Çağrı Gruşçu: "Minareyi Çalan Kılıfına Uyduruyor"

Çağrı Gruşçu: "Minareyi Çalan Kılıfına Uyduruyor"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, bugün Konak meydanında bir basın açıklaması düzenledi. Türkiye’nin Ekonomik Yapısı başlığı adı altında hükümete eleştirilerini sıralayan Başkan Gruşçu, “Minareyi çalan kılıfını uyduruyor” diye çıkıştı.

19 Şubat 2020 - 12:04 - Güncelleme: 19 Şubat 2020 - 12:54

Didar DEMİRCİ - CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, bugün Konak meydanında düzenlediği basın açıklamasında hükümeti ekonomi ve yatırımlar konusunda eleştirdi. Ayrıca Başkan Gruşçu’nun açıklamalarıyla birlikte bir yandan da CHP Konak gençliğinin tiyatro gösterisi vatandaştan büyük alkış aldı.

Toplantıya, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel de eşlik etti. Başkan Gruşçu’nun konuşmalarının ardından söz alan Başkan Yücel, gündemdeki intihar vakalarına değinerek, ekonomideki gidişatın iyi olmadığını vurguladı.Ayrıca Başkan Yücel, gündemdeki İş Bankası tartışmalarına da değinerek, şunları dile getirdi:

“İş Bankası’nın Cumhuriyet Halk Partisi’ne bırakılan hisselerine bugün AKP iktidarı göz koymuştur! Sadece ranttan para kazanmayı kendine alışkanlık edinen AKP iktidarı, Türkiye Cumhuriyeti’nin değerlerine bir bir göz dikiyor. Bugün de İş Bankası hisselerine göz dikmiş durumdalar. CHP kasasına İş bankasından giren tek bir kuruş yoktur. İş Bankasından elde edilen gelirler, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün de istediği gibi Türk Dil Kurumu’na ve Türk Tarih Kurumuna bağışlanıyor… Bankanın kaynakları yine Türkiye Cumhuriyeti ve halk için kullanılacaktır. Bu gelirlere el uzatanlara asla ama asla izin vermeyeceğiz.”


‘Türkiye’nin Ekonomik Yapısı’ adlı toplantıda Konak İlçe Başkanı Gruşçu’nun konuşmalarından satır başları şu şekilde:

“Kızılay Başkanı ‘Vergi kaçırma değil, vergiden kaçınma’ yaptıklarını söylemişti. Şimdi de hükümet, bu projelerle yolsuzluk yapmıyor. Yolsuzluktan kaçınmak için ihale yapıp minareyi kılıfına uyduruyor. Bu işin kılıfıdır.

 ‘Cebimizden 5 kuruş çıkmayacak!’ sloganlı Yap-İşlet-Devret modeli ile inşa edilen 1 milyon 262 bin yolcu garantili Türkiye’nin 4.büyük havalimanı olan Kütahya Zafer Havalimanı’na günde sadece 2-3 uçak iniyor. Bu da müşteri garantisinin %4üne tekabül ediyor. Kalanı milli gelirimiz hazinenin üzerine yük olarak kalıyor.

Minareyi çalan kılıfına uyduruyor! Bu projeler bu işin kılıfıdır!

Evet, bizlere hazır müşteri gibi bakılan, kullanmadığımız halde her birimizden, milli gelirimizden ödeneği alınan, yanlış güzergahta inşa edilip göçmen kuşların göç yolunda doğanın katledildiği ve ilk yağmurda su altında kalan 29 yılda toplam 205 milyar Euro yandaşa bırakılan havaalanı olmasaydı, ne olurdu? Ne olurdu hemen söyleyeyim…

İzmir’imizin nüfusunda olan işsiz yurttaşlarımıza yeni iş sahaları açılır, fabrika olmayan bölgelerimizde fabrika açardık.

410 adet okulumuzu sıfırdan inşa eder, taşımalı eğitimle yollarda perişan olan evlatlarımızı, kendi köylerinde, sıcak sınıflarda okuturduk.

453 milyar dolar olan dış borcumuzun büyük kısmını kapatır, dışa bağımlılığımızı minimuma indirebilirdik.

Bir de köprü ve otoyol hikayemiz var! İki yakayı bir araya getirmesi gerekirken, yine vatandaşın, yine bizlerin boynuna dolanan!

Son %20lik zamla tarihi rekor kıran ve ‘geçsen de geçmesen de senin, bizlerin cebimizden çıkan vergisi ile can yakan otoyol ve köprü ücretleri yine yandaşın cebini dolduruyor. Yandaş büyüyor, vatandaş her gün soyulmaya devam ediliyor.

Tarihimizin en büyük kara deliği olacak olan; 25 yılda kamuya 142.4 milyar lira zarar ettirecek 30 şehir hastanesinin amacı sağlıklı toplum yaratmak değil; sağlığımızı dahi kötü emelleri için kullanıp rant elde etmektir.

1 şehir hastanesi maliyeti ile 1200 yataklı 29 hastane açılabilecekken; şehirden uzak bölgelere açılan hastaneler devletimizin kalbine, vatandaşımızın sağlığına atılan birer darbedir.

Halk sağlığı temelli sağlık politikası uzun yılladır yok edilmiş durumda. Bu hastaneler bir avuç azınlığı mutlu eden bir düzen projesidir. Sağlık şirketleşti. Sağlığımız tekellere teslim edildi.

Peki tekellere teslim edilen her birimizin serveti olan 142.4 milyar dolar ile ne yapabilirdik?

862 adet tam teşekküllü hastaneyi ülkemize kazandırır. 1-2 ay hastayı tedavi olmak için bekleten randevu sistemini ortadan kaldırırdık.

İlaç ödeneği olmayan kanser ve MS hastalığı gibi birçok hastalığın ilacının devlet tarafından karşılanmasını sağlar, zaten yükü omzunu aşmış vatandaşımıza destek olabilirdik.

Sağlıkta devrim yaratır; geçici sağlık sigortası gibi mantıksız bir anlayış yerine,  herkes için eşit sağlık hizmeti mantığını ülkemize kazandırırdık

Yoksulluk sınırının 7229 Türk Lirasına, açlık sınırının da 2219 Türk Lirasına yükseldiği ülkemizde her hane 2324 Türk Lirası asgari ücret ile yaşamaya çalışıyor. Her hanenin mutfağında yangın var! Her geçen gün artan intiharların sebebi de işte bu yangın!...

Vatandaşın asgari ücretine, emeklinin maaşına komik rakamlarla yansıtılan zam, konu bu ucube projelerle yandaş zengin etmek olunca gözleri dönüyor!

Toplumumuz sizden refah içinde yaşamayı beklerken, vatandaşlarımız tefecilere, faiz lobilerine teslim edilen ülkemizde yaşamak zorunda bırakılıyor.

Mevcut iktidar her bir yurttaşı birer müşteri olarak pazarlama peşinde ve gözü kör olmuş durumda!

Yeter ki döndün değirmenin suyu! Yeter ki kazansın yandaşı para! Hiç birimiz umurlarında değiliz; değilsin kardeşim!..

Bir farkına varsan ekmek herkese yetecekti aslında! Tarlaya karga dadandı, ambara fare, fırına hırsız, memlekete harami!

Memlekete harami dadandı, harami!”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
'BizBizeYeteriz'e  ne kadar bağış geldiği açıklandı
'BizBizeYeteriz'e ne kadar bağış geldiği açıklandı
İl defa açıklandı işte coronavirüsün il il dağılımı
İl defa açıklandı işte coronavirüsün il il dağılımı