Çiğdem CANPOLAT GÜÇTEKİN / ÖNCÜŞEHİR - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanlığı İl Danışma Kurulu bugün gerçekleştirildi.
Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Danışma Kurulu’na ev sahibi İl Başkanı Çağatay Güç’ün yanı sıra; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, ilçe başkanları ile çok sayıda partili yer aldı.
GÜÇ: BİZ RANTIN DEĞİL, ÜRETİMİN TARAFIYIZAçılış konuşmasını yapan İl Başkanı Çağatay Güç, “Bu ülkenin geleceğini nasıl aydınlatacağımızı konuşmak için bir araya geldik. Çünkü bizim meselemiz sadece siyaset yapmak değil, halkımıza yeniden umut olmaktır. Elimizdeki Cumhuriyet Halk Partisi Programı; masa başında yazılmış bir metin değildir. Bu program; pazar yerinde filesini dolduramayan annenin, emekli kahvesinde geçim derdini anlatan büyüğümüzün, iş arayan gencimizin, alın teriyle üretmeye çalışan çiftçimizin hayatından süzülmüş bir toplumsal sözleşmedir. Bu programın özü çok nettir: Hak, eşitlik, özgürlük, refah ve güven. Biz bu programla sadece bir iktidar hedefi koymuyoruz. Biz bu programla Türkiye’de yeniden adaletin, yeniden refahın ve yeniden umudun inşasını hedefliyoruz. Bizim siyasetimizin temeli şudur: Demokrasi sadece sandık değildir, demokrasi hayatın tamamıdır. Parti programımız çok açık söylüyor: Güçlü bir hukuk devleti, bağımsız yargı, hesap veren bir yönetim anlayışı kurulmadan bu ülkede hiçbir sorun çözülmez. Biz yargının talimatla değil, vicdanla karar verdiği bir Türkiye istiyoruz. Biz kimsenin kimliğinden, düşüncesinden dolayı ötekileştirilmediği bir ülke istiyoruz. Ve şu nettir. Bu sadece bir siyasi mücadele değildir, bu bir haysiyet mücadelesidir. Peki diyorlar ki ülke itibarı ne olacak. Ne oldu? Bugün Türkiye’nin dünyadaki itibarı zedelenmiş durumda. Oysa biz biliyoruz ki; içeride adalet yoksa, dışarıda itibar olmaz. Parti programımızın temel yaklaşımı; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün sözü olan; Yurtta barış, dünyada barış. Biz Türkiye’yi yalnızlaşan değil, saygınlaşan bir ülke haline getireceğiz. Güçlü kurumlarla, akılcı diplomasiyle Türkiye’yi yeniden dünya sahnesinde hak ettiği itibara taşıyacağız. Ve bugün bu süreçlerin sonucu olarak; Ülkemizin en büyük sorunu geçimdir. Parti programımız diyor ki; kalkınma sadece büyüme değildir, kalkınma adil bölüşümdür. Bizim anlayışımız çok nettir: Çok kazanan çok verecek, az kazanan korunacak, emek hak ettiği değeri alacak. Biz; emekliyi enflasyona ezdirmeyen, asgari ücretliyi ay sonu korkusu yaşatmayacağız, çiftçiyi borç batağından çıkaran bir ekonomik düzen kuracağız. Çünkü biz rantın değil, üretimin tarafıyız. Biz bir avuç ayrıcalıklının değil, halkın iktidarını kurmaya geliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin en güçlü olduğu yer, sosyal devlet anlayışıdır. Biz sosyal yardımı bir lütuf olarak görmeyiz. Biz sosyal politikayı bir hak olarak görürüz. Programımız açıkça şunu söylüyor: Hiçbir yurttaş yalnız bırakılmayacak, hiçbir çocuk yoksulluğa mahkûm edilmeyecek. Bizim hedefimiz; insanların devlete minnet ettiği değil, devletin yurttaşına karşı sorumluluğunu yerine getirdiği bir düzen kurmaktır. Bu nedenle diyoruz ki: Sosyal devlet bir tercih değil, bir zorunluluktur” dedi.DAĞINIK YAPIYI TOPARLADIKİzmir’de dağınık olan yapıyı toparladıklarını ifade eden Güç, “Bugün burada konuşurken karşımda sadece bir kurul görmüyorum. Ben bu partinin mücadele hafızasını görüyorum. Bu parti; zorlukta yılmayanların, baskıya boyun eğmeyenlerin, bedel ödeyerek bugünlere gelenlerin partisidir. Sizler bu partinin köklerisiniz. Bizler o köklerden beslenen dallarız. Eğer bugün 31 Mart’ta bu ülkede umut yeniden yeşerdiyse, eğer halk “artık yeter” diyebildiyse, bunun en büyük sebebi sizlerin yıllardır verdiği mücadeledir. Ve İzmir, umudun başkentidir. İzmir sadece bir şehir değildir. İzmir, Cumhuriyet’in vicdanıdır. Ve bugün burada bizler İzmir’de şunu başardık: Dağınık yapıyı toparladık, örgütü yeniden ayağa kaldırdık, istişare kültürünü yeniden kurduk. Biz kavgayı değil, ortak aklı büyüttük. Biz ayrışmayı değil, birlikte yürümeyi seçtik. Bugün İzmir’de ortaya çıkan potansiyel; yarının Türkiye’sinin habercisidir. Mücadele dönemi çok daha çetin ve meşakkatli hale geliyor. Bugün ülkemizde hepimizin iliklerine kadar hissettiği bir gerçek var: Adaletsiz bir hukuk sistemi, baskıcı bir yönetim anlayışı, istişare kültürünü kaybetmiş, karar alma yetisini yitirmiş, dağılmış ve düzensiz bir hükümet anlayışıyla ülkemizi uçuruma sürükleyen bir iktidar var. Ama biz yılmayacağız. Çünkü biz bu mücadeleyi; kendi menfaatlerimiz için değil, bu ülkenin geleceği için veriyoruz. Ve bu mücadeleyi mutlaka ama mutlaka kazanacağız. Bizim korkumuz yok. Bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yok. Çünkü biz bu siyaseti; şeffaflıkla, samimiyetle ve halkın vicdanıyla yapıyoruz. Bizim talebimiz çok açık: Hak, hukuk ve adalet. Unutmayalım: Biz sadece bir siyasi parti değiliz. Biz bu ülkenin tek umuduyuz. Ve bu umut; ancak birlikte yürürsek büyür, ancak birlikte mücadele edersek kazanır. Çünkü biz biliyoruz ki; gecenin en karanlık anı, aydınlığa en yakın andır. Biz o aydınlığı birlikte kuracağız. Birlikte büyüteceğiz. Birlikte kazanacağız. Yolumuz açık olsun, zaferimiz halkımızın olsun” diye konuştu.
Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen Danışma Kurulu’na ev sahibi İl Başkanı Çağatay Güç’ün yanı sıra; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, CHP İzmir Milletvekili Deniz Yücel, önceki dönem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, ilçe başkanları ile çok sayıda partili yer aldı.
GÜÇ: BİZ RANTIN DEĞİL, ÜRETİMİN TARAFIYIZAçılış konuşmasını yapan İl Başkanı Çağatay Güç, “Bu ülkenin geleceğini nasıl aydınlatacağımızı konuşmak için bir araya geldik. Çünkü bizim meselemiz sadece siyaset yapmak değil, halkımıza yeniden umut olmaktır. Elimizdeki Cumhuriyet Halk Partisi Programı; masa başında yazılmış bir metin değildir. Bu program; pazar yerinde filesini dolduramayan annenin, emekli kahvesinde geçim derdini anlatan büyüğümüzün, iş arayan gencimizin, alın teriyle üretmeye çalışan çiftçimizin hayatından süzülmüş bir toplumsal sözleşmedir. Bu programın özü çok nettir: Hak, eşitlik, özgürlük, refah ve güven. Biz bu programla sadece bir iktidar hedefi koymuyoruz. Biz bu programla Türkiye’de yeniden adaletin, yeniden refahın ve yeniden umudun inşasını hedefliyoruz. Bizim siyasetimizin temeli şudur: Demokrasi sadece sandık değildir, demokrasi hayatın tamamıdır. Parti programımız çok açık söylüyor: Güçlü bir hukuk devleti, bağımsız yargı, hesap veren bir yönetim anlayışı kurulmadan bu ülkede hiçbir sorun çözülmez. Biz yargının talimatla değil, vicdanla karar verdiği bir Türkiye istiyoruz. Biz kimsenin kimliğinden, düşüncesinden dolayı ötekileştirilmediği bir ülke istiyoruz. Ve şu nettir. Bu sadece bir siyasi mücadele değildir, bu bir haysiyet mücadelesidir. Peki diyorlar ki ülke itibarı ne olacak. Ne oldu? Bugün Türkiye’nin dünyadaki itibarı zedelenmiş