Büyükşehir ve ESHOT’un kesin hesap raporlarına onay!

Büyükşehir ve ESHOT'un kesin hesap raporlarına onay!

İzmir Büyükşehir Belediyesi Mayıs ayı Meclisi’nde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2020 Mali Yılı Kesin Hesabı ile Taşınır Mal Kesin Hesabı ile ESHOT Genel Müdürlüğünün 2020 Mali Yılı İdare Kesin Hesabı ile Taşınır Kesin Hesabı görüşüldü. Kesin hesaplar Meclis’ten oy çokluğu ile geçti.

28 Mayıs 2021 - 21:15 - Güncelleme: 28 Mayıs 2021 - 21:32

ÖNCÜŞEHİR - İzmir Büyükşehir Belediyesi, Mayıs ayı üçüncü Meclis toplantısı Başkan Vekili Mustafa Özuslu idaresinde gerçekleşti.

Meclis’te gündemde yer alan İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2020 Mali Yılı Kesin Hesabı ile Taşınır Mal Kesin Hesabı görüşüldü. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2020 Mali Yılı Kesin Hesabı ile Taşınır Mal Kesin Hesabı; AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin 'ret' oyuna karşın, Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti'nin 'kabul' oyları sonrası oy çokluğu ile kabul edildi.

Öte yandan Meclis’te ESHOT Genel Müdürlüğünün 2020 Mali Yılı İdare Kesin Hesabı ile Taşınır Kesin Hesabı da görüşüldü. Meclis’te ESHOT Genel Müdürlüğünün 2020 Mali Yılı İdare Kesin Hesabı ile Taşınır Kesin Hesabı; AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin 'ret' oyuna karşın, Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti'nin 'kabul' oyları sonrası oy çokluğu ile kabul edildi.

MISIRLI: İZMİR HALKINA SAĞLIK AÇISINDA YÜKLEYEBİLECEĞİMİZ BİR RİSK DEĞİLDİR

İzmir Büyükşehir Belediyesi 2020 Mali Yılı İdare Kesin Hesabı ile Taşınır Kesin Hesabı üzerine AK Parti adına AK Partili meclis üyesi Fikret Mısırlı konuştu.

Sözlerine koronavirüs mücadelesinde büyükşehir belediyesinin faaliyetlerini eleştirerek başlayan Mısırlı, pandeminin ilk üç ayında Büyükşehir’in hizmetlerinin takdir edilesi olduğunu ancak sonrasında performansını kaybettiğini söyledi ve  “Şu anda masalarımızda dezenfektan yok, maske dağıtılmıyor. Yazdığımız teknik şartnameye, sözleşmeye ve istediğimiz sertifikalara göre bu ürünler alınmadı. ‘O yapmadı, biz de yapmıyoruz’ mantığı İzmir halkına sağlık açısında yükleyebileceğimiz bir risk değildir. Bu nedenle ilk üç ay için tebrik ederiz ama şu anda Büyükşehir’i Covid kapsamındaki önlemler konusunda en azından bilim kuruluyla yan yana bir çalışmasını görmüyorum” dedi.

“COVİD’DEN KAYNAKLANAN BİR GELİR KAYBINA UĞRAMAMIŞIZ”

