CHP’li Kökkılınç: Hızal’ın açıklamaları Soyer ve İyi...

CHP'li Kökkılınç: Hızal'ın açıklamaları Soyer ve İyi Parti’ye büyük haksızlık!

Emsal artışı tartışmasına, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç da katıldı. Kökkılınç, AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal'ın açıklamalarını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve İyi Parti’ye yapılmış büyük bir haksızlık olarak değerlendirdi.

22 Ekim 2021 - 09:20

Çiğdem CANPOLAT / ÖNCÜŞEHİR - İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grup Sözcüsü Nilay Kökkılınç, Öncüşehir Gazetesi'nin sorularını yanıtladı.

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Bayraklı özelinde alınan emsal kararı hakkında istenildiği takdirde bütün ilçelere verilebileceğini ve bütün ilçelere eşit mesafede olunduğunu belirten Kökkılınç, “Diğer ilçelerimizde aynı şekilde bir çalışma yaparlar ise Büyükşehir Belediye Meclisi’ne geldiğinde görüşülecektir. Hepsine aynı şekilde aynı yaklaşımla İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisinde emsal artışıyla ilgili bir değerlendirme yapılacaktır” ifadelerini kullandı.

Akabininde mecliste yaşanan tartışmalar hakkında usul ve esaslara dair CHP, İYİ Parti, AK Parti ve MHP’nin almış olduğu ortak kararı hatırlatan Kökkılınç, “Öncelikle nereden başladığınıza bakmanız gerekiyor. Başlangıç noktamız depremzede yurttaşların ve imar yasalarındaki çelişkilerin giderilmesi ve bu çelişkilerden etkilenmemesi, mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla bir önerge çıkardı. Usul ve esaslar belirledik. Bu usul ve esasları belirleyen Meclisteki 4 partiydi” dedi.

“MECLİSLERİN HER ZAMAN SAKİN OLMASI MÜMKÜN OLAMIYOR”

Mizacında sakinlik olduğunu ifade eden Nilay Kökkılınç, “Her zamanda diyalogdan yana ve uzlaşıyı çok seven bir insanım. Meclis’te gerginlikler olduğu zaman bende açıkçası çok geriliyorum. Mümkün olduğunca eğer bir gergin ortam olmuş ise bunu yatıştırmak için elimden geleni yapıyorum. Ama Meclislerin her zaman sakin olması mümkün olamıyor. Sonuçta meclisler, her konunun tartışıldığı ve bazen çok hararetli tartışmaların yapıldığı bir yer. Ama gönül ister ki her zaman sözle ifade edelim düşüncelerimizi, tartışalım. Mecliste herkesin konuşabildiği bir ortam yaratalım; bunları da kişilik haklarını ihlal etmeden, bir saygısızlık içermeden meclisteki her konunun, bilgiye dayalı konuşulmasından yanayım. Rudolf von Jhering’in bir sözü var; “Şekil keyfiliğin can düşmanı, hürriyetin ikiz kardeşidir.” O yüzden eğer bir belediye meclis çalışma yönetmeliğiniz var ve oradaki kurallara mümkün olduğunca uyabilirseniz o zaman bu kadar yüksek, gergin ortamlarda doğmaz diye düşünüyorum” diye konuştu.

