YORULAN, ÇEKİLMEYİ DE BİLMELİ… Mevlüt Kömür yazdı...

YORULAN, ÇEKİLMEYİ DE BİLMELİ… Mevlüt Kömür yazdı...

Malum Ak Parti’de Erdemliler, yani kurucuların yeni döneme ilişkin eleştirileri var. Erdemlilere göre teşkilatlarda yorgunluk belirtileri had safhada… Geçen yazımızda köşemizi Ak Parti’nin İzmir’deki duayenlerinden birisine açmıştık. İşte lafı uzatmadan o sözlerin devamını sizlerle paylaşıyorum.

26 Ekim 2020 - 17:18 - Güncelleme: 26 Ekim 2020 - 18:18

Erdemliler anlatıyor - 2

Geçen yazımızda Adalet ve Kalkınma Partimizin 18 yılda yaptığı yatırımları sektör sektör ayırarak anlatmaya başlamış ve teşkilatlarımızın muhalif partilerin söylemlerine karşı ellerinin aslında hiç de boş olmadığını; Ak Parti hükümetlerinin Cumhuriyet tarihinde devrim sayılabilecek bir çok başarıya imza attığını özetlemiştik.

Şimdi kaldığımız yerden devam etmek istiyorum. Bugünkü yazıya Bayındırlık alanında yapılan hizmet ve yatırımlarla başlayalım. Bayındırlıkta yerleşim yerlerimizin tamamını insanlarımızın ihtiyaçlarına uygun ve modern bir şehirleşme anlayışı ile dönüştürmeyi hedefliyoruz. Ülkemizin tamamında 1 milyon 330 bin konutu dönüştürerek 5 milyondan fazla vatandaşımızı can ve mal güvenliğine kavuşturduk.

Halen 53 farklı ilimizde ilan ettiğimiz 240’ı aşkın kentsel dönüşüm alanında çalışmalar sürüyor. En fazla 5 yıl içinde acilen dönüştürülmesi gereken 1,5 milyon konutumuz bulunuyor.

TOKİ vasıtasıyla 4 milyona yakın vatandaşımızın yaşadığı 725 bin güvenli konutu tamamlayıp sahiplerine teslim ettik. Ülkemizde ev sahibi olmayan dar ve orta gelirli vatandaşımız kalmayıncaya kadar sağlıklı sosyal konut üretimini sürdüreceğiz.

Millet Bahçeleri son dönemlerin en önemli projelerinden biri haline geldi. 81 ilimize 81 milyon metrekare millet bahçesi inşası için yer ve proje çalışmaları hızla sürüyor. Bunları Sayın Cumhurbaşkanımız da söylüyor. Sayın Cumhurbaşkanımız, yaptıkları icraatları çok fazla anlatmayan bir yapıya sahip, çok seyrek de olsa tabi anlatıyor ama elbette bunu öncelikle milletvekillerinin, Ankara’daki görev sürelerinin dışındaki zamanlarında, seçim bölgelerine dönüp anlatmaları lazım. Seçim bölgelerine dönüp teşkilatlarla istişare edip, il başkanının verdiği görevi bölgelerinde köylere, kasabalara, ilçe ve beldelere, insanın olduğu her noktada gidip anlatmaları lazım.

Aksi takdirde bugün Adalet ve Kalkınma Partisi’nde yıllardır hizmet etmiş insanlara dahi sorsanız, onların da aklına gelmeyebiliyor. Demek ki hem hafızayı yenileme bakımından hem de yaptıklarımızı anlama bakımından bundan daha güzel ne olabilir. Allah imkan vermiş, fırsat vermiş hükümetimiz değerlendirmiş. Arkadaşlarımız, komisyonlarımız, bürokratlarımız çalışmış ve bu hizmetleri ülkeye kazandırmışlar; bizlere de bunları anlatmak düşüyor.

Bugün bakıyoruz muhalefet gitmiş, dilin kemiği yok, her şeyi anlatıyor, hükümetimizi kötülüyor. Yaptığımız iyiliklerin hepsinin üstünü örtüyor. Kendilerince yanlış bulduklarını biraz da çarpıtaraktan halka anlatıyorlar.

Tabi bunların vücut bulmaması için de bizlerin doğruyu anlatması lazım. Çiftçinin yanında olmamız lazım. Her seferinde söylediğimiz bir şey var, Ak Parti seçimden seçime halka gidin bir parti olmama noktasında, her dakika çiftçinin, vatandaşın, sanayicinin yanında olması lazım. Bunu hızla sürdürmesi lazım.

