Ortak yayının yapıldığı Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı
çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Kongre merkezinin bahçesine, yayını
takip edecek gazeteciler için dev ekran ve basın çadırı kuruldu.
Buraya ilk olarak, yayının moderatörlüğünü üstlenen gazeteci İsmail Küçükkaya geldi. Ardından AK Parti'li ve CHP'li yöneticiler de kongre merkezine giriş yaptı.
Onların ardından, CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan
Adayı Ekrem İmamoğlu, eşi Dilek ve büyük oğlu Selim İmamoğlu ile geldi.
Gazetecilerin Babalar Günü'nü kutlayan İmamoğlu, "Her şey çok güzel
olacak." dedikten sonra içeri girdi.
Daha sonra da AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan
Adayı Binali Yıldırım, kongre merkezine eşi Semiha Yıldırım ve kızı Büşra
Köylübay ile geldi. Gazetecilerle selamlaşan ve Babalar Günü'nü kutlayan
Yıldırım, beraberindekilerle salona geçti.
Her iki adayın giriş yapması ve içerideki hazırlıkların
tamamlanmasının ardından ortak yayın İsmail Küçükkaya'nın sorularıyla başladı.
TARİHİ BULUŞMADA İLK SORUDA BİNALİ YILDIRIM’A
Açık oturum 3 dakika gecikmeli başladı Fox Tv’nin haber sunucusu İsmail Küçükkaya ilk soruyu Cumhur İttifakı AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım’a soru sordu.
Küçükkaya, Açık Oturum’un 2 saat süreceğini sadece 10 dk bir ara verileceğini ve her soru için de her iki adayın 3 dakikası olduğunu belirtti. Ayrı ayır soruların yöneltildiği açık oturumda ilk soru Binali Yıldırım’a sorulduktan sonra Ekrem İmamoğlu’na yöneltildi ve 3. Soruyu da Ekrem İmamoğlun’dan başlatarak, her aday sorusunu bitirdikten sonra bir sonraki soruya da cevap vererek paslaşıldı.
İsmail Küçükkayadan ilk soru şu şekilde: Ben İstanbul'da yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. 31 Mart'ta oyumu kullandım, bir hata yapmadım. Herhangi bir ihmal ve kusurum yok. İstanbul seçiminin iptali gibi bir durumla karşı karşıya kaldım. Tabi ki 23 Haziran'da oyumu kullanmaya gideceğim. Biz bu seçime neden gidiyoruz?
Binali Yıldırım:Doğru siz 8.5 milyon İstanbullu gibi oy verdiniz. Dolayısıyla sizin bir
kabahatiniz yok. Sizin oylarınız sayılırken bir takım garip işler oldu, acayip
işler oldu, şaibe karıştı. Nitekim YSK da bütün bu durumu değerlendirerek, bu
seçimin sahibi olması sıfatıyla yenilenmesine karar verdi. Bizim tercihimiz
seçimin yenilenmemesiydi. Bunun için de çok çabaladık ancak CHP bu konuda bize
yardımcı olmadı ve yenilenme yönündeki talebimizi kabul etmediler, reddi
yönünde karar aldırdılar. Dolayısıyla seçime gitmek mecburiyetinde kaldık.
Keşke oyların tamamı sayılabilseydi, o zaman hiç kimsenin kafasında bir
tereddüt bir şüphe kalmayacaktı. Ve bu şekilde de bir daha İstabulluları 23
Haziran için yormayacaktık. Onların planlarını, yapacaklarını, hedeflerini
değiştirmek zorunda kalmayacaktık. Aynen iddialıyım çünkü bu seçimde oylar
çalındı. Ne demek istiyorum? Oylar sayıldı, sayılmaya başlandı, yüzede 10'u
sayıldı. 29 binlerden13 bin 729'a düştü, artısı eksisi çıkarıldıktan sonra. Bu
da gösteriyor ki geriye kalan yüzde 90 sayılsa bu seçimin sonucunun değişeceği
aşikar. Onun için İsmail bey biz oyların tekrar sayılmasını çok istedik ve bu
konuda da maalesef dirençle karşılaştığımız için saydıramadık. Onu bulacak olan
YSK'dır, seçimi yapan yetkililerdir. Şöyle bir örnekle çalmanın ne anlama
geldiğini söyleyeyim. Siz yolda yürüyorsunuz, birisi cüzdanınızı çekti. Polise
gidiyorsunuz, ne dersiniz, cüzdanım çalındı dersiniz değil mi? Şunu demezsiniz,
benim cüzdanım yer değişltirdi demezsiniz. Oyların yer değiştirmesi de
çalınmasıyla aynı anlamı taşır. Benim oyum, Binali Yıldırım'ın oyu CHP adayına
yazılıyorsa veya bir başka adaya yazılıyorsa bu çalınmadır. Bunun başka bir
izahı yok. Ve nitekim sayımlarda da bu ortaya çıktı, YSK da bütün bu delilleri
dikkate alarak bu seçimlerin yenilenmesine karar verdi.
