Ak Parti İzmir İl Başkanlığı İl Kadın Kolları başkanı Gözde Keskin metropol ilçelerdeki teşkilatlarını dağıtmaya başladı.
Ak parti İzmir il teşkilatı İzmir deki seçim sonuçları oranındaki düşüşlerden kadın ve gençlik kollarını sorumlu tutuyormuş ve hatta söylentilere göre il kadın kolları çiçeği burnunda Başkanı Gözde Keskin ilçe kadın kolları başkanlarından bazı isimlerin istifasını istemeye başlamış. Sırada İl Gençlik Kolları Başkanı Nurettin Taşçı İlçe gençlik kolları başkanlarının istifalarını isteyecekmiş.
İl Kadın Kolları Başkanı Gözde Keskin görevden aldığı ilçe kadın kolları başkanlarının yerine atayacağı isimleri bile belirlemiş diyorlar. Fısıltı yoluyla kulaktan kulağa dolaşan o isimler mevcut yönetimlerin farklı birimlerinde başkanlık ve başkan yardımcılığı yapan AK Parti gönüllüsü gibi görünüp tüm söylem ve davranışlarıyla şüphe çekmeyen fakat gerçekte Ak Parti teşkilatlarını içerden bitirmek için muhalif partilere çalışan Truvalar bunları bilmeyen kalmadı. Ak parti için mücadele eder gibi görünmeleri sokak sokak dolaşıyor gibi tablolar çizmeleri tamamen kamuflaj.
Ortada bir başarısızlık varsa kadın ve gençlik kollarının çalışmamasıdır. Siyasi teşkilatların zaferinde demek ki bu iki yan kol başkanlıklar çok önemli bu durumdan çıkan sonuca göre. Bu iki yan kol çalışmaları ile seçim sonuçlarını değiştirecek kadar önemli yani eee bugüne kadar neden hep üvey evlat muamelesi yapıldı? Bu seçim sonuçlarında ana kademelerin rolü nerde peki...
Ana kademelerin hiç mi suçu yok en etkili olan ana kademe değil mi teşkilatlarda. Ana kademeler çok çalıştı ama başaramadı çünkü kadın ve gençlik kolları desteklemedi onları öylemi...
Kadın Kolları İl Başkanı gerekçe olarak ta ana kademe ile sorunlu olan İlçelerde ki başkanlarının istifasını istemiş. Onları kendi yönetiminde değerlendirecekmiş. Komik değil mi…
Kendi başkanlarına ekibine sahip çıkmak yerine kendisini o makama getiren kişilerin talimatını yerine getiriyor olması siyasetin gereğimidir, teşkilatçılığın gereğimidir, hizmet anlayışının gereğimidir… bilmem ama inandığım ve bildiğim bir şey varsa o da davaya ihanettir…
Ak partiyi her seçimde biraz daha gerileten ve güç kaybettiren teşkilatçılık anlayışı Ak parti vizyon ve misyonun tüzük ile artık bağdaşmayan birleştirmek yerini ötekileştiren hepsi bizim olsun zihniyetinin hakim olması değilmiydi.
Erken seçim için teşkilatları yeniden yapılandırmaya gerek duyulmasındaki amaç İzmir Teşkilatlarını ve liderlerine gönülden bağlı dava şuuru ile hizmet edenleri ötekileştirerek küstüren grupların tekrar hakim olmak istemelerimi yatıyor. Ülkenin durumu ve sıcak bölgeden gelen haberlerin ciddiyeti beceriksiz teşkilat çalışmalarına rağmen Ak Partiye güven artışı getirdi. Ülke genelindeki ve barış sürecini tamamen bitiren adımların atılmış olması erken seçimde Ak Partiden giden ödünç oyların tekrar geleceği sinyalleri alınıyor. Seçmen AK Parti ve liderinin değerini çok daha iyi anladı.
Bu başarı ötekileştirmeyi kendilerine en mübah görev bilen az olsun benim olsun hepsi benim olsun anlayışının başarısı asla olmayacak seçmenin güvenebileceği başka lider ve parti olmadığı için yine liderin başarısı olacaktır.
Demem o ki İzmir Teşkilatındaki Kadın ve gençlik kollarındaki kıyım stratejik olarak partiyi dağıtan gruplar tarafından tasarlanmış mevcut ülke gündemindeki durumu kendilerine artı olarak yazdırmak amaçlı bir kıyımdır.
İlle de kıyım yapmak şart başka çözüm yolu yok deniliyorsa önce ilçelerin ana kademelerinden başlamaları gerekir. Başarıda ve başarısızlıkta en etkin rol öncelikle ana kademenindir.
Yorumlar
Kalan Karakter: