ÖNCÜŞEHİR - Kıyı Ege Belediyeler Birliği, Tepekule Kongre Merkezi’nde ‘İzmir’de Afet’ başlıklı bir çalıştay düzenledi.Çalıştayda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Prof. Dr. Hasan Sözbilir ile çok sayıda katılımcı yer aldı.
TUGAY: BUNLARLA İLGİLİ TERCİHİMİZ ÖNCEDEN ÖNLEMLER ALMAKDeprem bölgesine yaptığı ziyaretten söz eden Başkan Tugay, “Farklı illerde benzer şekilde ani yağışlar ve bunun sebep olduğu seller ve maalesef ki bazı can kayıpları yaşandı. Bu da doğru değil. Bir taraftan tamamen doğal olacağını düşündüğümüz deprem riskiyle, bir taraftan bizim neden olduğumuz iklim krizinin neden olduğu orman yangınları ve sellerle mücadele etmek durumunda olduğumuzu hepimiz bilmeliyiz. Bunlarla ilgili tercihimiz önceden önlemler almak. Her ne olursa olsun bazı şeyler olacaktır ama o durumlarda hızlı şekilde mücadele etmek. 6 Şubat depreminin yıldönümünde Hatay’daydık arkadaşlarımızla. 3 yıl sonrasında şehrin bir yüzde veremem ama önemli kısmı maalesef halen adeta yaşanılamaz durumunda olduğunu ve yeni bir şehir kurulurken Hatay’ın kendi karakterinin kaybolduğunu yerinde gözlemledim. Bugün onbinlerce insan bu deprem nedeniyle uzuvlarını kaybettiğini, organ hasarı yaşadığını ve engelli insan pozisyonuna geçtiğini unutmamalıyız. Bu ziyaretimde öğrendim ki 4 bin 200 tane çocuk anne ve babasız kalmış” dedi.DÜNYANIN DOĞAL DENGESİNİN BOZULMUŞ OLDUĞU İKLİM KRİZİ VARİklim krizinin etkilerinden de söz eden Başkan Tugay, “Sayılarının düzenli olarak artan problemler olduğunu hepimizin bilmesi lazım. Bir vatandaşımız da bu konuda bilinçli olmasına ihtiyacımız var. Dünyanın doğal dengesinin bozulmuş olduğu iklim krizi var. iklim krizinin asıl sebebi insanlardır. Onların yaptığı bazı faaliyetlerdir. Orman yangınlarını geçen yıl yaşadıklarımız… 2021 yılında Akdeniz bölgesinde Muğla’da çok büyük yangınlar yaşandı. Biz de destek olmak için çalışan grubuyla gitmiştik. Milas yakınlarında bir benzin istasyonunda bir mola vermiştik. Kapıyı açtım dışarıya çıktım ve inanılmaz derecede sıcak vurdu. O anda hava 50 dereceydi. Tamamen de rüzgarlı bir havaydı. Normal bir iklim şartı olduğunu söyleyemeyiz” diye konuştu.KAMUOYU ARAŞTIRMASINDA EN ÇOK ÇALIŞMA BEKLENEN KONU DEPREM ÇIKTIYapılan kamuoyu araştırmasından vatandaşların en çok çalışma beklediği konunun deprem olduğunu ifade eden Başkan Tugay, “Bunun düzenlenmiş olması çok değerli. Bunun nedenleri çok açık. Göreve başladığım ilk aylarda bir kamuoyu araştırması yapmıştık. İnsanların en çok çalışma bekledikleri konular nelerdir diye. Ben trafik gibi başka işler bekliyorduk. Enteresan bir şekilde depremle ilgili çalışmaların bizden beklendiğini gördük. Deprem insanların en endişe ettiği konu olduğunu gösterdi o çalışma bize. Çok acı deneyimlerimiz var bu konuda. 30 Ekim 2020’de yıkımların olduğu bir deprem deneyimini yaşadık pandemi mücadelesindeydik. Hasta insanların mecburen dışarı çıktığı zamanları yaşadık. 6 Şubat depremi bambaşka boyutta bir travma yaşattı bize. Korkular vardı ama bu korkuları oldukça büyüttü. İzmir’de kimine göre 13, kimine göre 17, ama etki alanının içinde bulunduğu bölge itibarıyla 2 tane aktif fayın deprem üreteceğini söylüyor uzmanlar. Tarihe baktığımızda 1688 yılında büyük depremi kaydetmiş daha öncede oldu ama en yıkıcı deprem o. Sonrası yıllarda da pek çok deprem yaşanmış. Yaşadığımız yüzyıl içinde de büyüklükleri 6,8’e kadar erişen depremler yaşadık. İzmir ve Türkiye’nin büyük bir kısmı hareketli bir yay tabakasının üzerine yerleşmiş durumda. Herkesin bilmesi lazım ki bu bir fiziksel durum. Depremler mutlaka yaşanıyor, yaşanacak. Büyük depremin olmayacağının garantisi yok. Şu ana kadar depremin önceden tahmin etmeyle ilgili bütün çalışmalar yeterli düzeye gelmiş değil. Deprem gerçeğiyle birlikte yaşayan ülkeyiz. Buna göre her şeyi düzenlememiz lazım. Stratejimizi bunun üzerine oturmalıyız. Ben belediye başkanı olarak daha öncelikli görevlerimizin deprem riskli alanları saptamak olduğunu, deprem riski yüksek olan binaları yenilemek olduğunu ve bunlarla ilgili çalışmaları yapmak olduğunu düşünüyorum” dedi.BAYRAKLI VE BORNOVA’DA 4 BİN 100 TANE BİNA RİSKLİ GÖRÜNDÜDeprem master planının son durumunda da bahseden Başkan Tugay, “Sınırlı bir deprem master planı yapılmıştı o günden bugüne kadar deprem master planı yoktu şu anda iki üniversitemizle beraber yoğun bir şekilde İzmir’in deprem master planını hazırlıyoruz. Depremle ilgili bütün riskleri ortaya koyacağımız ve deprem anında ve sonrasında yapılacak her şeyi planlı hale getireceğimiz bir planımız olacak. Katılımcı bir süreçle İzmir’in tamamında bir mikro bölgeleme çalışmasıyla zeminin deprem açısından ne kadar riskli olup olmadığını saptanması ve riskli yapıların tespiti benim gördüğüm en önemli konu. Ben göreve geldiğimde Bornova’da bir mikro bölgeleme çalışması yapılmıştı. Tamamlanmamıştı, orasını tamamladık. Karşıyaka’da mikro bölgeleme çalışması büyük ölçüde tamamladı, yakında raporu çıkacak. Ardından bayraklı ve Konak’ta sonrası sırasıyla diğer bölgelerde yapılacak. Eş zamanlı olarak bina taraması yapılıyor. Geçen dönemdeki yönetim başlatmıştı, biz bu dönemde sürdürüyoruz. Bornova ve Bayraklı’da tamamlanmış durumda. 4 bin 100 tane bina riskli göründü. Bu harici muayene Üniversite hocaların tavsiye ettiği bir şey. Başarısı da önemli açıdan ispatlanmış. O nedenle bir veriyoruz. Mevzuata uygun olması için ilçe belediyelerimize yazı yazarak performans testi yapılmasını talep ettik. O süreçte yürüyor. Bu çalışma devem ederken şu sorulara maruz kalıyoruz; ‘Peki ama bu yapılar nasıl dönüşecek?’ ülkemizin genel olarak yönetimsel tercihi bu tür konularda maalesef çok iyi puana sahip değil. Devlet bir kaynak kullanıyor. Türkiye’nin en büyük şirketi devlet. İzmir’in en büyük şirketi İzBB. Devlet vergi topluyor. Bu verginin deprem insanların can ve mal kaybına, hayatları boyunca yaşadığı bir travmaya sebep olmaması için kullanılmasından öncelikli ne olabilir? Hangi göz boyayacak yatırımın yapılmasını bulabiliriz?” diye konuştu.YANGIN UÇAĞI KİRALAMAK İSTİYORUZYangın uçağı kiralamak istediklerini açıklayan Başkan Tugay, “Yangın uçağı kiralamaya, hatta daha fazlasını kiralamaya, bunları yangınlarda kullandırmaya hazırız. Satın almaya girmiyorum, bu gerçekleştirmesi zor bir şeye giriyor. İzmir için başka şeylerden fedakarlık eder, buraya kaynak ayırırız. Bunun için izin verilmeli” ifadelerini kullandı.ARAS: DEPREM BÖLGESİNE GİDİP BAKTIĞINIZDA İLK YIKILAN BİNALAR KAMU VE BELEDİYE BİNALARIDeprem anında yıkılan kamu binalarına dikkat çeken Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Dirençli kentler derken sadece bina yapmaktan söz etmiyoruz. Aynı zamanda dirençli bir alt yapı, dirençli bir kurum, dirençli bir belediyeden de söz ediyoruz. Deprem bölgesine gidip baktığınızda ilk yıkılan binalar kamu ve belediye binaları. Belediyenin itfaiye binası yıkılmış. Belediyenin kendisi afetzede bakarsanız. Hastane yıkılıyor. AFAD’ın binası yıkılıyor, olacak şey değil. dirençli kentler derken öncelikle bunu sağlamak zorundayız. Ulaşımın, alt yapının, enerjinin, devamlılığın sağlanması ve kamu binalarının, en azından yaralıları tedavi edecek hastanelerin ayakta kalması gerekmez mi? depremi idare edecek AFAD’ın ya da belediyenin ayakta kalması gerekmez mi? En önemlisi koordinasyon, biz bunu sağlamak için çalışıyoruz. Allah korusun Muğla’nın başına bir şey gelse ilk koşacak şehir İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız olur. Zaten koştu. 2021’de çok büyük roman yangınları yaşadık. İlk gelen Cemil Başkanımız oldu. Birbirimize ilk koşa yine biz olduk. Bunun daha koordineli bir şekilde olması lazım. Afet olan bölgelerde anında vatandaşların yardımına koşması lazım. Biz bu koordineyi başkalarından beklemeyelim. Yok Sayın Cumhurbaşkanımız koordine etsin, yok bakan koordine etsin. Hayır biz sorumluyuz. Kimse yapmıyorsa biz yapacağız gerekirse bütün kapıları zorlayacağız. Ama halkımızın büyük acılar yaşamasına engel olacağız” dedi.Çiğdem Canpolat
TUGAY: BUNLARLA İLGİLİ TERCİHİMİZ ÖNCEDEN ÖNLEMLER ALMAKDeprem bölgesine yaptığı ziyaretten söz eden Başkan Tugay, “Farklı illerde benzer şekilde ani yağışlar ve bunun sebep olduğu seller ve maalesef ki bazı can kayıpları yaşandı. Bu da doğru değil. Bir taraftan tamamen doğal olacağını düşündüğümüz deprem riskiyle, bir taraftan bizim neden olduğumuz iklim krizinin neden olduğu orman yangınları ve sellerle mücadele etmek durumunda olduğumuzu hepimiz bilmeliyiz. Bunlarla ilgili tercihimiz önceden önlemler almak. Her ne olursa olsun bazı şeyler olacaktır ama o durumlarda hızlı şekilde mücadele etmek. 6 Şubat depreminin yıldönümünde Hatay’daydık arkadaşlarımızla. 3 yıl sonrasında şehrin bir yüzde veremem ama önemli kısmı maalesef halen adeta yaşanılamaz durumunda olduğunu ve yeni bir şehir kurulurken Hatay’ın kendi karakterinin kaybolduğunu yerinde gözlemledim. Bugün onbinlerce insan bu deprem nedeniyle uzuvlarını kaybettiğini, organ hasarı yaşadığını ve engelli insan pozisyonuna geçtiğini unutmamalıyız. Bu ziyaretimde öğrendim ki 4 bin 200 tane çocuk anne ve babasız kalmış” dedi.DÜNYANIN DOĞAL DENGESİNİN BOZULMUŞ OLDUĞU İKLİM KRİZİ VARİklim krizinin etkilerinden de söz eden Başkan Tugay, “Sayılarının düzenli olarak artan problemler olduğunu hepimizin bilmesi lazım. Bir vatandaşımız da bu konuda bilinçli olmasına ihtiyacımız var. Dünyanın doğal dengesinin bozulmuş olduğu iklim krizi var. iklim krizinin asıl sebebi insanlardır. Onların yaptığı bazı faaliyetlerdir. Orman yangınlarını geçen yıl yaşadıklarımız… 2021 yılında Akdeniz bölgesinde Muğla’da çok büyük yangınlar yaşandı. Biz de destek olmak için çalışan grubuyla gitmiştik. Milas yakınlarında bir benzin istasyonunda bir mola vermiştik. Kapıyı açtım dışarıya çıktım ve inanılmaz derecede sıcak vurdu. O anda hava 50 dereceydi. Tamamen de rüzgarlı bir havaydı. Normal bir iklim şartı olduğunu söyleyemeyiz” diye konuştu.KAMUOYU ARAŞTIRMASINDA EN ÇOK ÇALIŞMA BEKLENEN KONU DEPREM ÇIKTIYapılan kamuoyu araştırmasından vatandaşların en çok çalışma beklediği konunun deprem olduğunu ifade eden Başkan Tugay, “Bunun düzenlenmiş olması çok değerli. Bunun nedenleri çok açık. Göreve başladığım ilk aylarda bir kamuoyu araştırması yapmıştık. İnsanların en çok çalışma bekledikleri konular nelerdir diye. Ben trafik gibi başka işler bekliyorduk. Enteresan bir şekilde depremle ilgili çalışmaların bizden beklendiğini gördük. Deprem insanların en endişe ettiği konu olduğunu gösterdi o çalışma bize. Çok acı deneyimlerimiz var bu konuda. 30 Ekim 2020’de yıkımların olduğu bir deprem deneyimini yaşadık pandemi mücadelesindeydik. Hasta insanların mecburen dışarı çıktığı zamanları yaşadık. 6 Şubat depremi bambaşka boyutta bir travma yaşattı bize. Korkular vardı ama bu korkuları oldukça büyüttü. İzmir’de kimine göre 13, kimine göre 17, ama etki alanının içinde bulunduğu bölge itibarıyla 2 tane aktif fayın deprem üreteceğini söylüyor uzmanlar. Tarihe baktığımızda 1688 yılında büyük depremi kaydetmiş daha öncede oldu ama en yıkıcı deprem o. Sonrası yıllarda da pek çok deprem yaşanmış. Yaşadığımız yüzyıl içinde de büyüklükleri 6,8’e kadar erişen depremler yaşadık. İzmir ve Türkiye’nin büyük bir kısmı hareketli bir yay tabakasının üzerine yerleşmiş durumda. Herkesin bilmesi lazım ki bu bir fiziksel durum. Depremler mutlaka yaşanıyor, yaşanacak. Büyük depremin olmayacağının garantisi yok. Şu ana kadar depremin önceden tahmin etmeyle ilgili bütün çalışmalar yeterli düzeye gelmiş değil. Deprem gerçeğiyle birlikte yaşayan ülkeyiz. Buna göre her şeyi düzenlememiz lazım. Stratejimizi bunun üzerine oturmalıyız. Ben belediye başkanı olarak daha öncelikli görevlerimizin deprem riskli alanları saptamak olduğunu, deprem riski yüksek olan binaları yenilemek olduğunu ve bunlarla ilgili çalışmaları yapmak olduğunu düşünüyorum” dedi.BAYRAKLI VE BORNOVA’DA 4 BİN 100 TANE BİNA RİSKLİ GÖRÜNDÜDeprem master planının son durumunda da bahseden Başkan Tugay, “Sınırlı bir deprem master planı yapılmıştı o günden bugüne kadar deprem master planı yoktu şu anda iki üniversitemizle beraber yoğun bir şekilde İzmir’in deprem master planını hazırlıyoruz. Depremle ilgili bütün riskleri ortaya koyacağımız ve deprem anında ve sonrasında yapılacak her şeyi planlı hale getireceğimiz bir planımız olacak. Katılımcı bir süreçle İzmir’in tamamında bir mikro bölgeleme çalışmasıyla zeminin deprem açısından ne kadar riskli olup olmadığını saptanması ve riskli yapıların tespiti benim gördüğüm en önemli konu. Ben göreve geldiğimde Bornova’da bir mikro bölgeleme çalışması yapılmıştı. Tamamlanmamıştı, orasını tamamladık. Karşıyaka’da mikro bölgeleme çalışması büyük ölçüde tamamladı, yakında raporu çıkacak. Ardından bayraklı ve Konak’ta sonrası sırasıyla diğer bölgelerde yapılacak. Eş zamanlı olarak bina taraması yapılıyor. Geçen dönemdeki yönetim başlatmıştı, biz bu dönemde sürdürüyoruz. Bornova ve Bayraklı’da tamamlanmış durumda. 