Türkiye’nin sanayileşme hamlesini bu model kurtaracak

Türkiye’nin sanayileşme hamlesini bu model kurtaracak

Türkiye’nin sanayileşmekten ve yüksek teknoloji ürün üretmekten başka şansı yok. Ancak, sanayileşmenin önünde de ‘nitelikli eleman’ diye çok önemli bir engel var. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi, bu en büyük engeli aşmanın yolunu buldu ancak modelin Türkiye’deki 330 organize sanayi bölgesine yaygınlaştırması gerekiyor.

18 Aralık 2019 - 13:33

Mevlüt DAĞDEVİREN - Türkiye, 330 organize sanayi bölgesine sahip olsa da sanayileşmede arzuladığı seviyeyi yakalamış değil. Hala büyük oranda dış ticaret açığı veren ülkemizin yüksek teknoloji ürünlerine yönelmekten başka da şansı yok. Ancak burada sanayicinin önüne çıkan en büyük engel kalifiye eleman… Zira milyon dolarlık makineleri en etkin şekilde kullanmak için de yüksek teknoloji ürünleri geliştirip üretmek için de sonuçta kalifiye elemana ihtiyaç var. Türk sanayicisinin yıllardır dile getirdiği bu sorunu çözecek sihirli değnek olmasa da İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesinin geliştirdiği bir model var.

O modelin adı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi… Meslek lisesi tabiri sizi hayal kırıklığına uğratmasın, burada LYS’de Türkiye’nin ilk yüzde 8’lik diliminden öğrenci alan bir okuldan söz ediyoruz. Tabi bir de geçen yıl için yüzde 8’lik dilimden söz ediyoruz, yarın ne olacağı belli olmaz. Zaten hedef de yüzde 1’lik dilimin içinden öğrenci seçmek. Çünkü İAOSB Nedim Uysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yılda sadece 120 öğrenci alıyorlar. O yüzden aklınıza asla standart bir meslek lisesi gelmesin… Her bir laboratuarı bir fabrikayı andıran, milyon dolarlık yatırımlarla kurulmuş bir okuldan söz ediyoruz.

Öyle ki, okuldaki her bir öğrencinin Atatürk Organize Sanayi Bölgesi yönetimine yıllık maliyeti 25 bin lirayı buluyor. Bu rakam Türkiye’deki üniversite öğrencilerinin, üniversitelere maliyetinin bile kat kat üstünde… Zira İAOSB Nedim Uysal Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, lise mezunu değil adeta mühendis yetiştiriyor. Zaten bu okuldan mezun olan öğrencilerin işsiz kalmak gibi bir derdi de yok.

Peki her şey bu kadar iyiyse sorun nerede, diye sorabilirsiniz. Sorun şu sadece Atatürk Organize Sanayi Bölgesinde 630 fabrika var. Yani bu fabrikaların her birine ancak 5 yılda bir bu okuldan mezun olmuş bir öğrenci düşüyor.  Türkiye’de 330 organize sanayi bölgesinin faaliyette olduğunu hesapladığınızda ise her yıl bu düzeyde bir eğitim almış kaç kişiye ihtiyaç olduğunu varın siz hesaplayın.

MODEL TUTTU ŞİMDİ SIRA DEVLETE

Girdikleri yarışmalardan elde ettikleri başarılarla ve TÜBİTAK projeleri ile göz kamaştıran İAOSB Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi yönetimine yıllık faturası tamı tamamına 15 milyon lira… Bu da başarının tesadüflerin sonucu olmadığı tezini doğruluyor. İzmir Atatürk Organize Sanayi Bölgesi Yönetimi bu maliyete rağmen elde ettiği sonuçtan mutlu… Ancak, bu başarı ne İAOSB’nin ne de Türkiye’nin kalifiye eleman yarasına merhem olabilecek nicelikte değil. İşte bu noktadan sonraki reçeteyi ise İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş açıklıyor. Başkan Uğurtaş, “Türkiye’nin sanayileşme hamlesini tamamlayacak model bu, ancak biraz daha fazlası gerekiyor” diyor. Uğurtaş’ın ‘biraz daha fazlası’ diyerek anlatmak isteği şey; devletin olaya el atarak, bu modeli Türkiye genelindeki 330 organize sanayi bölgesine yaygınlaştırması aşaması oluşturuyor. Ancak model doğru olsa da hala kırılgan yönleri yok değil. En kırılgan yönü de İAOSB’ye yıllık 15 milyon lirayı bulan maliyeti… Bu çok uzun yıllar sürdürülebilir bir maliyet değil. Kaldı ki 330 organize sanayi bölgesinin çok azı hali hazırda böyle bir maliyeti üstlenebilir mali yapıya sahip. Dolayısıyla devletin bu meslek eğitimi modelini, kalite düzeyini bozmadan her organize sanayi bölgesinde uygulanabilir hale getirmesi için doğal olarak iyi bir destek modeli de ortaya koyması gerekiyor.

