Üçüncü doz aşı yeterli mi? Araştırma sonuçlarını Rektör...

Üçüncü doz aşı yeterli mi? Araştırma sonuçlarını Rektör Hoktar açıkladı!

3'ncü doz aşı uygulaması sürerken Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Nükhet Hotar, gündemdeki 'aşı karşıtlığı' tartışmalarına son verecek bir basın açıklaması düzenleyerek 3'ncü dozunu olan sağlık çalışanlarının antikor oranlarını basın mensupları ile paylaştı.

16 Eylül 2021 - 13:02

Çiğdem CANPOLAT / ÖNCÜŞEHİR - Pandemi ile mücadelede sağlıkçılar tarafından en önemli silah olarak görülen koronavirüs aşıları Türkiye'de ilk olarak 13 Ocak günü Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'ya uygulanmıştı.

İlk aşılamanın ardından gerek sağlıkçılar gerekse iktidar ve muhalefet partileri aşı çağrısında bulunurken 15 Eylül verilerine göre Türkiye genelinde toplamda 103 milyon 762 bin 658 doz aşı uygulanırken İzmir'de ise aşılanma oranı Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre yüzde 87,8 olarak belirtildi.

Aşılanmada 3'ncü doz uygulanmasının başlamasına rağmen dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de aşı karşıtları kampanyalar yürütülmüştü. Yaşanan süreçte bir yandan 3'ncü doz aşı uygulaması sürerken Dokuz Eylül Üniversitesi, gündemdeki 'aşı karşıtlığı' tartışmalarına son verecek bir basın açıklaması düzenleyerek 3'ncü dozunu olan sağlık çalışanlarının antikor oranlarını basın mensupları ile paylaştı.

HOTAR: HASTANE YÖNETİMİZ PANDEMİ SÜRECİNDE ÇOK CİDDİ VE HIZLI TEDBİRLER ALDI

Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Nüket Hotar'ın gerçekleştirdiği basın toplantısında konuştu. Hotar, "Hastane yönetimiz pandemi sürecinde çok ciddi ve hızlı tedbirler aldı.  Pandemi bir süre daha hayatımızı da olacak gibi gözüküyor. Bu tedbirler bir süre daha uymamız gerekiyor. Birimlerimizdeki iş akışını, maske ve mesafe kurallarına uygun hale getirdik. Hasta ve yaya trafiğini düzenledik. Özellikle pozitif olanla il olma riski taşıyanlar ile hiç olmayanların mesafe düzenin belirledik. Ekipman olarak erekli olan sosyal mesafe bantları, maske gibi ekipmanları kendi imkanlarımız ile yürüttük bu konuda sıkıntı yaşamadığınızı gibi diğer kamu kurumları ile de bu üretimlerimi paylaştık. Pandeminin ilk gününden itibaren virüs tansını hızlı ve güvenli yapmak için Covid 19 tanı laboratuvarını kurduk ve kovid 19 izleme merkezini açtık. Bu merkezimizdeki çalışmalarımız halk sağlığı ana bilim dalı, enfeksiyon hastalıkları anabilim dalı tarafından yapılan bir çalışma ile karşınızdayız. Bu çalışma 3 ana bilim dalımız tarafında yürütüldü ve Mart 2021'de başkanı. Finansmanı rektörlülük olarak biz sağladık. Böyle önemli bir çalışmaya hızlıca kaynak bulmamız lazımdı buna en uygunu da rektörlük kaynağıydı. 3 bin 538 sağlık çalışanında yapıldı ve 1 yıl süreli izlendi ve izlenmekte.  Bu bilimsel veriler ortaya koymakta ki aşı çok bilinmezlikler ile gelişmiş ve halen devam eden hastalığa karşı bulunan en etkili önemli. Hem kendimiz korumak hem de başkasına zarar vermek adına gerekli önlemleri göstermek zorundayız. Yüz yüze eğitimde sadece bizim dersliklerimize 70 bin öğrenci gelecek. Bunların aşılı olması hem kendini hem arkadaşlarını riske atmamak için çok önemli. Hocalarımızın ve idari personelimizin aşı yaptırmış olması sağlık açısından çok önemli. Bu zaten yapılan çalışma ile ortada" dedi.