Trafik konusunda da eleştirilerde bulunan Mısırlı, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in bir radyo programında “Trafiği rahatlatacağım” ifadelerini hatırlattı ve “O sözlerin üzerinden 2,5-3 yıl geçti ama trafik rahatlamadı. Geçen gün neden araba sayısının arttığını konuşuyoruz. Keşke 500 bin olsa ya da biz belediyeyi yönetmesek. 1 milyon 400 bin arabanın tedbirini almak belediyenin görevi. Bu araçların önemleri bugün mü alınacak? Kaç tane bulvar ve yeni yol açtığımız ortada. Ama Sayın Başkan o programda Karşıyaka, Basmane ve Gar’ın olduğu yerde trafiği yerin altına alınacağını söylemişti. Bir şey yapıldı mı? Yok. Biz neden bunun tedbirini almadık? ‘Araç sayısı 1 milyon 400 bin oldu’ Biz o zaman bunları neden söyledik? Demek ki yapmamışız. Zaten benim de dikkatimi çeken Mustafa Kemalpaşa sahil bulvarındaki bir yolu batar yapmamız ve sonrasında devam eden yolun örneği herhâlde dünyada sadece biziz. Eğer bu Üçkuyular’daki meydanda yapılsaydı daha faydalı olurdu. Büyükşehir gerekli rakamlar düzeyinde bunları değerlendirdiği için ben rakamlar üzerinden değerlendirmeyeceğim. Çünkü hedeflediği rakamlardaki geliri elde etmiş ve maliyetlerine göre giderlerini dengelemiş. Dolaysıyla bizim Covid’den kaynaklanan bir gelir kaybına uğramamışız. Şunu da merak ediyorum. Halkapınar metrosunun orda bir facia yaşadık ve 2 arkadaşımız vefat etti. Oranın garajının yapıldığı söylendi ama ben faaliyet raporunda buna ilişkin hiçbir şey göremedim. Ben orasıyla ilgili olarak fizibilite çalışması göremedim” ifadelerini kullandı.

“BELEDİYEMİZİN ŞİRKETLERİNİN İYİ YÖNETİLEMEDİĞİNİ…”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bünyesinde 700-800 makam aracının olduğunu söyleyen Mısırlı, “Bizim 17 şirketimiz var. Belediye neden şirket açar? Belediye kendi bölgesinde rekabeti yaratacak bir unsur yaratamazsa, tekelleşme bir şirket varsa onun için şirket kurar. Belediyenin 17 şirketi var ve geçtiğimiz günlerde İZQ adında konsorsiyumla bir şirket kurduk. Mevcut şirketler kullanılmamış yenisi kurulmuş. Biz zaten var olanların takibini yapamıyoruz. Mesela TETUS… Bu TETUS ne iş yapar? Kitapçıklarımızda bununla ilgili de bilgi yok. İZDOĞA’nın ne iş yaptığını da bilmiyoruz. Biz bugün 17 şirketin yönetim kurullarını, genel sekreterlerini ve diğerlerini bir araya koyacak olursak yaklaşık 300-400 tane yönetici var. Biz bunların hepsine araç tahsis etmişiz ve bunlara ciddi rakamlar ödeniyor. Dolayısıyla ben belediyemizin şirketlerinin iyi yönetilemediğini, israf yapıldığını ve kadrolaşmalara bu şirketlerin yönetimlerini teslim ettiğimizi görüyorum. Bu şirketler şu an için birtakım yöneticilere maaş verilmesi açısından faaliyet gösteren bir hale getirilmiş” şeklinde konuştu.