durumda. Oysa biz biliyoruz ki; içeride adalet yoksa, dışarıda itibar olmaz. Parti programımızın temel yaklaşımı; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün sözü olan; Yurtta barış, dünyada barış. Biz Türkiye’yi yalnızlaşan değil, saygınlaşan bir ülke haline getireceğiz. Güçlü kurumlarla, akılcı diplomasiyle Türkiye’yi yeniden dünya sahnesinde hak ettiği itibara taşıyacağız. Ve bugün bu süreçlerin sonucu olarak; Ülkemizin en büyük sorunu geçimdir. Parti programımız diyor ki; kalkınma sadece büyüme değildir, kalkınma adil bölüşümdür. Bizim anlayışımız çok nettir: Çok kazanan çok verecek, az kazanan korunacak, emek hak ettiği değeri alacak. Biz; emekliyi enflasyona ezdirmeyen, asgari ücretliyi ay sonu korkusu yaşatmayacağız, çiftçiyi borç batağından çıkaran bir ekonomik düzen kuracağız. Çünkü biz rantın değil, üretimin tarafıyız. Biz bir avuç ayrıcalıklının değil, halkın iktidarını kurmaya geliyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin en güçlü olduğu yer, sosyal devlet anlayışıdır. Biz sosyal yardımı bir lütuf olarak görmeyiz. Biz sosyal politikayı bir hak olarak görürüz. Programımız açıkça şunu söylüyor: Hiçbir yurttaş yalnız bırakılmayacak, hiçbir çocuk yoksulluğa mahkûm edilmeyecek. Bizim hedefimiz; insanların devlete minnet ettiği değil, devletin yurttaşına karşı sorumluluğunu yerine getirdiği bir düzen kurmaktır. Bu nedenle diyoruz ki: Sosyal devlet bir tercih değil, bir zorunluluktur” dedi.DAĞINIK YAPIYI TOPARLADIKİzmir’de dağınık olan yapıyı toparladıklarını ifade eden Güç, “Bugün burada konuşurken karşımda sadece bir kurul görmüyorum. Ben bu partinin mücadele hafızasını görüyorum. Bu parti; zorlukta yılmayanların, baskıya boyun eğmeyenlerin, bedel ödeyerek bugünlere gelenlerin partisidir. Sizler bu partinin köklerisiniz. Bizler o köklerden beslenen dallarız. Eğer bugün 31 Mart’ta bu ülkede umut yeniden yeşerdiyse, eğer halk “artık yeter” diyebildiyse, bunun en büyük sebebi sizlerin yıllardır verdiği mücadeledir. Ve İzmir, umudun başkentidir. İzmir sadece bir şehir değildir. İzmir, Cumhuriyet’in vicdanıdır. Ve bugün burada bizler İzmir’de şunu başardık: Dağınık yapıyı toparladık, örgütü yeniden ayağa kaldırdık, istişare kültürünü yeniden kurduk. Biz kavgayı değil, ortak aklı büyüttük. Biz ayrışmayı değil, birlikte yürümeyi seçtik. Bugün İzmir’de ortaya çıkan potansiyel; yarının Türkiye’sinin habercisidir. Mücadele dönemi çok daha çetin ve meşakkatli hale geliyor. Bugün ülkemizde hepimizin iliklerine kadar hissettiği bir gerçek var: Adaletsiz bir hukuk sistemi, baskıcı bir yönetim anlayışı, istişare kültürünü kaybetmiş, karar alma yetisini yitirmiş, dağılmış ve düzensiz bir hükümet anlayışıyla ülkemizi uçuruma sürükleyen bir iktidar var. Ama biz yılmayacağız. Çünkü biz bu mücadeleyi; kendi menfaatlerimiz için değil, bu ülkenin geleceği için veriyoruz. Ve bu mücadeleyi mutlaka ama mutlaka kazanacağız. Bizim korkumuz yok. Bizim saklayacak hiçbir şeyimiz yok. Çünkü biz bu siyaseti; şeffaflıkla, samimiyetle ve halkın vicdanıyla yapıyoruz. Bizim talebimiz çok açık: Hak, hukuk ve adalet. Unutmayalım: Biz sadece bir siyasi parti değiliz. Biz bu ülkenin tek umuduyuz. Ve bu umut; ancak birlikte yürürsek büyür, ancak birlikte mücadele edersek kazanır. Çünkü biz biliyoruz ki; gecenin en karanlık anı, aydınlığa en yakın andır. Biz o aydınlığı birlikte kuracağız. Birlikte büyüteceğiz. Birlikte kazanacağız. Yolumuz açık olsun, zaferimiz halkımızın olsun” diye konuştu. 








