İlk günden beri meydanları boş bırakmayan vatan sever halk, parti ve ideoloji gözetmeksizin "milli iradeye demokrasiye sahip çıkın meydanları boş bırakmayın" çağrısına uydu.
Halkın duyarlılığını artırmak adına çalınan bazı müzik ve marşların seçimlerinin yanlış yapılması bir çok vatansever demokrasi bekçisini üzüp meydandan uzaklaşmalarına sebep oldu.
İzmir için Konak meydaninda alanın bir bölümünün polis barikatı ile ayrılıp protokol alanı oluşturulması yanlışlardan bir diğeri ve meydanda sınıf ayırımı yapılması demokrasi bekçilerinin bir kısmını birhayli üzmüştür. Protokol olmadan herkesin halk ile aynı yerde meydanları beklemesi daha doğru gibiydi.
Milli iradeye darbe girişimini onaylamayan diğer parti vekillerine de meydandaki plantformda mikrofon verilmesini, partizanlık yapmadan halkın desteğini sürdürmesi ve devletin yanında olmaya devam etmelerine yönelik kendi tabanlarını meydanda tutmalarını sağlamalası gerektiğini düşünüyorum.
Sonucta birliğin ve gücün bu şekilde davranılarak sağlanacağında herkesin hem fikir olduğu kaçınılmaz gerçektir.
NOT:Yazımı birkaç gün önce yazıp yayınlanmasından sonra benim için değerli bir büyüğüm yazımın yayından kaldırılmasını söyledi.Editör arkadaşımda yazıyı yayından bir süreliğine geri çekti.
Diyeceğim o ki; Dün gece iki gündür protokol alanı yok, çalınan müzikler daha doğru.Dün meydanlara çıkışımızın haftası doldu. Milletin darbecilerin tanklarının eksozlarına atlet ve gömleklerini tıkayıp milli irade mücadelesi vermeye başlaması,Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, darbecilere karşı sahip çıkma mücadelesinin birinci haftası doldu.
Meydan nöbetinde yorulup dinlenmek isteyen, nöbeti arkadaşına bırakıp ya evine yada meydanda uygun bir köşede uyumaya çekilirken; çevresindekilere ''birşey olursa bir sıkıntı çıkarsa haber verin gelelim"diyerek ayrılıyorlar. 'Birşey' yada 'bir sıkıntı' diye kast ettikleri; darbecilerin yedekte beklettikleri B ve C belki D planlarını uygulama girişimleri...
Benim gördüğm ve anladığım cuntacı hainler alfabedeki bütün harf sayısı kadar planları da mevcut olsa başarılı olamayacaklar. Çünkü Üstad Sezai Karakoç'un dediği gibi:
"...Sakın kader deme, kaderin üstünde bir kader vardır. Ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır. Gün batsa ne olur, geceyi onaran bir mimar vardır..."
Hürmetlerimle
Yorumlar
Kalan Karakter: