Halk arasında "cüzzam"
olarak bilinen "mycobacterium leprae" isimli bakterinin yol açtığı
kronik hastalık olan cüzzam, yol açtığı fonksiyon kayıpları, sosyal damgalanma
ve dışlanma gibi olumsuz etkileri nedeniyle özel bir sağlık problemi olarak
gösteriliyor.
Dünyada 1980'li yılların başlarından itibaren yapılan etkili
kampanyalar ve çoklu ilaç tedavilerinin uygulamaya girmesiyle 16 milyondan
fazla hastanın tedavi edildiği ve aktif hasta sayısının da önemli ölçüde azaldığı
söyleniyor.
İlaç tedavisinin yaygınlaşmasıyla hastalığın görülme sıklığında anlamlı azalma olurken, erken tanı konulduğunda cüzzamın tamamen tedavi edilebildiği ifade ediliyor.
Sağlık Bakanlığınca ilaçlar ücretsiz
Türkiye'de cüzzam tanısı konan hastaların tedavisi için
kullanılan ilaçlar, Sağlık Bakanlığınca ücretsiz sağlanıyor. Hastalarının
tedavi ve takipleri, deri ve zührevi hastalıklar kliniklerinde yapılıyor.
Cüzzam, Türkiye'de bildirimi zorunlu bulaşıcı hastalıklar kapsamında bulunuyor
ve "Lepra Eradikasyon Programı" uygulanıyor.
Türkiye'de 570 kayıtlı cüzzamlı hasta bulunduğu geçen yıl
sadece iki vaka görüldüğü kaydediliyor.
"Dünyada cüzzam sekeliyle yaşayan 2-3 milyon kişi bulunuyor"
Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Esin Şenol, yaptığı açıklamada, halk arasında "cüzzam" olarak bilinen
hastalığın deri ve sinirleri tutan, yavaş seyirli, sakatlık bırakan bir sağlık
sorunu olduğunu söyledi.
Cüzzamın, hastalık etkenini bulan araştırıcının adı olduğu
için "Hansen Hastalığı" olarak da bilindiğini ve bulaşıcı olduğunu
ifade eden Şenol, cüzzamın erken teşhis ve antibiyotik tedavisiyle
iyileştirilebildiğini anlattı.
Şenol, hastalık tedavi edilmediğinde ise el ve ayaklarda
felç, körlük ve burun çökmelerine yol açabildiğini söyledi.
Cüzzamın, günümüzde nadir görülen bir hastalık olsa da hala
dünyada bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edildiğine işaret eden Şenol,
"Eski çağların damgalanmış ve korkutucu hastalığı olan cüzzam, günümüzde
dünyadan kalkmış gibi algılanmakla birlikte halen her yıl yüzbinlerce yeni olgu
bildirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 2016 yılında 200 bin
yeni olgu bildirimi yapıldı. Bu vakalar, özellikle Hindistan, Brezilya, Endonezya
ve bazı Afrika ülkelerindedir." diye konuştu.
Yeni olguların yüzde 70'inin Hindistan'da bulunduğu
bilgisini veren Şenol, "Hastalık, genellikle kalabalık yaşayan, hijyenden
yoksun, yetersiz beslenen yoksul kesimlerde görülüyor. Dünyada cüzzam sekeliyle
(işlev ya da doku bozukluğu) yaşayan 2-3 milyon kişi bulunuyor." bilgisini
verdi.
Şenol, ayrıca cüzzamın çok bulaşıcı bir hastalık olduğu
algısının yanlış olduğunu, aksine çok bulaşıcı bir hastalık olmadığını ve bu
mikropla karşılaşanların yüzde 95'ine bulaşmadığını söyledi.