ANLATACAK ÇOK ŞEYİMİZ VAR

Sermayesi bol arkadaşlarımızın. Bilgi açısından, yatırım açısından, bunları anlatmak insana zevk verir. Sorumluluğumuz da bunları anlatmaksa ve gidip bunları anlatmıyorsak gelecek nesillere karşı sorumlu oluruz. Gelecek nesil bizden davacı olur. Dolayısıyla bizim sorumluluğumuzu bilmemiz lazım, tekrar söylüyorum. Yorulan arkadaşlar varsa çekilirler, bir dönem dinlenirler, tekrar onlara görev düşer. Ancak göreve gelip, gerek zamanını gerek maddi manevi her şeyini buraya vakfedecek, hizmet edecek şu dönemde arkadaşlara ihtiyacımız var. Bunu da teşkilatlardaki arkadaşlarımızın anlayışla karşılayacaklarına inanıyorum. Çünkü bu ülkenin geleceğinin teminatı olan evlatlara karşı sorumluluğumuz, sözümüz de var. Avrupa devletleri arasında en saygın yere ülkemizi getireceğiz diye… Bunun da yolu çok çalışmaktan geçiyor.

 

Diğer taraftan kalkınmanın temel ilkesi olan enerji konusunda geçtiğimiz 18 yılda Cumhuriyet tarihinde tüm yapılanların kat be kat fazlasını aşarak başarılı yatırımlar yaptık. Kurulu gücümüz 56 bin 421 megavat ilave ettik.  91 bin 267 Megawatt’a yükselttik. Son iki yılda kullanıma aldığımız kurulu gücün yüzde 73’ü yenilenebilir enerjiye dayalıdır. Bizden önce ülkemizde hiç olmayan güneş enerjisi santrali kurulu gücümüz 5 bin 894 Megawatt’ı buldu. Rüzgar enerjisinden kurulu gücümüzü 19 Megawatt’an 7 bin 591 Megawatt’a yükselttik. Küresel elektrik üretiminin sadece yüzde 25’i yenilenebilir enerji kaynaklarından elde ediliyor. Ülkemizin bu alanda eriştiği yüzde 44 yenilenebilir elektrik üretimi önemli bir başarının ifadesidir.

81 İL DOĞALGAZLA BULUŞTU

2002 yılında sadece 5 ilimizde doğalgaz varken, 2019 yılında 81 ilimizin tamamına doğalgaz ulaştırmış durumdayız.  Doğalgaz depolama kapasitemizi yaklaşık 4 milyar metreküpe ulaştırdık, bunu 2023 yılında 11 milyar metreküpe ulaştıracağız. Rusya’dan doğalgazı Karadeniz’in altından ülkemiz topraklarına getiren ve oradan da Avrupa’ya ulaştıracak olan Türk Akım projesinin vanalarını geçtiğimiz haftalarda açtık.

Bir başka önemli doğalgaz projemiz de Tanap’tır. Tanap Doğalgaz boru hattı ile Türkiye’yi 3 kıtanın enerji ticareti merkezine dönüştürme yolunda önemli bir adım attık. Akkuyu Nükleer Güç Santrali inşaatı da hızla ilerliyor. Nükleer mühendislik alanında uzmanlık eğitimi almaya gönderdiğimiz 244 Türk mühendisin 80’i geçen yıl eğitimini tamamlayarak iş başı yaptı.

Yine 2002 yılında 813 bin ton bor ürünü karşılığında 201 milyon dolar gelir sağlanırken, bu yıl bor ürünleri satışından 820 milyon dolara yakın gelir elde etmeyi hedeflemiş vaziyetteyiz. Son teknolojiye sahip sondaj gemilerimiz Fatih ve Yavuz; 2019 yılında ülkemiz ve KKTC sahalarında faaliyetlerini sürdürüyor ve sürdürmeye de devam edecek.

TARIM DIŞ TİCARET FAZLASI VERİYOR

Tarım ve Ormancılık sektörleri 2019’un ilk 3 çeyreğinde yüzde 3.6 büyüyerek diğer sektörlerin önüne geçmiş vaziyettedir. Çiftçilerimize bugüne kadar toplamda 138 milyar tutarında tarımsal destek verildi. Tarımsal ürün ihracatımızı 3.7 milyar dolardan 17.7 milyar dolara yükselttik. Dünyanın 195 ülkesine 1690 tarım ürünü ihraç ediyoruz. Tarımda dış ticaret fazlalılığımız 4.8 milyar dolar gibi ciddi bir rakama ulaştı. Topraksız tarım yapan teknolojik sera sayımız 2019 sonu itibariyle 1532’yi buldu. Stratejik bir ürün olan tohum üretimi 18 yıl önce 145 bin ton iken, bugün bir milyon tonu geçti. Bugün artık tohum ihtiyaçlarımızın yüzde 96’sını yerli olarak karşılıyoruz. Bu da mutlu olacağımız, çok sevineceğimiz bir çalışmadır.