EMSAL YORUMU: TÜM İLÇELERİMİZE EŞİT MESAFEDEYİZ

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde 30 Ekim 2020 depremi sonrası Bayraklı’daki orta ya da ağır hasar raporu almış binalar için ‘parsel bazında yüzde 20, ada bazında yüzde 30 emsal artışı’ kararı hakkında açıklamalarda bulunan Kökkılınç, “İzmir çok büyük bir doğal afet yaşadı. Ne yazık ki 30 Ekim depreminde 118 yurttaşımızı kaybettik. Özellikle Bayraklı ilçesinde çok fazla deprem mağduru yurttaşımız oldu. Hafif, orta ve ağır hasarlı binalar oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, başkanımızın da sunmuş olduğu arge ile meclisteki 4 parti bir araya geldik, bu konudaki mağduriyetleri nasıl giderebiliriz noktasında usul ve esaslar belirledik. Son anda meclise gelmeden önce bu usul ve esaslarla ilgili önerge hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanımızın bir çekincesi olmuştu. Biz derhal tekrar bir toplantı yaptık. Bu çekinceleri nasıl giderebiliriz noktasında toplandık ve giderdik. Meclisimizdeki tüm partilerin oy birliği ile Çevre ve Şehircilik Bakanının da kabul ettiği bir usul ve esaslar belirledik. Bu usul ve esaslarda 30 ilçeye de görevlendirmeler yaptık. K alanları dedik. Burada belirlenecek olan alanlar için içerisinde orta ve ağır hasarlı yapılarla ilgili bir çalışma yapsın istedik ilçe belediyeleri. Çünkü her ilçe belediyelikleri farklı. Mesela Aliağa’da sanayileşme var, Çeşme’de turizm karakteri var. Yine Çeşme’de Urla’dan örnek vermek gerekirse banliyö tarzı yatay bir yerleşim var ama kuzeyde daha çok dikey bir yerleşim var. Merkez de farklı bir yapılaşma söz konusu. Dolayısıyla bunun her ilçe belediyelerince öncelikle sınırlarının belirlenmesi, ondan sonra da Büyükşehir’e onay için gönderilmesi istenildi. Bayraklı Belediyesi, bu konudaki ilk çalışmayı yaptı. Çünkü orada çok fazla deprem mağduru vatandaşımız vardı. Önce yüzde 10 emsal artışı ile geldiler ama daha sonra oradaki vatandaşlarımızın ihtiyaçlarının parsel bazında yüzde 20, ada bazında yüzde 30 ile çözüleceği noktasında hem İmar Komisyonun bir çalışması oldu. Bu konuda talepte bulunan ve yoğun çaba sarf eden STK’lar vardı ve dile getirdikleri bazı öneriler vardı. Bütün bunlar dikkate alınarak Bayraklı öncülüğünde böyle bir karar alındı. Diğer ilçelerimizde aynı şekilde bir çalışma yaparlar ise Büyükşehir Belediye Meclisi’ne geldiğinde görüşülecektir. Tüm ilçelerimize eşit mesafedeyiz, hepsine eşit yaklaşıyoruz. Hepsine aynı şekilde aynı yaklaşımla İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisinde emsal artışıyla ilgili bir değerlendirme yapılacaktır. Büyükşehir Belediye Başkanımız da bu konuda öncü rol üstlendi. Şu anda bu konu onunda dikkatinde. Umuyorum tüm vatandaşların yararına bir çalışma yapılacak” dedi.


“BİZ İSTERİZ Kİ, VATANDAŞIN CEBİNDEN HİÇ PARA ÇIKMASIN”

Bir deprem mağduriyeti yaşandığını söyleyen Kökkılınç, “Vatandaşlar yapılarını kaybettiler. Yaşadıkları evleri, çalıştıkları ofisleri kaybettiler. Bu konudaki duyarlılık maksimum düzeyde. Biz isteriz ki, vatandaşın cebinden hiç para çıkmadan yeniden deprem sebebiyle kaybettikleri mülklerini aynı yerde aynı koşullarla sahip olsunlar. Bütün temennimiz bu. Orada bir müteahhit çalışacak. Müteahhit de asgari düzeyde bir para kazanmadan bu maliyeti karşılamadan giremez. Depremzede vatandaşın bir mağduriyeti var, onun da cebinden bir para çıkmaması önemli. Bir de imar yasalarımız var. Birbirinden çelişkili yasalar; kentsel dönüşüm olsun, birbirinin arda arda çıkan yasalar olsun. Kazanılmış haklarında yıkıldığı zaman yeniden yapımına girildiğinde hak kayıpları var. Bütün bunları çözecek, herkesi memnun edecek bir çözüm üretmek önemliydi. Bir de meslek odaları var. Onlar da kentin bütününde iyi bir şey yapalım derken hiç kimsenin belki rant beklentisi yok ama yanlış bir şeylere de sebebiyet vermeyelim noktasında hassasiyetleri var. Bütün bu unsurları birlikte değerlendirip birlikte çözmek gerekiyordu. Bir orta yol bulmak gerekiyordu. Sanıyorum Bayraklı Belediye Meclisinde alınıp da İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin değişiklik yapma yetkisine istinaden parsel bazında yüzde 20, ada bazında yüzde 30 emsal artışı getirmek suretiyle bir orta yol bulundu kanaatindeyim. Diğer ilçelerden gelecek olan çalışmalar veya Büyükşehir Belediye Başkanımızın inisiyatifiyle sunulacak olan bir çalışma, Büyükşehir Belediye Meclisi’nde yeninden gündemde olacaktır” ifadelerini kullandı.