MISIRLI’DAN ‘KOOPERATİF’ ELEŞTİRİSİ

Başkan Soyer’in ikinci cemre adı altında yaptığı açıklamalardan bahseden Mısırlı, “9 Mart 2019’da Sayın Tunç Başkanımız bir TV kanalında ‘İkinci cemre’ adıyla Ödemiş’te tarıma ilişkin yapılacak icraatları hakkında ilgili bir açıklama yapmış. Başkanımız kooperatifleşme hamlesini BAYSAN ile holdingleştirdi. Ama BAYSAN’ın yönetim kurulu üyeleri görev aldıkları dönemlerde gerekirse başka şirketlerde gerek yönetim kurulu üyeliği gerekirse otaklık yapabilir. Biz bir kamu kurumu olarak BAYSAN’ı ortaya koyuyoruz ama yöneticilerimiz başka şirketlerde görev alabilecek. O zaman bizim stratejik planlarımızda ve işlerde bu arkadaşların alacakları bilgiler, kendi şirket veya rakiplerimizde bununla ilgili olarak ortaya çıkacak şeylerde ne kadar şeffaflık görebiliriz? Nasıl denetleyebiliriz. Bence bu süratle gözden geçirilmesi gereken bir karar. BAYSAN Ödemiş’te 16 ton litre süt işleyeceğini ve 6 ton da fazla yapıp iç pazarda satacağını söylüyor. Biz 16 milyon litreyi Süt Kuzusunda kullanacağız. 6 milyon litreyi de serbest piyasa da satacağız. Siz bunu söylerken bu pazarın rekabetçiliği ve markalaşmasını düşününce o kadar kolay mı? Ben sütü kaç liradan satacağım? Ben kooperatifleri kalkındırmak için para vereceğim. Hangi maliyetle satacaksınız? Bu eninde sonunda çökecek. Çünkü piyasanın bu kadar agrasif olduğu bir dönemde bizim süt üretip marketlerde satmamız yanlış. Bu zaten belediyenin misyonuna uygun bir şey değil. Et entegre tesisi yapılacağı da söylendi. Bu belediyenin işi değil. E biz kooperatifleri destekleyeceğiz diye gelmiştik. Kooperatifler nasıl desteklenecek söyleyeyim. Biri imtiyazlı olan biri de bir önceki başkandan gelen iki kooperatif, yardımları kessek ayakta duramayacak, bir yere gelememiş iki kooperatif. Biz birtakım özleşmelerle ürün alacağımızı söylüyoruz. Alırken fark vermemiz lazım. Biz eti niye yapıyoruz? Kime rakibiz? Pazarda bir boşluk mu var? o da değil. Biz tarımı destekleyeceğiz diyoruz. Peki bunun için ne yapmışız? Bizim havzamızda 3 milyon 233 bin dekar alanımız var.  Bölgemizde 6 bin kişi sözleşmeli tarım yapmış. Bu da 150 bin dekar. Yani yüzde 4.6. Sözleşmeli tarım öyle bizim buradaki 150 milyon bütçe ayırmakla, ‘sözleşmeli tarım yaparız, çiftçiyi destekleriz’ demekle olmuyor. Amacına ulaşması açısından yarattığı algıyla aynı değil. Ben tarım politikalarının doğru yapılacağına inanmıyorum” dedi.

KÖKKILINÇ: FİKRET BEY KOOPERATİFLERİ AYRIŞTIRDI, BEN YAKIŞTIRAMADIM

“Kendimi faaliyet raporu görüşmelerinde zannettim” Kökkılınç eleştirilere yanıt verdi. Kökkılınç, “Halkapınar yer altı deposunun ikmal ihalesine çıkıldı. 400 bin noktada dezenfeksiyon yapıldı. 8,500 litre konsantre yüzey dezenfeksiyonun kullanılması gerçekleştirildi. Maskematiklerin bizim bulduğumuz gerçeği bizi her zaman gururlandırıyor. Eczaneler maske bulamazken İzmir Büyükşehir Belediyesi tüm halka maske dağıttı. 6 milyon vatandaş maskeleri ücretsiz aldı. İzmir Büyükşehir Belediyesi dirençli kentle noktasından pandemide en büyük başarıyı göstermiş bir kent. Emek verenler inciniyor. İl Sağlık Müdürlüğünce şoförleriyle görev aldılar. Merkezi idare kurumlarına bu konuda sorarsanız teyit edecekler. Genel sekreterimizin Baysan’ın yönetim kurulunda değil. Baysan bir kamu şirketi. Belediyeler tüzel kişi olarak ve kamu kurumu kişiliğine sahip. Alım satım akdi, kiralama akdi yapabiliyor.  İller Bankası’ndan gelenin ne kadar kısıtlı olduğunu düşünürsek İzmir Büyükşehir Belediyesi bütçesi bu şekilde de desteklemesi gerekiyor. Kooperatif alımı yapmak, pazarlamak, pazarlamasına yardımcı olmak son derece önemli görev. Son derece güzel işler yapacak. Kooperatifler her şekilde desteklenmeli. Fikret Bey kooperatifleri ayrıştırdı, ben yakıştıramadım. Kooperatifler kırsal alanda üreten insanlara hem alınması hem pazarlanması bizim kamusal görevimiz. İzmir Büyükşehir Belediyesi  bu alanda en iyi çalışan belediye. Karantina meydanında bahsedildi. Orayı çok kullanırım. Karantina durağında inin vapur iskelesi de var. Hem merkez hem de turizme kazandırılan bölge Karantina Meydanı. Alt geçidi de iyi şekilde trafiği açıyor” dedi.