SONUÇLARI MADDELER HALİNDE ANLATTI

Maddeler halinde araştırmanın sonucu hakkında rakamlar veren Hotar, "1)Araştırmamızın ilk sonuçlarına göre antikor düzeylerinin Dokuz Eylül Üniversitesi sağlık çalışanlarının iki doz CoronaVac aşısından 4 ay sonra anlamlı şekilde düştüğü ancak %89'unda halen yeterli düzeyde olduğunu tespit etti çalışana arkadaşlarımız. Üçüncü doz aşı sonrası (CoronaVac veya BioNTech aşısı) sağlık çalışanlarının %100'ünde antikor düzeyinin arttığı ve yeterli düzeye eriştiği saptandı. Sağlık personelinin 3. doz aşısını CoronaVac olarak yaptıranlarda aşıdan en az 7 gün sonra antikor düzeyinin 7.5 kat arttığı; BioNTech olarak yaptıranlarda ise 106 kat arttığı tespit edildi.

2) Katılımcılardan 3. doz aşısını BioNTech ile olanların durumları değerlendirildiğinde antikor düzeylerinin zaman içinde düştüğü, ancak halen var olan antikor düzeyinin (aşıdan yaklaşık iki ay sonra) oldukça yeterli düzeyde olduğu (16865 AU/ml) saptandı. Aşıdan sonra yüzde 100 arttı ancak düşmesine rağmen 2 ay geçmesine rağmen hala yeterli koruma sağlandığı görüldü.

3) ilk iki doz aşı arasında sağlık çalışanlarımızın %4'ünde (20 sağlık çalışanı) COVID-19 hastalığı gelişmiştiği göründü..  3. doz aşısını olan 293 kişiden sadece 1 kişide (%0.3) koroanya yakalandı, ancak gepsi hafif atlattı."

“RİSK İLE EN ÇOK KARŞI KARŞIYA KALAN BİR GRUBU OLUŞTURMAKTA”

Yeniden söze girerek sağlık çalışanlarının risk altında olmasına rağmen alınan sonları belirten Hotar, "Bu çalışma tamıyla sağlık çalışanlarını kapsadığı için sağlık çalışanları bu risk ile en çok karşı karşıya kalan bir grubu oluşturmakta. Sağlık çalışanlarımızda bile böyle sonuçlar verdiğine göre bizim daha az risk altında kalan kişiler için bunun koruyuculuğu kat ve kat fazla olacaktır. En azından kanunen zorlayıcı bir durumumuz yok ancak akıl ve mantığımızı kullanıldığımızda aşı olmamayı gerektirecek hiçbir reel durum yok. insanlar tercihini böyle kullanabilir ancak eğitim kurumlarında yanında ders dinleyen arkadaşını, dersi anlatan hocasını ve kapıda bekleyen güvenliği riski atma hakkına sahip değil."

HOTAR’DAN RİSK AÇIKLAMASI: BU BİR ÖZGÜRLÜK DEĞİL

Aşı karşıtları için suç duyurusunda bulunulabileceğini de belirten Hotar, "Kişiler kendi özgürlük alanı içinde böyle bir özgürlük hakkını sahip olsalar bile ki sadece kendileri bir adada yaşıyorsa bu özgürlüklerini kullanabilirler. Ancak her bir kişi çalışma arkadaşlarını riske attığı için bu bir özgürlük değil. Kitleleri engelleyecek aşı karşıtlarına karşı bir suç duyurunda bulunabilir toplumu riske attığı için."

“HOCALARIMIZ İÇİN ÇOK CİDDİ BİR AŞILANMA ORANI VAR”

Dokuz Eylül Üniversitesi bünyesinde yer alan hocaların çoğunluğunun aşılandığını belirten Hotar, "Hocalarımız için çok ciddi bir aşılanma oranı var. Olmayanlardan da haftada 2 kere PCR testi isteyeceğiz. Ancak öğrenciler için hem sayı fazla hem de personelimiz olmadıkları için ne yapabileceğimiz de ancak hukuki bir düzenleme çıkması durumunda görürüz. Ancak öğrenciler için turnike sayılarımızı arttırıyoruz, güvenlik sayımızı arttırıyoruz, girişlerimiz arttırıyoruz ki hem de aşı hem de test sonuçlarını her gün kontrol edebilelim" dedi.