“ÇOK BÜYÜK BİR HAKSIZLIK YAPILMIŞ”

Kökkılınç, alınan emsal kararı hakkında İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Özgür Hızal’ın “Mimarlar Odası bir dava açmaya hazırlanıyor. Eğer Mimarlar Odası bir dava açarsa bunu müsebbibi CHP ve Tunç Soyer olacaktır” ifadelerine cevap verdi. Kökkılınç, “Bu ifadelerle İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımıza, CHP’ye ve dolaylı olarak İYİ Parti’ye çok büyük bir haksızlık yapılmış. Öncelikle nereden başladığınıza bakmanız gerekiyor. Başlangıç noktamız depremzede yurttaşların ve imar yasalarındaki çelişkilerin giderilmesi ve bu çelişkilerden etkilenmemesi, mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla bir önerge çıkardı. Usul ve esaslar belirledik. Bu usul ve esasları belirleyen Meclisteki 4 partiydi. Buna Çevre ve Şehircilik Bakanımızda uygunluk ilavesini gösterdi. Bizim şu anda yapmakta olduğumuz çalışmalar zaten bu birlikte başladığımız, birlikte metodunu çizdiğimiz usul ve esasların devamına yönelik bir çalışmaydı. Neyle başladığımızı bırakıp, yeni yeni şeyler söylemek, bunu da belirttiğim hassasiyetleri dikkate almadan kaleme almak, diğer meclisteki paydaşlarla paylaşmadan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve gerekirse Çevre ve Şehircilik Bakanımızın da iradesine başvurmadan bir anda getirilen bir önerge. Üstelik içeriği İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal kimliğine saygısızlık içeren bir üslupla kaleme alınmış bir metindi. Belki içinde değerli öneriler olabilir buna bir şey demiyoruz. Zaten biz yaralanama noktasında bu metindeki önerilerden, dilek ve temennilerden komisyonumuz ve belediye meclisimiz yararlansın demiştik. Bunu zaten biz hiç reddetmedik ve dikkate alınmasını söyledik. Başkanımızda bunu ifade etti. Buna rağmen bu şekilde, siyasi bir fayda elde etmeye yönelik bir çalışma, popülist bir yaklaşım olarak gördüğümüzü ifade ettik Mecliste sadece. Depremzede vatandaşlarımız yararına hep birlikte başladığımız bir çalışmanın sonucu olarak belirlediğimiz usul ve esaslara bağlı olan ilçe belediye meclislerinde yapılan çalışmaların tekrar Büyükşehir Belediye Meclisine geldiğinde; her bir ilçe özelinde ama hepsine eşit mesafede ve tüm depremzede vatandaşlarımızın mağduriyetlerini giderecek şekilde bir çalışma yürütmekteyken; birden bire böyle bir önerge ile gelmek tamamen siyasi bir fayda sağlamaya yönelik davranış olarak değerlendirdik” dedi.

