkiye'de 18 yaş ve üzerinde sigara
içme sıklığı yüzde 32,1'dir. Ülkemizde akciğer kanseri hastalarında sigara
içme oranının yüzde 91,5 olduğu saptanmıştır." diye konuştu.
"Akciğer kanseri gelişme riski sigarayı bırakan
kişilerde azalıyor"
Günümüzde önlenebilen ölüm nedenlerin en önemlisi
kabul edilen tütünün, kullanıcıların yaklaşık yarısının hayatını
kaybetmesine yol açtığını dile getiren Okutan, şöyle devam etti:
"Akciğer kanseri gelişme riski sigarayı bırakan
kişilerde, sigara içenlere göre giderek azalmaktadır. Ayrıca sigara bırakma
süresi arttıkça da kanser riski azalmaktadır. Türkiye'de nargile kullanımı
son yıllarda gençler arasında artış göstermiştir. Sigara içiminin yol
açtığı tüm risklere ek olarak tekrar kullanılabilme özelliğine sahip
olduğundan tüberküloz, viral enfeksiyonlar açısından bulaştırma
özelliğine de sahiptir. Tütün kullanımı dışında akciğer kanser riskini
arttıran başka durumlar da vardır. Akciğer kanserli hastaların birinci derece
yakınlarında akciğer kanseri riski 2,4 kat artmaktadır. Arsenik içeren içme
suyu kullanımının, mevcut ve eski sigara içicilerinde yüksek doz beta karoten
takviyeleri alımının akciğer kanseri riskini arttırdığına dair güçlü kanıtlar
vardır. Asbest, kadmiyum, nikel, krom gibi mesleksel etkenler ve radyasyon,
akciğer kanseri riskini arttırır. Asbest maruziyetinde bu risk 5 iken, sigara
ile birlikte risk 50-100 kat artar. Mesleksel radon maruziyetinde risk 20 kat
artmaktadır. Tütün kullanımıyla beraber bu artış daha fazladır. Ev içi
radon maruziyetinin akciğer kanserlerinin yüzde 10'unun nedeni olduğu tahmin
edilmektedir."
Prof. Dr. Oğuzhan Okutan, amfizem, kronik bronşit,
tüberküloz veya pnömoni öyküsünün artmış akciğer kanseri riski ile ilişkili
olduğuna dikkati çekerek, kesin olarak kanıtlanmamış olmakla birlikte kırmızı
et, işlenmiş et ve alkollü içeceklerin tüketiminin de akciğer kanseri riskini
artırabildiğini söyledi.
Tütün dumanı ve kömür katranı veya asbest gibi diğer inhale partiküllerdeki karsinojenlerin doğrudan akciğer hücrelerinin DNA'sı ile etkileşime girebildiğini aktaran Okutan, "Bu da farklı tipteki hücrelerden kaynaklanan çok sayıda kansere neden olabilir. Sonuçta, akciğer kanseri en fazla ölüme neden olan ve tütün kullanımının azaltılması ve sonlandırılması ile önlenebilir bir kanser türüdür." ifadelerini kullandı.