Ekrem İmamoğlu:Öncelikle şuradan başlayalım. YSK’nın verdiği bir kararı, oyların tekrar
sayılmasını istedik ama CHP istemedi tamamen yanlış bir yorum. 31 Mart
gecesinde öncelikle ne oldu? Yaklaşık 1 saat olmadı ki. Televizyon kanalların
bir kısmı yüzde ve yasakları çiğneyerek bir süreç başlattı. Anadolu Ajansı veri
almayarak yayın yaptı. Bu 12 saat sürdü. Oyların kafa kafaya geldiği anda nasıl
olduysa sayın yıldırım kazandım diye açıklama yaptı. Tam saat 23.25de açıklama
yapıldı. Ne tesadif AA veri kesti. 29 bin değil 24 bin 057 ilk tutanak sayısı.
Oy sayımının birkaç aşaması var. 24 bin ile başlayan süreç gün içinde 19 bin
küsere indi.
İLK YARI, İLK SORUDAN
SONRA ŞU ŞEKİLDE DEVAM ETTİ
İsmail Küçükkaya, ikinci soruyu sorarak ilk oturuma devam etti.
Küçükkaya; “YSK'nın
kararı verildi biz semen olarak bir zarfın içine 4 pusula attık, Siz de hep
aynı şeyi söylediniz Nasıl olurdu aynı zarfın içindeki 3 pusula geçerli
sayılır, bir o pusula geçerli sayılmaz dediniz.”
Ekrem İmamoğlu:Anadolu Ajansı’nın yetkileriyle görüştüm. Sayı 13 888’e indi. Bu 13029 indi.
YSK bir karar verdi. İlçe belediyesi başkanlığı seçimi bu? Nedir bu. İstanbul
büyükşehir başkanlığı? Bundan bir örnek vericem. Şu 20 liranın 5 lirası sahte, buna
kimse inanmaz. 31 Mart seçimin sonuçları sabittir. Anamızın ak süyü gibi
helaldir. Bu çaldılar lafı olmaz. Bunu kime söylüyorsunuz? CHP üyelerine sandık
kurulu başkanlarına mı? YSK’nın raporunda çaldılar ibaresi yok. Kime
söylüyorsunuz?
Binali Yıldırım:Olayları çarpıtmanın gereği yok. Çok açık konuşalım. 29 bin 13 bin 729'a indi
mi Ekrem Bey? Aradaki fark, nihai fark 13 bin 729. Başlangıçta ne kadardı?
Ekrem Bey'in açıkladığı 29 bin küsür. Kaldı ki Ekrem Bey ilk açıklamasını akşam
dokuzda yaptı. Biz yüzde 54'ü az rakibimiz yüzde 44, dokuz puan öndeyiz diye
ilk açıklamayı kendi yaptı. İlk açıklamam 11.25'tir. 11.25'te de eldeki
bilgilere göre biz seçimi kazandık dedik. Sayı da vermedik. Hayır, hata
değildi. O gün eldeki bilgilere göre, bizim hesaplarımıza, kalan miktarlar da
hesap edildi ve kazandığımız ortaya çıktık Orada bir hata yok. Anadolu Ajansı
niye yayını kesti kesmedi, o benim işim değil.
