Soyer: Türkiye’nin sorunları toplumsal uzlaşı olmadan...

Soyer: Türkiye'nin sorunları toplumsal uzlaşı olmadan çözülemez

İstanbul’dan sonra İzmir’de de bir araya gelen CHP’li Büyükşehir Başkanları, İzmir Çalıştayı toplantısında büyükşehirlerde yaşanan problemlerin çözümü için bir araya geldi. Toplantının açılış konuşmasını İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, yaptı. Soyer’in konuşmalarının ardından toplantı basına kapalı devam etti.

01 Kasım 2019 - 11:50 - Güncelleme: 01 Kasım 2019 - 13:08

Didar DEMİRCİ - İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, konuşmasına Cumhuriyet Bayramı’nda Selçuk’un Şirince Mahallesinde sözlü ve fiziksel saldırıya uğrayan Efes Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in yanlarında olduklarını ve olanları kınadıklarını bildirerek başladı. Ayrıca Başkan Soyer, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na da aynı şekilde bir saldırının olduğunu dile getirerek bütün bunları kınadıklarını ve kadının toplumda, siyasette olmalarını çekememenin ve bunun şiddete dönüşmesinin altında yatan sebeplerin araştırılması gerektiğine dikkat çekti.

İzmir, İstanbul, Ankara, Eskişehir, Adana, Hatay, Mersin, Aydın, Muğla, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlarının katıldığı toplantıya Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek katılamadı.


Başkan Tunç Soyer’in konuşmalarından satır başları şu şekilde:

“İstanbuldan sonra ikinci kez izmirde yürüttüğümüz çalışmalar hakkında ortaklaşmayı, deneyimlerimizi paylaşmayı çok önemli bulduğumuzu belirtmek isterim. Yönettiğimiz şehirlerin toplam nüfusu yaklaşık 40 milyon kişiye, yani ülkemizin yarısına tekabül ediyor.

Bu durum omuzlarımızdaki yükün ağırlığıyla beraber bizleri seçen vatandaşlarımızın sorunlarına ortak çözüm üretmemizi de zorunlu kılıyor. Şahsım da dahil burada bulunan 10 büyükşejir belediye başkanı olarak seçildiğimiz şehirlerde ekonomik ve sosyal sınıfı, etnik yapısı, inancı dili kültürü düşüncesi çok farklı toplumsal kesimlerin talep ve beklentilerine cevap olmakla sorumluyuz.

Ancak hepimizin farkında olduğu gerçek şu ki yönettiğimiz büyükşehirlerde vatandaşlarımız geçmişin refleksleriyle yapılan, yerel yönetim anlayışından fazlasını istiyor. Bu istek öylesine oluşmadı.. Küreselleşmenin bilgi toplumu olmanın ve ülkemizdeki toplumsal siyasal süreçlerin getirdiği bir değişim. 31 Mart ve 23 Haziran’da ete kemiğe bürünen bir değişim. Halkımız, son seçimlerde sadece şehri yönetecek belediye başkanını seçmedi. Bununla birlikte hakim siyasi dile kutuplaştırma, ötekileştirme söylemlerini de ekonominin gidişatına da dur demek istedi.

Farklı düşüncelere tahammül edemeyen, karşısındakinin haklarına saygı göstermeyen yaklaşımların yerini demokratik bir ortamın uzlaşmanın ve barış dilinin alacağı bir alternatif yaratmak istedi.

Elbetteki alt yapı yol su imar ve diğer kentsel hizmetler temel görevimiz, ancak bunun  ötesine geçmemizi isteyen, yapacağımız her çalışmada yönünü yerel yönetimlere yani bize dönmüş bir toplum var.

Hal böyle iken yani halk gözünü yerele dönmüşken ne yazık ki daha da katılaşan bir merkezi anlayışla karşı karşıyayaız. Son günlerde gündeme gelen boğaz içi kanunun değiştirilerek, İstanbul büyükşehir belediyesi ve ilçe belediyelerinin görecvne son veren karar bunun kanıtı niteliğinde.

Ankarada alınan tüm karar ve olumsuz sonuçlarının yansıdığı, yerellerin zaten kısıtlı olan yetkilerinin alınması merkezi idarenin ve siyaset kurumunun artık sorunlara cevap vermekten gittikçe uzaklaştığını gösteriyor.

