Milli eğitim Bakanı Yılmaz, Bakanlığın Başöğretmen Salonunda Güncellenen Öğretim Programlarıyla ilgili bilgilendirme toplantısı düzenledi. Bu taslak programı hazırlanırken yenilerek askı sürecine çıkan öğretim programlarıyla ilgili çalışmaların başlangıcında öğrencilerin üniversitede, çalışma hayatlarında, günlük yaşantılarında başarılı olmaları için gerekli görülen ve talep edilen temel beceri ve yeterliliklerin tespit edildiğini vurgulayan Bakan Yılmaz, "Bu çerçevede izleme değerlendirme çalışmalarının sonuçları farklı kurumlar tarafından yapılmış araştırmaların sonuçları, tespit ve öneriler, literatüre dikkatli bir şekilde incelendi. Dünya ölçeğinde eğitimde başarı göstermiş olan ülkelerin programlarıyla karşılaştırmalar yapıldı, onların tecrübelerinden faydalanıldı. Elde edilen bilgiler ile ülkemizin 2023 hedefleri, hükümet programları dikkate alındı ve bunların ışığında bu taslak program milletimizin görüşlerine açıldı. Bizim için gerçekten her bir öğrencimiz değerli ve kıymetlidir. Bilgiyi edinmek, becerileri geliştirmek ve bunları günlük yaşantısında kullanmak şeklinde ifade edilebilecek 3 sütunu yükseltmekle herkes için iyi eğitimi sağlayabileceğimize inanıyoruz. Öğrencilerimizin edinmesi ve geliştirmesi gereken beceri ve yeterlikler nedir? Diye de sorulabilir. Bunun da çerçevesini Türkiye Yeterlikler Çerçevesi belirlemektedir. Türkiye Yeterlikler Çerçevesi, Milli Eğitim Bakanlığı, Yüksek Öğretim Kurulu başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşları, işçi ve işveren sendikaları, meslek örgütleri ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla ulusla ve uluslar arası uzman ve akademisyenlerin çalışmasıyla hazırlanmıştır” şeklinde konuştu.“Taslak öğretim programlarında öğrenci yeterliklerini Türkiye Yeterlikler Çerçevesinde tanımlamış, 8 yetkinliği kuşatacak şekilde farklı, ulusal ve uluslar arası birikimlere dayanarak belirledik”
“Biz, kamuoyunun görüş ve önerilerini almak üzere askıya çıkardığımız taslak öğretim programlarında öğrenci yeterliklerini Türkiye Yeterlikler Çerçevesinde tanımlamış, 8 yetkinliği kuşatacak şekilde farklı, ulusal ve uluslar arası birikimlere dayanarak belirledik” ifadesini kullanan Yılmaz, “Milli Eğitim Bakanlığı kalite çerçevesi, Milli Eğitim Bakanlığının 2015-2019 stratejik planı, 2023 TÜBİTAK vizyon belgesi, 21. yüzyıl becerileri, bilgi toplumu stratejisi ve eylem planı, değerler eğitimi, hayat becerileri bu çalışmada yol gösteren dokümanlar oldu. Alınan bu belgelerden yararlanılarak 15 başlık altında Milli Eğitim Bakanlığı öğrenci yeterlilikleri oluşturulmuştur. Öğrenci yeterliliklerinin hepsi önemlidir çünkü her biri mutlu ve başarılı bir hayata katkıda bulunmaktadır. Bu yeterliliklerin pek çoğu birbiri ile uyuşmakta birbirini kapsamakta ve birbirini de desteklemektedir. Yenilenmiş eğitim-öğretim programlarımızla çıkacağımız bu yeni yolda öğrencilerimizin bilgiye ulaşabilecekleri, becerileri ve yeterliliklerini geliştirebilecekleri yolculukta tüm halkımızın katkısının bizler için önemli olduğunu bir kez daha vurguluyorum” açıklamasında bulundu.“Ders sayıları ile ilgili de arkadaşlarımızın çalışmaları var ancak nihai olarak belirlemedik”
Bakan Yılmaz, Güncellenen Öğretim Programları ile ilgili bilgi vermesinin ardından basın mensuplarının sorularını da cevapladı. Bir gazetecinin, yeni müfredatla birlikte ders sayılarının azaltılmasına içeriğin hafifletilmesine yönelik yapılan çalışmaların ve yeni müfredatla öğrencilere ne gibi katkılar sağlayacağının sorulması üzerine, “Bunu taslak olarak sunduk. Bu taslak muhakkak ki diğerinden gereksizce efradını cami ayarını mani yapma diye bir şey var. Eğitimde bunun sınırını belirleyebilmek mümkün değil. Ama öğrencilerimize Türkiye yeterlilikleri çerçevesinde alması gerekenleri almasını, almaması gerekenleri de bu sistemin dışında tuttuk. Bu çalışma halkımızın da görüşlerini aldıktan sonra bir hale getirilirse o zaman soruya tam cevap verilecektir. Ders sayıları ile ilgili de arkadaşlarımızın çalışmaları var ancak nihai olarak belirlemedik. Önümüzdeki dönemde istiyoruz ki alması gerekenleri verelim ancak yardımcı kaynaklar veya yardımcı dersler konusunda da öğretmenlerimize alternatif seçme ve esneklik sağlayalım. Biz bunu sağlarsak inşallah önümüzdeki dönemdeki eğitim bir önceki dönemden daha iyi olacaktır diye düşünüyorum. Son olarak ders sayılarını henüz daha belirlemedik. Çünkü her öğretmen veya her alan kendi ders saatinin arttırılmasını istiyor. Kendi ders saatinin arttırılması aynı alandaki öğretmen sayısının da arttırılmasıyla bir yakınlığı, bağlantısı var. Bunu da dikkate alaraktan öğretmen sayımız talepler ve hangisi uygun olur bir orta optimum noktasını bulmaya çalışıyoruz ” değerlendirmelerinde bulundu.