İsmail Küçükkaya:31 Mart'ta seçim bitti YSK bir karar verdi. Yeni bir seçime gidiyoruz. Bu seçim
neyin seçimi? Biz İstanbul seçimine mi gidiyoruz? Yoksa bu seçimin manası ne
sizin açınızdan. İki kampanya yapmış oldunuz, 6 aylık bir kampanya yapmış
oldunuz. Kampanyanızda bazı değişiklikler var. Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın AK
Parti Genel Başkanı Erdoğan geri planda kalmış gözüküyor.
Binali Yıldırım:Biz elimizdeki verilere göre konuşuyoruz. Bizim orada müşahitlerimiz var.
Elimizde mazbatalar var. Mazbatalar işleniyor. Ve ona göre genel merkezimizden
biz teyit de ediyoruz. Gelelim şu dört
pusula meselesine. Bu da tamamen bir aldatmacadır. Ben şunu soruyorum. Dört
ayrı pusula var ama itiraz edilen büyükşehir belediye başkanlığı oyu. İlçeler
için de itiraz var mı? Var. Maltepe için MHP, Büyükçekmece için AK Parti,
Sancaktepe için de CHP. CHP niye Sancaktepe'ye itiraz etti, tamamını saydırdı?
Demek ki orada bir şüphesi var. Yani itiraz olan oy pusulası sayılır. Bu kadar
basit iştir. Yani bunu dört pusulanın üçü temiz biri niye çalındı gibi işi
çarpıtmanın bir anlamı yok kardeşim. Sayım ayrı yapılıyor. Zarf aynı ama ayrı
ayrı sayılıyor. Zarf bir oylar ayrı sayılıyor, tutanaklara da ayrı geçiyor. Bir
tek pusulada bütün oylar yok. Biz buna itiraz ediyor.
İsmail Küçükkaya: Sayın Ekrem İmamoğlu
yeni seçimi anlatmanızı isteyeceğim. Sayın Yıldırım oylar yeniden sayılsaydı
sonuç değişir diye, bundan da başlayabilirsiniz.
Ekrem İmamoğlu: Saat 9 gibi açıklama yaptığım doğrudur. AA
gibi garabet rezillik yaşıyoruz, bizim oranımız şudur dedik. Yaklaşık 1,5
saatin üzerine televizyon kanalları hukuksuz yayın yapmıştır. Sayın Yıldırım AA
beni ilgilendirmez diyor, bakanlarıyla görüşüyor. Saat 2.20'de benim
açıkladığım 30 bin 86 sandığa göre kalan sayıya göre, artık seçimin sonucunun
değişme imkanı kalmamıştır. 1 Nisan'daki veri burada, birleştirme tutanağı
burada. 34 bin 57. İşinize geldiği gibi rakamlarla oynamayın. Yalan, uydurma
ifade hoş değil. Gerekçeye göre karar veriyor YSK. Sayımı yapan kişilerin
hukuka aykırı olduğunu söylüyor. YSK'nın kararında 'çaldılar' yok. Sadece ve
sadece sandık kurulunun üyelerine bakıyor. Sayın Yıldırım ve ekibi, arkadaşları
soyadına göre, yüzüne bakıp seçmeni tanıdıklarını söylediler. 2019'da yapılan
yenilenen seçim bir demokrasi mücadelesidir. Ben seçilmiş belediye başkanıyım.
Yenilenen seçim bir demokrasi mücadelesidir. 16 milyon insanın hakkını, kul
hakkını yiyenlere karşı verilen demokrasi mücadelesidir. Beka sorunu var
diyenler, kendileri de ifade ettiler. Bu süreçte hiç beka sorunu yok, konu İstanbul'a
döndü.
Binali Yıldırım: Bir kere Ekrem bey şunu söyledi. Biz oyların
yeniden sayımına itiraz etmedik dedi. Bu kocaman bir yalan. Elimizde il seçim
kurulununa CHP'nin müracaatı var gece saat 10'da. Beş dakika içinde aldığı ret
kararı var. Aynı zamanda biz YSK'ya da bunu götürdük. Dolayısıyla YSK da il
bizden daha iyi bilir diyerek ret kararına uydu. Sadece şunu söyledi, başlayan
sayımlar varsa ilçelerde onlar devam etsin. Yoksa tamamının sayımını asla kabul
etmedi CHP. Bunun altını çizerek söylüyorum. Tamamı sayılsaydı ne olacaktı?
Sonuç değişecekti. Çünkü biz bunu Maltepe'de gördük. Maltepe'de tamamı sayıldı.