“VATANDAŞLARIMIZ ÇOK BÜYÜK BİR ORANDA TOPLU ULAŞIMI TERCİH EDİYOR”

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin trafik rahatlatma çalışmalarından bahseden Kökkılınç, “İzmir Büyükşehir Belediyesi trafikle ilgili toplu ulaşımı çok destekledi. Sezon başladığında özellikle okullar açıldığında vatandaşlarımızın çok büyük bir oranda toplu ulaşımı tercih ettiklerini görüyoruz. Çünkü iniş binişlerimizi bizde sayısal değerlerle tespit edilebiliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım noktasındaki hizmetlerine maksimum bir talep olduğunu görüyoruz ve bundan dolayı çok büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu konuda da yönlendirmelerimiz ve çağrılarımız olmuştu. Bunun dışında yeni otobüs alımlarımız oldu. Yaklaşık 450 otobüs aldık. Elektrikli otobüslere yatırımlarımız oldu. Özellikle hem yakıt tasarrufu sağlamak hem de doğaya da hizmet etmek ve çevreci bir yaklaşım sunmak anlamında. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız da makam aracını artık elektrikli araçlarla gerçekleştiriyor. Kamuda kullanılan araçları da mümkün olduğunca elektrikli araçlara yöneltmeye başladık. Buca-Bornova hattında çok büyük bir proje var, onun tamamlanması için bir ivme kazandırıldı. Tramvay ve metro hatlarında da ilaveler oldu. Bir an önce kazandırılması için bunlara çok büyük bir hız kazandırdık. Özellikle Narlıdere Metrosu. Karabağlar ve Gaziemir arasında raylı hizmet çalışması var. Bir de otogara yönelik bir çalışma mevcut. Otogarın İzmir’le bağlantısı noktasında çalışmalar yapılıyor. Kavşak düzenlemeleri oldu. Çok şeritli yollarda geliş gidiş saatlerine göre bir düzenleme var. İZUM dediğimiz bir merkezimiz var; 7-24 İzmir trafiğini izliyor. Bu konuda elimizden geleni yapıyoruz ama vatandaşlarımızın da bu konuda bizlere destek olması memnuniyet verici” diye konuştu.

“TUNÇ SOYER VİZYONER BİR KİMLİK”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer hakkında düşüncelerini dile getiren Kökkılınç, “İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer vizyoner bir kimlik. İzmir için çok değerli bir kazanım. Dünya Belediyeler Birliği’nin İzmir’de ev sahipliğinin gerçekleştiği çok güzel bir organizasyon oldu. Burada Dünya Belediyeler Birliği Başkanı, Tunç Soyer’in esasında pek çok Avrupa’daki kentlere bile örmek olacak çalışmalar yaptığını, bu konuda vizyoner bir başkan olduğunu ifade etti. Bizim dışımızda başka ülkelerin bir araya geldiği bir birliğin başkanının ifadesiyle duymak çok güzel. Burada hakkını teslim etmek gerekiyor. Başkanımız sakin de bir insan. Her konuya da bilgi birikimiyle, donanımıyla ve sakinliğiyle çoğulcu demokrasiye olan saygısıyla yaklaşıyor. Bugüne kadar çok fazla projesine tanık olduk. Çok güzel işler yaptığını görüyoruz. Ben de kendisiyle siyaseten yol almaktan çok büyük bir mutluluk duyan siyasetçiyim” şeklinde konuştu.


KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE İÇİN TURUNCU DESTEK

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu'nun çalışmalarından bahseden Nilay Kökkılınç şu ifadeleri kullandı:

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu olarak bu sene 3. yılımızı yaşıyoruz. Yine güzel çalışmalar içerisindeyiz. ‘Turuncu Bahçeler’ ismiyle bir belediye meclis kararımız vardı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun her yıl 25 Kasım ile 10 Aralık tarihleri arasında şiddetle mücadele ile ilgili turuncu renk kullanılarak etkinlik yapılması ve bu şekilde kadına karşı şiddete dikkat çekilmesi noktasında bir genel kurul kararı vardı. Bu kapsamda almış olduğumuz meclis kararını biz bu yıl uyguladık. Uluslararası bir karikatür yarışması düzenlemiştik. Bu karikatür yarışmasına gelen eserler çok ilgi gördü. Bu eserlerden yola çıkarak bir heykel seçtik. Kadına karşı şiddetle mücadelede özellikle bir anıt olacak şekilde ve yeşil alanlarımızın birisinde ‘Turuncu Bahçeler’ ismiyle bu anıtı yerleştireceğimiz bir yer belirledik. Herkesin gelip geçtiği çok rahat görebildiği ve her yıl 25 Kasım’da da burada şiddetle mücadele de yaşamını yitirmiş kadınları anabileceğimiz ve bu konuda ki toplumsal konularımızı ulaştırabileceğimiz bir anıt olacak. 25 Kasım’da heykelin açılışını gerçekleştirebilmeyi umuyoruz. Etkinliğimiz Konak’ta vapur iskelesi ile metro istasyonu arasındaki yeşil alanda gerçekleşecek.