Yetki paylaşımını güçler ayrılığını kabul etmeyen, katı bir merkezi yaklaşım sorunların katmerleşmesinin en temel sebeplerinden biri.

Hatırlayacaksınız 2 ay önce Sayın Cumhurbaşkanımızın davetiyle büyükşehir belediye başkanları olarak Ankara’a gitmiştik ve orada hazırlanmakta olan yerel yönetim paketiyle birlikte bir komisyon tespit edilmişti. Yaklaşık 2 ay geçti bu komisyon davet edilmedi ve sabırsızlıkla bekliyoruz, hazırlanan bu çalışmalar sırasında büyükşehir belediye başkanlarımızın komisyonda yer almasını ve katkı da vermesini istiyoruz.

Ama biz her halukarda büyükşehir belediye başkanları olarak düşündüğümüz bu çalışmaları sürdüreceğiz.

Toplum değişiyor ve bu değişim çok açık ki siyaset kurumuna göre çok daha hızlı gerçekleşiyor. Halka en yakın yerlerde kamusal ve siyasal sorumluluğu olan bizlerin bu değişimi iyi okuyabilmesi ve bu çerçevede eski refleksleri bir tarafa bırakması gerekiyor. Yönettiğimiz şehirler birçok farklılığı barındırıyor içinde… Bizim bu farklılıkları pragmatik bir siyaset anlayışıyla değil bu günü değiştiren geleceği doğru inşa eden gözlerle okumamız gerekiyor.

Daralan Kamusal ve toplumsal alanı yerelde toplumsal müşterikleri sağlayarak genişletebiliriz. Bunu barışa onurlu bir yaşama katkıyı sağlayarak yapabiliriz.

Bunun için her şeyden önce demokrasiyi gerçek anlamda yaşamamız gerekiyor. Türkiye’deki sorunların hemen hepsi geniş uzlaşmalar üretmeden çözülemeyecek hale gelmiş durumda ve bu sorunlar eski haliyle durmuyor yerinde evrilerek dönüşerek çoğalarak geliyor. Eski haliyle demokrasiyi sadece seçimlerden ibaret gören anlayışı yapacağımız uygulamalarla değiştirmek yerel siyasetin ve bizlerin en temel görevleri olarak ortaya çıkıyor. Halkın karar alma süreçlerine katılmasını söylemden öteye taşımamız ancak ve ancak sorunun bizzat muhatabını bu süreçlere dahil ederek ve müşterekler kurarak mümkün. Aksi takdirde, çözdüğümüzü sandığımız sorunlar büyüyerek devam ediyor.

Alevilerin cemevi talebini, Kürtlerin anadilinde kamusal hizmet isteğini, Romanların kültürlerini yaşatacağı alanları, Suriyeli sığınmacılar meselesini, engellilerin sosyal yaşamda yaşadığı zorlukları, kadın özgürlüğünü, işsizliği, yoksulluğu, barışı ve onlarca farklı toplumsal sorunun çözümünü sadece Ankara’nın insafına ve tasarrufuna bırakacağımız aşamayı geçtik. Halka en yakın yerde kamusal hizmet sunan ve siyasi sorumluluk taşıyan bizlerin; yansıması doğrudan kentlerde olan bu sorunların çözümleri için çok daha cesur, çok daha kararlı adımlar atması gerekiyor. Toplum, geçmiş alışkanlıklarımızdan kurtulmamızı, mevcut siyasi, kamusal yaklaşımları değiştirmemizi ve dönüşüme öncülük yapmamızı talep ediyor.  Ülkemizin yarısının yaşadığı şehirlerin belediye başkanları olarak burada, İzmir’deki bu buluşmamızın; bu hususlarda tartışmalar yürüteceğimiz bir zemine dönüşeceğinden şüphem yok. Buluşmalarımızın; kapsamlı değerlendirmelerle, sorunlarımıza ortak bir akılla çözüm geliştirebileceğimiz ve yeni bir yerel yönetim anlayışını geliştirebileceğimiz fırsatlar yaratacağına yürekten inanıyorum.”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
MSB açıkladı, patlamada sabotaj yok
MSB açıkladı, patlamada sabotaj yok
Balkan kültürü Karşıyaka’ya taşındı
Balkan kültürü Karşıyaka’ya taşındı