13.8 MİLYON FİDANLA GELECEĞE NEFES OLDUK

Geleceğe Nefes kampanyasına destek veren 1.2 milyon vatandaşımızla birlikte 13.8 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Yine ülkemiz geleceği adına ciddi bir ormanlaşma yatırımıdır.

Barajlarımızın sayısı 276’dan 861’e, hidroelektrik santral sayımızı 105’ten 681’e, içme suyu tesislerimizi 84’ten 331’e çıkarttık.

Son 18 yılda hayvancılık desteklerimiz 60 kat artışla 33 milyarı buldu. Sadece bu yıl hayvancılığa 6.6 milyar lira destek verilecek.

Tabi bunu yapan gerek Profesör Veysel Eroğlu’na ve daha sonra hemşerimiz birlikte de çalışmaktan onur duyduğumuz arkadaşımız İzmirli Sayın Bakanımız Bekir Pakdemirli’ye buradan şükranlarımızı saygılarımızı arz ediyoruz. Sağ olsunlar, var olsunlar. var olsunlar. Bu hizmetler güzel hizmetler…

Bekleriz ki muhalefetten de birileri çıkıp, ‘evet, siz bunları yaptınız sizi tebrik ediyoruz, kutluyoruz’ desinler. Ama gerçekten yapamadıklarımız varsa da o zaman çıkıp o yapamadıklarımızı da söylesinler. Hatta yapamadıklarımıza ilişkin proje sunsunlar, eğer söyledikleri, sundukları doğru şeylerse biz onları da değerlendiririz. Çünkü Ak Parti’nin her mensubu istişareye açıktır.

Adalet ve Kalkınma Partisinin yüz akı olan alanlardan biri de Aile ve Sosyal Politikalar’dır. Evet, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza 339 milyar lira sosyal yardım yaptık.

Sonra Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik Raporu, Türkiye’nin 2019 yılı itibariyle Çok Yüksek İnsani Gelişme kategorisindeki ülkeler arasına girdiğini söylüyor. Aile ve Sosyal Destek Programı kapsamında 2.1 milyon haneden 4,7 milyon vatandaşımıza ulaştık. Vefa Projesi ile 21 bin yaşlı vatandaşlarımızın günlük bakımlarını ve temizlik ihtiyaçlarını karşılıyoruz.

Koruyucu Anne modeli ile 6 bine yakın aile yanında 7 bin üzerinde çocuğumuzu sıcak bir aile ortamı sağladık.

Sokakta işçi olarak çocukların çalıştırılması ile mücadele ettik, çocuk yaşta, hatta okul çağında henüz olmayan çocuklarımız da dahil buna, 18 bin 516 çocuğumuza ulaştık.

Engellilere yönelik Gündüz Yaşam Merkezi sayımızı 7’den 69’a çıkardık. Geçtiğimiz yıl yapılan 2 bin 845 kişilik atamalarla birlikte toplam 26 bin 685 şehit yakını, gazi ve gazi yakınımızın kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamını sağladık.

Türkiye, OPEC ülkeleri arasında son 12 yılda iş gücüne katılım oranı en fazla artan ülkedir. 2002’de 24 bin kişi İŞKUR aracılığıyla işe yerleştirilirken, 2019 yılında, bu rakam 1 milyon 325 bine ulaştı. Ki 2020 yılında pandemiye rağmen çok daha büyük artışlar olduğunu biliyoruz.

Asgari ücret; 2002 yılından bu yana reel olarak yüzde 154, nominal olarak da 10 kat arttı. Emekli maaşı, insani düzeyde hayat sürdürebilecek seviyelere çıktı. Ha gönül çok arzu ediyor çok daha iyi olsun. Bunun için de hükümetimiz ciddi bir çaba harcıyor, ciddi bir gayret içerisinde…

Ama komşularımızda olan huzursuzluklar da bize yansıyor. Tabi bu konuda da duyarsız kalamayız. Ama elimizden gelen tüm gayreti de esirgemiyoruz, bunu da herkes görüyor.

Emeklilik sonrası çalışmaya devam eden emeklilerin aylıklarındaki kesintiyi önce düşürdük sonra tamamen kaldırdık.

Gençlik ve Spor Bakanlığına baktığımızda 2002’de sadece 9 olan gençlik merkezi sayımızı 321’e ve 1575 olan spor tesisi sayımızı 2019 yılı itibariyle 3 bin 780’e çıkardık.

Kültür ve Turizm alanında 2019’da ülkemize gelen ziyaretçi sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12 artarak, 51,5 milyonu buldu.

Bakanlık yatırım ve işletme belgeli tesis sayımız 3 bin 262’den 4 bin 706’ya, turizm belge sayımızı da 143’ten 237’ye ulaştırdık. Mavi bayrak sıralamasında 463 plaj, 22 marina 15 deniz turizmi ile dünya sıralamasında 3. olduk.