“Biz, kamuoyunun görüş ve önerilerini almak üzere askıya çıkardığımız taslak öğretim programlarında öğrenci yeterliklerini Türkiye Yeterlikler Çerçevesinde tanımlamış, 8 yetkinliği kuşatacak şekilde farklı, ulusal ve uluslar arası birikimlere dayanarak belirledik” ifadesini kullanan Yılmaz, “Milli Eğitim Bakanlığı kalite çerçevesi, Milli Eğitim Bakanlığının 2015-2019 stratejik planı, 2023 TÜBİTAK vizyon belgesi, 21. yüzyıl becerileri, bilgi toplumu stratejisi ve eylem planı, değerler eğitimi, hayat becerileri bu çalışmada yol gösteren dokümanlar oldu. Alınan bu belgelerden yararlanılarak 15 başlık altında Milli Eğitim Bakanlığı öğrenci yeterlilikleri oluşturulmuştur. Öğrenci yeterliliklerinin hepsi önemlidir çünkü her biri mutlu ve başarılı bir hayata katkıda bulunmaktadır. Bu yeterliliklerin pek çoğu birbiri ile uyuşmakta birbirini kapsamakta ve birbirini de desteklemektedir. Yenilenmiş eğitim-öğretim programlarımızla çıkacağımız bu yeni yolda öğrencilerimizin bilgiye ulaşabilecekleri, becerileri ve yeterliliklerini geliştirebilecekleri yolculukta tüm halkımızın katkısının bizler için önemli olduğunu bir kez daha vurguluyorum” açıklamasında bulundu.“Ders sayıları ile ilgili de arkadaşlarımızın çalışmaları var ancak nihai olarak belirlemedik”
Bakan Yılmaz, Güncellenen Öğretim Programları ile ilgili bilgi vermesinin ardından basın mensuplarının sorularını da cevapladı. Bir gazetecinin, yeni müfredatla birlikte ders sayılarının azaltılmasına içeriğin hafifletilmesine yönelik yapılan çalışmaların ve yeni müfredatla öğrencilere ne gibi katkılar sağlayacağının sorulması üzerine, “Bunu taslak olarak sunduk. Bu taslak muhakkak ki diğerinden gereksizce efradını cami ayarını mani yapma diye bir şey var. Eğitimde bunun sınırını belirleyebilmek mümkün değil. Ama öğrencilerimize Türkiye yeterlilikleri çerçevesinde alması gerekenleri almasını, almaması gerekenleri de bu sistemin dışında tuttuk. Bu çalışma halkımızın da görüşlerini aldıktan sonra bir hale getirilirse o zaman soruya tam cevap verilecektir. Ders sayıları ile ilgili de arkadaşlarımızın çalışmaları var ancak nihai olarak belirlemedik. Önümüzdeki dönemde istiyoruz ki alması gerekenleri verelim ancak yardımcı kaynaklar veya yardımcı dersler konusunda da öğretmenlerimize alternatif seçme ve esneklik sağlayalım. Biz bunu sağlarsak inşallah önümüzdeki dönemdeki eğitim bir önceki dönemden daha iyi olacaktır diye düşünüyorum. Son olarak ders sayılarını henüz daha belirlemedik. Çünkü her öğretmen veya her alan kendi ders saatinin arttırılmasını istiyor. Kendi ders saatinin arttırılması aynı alandaki öğretmen sayısının da arttırılmasıyla bir yakınlığı, bağlantısı var. Bunu da dikkate alaraktan öğretmen sayımız talepler ve hangisi uygun olur bir orta optimum noktasını bulmaya çalışıyoruz ” değerlendirmelerinde bulundu.