MOR KONAKLAR PROJESİ YOLDA

İkinci sığınma evimizi tamamladık. Türkiye genelinde üniversite öğrencilerimizin yurt problemi olmuştu. Biz de bu konuda derhal harekete geçerek Buca ve Bornova’da yurt kiralaması yaptık. Örnekköy’deki misafirhanemizi de öğrenciler için açtık. ‘Mor Konaklar’ ismiyle bir projemiz var. Bunun meclis kararını almıştık. Özellikle tarihi yapılar, Rum Evleri bunun için çok uygun görünmüştü. Büyük Kemeraltı Projesi’nin de bir parçası olan Kadifekale’den Konak Pier’e kadar uzanan Kemeraltı’nı ve Basmane’yi de içine alan bir proje bu. İstedik ki hem turizme hitap etsin, hem de kadınlara yönelik bir ihtiyacı karşılasın. Aynı zamanda kız öğrencilerinin de yararlanabileceği bir proje olsun. İsmini de bu sebeple ‘Mor Konaklar’ demiştik. Bu alan içerisinde yer alan tarihi yapıları bu şekilde hizmete açma noktasında bir çalışma içerisindeyiz. Umuyoruz ki bu yıl bunun da uygulama yılı olur.

“İZMİR, KADIN HAKLARI KONUSUNDA DEĞERLİ BİR GEÇMİŞE SAHİP”

Kent Kadın Müzesi ile ilgili bir meclis kararımız vardı. İzmir, kadın hakları konusunda değerli bir geçmişe sahip; hem Cumhuriyet öncesi hem Cumhuriyet sonrası. Bu proje içinde yer belirledik.  İkiçeşmelik yolu üzerinde Agora’nın karşısında Mustafa Kemal Atatürk’ün İzmir’e geldiği bir dönemde sinema olarak girmek istediği bir tarihi yapıda; sadece erkekler kabul edilmiş, kadınlar dışarıda bırakılmış. Mustafa Kemal Atatürk’te, “Neden kadınlar dışarıda, birlikte girmiyoruz sinemaya?” dediği zaman kadınlara kapısını açmış bir yapı. İstedik ki bu tarihi öyküsü ile beraber Kent Kadın Müzesi’ne bu yapı çok yakışır. Oranın kamulaştırma işlemleri ve yenileme çalışmaları sürüyor. Amacımız hem Cumhuriyet döneminde kadınların kazanımlarını hem de bu yolda dünyada ve ulusal çapta mücadele veren kadınların öykülerini yansıtmak, hem de hak mücadelesinde bir müze olarak tüm geçmişi vatandaşlara aktarmak. Bu yolda mücadele eden erkekleri de yansıtmak istiyoruz. Kent Kadın Müzesi diyoruz ama sadece kadınlara yönelik bir müze olmayacak. Kadınların haklarını elde etme yolundaki tarihini, geçmişini anlatan; geleceğe de nasıl baktığını gösteren toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinde bir müze olacak.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Cihanbeylerde Ege Bölgesi Erzurum Dernekler Birliği Federasyonuna adaylığını açıkladı
Cihanbeylerde Ege Bölgesi Erzurum Dernekler Birliği Federasyonuna...
Milletvekili Çankırı: Partimizde kadınlar siyasetin öznesi
Milletvekili Çankırı: Partimizde kadınlar siyasetin öznesi