Atmaca’dan Arda’ya sert çıkış: Kendi boyunu aşan işlere...

Atmaca’dan Arda’ya sert çıkış: Kendi boyunu aşan işlere kalkışıp duran adam olacağına…

Gaziemir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Atmaca,  Yeşil Mahallesi'ndeki ağaçlık bölgede yapılan inşaatta ağaç katliamı yaşandığını iddia ederek Gaziemir Belediye Başkanı Arda’ya yüklendi. Atmaca, “Yapılan iş ruhsatlı olabilir, ama sonuçları kamuoyu vicdanını rahatsız etmiştir. Belediye başkanı konu ile ilgili üstüne düşenleri derhal yapmalıdır" diyerek, "Kendi boyunu aşan işlere kalkışıp duran adam olacağına, elindeki imkanlarla bu çevre katliamına dur desin” ifadelerini kullandı.

12 Haziran 2021 - 16:01

ÖNCÜŞEHİR  - Gaziemir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Uğur İnan Atmaca, Gaziemir Yeşil Mahallesi'ndeki ağaçlık bölgede yapılan inşaatta ağaç katliamı yaşandığını iddia etti. Atmaca yaptığı paylaşımda, “Sunduğum uydu fotoğraflarında dikkat edilmesi gereken en önemli detay, arsanın satın alındığı 2013 yılı ve sonrasında, özellikle 2015 yılında orman müdürlüğünden ilk alınan kesim izni sonrası belirgin bir şekilde ağaç kesiminin yapıldığıdır” ifadelerini kullandı.

Atmaca yaptığı paylaşımın sonunda ise Gaziemir Belediye başkanı Halil Arda’ya seslenerek, “Yapılan iş ruhsatlı olabilir, ama sonuçları kamuoyu vicdanını rahatsız etmiştir. Belediye başkanı konu ile ilgili üstüne düşenleri derhal yapmalıdır. Hafriyat için ceza kestim demek sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Eğer ceza kesmek sorunları çözüyorsa, kurşun fabrikası için 5 milyonun üzerinde ceza kesildi. Kendi boyunu aşan işlere kalkışıp duran adam olacağına, elindeki imkanlarla bu çevre katliamına dur desin” dedi.

Atmaca’nınn paylaşımı ise şu şekilde;

AĞAÇ VE DOĞA KATLİAMINDA SON DURUM: “BELEDİYE BAŞKANI HALA DURUYOR”

Bölgenin MEVZİ İMAR PLANI yaklaşık 30 yıl önce yapılmıştır. İmar planı onaylanırken bölgenin ağaç dokusu dikkate alınmış ve % 60 ‘ın üzerinde zayiat ile kamu terkleri yapılmıştır. (ek-1)

O günkü koşullarda oldukça yüksek zayiatla yapılan mevzi imar planına eklenen plan notunda TAKS (taban alanı katsayısı) yani binaların toplam oturum alanı kadastral parsel üzerinden % 8 geçemez ibaresi bulunmaktadır. (ek-2)

Bu oran 2074 ada 30 nolu imar parseline oranlandığında karşımıza çıkan rakam % 17,8 dir. Yani blokların toplam oturma alanı 19.583 m2 x % 17,8 = 3.485 m2 yi geçemez. (ek-3)

Yapılaşma alanı kadastral alan üzerinden Y: 0,30 olarak belirlenmiştir. Bu rakam 2074 ada 30 nolu imar parseline oranlandığı taktirde % 67,1 ‘ i geçemez. 19.583 m2 x % 67.1 = 13.140 m2 + balkonlar + merdiven + asansör alanını geçemez. (tamamen toprağın altında kalan, yönetmelikte izin verilen alanlar hariç) (ek-3)

Ayrıca Sivil havacılık Genel Müdürlüğü’nün “HAVAALANLARI ÇEVRESİNDEKİ DOĞAL MANİALAR ÜZERİNDE YAPILAŞMA TALİMATI” nda belirtildiği üzere; bina yükseklikleri baca anten dahil toplam 6,50 mt ve iki katı geçemez denilmektedir. (ek-4)

2017 yılı PLANLI ALANLAR TİP İMAR YÖNETMELİĞİ’ nin 11. Maddesinin (5) (6) (7) fıkraları uyarınca bina kot aldığı noktadan itibaren subasman yüksekliği 3,50 metreyi aştığında kademe yapılarak tekrar 2 kat görünümüne kavuşmalıdır. Yani kottan kat kazanmak mümkün değildir. (ek-5)

Yine aynı yönetmeliğin 15. 16. 17. Ve 18. Maddelerine göre bahçe tesviyeleri yapılmalıdır. Şu anki mevcut durumda yapılan hafriyat ve bahçe tesviyeleri yönetmelik hükümlerine aykırıdır. (ek-6)

Bütün bu veriler ışığında yapmış olduğumuz değerlendirmeler neticesinde firma yetkilisinin yaptığı açıklamalar gerçeklerle örtüşmemektedir.

Şöyle ki;

• 2011 yılında tarafımdan mimari projesini yapılan arazi üzerinde ne kadar ağaç varsa hepsi korunmuştur. Ağaç rölövesi sayısal koordinata bağlanmıştır. (ek-7) İnşai faaliyetlere engel olması sebebiyle 19 adet zeytin ağacı alınan izin dahilinde parsel içinde farklı yerlere taşınmıştır. Herhangi bir çam ağacı kesilmemiştir. (ek-8)

• Ayrıca inşaat firması ile herhangi bir ortaklık bağım olmaması sebebiyle inşaat sürecinde herhangi bir ağaç kesimi yapılıp yapılmadığını denetlemem mümkün değildir. Ancak kesilmiş olması durumunda binaların yapı kullanma izin belgesi alması mümkün değildir.