4 bin 100 tane bina riskli göründü. Bu harici muayene Üniversite hocaların tavsiye ettiği bir şey. Başarısı da önemli açıdan ispatlanmış. O nedenle bir veriyoruz. Mevzuata uygun olması için ilçe belediyelerimize yazı yazarak performans testi yapılmasını talep ettik. O süreçte yürüyor. Bu çalışma devem ederken şu sorulara maruz kalıyoruz; ‘Peki ama bu yapılar nasıl dönüşecek?’ ülkemizin genel olarak yönetimsel tercihi bu tür konularda maalesef çok iyi puana sahip değil. Devlet bir kaynak kullanıyor. Türkiye’nin en büyük şirketi devlet. İzmir’in en büyük şirketi İzBB. Devlet vergi topluyor. Bu verginin deprem insanların can ve mal kaybına, hayatları boyunca yaşadığı bir travmaya sebep olmaması için kullanılmasından öncelikli ne olabilir? Hangi göz boyayacak yatırımın yapılmasını bulabiliriz?” diye konuştu.YANGIN UÇAĞI KİRALAMAK İSTİYORUZYangın uçağı kiralamak istediklerini açıklayan Başkan Tugay, “Yangın uçağı kiralamaya, hatta daha fazlasını kiralamaya, bunları yangınlarda kullandırmaya hazırız. Satın almaya girmiyorum, bu gerçekleştirmesi zor bir şeye giriyor. İzmir için başka şeylerden fedakarlık eder, buraya kaynak ayırırız. Bunun için izin verilmeli” ifadelerini kullandı.ARAS: DEPREM BÖLGESİNE GİDİP BAKTIĞINIZDA İLK YIKILAN BİNALAR KAMU VE BELEDİYE BİNALARIDeprem anında yıkılan kamu binalarına dikkat çeken Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Dirençli kentler derken sadece bina yapmaktan söz etmiyoruz. Aynı zamanda dirençli bir alt yapı, dirençli bir kurum, dirençli bir belediyeden de söz ediyoruz. Deprem bölgesine gidip baktığınızda ilk yıkılan binalar kamu ve belediye binaları. Belediyenin itfaiye binası yıkılmış. Belediyenin kendisi afetzede bakarsanız. Hastane yıkılıyor. AFAD’ın binası yıkılıyor, olacak şey değil. dirençli kentler derken öncelikle bunu sağlamak zorundayız. Ulaşımın, alt yapının, enerjinin, devamlılığın sağlanması ve kamu binalarının, en azından yaralıları tedavi edecek hastanelerin ayakta kalması gerekmez mi? depremi idare edecek AFAD’ın ya da belediyenin ayakta kalması gerekmez mi? En önemlisi koordinasyon, biz bunu sağlamak için çalışıyoruz. Allah korusun Muğla’nın başına bir şey gelse ilk koşacak şehir İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız olur. Zaten koştu. 2021’de çok büyük roman yangınları yaşadık. İlk gelen Cemil Başkanımız oldu. Birbirimize ilk koşa yine biz olduk. Bunun daha koordineli bir şekilde olması lazım. Afet olan bölgelerde anında vatandaşların yardımına koşması lazım. Biz bu koordineyi başkalarından beklemeyelim. Yok Sayın Cumhurbaşkanımız koordine etsin, yok bakan koordine etsin. Hayır biz sorumluyuz. Kimse yapmıyorsa biz yapacağız gerekirse bütün kapıları zorlayacağız. Ama halkımızın büyük acılar yaşamasına engel olacağız” dedi.Çiğdem Canpolat 