Okullar açıklaması ile aşılanma sayılarını değişeceğini belirten Hotar, "Okullar açılana kadar bu sayılar değişecektir. Ben bu rakamının 0'a yakın olacağını düşünüyorum. Tolumu aşı karşıtı söylemi etkilemekte. Vatandaşlarımız duyarlılık gösterip bunlara karşı bir tepki ortaya koyması lazım. Kendisini tamam ama başkasını riske atamaz."

KILIÇ: YAKLAŞIK İKİ AYDIR BU DURUMU İZLİYORUZ

Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Prof. Dr. Dalı Bülent Kılıç çalışmanın önemine değinerek, “Sağlık çalışanlarda ve belli bir yaş gurubunda 2 doz Sinovac aşısından sonra bir doz MRNA aşısı yapılan bir gurup var. Bununla ilgili sonuçlar bilinmiyor. Bütün dünyada bilinmiyor. Türkiye’de de bu konuda başlayan çalışmalar var ama sonucu ilk açıklayan biziz. Dünyada ve Türkiye’de ilk kez iki doz inaktif aşıdan sonra 1 MRNA aşısı yapılanlarda ilke kez bir sonuç açıklanıyor. İki doz koronavac aşılarının hiçbir aşısı etkisi yok, mutlaka herkes sıfırdan Biontech yapalım diye bir düşünce vardı. Ama daha önce yapılan aşıların bir yararı olduğunu ve üçüncü doz olarak tek doz MRNA aşısı yapılmasıyla bile çok yüksek miktarda antikor oluştuğunu gösteriyor. O düşünce böylelikle yok olmuş oldu. Yüksek antikor oluşuyor daha önce yapılan yok sayılır iki doz biontech aşısı yapılır düşüncesi yanlış. Biz yaklaşık iki aydır bu durumu izliyoruz. Şu an ki verilere göre üçüncü olarak bir doz Biontech aşısı yeter. Biz aralık ayından tekrar bir izleme yapacağız antikor düzeyleri düşebilir. Ama ir sorun yaratacağını düşünmüyoruz. Biz zaten hastalığa yakalananları izliyoruz. Bizim durumumuzda hastalığa yakalanan çok az kişi var. 300 kişiden 1 kişi hastalığa yakalandı. Hastalığa yakalanmaktan koruyor, ikinci bir MRNA aşısına gerek olup olmadığını araştırıyoruz” dedi.

KÜÇÜKGÜÇLÜ: AŞININ ÖNEMİ KENDİNİ BELLİ EDİYOR

DEÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Semih Küçükgüçlü ise pandemi sürecinin başından beridir hastanede başhekim olarak görev yaptığını belirterek, “Bütün sürçleri birebir yaşadım. Aşının yararını şu an ki çok net bir şekilde görüyorum. Şu an bizim servisimizde pandemi servisinde 17 hasta yatıyor. 16 tane yoğun bakımda yatan hastamız var. Bu pandemiye ilk dalgasında biz 112 yatağa kadar çıkmıştık. Yatak hasta sayımız ve yoğun bakım isteği çok fazlaydı. Ama burada aşının önemi kendini belli ediyor. Süreçte herkesin bilgilenmesi gerekiyor.  Eğitim, eğitim, eğitim… şunu da yapmamak lazım, ben aşılıyım, maske mesafe, hijyen kuralları yine de geçerli. 5-10 gündür başka bir viral enfeksiyon var. Enflüanza salgını gibi. Bu salgını da önlemek için yine maske geçerli. Okullar açıldı. Orada da bunun uygulanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Ömer Güney ve eski başkanlar bir arada
Ömer Güney ve eski başkanlar bir arada
19 yaşındaki genç otomobilde ölü bulundu
19 yaşındaki genç otomobilde ölü bulundu