ÇİN’İ UÇURAN SİSTEM BÖYLE İŞLİYOR

İAOSB Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Uğurtaş, bu kaynağı OSB’lere çok fazla yük olmadan sağlayacak modeli de öneriyor. Uğurtaş’ın önerdiği destek modelinin dünyada başarılı örnekleri de var. Uğurtaş, “Organize sanayi bölgelerinde bütün alt yapıyı OSB Yönetimi yapıyor. Elektrik, su, doğalgaz, yol, kanalizasyon, temizlik… Özetle bir belediyenin verdiği tüm hizmetleri OSB yönetimleri olarak bizler veriyoruz. Ancak OSB’lerde, belediyelerin sahip olduğu gelirlerin hiç biri yok. Ne belediyeler gibi emlak vergisinden pay alıyoruz, ne elektrikten, ne vergi gelirlerinden ne de nüfus başına verilen genel bütçe gelirlerinden pay alıyoruz. Türkiye’de OSB iyi model olsa da bu haliyle sürdürülebilir değil, gün gelir duvara çarpar. Zira Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini düzeyindeki bir eğitim yatırımını da aidatlarla döndürmek mümkün olmaz. Kaldı ki, bizim daha bu kalite seviyesini üniversite ile taçlandırmak gibi bir hedefimiz var. Lise maliyeti 15 milyon lira olan bir eğitim modelinin varın üniversite maliyetini siz hesaplayın.

OSB’LER VERGİLERDEN PAY ALMALI

O yüzden ben emlak, aydınlatma vergilerinin bir kısmı bizde kalmalı diyorum. Bunun yanında çevre temizlik vergisinin bir oranı bizde kalmalı. Genel bütçeden de pay almalıyız. Bunu Çin yapıyor. ‘Çin uçuyor’ diyoruz ama Çin böyle uçuyor. Oradaki OSB’lerin içinde kocaman üniversiteler var. Bunu hangi kaynakla başarıyorlar derseniz, işte orda sistem böyle işliyor. Çin’deki sanayi bölgelerinden doğan kurumlar vergisinin ve diğer vergilerin bir kısmını o sanayi bölgelerinin yönetimlerine kalıyor. O sanayi bölgelerinin yönetimleri de işte bu kaynaklarla dünya ekonomi devlerine meydan okuyorlar.”

MESLEK EĞİTİMİ TİCARİLEŞMEMELİ

Devletin artık meslek eğitimini desteklediğini de hatırlatan Uğurtaş, ancak burada da ciddi bir tuzağa düşüldüğü uyarısını yapıyor. Uğurtaş, “Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesindeki her öğrencimizin İAOSB Yönetimine yıllık maliyeti 20-25 bin lira civarındadır. Devlet de meslek eğitimi veren liselere öğrenci başına 5-6 bin lira gibi bir destek yapmaktadır. Ancak, bu kaynağın özel meslek liselerine aktarılması önemli bir kaynağın heba olması sonucunu getiriyor. Biz burada devletin verdiği paranın üzerine her öğrenci için neredeyse 20 bin lira daha koyarken; özel sektör devletin verdiği bu 5-6 bin lira ile maliyetini kurtarıp, bir de buradan kendine para arttırmak durumundadır. O durumda da nitelikli bir meslek eğitimi sağlamanın imkansızlığı matematiksel olarak zaten ortadadır.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Enkazdan çıkarılan genç futbolcunun yaşam savaşı devam ediyor
Enkazdan çıkarılan genç futbolcunun yaşam savaşı devam ediyor
Sobadan zehirlenen baba öldü, oğlu hastaneye kaldırıldı
Sobadan zehirlenen baba öldü, oğlu hastaneye kaldırıldı