Ekrem beyin kazandığı oylar, bizim kazandığımız oylar, aradaki fark 808 oy 1080
sandıkta. Bunu 39 ilçeye yayın, sonuç ortaya çıkıyor. Açık ara seçim bizim
lehimize olacaktı. Velev ki Ekrem beyin lehine olsun. Bizim istediğimiz,
ortadaki şüpheler, şaibeler, yolsuzluklar, özensizlikler kalksın ve bir daha bu
seçim tekrarlanmasın. Biz buu istedik. İstanbul halkını düşünerek bunu istedik.
Maalesef bu konuda beklediğimiz anlayışı görmedik. Şimdi 23 Haziran'a
gidiyoruz. Bir hafta süremiz var. Söylemlerimde benim hiçbir değişiklkik yok.
Baştan beri ben İstanbul'u konuşuyorum. İstanbul'u anlatıyorum.
İsmail Küçükkaya:Ben 31 Mart'ta oyumu kullandım. Diyelim ben oyumu Binali Yıldırım'a verdim veya sandığa gitmedim. Soru şu, ben neden Ekrem İmamoğlu'na oy vereyim?
Ekrem İmmaoğlu:Bakın 31 Mart akşamını geçelim dedi sayın Yıldırım, geçemeyiz. Çok mühimdir,
çarpıcıdır. AA'nın veri girişimi, sayın Yıldırım'ın kazandık demesi, daha sonra
il başkanının sayı vermesi. Tam o saatlerde bütün İstanbul gönül belediyesi
kazandı diye afişler astı. Biz tutunaklarımızı alıp merkemizimize
getirmeseydik, onlarca insan o mücadeleyi vermeseydi bu iş biterdi. Gönülden söylüyorum
o işte yüz binlerce görev yapan insanın hakkı vardır. Maddi hatalar olur,
düzeltilir, karar verilirse, geçersiz oylar sayılır. Yeniden oyların sayılması
diye bir şey yok. YSK'nin böyle bir refleksi yok, içtihatı yok. Bu süreç bir
kurgudur. AA Genel Müdürüyle görüşmedim demek, ben inanmıyorum. AA yanlış
yapmıştır, insanları yanıltmıştır demek verilmesi gereken hesaptır. Gönül
belediyeciliği afişleri İstanbul'da niye yaygınlaştı. 23 Haziran'da biz AK
Parti'ye diğer partilere oy vermiş olsun, herkes için biz kul hakkı yiyenlere
mücadele veriyoruz. Aynı zamanda İstanbul, normalleşme, güler yüzle kucaklaşma,
temiz bir yönetim mücadelesi, kibirden arınmış, ben bilirim anlayışı değil. Biz
23 Haziran'da herkesin oyuna talibiz. Biz AK Partili kardeşlerimizden oy
istiyoruz.
İsmail Küçükkaya: Ben diyelim İmamoğlu'na
oy verdim. Ben neden Binali Yıldırım'a oy vereyim?
Binali Yıldırım: İthamlar var. Kul hakkı yemek, kibir abidesi olmak. Bunlar kimi adresliyor. Bu seçime beraber girdik. Biz açıkça bir seçim sonrası yaşanan olayları bir hukuk mücadelesini vererek hakkımızı aradık. Bu başka yerlerde de oldu. Biz çok istemedik tekrarlanmasını. Bu CHP'nin tamamımın sayılmasına direnmeseydi bu seçim tekrarlanmayacak. Biz bunu yüzde 10'unun sayımından aradaki farkı görünce rahatlıkla söylüyorum. Biz birbirimize yakın oy aldık. Aradaki fark 13 bin 729'dur. Rakamları birbirine karıştırmaya lüzum yok. Hal böyleyken birbirimize yakın oy almışız, niye benim lehime oylar kazanılıyor da Ekrem Bey'inki kazanmıyor. Ben 10 kazanıyorum Ekrem Bey 2 kazanıyor. Bu dürüst bir seçim mi? Ben AA'yla görüşmedim. Görüşseydim görüştüm derim. Benim en tahammül edemeyeceğim şey yalan konuşmak.
Bu sorulardan sonra 10 dakikalık bir ara verildi.