MISIRLI: ADİL VE EŞİT DAĞITILMIYOR

Kökkılınç’ın açıklamalarına cevap veren Mısırlı, “Evet doğrudur, bir kooperatiflerini yok saymıyoruz. İki  kooperatiflerden alıyoruz ama bizim 128 tane ilçede 150 kooperatifimiz var. Adil ve eşit dağıtılmıyor. Biz bu kooperatiflerden alım yapmadığımızda buralar iş yapamayacak. Bu bir ticari bakıştır. Biz kooperatiflerin varlığına değil. Yanlışlardan bahsediyoruz. Baysan’ın başarısına kaniyiz. Biz BAYSAN'ın da başarılı olacağını düşünüyoruz, ancak bizim belediye başkanımız kazansaydı bunu böyle yapmaz, bunun 30 ortağı olurdu"” ifadelerini kullandı.

BOZTEPE: AİLENİN DIŞINDA OLAN KOOPERATİFLERDEN HİÇ BİR KOOPERATİFTEN MAL ALINMIYOR

AK Partili Meclis Üyesi Hüsnü Boztepe, aileye yakın kooperatiflerin dışında hiçbir kooperatiften mal alınmadığını öne sürerek, “Kooperatiflerden sürt alımı yapılmıyoruz. İki kooperatiflerden sanayiciden süt alınıyor. Bu kooperatif işlerine girerken dikkatli olmak lazım. Bir tek Tire Süt’ü oyunun dışına atarız diye uğraş içerisindesiniz. Köykop, Soyer’in söylediğine göre kırık dökük arabası ve 7-8 yönetim kurulu üyesi var. Bakıyoruz ki 126 milyon lira mal alınmış. Sadece Köykop’un üyeleri dışında bir koo1peratif var. Sadece aileye yakın olan, ailenin dışında olan kooperatiflerden hiç bir kooperatiften mal alınmıyor” dedi.

ÖZUSLU: GERÇEKLERİN BİLİNMESİ LAZIM

Eleştirilere cevap veren Özuslu, “Tarıma ve tarımın örgütlenmesi bakış açımızı yansıtıyor. Tabiî ki kooperatifçiliği savunacağız. Hayata buran bakıyoruz. Haklılık patı da var. Tüm kooperatifleri güçlendirmemiz lazım. Tire Süt ile ilgili Boztepe’nin değdi gibi değil. Tire Süt, çıkalım dedi daha sonra ya da dur tekrar girelim dediler mi demediler mi? Önce çıkalım dediler. Tek alıcı olmak istediler ama hayır. Hangi kooperatiften süt üretiyorsa oradan da alacağız. Gerçeklerin bilinmesi lazım. Bu kooperatifleri çeşitliliği artacak. Tarım İzmir Büyükşehir Belediyesi, desteklemeyecek de kim destekleyecek? Biz çiftçimizi destekleyeceğiz. İzmirli çiftçimiz kazanacak sonuçta” diye konuştu.

KÖKKILINÇ: ALGI YANILTMASI YAPILIYOR

“Nasıl kesin hesap incelemişler bilmiyorum” diyen Kökkılınç, “Tire Kooperatifi’nden ne kadar faza alım yapıldığını metropol ilçelerin sadece tire sürten aldıklarını görecekler. Diğer süt alımı yapılan ilçelerden de süt alımı yapılıyor. Okullara da dağıtım için da diğer kooperatiflerden süt alım yapılıyor. Bir adalet yapılıyor. Algı yanıltması yapılıyor, bunu da doğru bulmuyorlar. AK Parti grubunun bu eleştirilerini son derece yersizdir” dedi.