• Burada belediye ve müteahhit firma kamuoyu hassasiyetini dikkate alıp gerekli tedbirleri almak yerine, benim sadece mimari projesini yaptığım alanı eksik ve hatalı beyanlarla savunma aracı olarak sunması, burada yapılan yanlış uygulamaları perdelemeye yetmeyecektir.

• Müteahhit firma yetkilisi, yapılaşma emsal oranlarının 1,50 olduğunu söyleyerek gerçek dışı beyanda bulunmuştur.

• Kottan kat kazanıldığı ifadesi hem belediye hem de müteahhit firma yetkilileri tarafından dile getirilerek kamuoyu yanıltılmaya çalışılmıştır.

• Mevzi imar plan notlarında yer alan “ Mevcut ağaç rölövesine uyulacaktır “ hükmü uygulanmamıştır. Orman müdürlüğü hangi saikle ağaç kesimine izin verirse versin, belediyenin plan notunu uygulama sorumluluğu ortadan kalkmaz. (ek-2)

• Benim mimari projesini yaptığım parselde hakkımız olan toplam inşaat alanının yaklaşık % 50 si ağaç rölövesine uyma zorunluluğu ve 2 kat sınırlaması sebebiyle kullanılamamıştır.

• 2074 parselde toplam hakkını kullanmak adına kestiği ağaçların yerine apartman blokları koymuş, ve kademe yapmadan tüm inşaat hakkını kullanmıştır. Bu sistemle her şey yasal gibi görünse de kamu vicdanı yara almıştır.

• Aynı parsele başka bir müşterim talip olduğunda kendisine 2075 ada 1 parseldeki oranla yaklaşık 20 – 25 villa yapabileceğimizi ifade etmiştim. Müşterimin ısrarına rağmen böyle yoğunluklu bir projenin doğru olmadığını ifade ederek projeden geri çekildim.

• Firma yetkilileri 20 dönüme 11 adet bina yapacaklarını söylüyorlar ama kaç bin m2 oturum alanı olacağını söylemiyorlar. Toplam 199 konut bu alanda zorlama ile konumlandırılmıştır.

• Bugün yapılan yoğun yapılaşmanın çevreye vereceği zararı göz ardı edenler, beni hedef göstererek kamufle olmaya çalışmaktadır. Mevcut kadastral yol kullanılarak 199 adet dairenin getireceği 400 araç trafiğinin yükü ve eksoz gazlarının ve konutlara hizmet vermek için gelecek araçların bölgenin ağaç dokusuna ve çevreye vereceği zarar ayrıca değerlendirilmelidir.

• Sunduğum uydu fotoğraflarında dikkat edilmesi gereken en önemli detay, arsanın satın alındığı 2013 yılı ve sonrasında, özellikle 2015 yılında orman müdürlüğünden ilk alınan kesim izni sonrası belirgin bir şekilde ağaç kesiminin yapıldığıdır.

• Hafriyat işi bizi bağlamaz demek doğru bir yaklaşım değildir. Hafriyat işini vereceğiniz firmalardan aldığınız teklifte kamyonların gideceği mesafe ve İBB döküm alanına verilecek ücret belirleyici etkendir. Eğer ucuz fiyata verirseniz bu hafriyatın İBB döküm alanına gitmeyeceği aşikardır. Mimari projesini yaptığım parsel gerekli hafriyat iznini alarak nizami taşıma yapmıştır. (ek-9)

• Belediye ise hafriyat konusunda zaten bizim radarımızda bulunuyor. 228 ada 1 parsel ve 366 ada 53 parsel üzerine dökülen hafriyatları daha önce verdiğimiz yazılı soru önergelerinde dile getirmiştik. Şimdi ise 241 ada 1 parsel ile 242 ada 1 parselde binlerce kamyon hafriyat dökülmüş, doğa katledilmiştir.

• Belediye derhal imar kanununun 32 ve 42 maddeleri uyarınca işlem tesis etmeli, bölgenin doğal karakteri korunacak alan olması sebebiyle derhal o hafriyatları kaldırıp bu alanları eski haline getirmelidir. Aksi durumda gerekli hukuki süreci başlatacağız. Hafriyat işinde kimin ihmali varsa o hafriyatların altında ezilecektir.

Özetle yapılan iş ruhsatlı olabilir, ama sonuçları kamuoyu vicdanını rahatsız etmiştir. Belediye başkanı konu ile ilgili üstüne düşenleri derhal yapmalıdır. Hafriyat için ceza kestim demek sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Eğer ceza kesmek sorunları çözüyorsa, kurşun fabrikası için 5 milyonun üzerinde ceza kesildi. Kendi boyunu aşan işlere kalkışıp duran adam olacağına, elindeki imkanlarla bu çevre katliamına dur desin.


YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
CHP'li belediyeler gençlerimizi tarikat ve cemaat yurtlarına terk edemez!
CHP'li belediyeler gençlerimizi tarikat ve cemaat yurtlarına terk...
İzmir'de fabrika gibi okul: Cirosu 1 milyon TL'ye yaklaştı
İzmir'de fabrika gibi okul: Cirosu 1 milyon TL'ye yaklaştı