HIZAL’DAN GÖRÜNMEZ HEYKEL BENZETMESİ

AK Parti Grup Başkan Vekili Özgür Hızal kooperatif konusu hakkında,  “Eleştiri yapılırken veriler ortaya koyulmuştu. İyi niyetle yaklaşıldı. Bu eksiklenin önümüzdeki hangi sorunlar çıkaracağını anlattı. Türkiye Cumhuriyeti Devletinde iktidara bulunan AK Parti çiftçiyi destekliyor. Bende çifti çocuğuyum. Fikret Bey’i teyit eden Özuslu oldu. Tire süt ile diyalogu ifşa etti. ilk önce bizden süt almazsanız ayrılırız denmiş daha sonra anlaşılmış. Soyer bir dahaki dönem gitti diyelim. Sizden sonra kooperatiflerle bizden alım yapacaksınız mı diyecekler. Eşitlikçi davranılması konusunda eleştiri ortaya koyduk. Bu eleştiri alıp farklı noktalara taşımanızın anlamı yok. Milyonluk alımda İzmir gibi tarımsal faaliyetlerin çok olduğu bir günlü sütü bir yıllığına aldığınız alanda tarım politikaları noktasında ciddi bir şekilde söz sahibi olmak değişim noktasında bir hamle yapmanızı mümkün değildir. Ve tarımsal faaliyetlere destek vereceksiniz. Ama yerel yönetimlerin başka görevleri de vardır. Ben dün bir haber okudum. Sizde denk gelmişsinizdir. İtalya’da bir sanatçı bir eser oraya koymuş görünmez heykel yapmış ve 15 bin Euro’ya satmış alan kişiye de bir sertifika verişmiş. Ama ortada bir heykel yok. Kesin hesaplar görüşüldü ve faaliyet raporu ile ilişkilendi. Bu haberi görünce geldiğimiz noktada İzmir’deki mesele bu heykel meselesine döndü. Para harcandı ama ortada görünür bir şey yok” şeklinde konuştu.

KÖKKILINÇ: KÖYKOP ÜZERİNDEN YOL YÜRÜMEK ÇOK YANLIŞ

Köykop’tan alımların Soyer döneminde değil Aziz Kocaoğlu döneminde başladığını söyleyen Kökkılınç, “Bu konuda da bir yanıltma gayreti görüyorum. Konu böyle yansıtmak doğru gelmiyor. Araştırırlarsa bunu görecekler. Köykop üzerinden yol yürümek çok yanlış. Alımlarda en fazlası yine Tire Süt Kooperatifi” dedi.

HIZAL:DEMOKRATİK DURUŞA YAKIŞMIYOR

Mecliste yapılan tartışmalarda ses yükseltilmesi üzerine yeniden söz alan AK Partili Hızal, “Son bir haftadır yoğun bir tempoda hepimiz çalıştık ve hepimiz fiziken yorulduk. Burada sesleri yükseltmenin çok analım yok. Fikret bey gurubumuz adına bir konuşma yaptı. Kendisinin sizden bir ricası oldu. ESHOT ile ilgili Foça meclis üyesi arkadaşımız konuştu, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili Bülent bey konuşma yaptı… Şimdi nezaket çerçevesinden gelmiş bir süreç burada istenen 2 ya da 3 dakikalık bir konuşma. Tamamlama daha doğrusu. Ben size bu talebi vermeyeceğim gibi bir ifadeyi kullanmanız çok doğru değil. Yeri geldiğinde CHP Grup sözcüsüne 2-3 kez söz veriyorsunuz, ancak Fikret bey komisyon üyesi ve bütün bu süreç hakkında söz alacak kişi. Burada Fikret beyin 2 dakikalık 3 dakikalık söz talebi üzerine ben size söz hakkı vermiyorum gibi bir ifade koymanız, sizin daha önce ortaya koyduğu demokratik duruşu çok yakışmıyor diye düşünüyorum” dedi.

ÖZUSLU: KİMSENİN SÖZ HAKKINI KISITLADIĞIMIZ YOK

Özuslu ise Hızal’a cevaben, “Baştan her şeyi konuşuyor. Onun dışında sayın Mısırlı'nın konuşmasına baktığınızda hem ESHTO hem Büyükşehir var. Sonrasında yine yine söz verdim kendisine. Sanki bunlar hiç olmamış gibi. Mesele 2-3 dakika da değil. Kimsenin söz hakkını kısıtladığımız yok. Sonuçta sözümüzü söylerken bir ifade eksikliği varsa,  iş o değil. Burayı yönetmekle mükellef olan bir insanım. Bizim baktığımız herkes sözünü söyledi mi” şeklinde konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Vali Köşger, yeni emniyet binası ile ilgili söylentilere son noktayı koydu
Vali Köşger, yeni emniyet binası ile ilgili söylentilere son...
Bayraklı'da istifa eden Başkan Yardımcısı geri döndü
Bayraklı'da istifa eden Başkan Yardımcısı geri döndü