Geçtiğimiz yıl 30 tane kütüphaneyi Millet Kıraathanesine dönüştürerek, vatandaşlarımızın kullanımına sunduk.

Ekonomiye ilişkin de bir şeyler söylemek gerekirse milli gelirimizi 236 milyar dolardan 950 milyar dolara kadar çıkartarak, yaklaşık 4 kat arttırmış olduk.

Küresel düzeydeki belirsizlikler ve spekülatif saldırılar karşısında kararlı ve ciddi bir duruş sergileyerek 2019’da yeniden ülkemizi yükselişe geçirdik. Faizin kademeli olarak aşağıya inmesi için ihtiyaç duyulan adımları attık.

2003 yılından önceki 16 yılda yıllık enflasyon ortalaması yüzde 68.7 seviyesindeyken 2003 yılından bugüne ortalamaya baktığımızda ise yüzde 10.3 olarak gerçekleşti. Tüm sıkıntılara rağmen 2019 yılında enflasyon yüzde 11.8 oranı ile bu genellemenin çok dışında kalmadı.

Esnafımız, Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifleri üzerinden, Halk Bankası aracılığıyla kredi kullanıyorlardı. İnanın bir esnaf borcunu yatırmadan yeni bir kredi talep edemiyordu. Kefalet kooperatiflerinin elindeki imkan da sınırlıydı, bir esnaf kredisini kapatmadan bir diğerine kredi veremiyordu. Finansman bulmada ciddi sıkıntı çekiyorlardı. Ak Parti’den önceki dönemde yüzde 30’larla 40’larla kredi veriliyordu. Oysa esnaf bugün yüzde 7-8’lerden kredi alabiliyor. Üstelik her isteyen esnaf istediği kadar kredi alabiliyor.

Bunu esnaflarımız görüyor ama bazı siyasi yapılardan dolayı bugüne kadar esnaf odalarından çıkıp da ‘evet hükümetimiz bugüne kadar bu desteği yaptı, faizleri bu kadar aşağıya çekti, arkadaşlarımız istediği kadar kaynağı bulabildi’ gibi açıklamalar duyamadık. Maalesef muhalif olan oda başkanları bu yapılanların üstünü örtmeye başlarken bizler de sokağa çıkıp yaptıklarımızı anlatmayı ihmal ettik. Acilen bu ihmallikten kurtulmamız lazım.

Geçen yıl ihracatımız yüzde 2 artışla 180,5 milyar dolara yükseldi. 2018 yılında 54 milyar 323 milyon dolar olan dış ticaret açığımız ise 2019 yılı sonunda 29 milyar 926 milyon dolara geriledi.

Bir başka ifade ile dış ticaret açığımız yüzde 44.9 oranında azaldı. Dünya Ticaret Örgütü tarafından açıklanan 2019 yılı listesinde en fazla ihracat yapan ilk 50 ülke içerisinde ihracat artışı oranında 7. Mutlak ihraç değer artışında ise 5. Sıradayız.

Sanayi ve Teknolojide ise Milli Teknoloji Hamlesine hız verdik. 2022 yılında seri üretime geçecek olan Türkiye’nin ilk milli ve yerli otomobilimizin prototipini 2019’un son günlerinde milletimizin takdirine sunduk. Türkiye’nin 60 yıllık hayalinin gerçekleşmesine bir adım daha yaklaştık. Bu da çok onur duyacağımız bir hizmettir.

Son 18 yılda organize sanayi bölgelerinin sayısını 122 ilave ile 315’e, buralardaki işletme sayısı 42 bin ilave ile 53 bine, istihdamı da 1,5 milyon ilave ile 1.9 milyona yükselttik. Bu yıl 7 yeni organize sanayi bölgesi ve 5 sanayi sitesini daha hizmete açacağız.

Türkiye Uzay Ajansını 2018 Aralık ayında kurduk. Milli Uzay Programını ise bu yılın ilk yarısından ilan ediyoruz.

Geçtiğimiz 18 yılda 1.219 Arge merkezi ile 361 tasarım merkezini hayata geçirdik. Teknopark sayısını 5’ten 85’e çıkardık. TÜBİTAK bünyesinde yapay zeka endüstrisini kurduk, bu yıl Türkiye’nin ilk yapay zeka destekli sinyal istihbarat platformunun sistem kabul testlerini başlatıyoruz.

Savunma sanayinde de ülkemizi dışarıya bağımlı olmaktan kurtarmak amacıyla 18 yılda yerlilik oranını yüzde 20’lerden yüzde 70’ler seviyesine çıkardık. 2002 yılında sade 62 savunma sanayi projesi yürütülürken bugün bu sayı 700’e ulaştı. Yıllık savunma sanayi ve havacılık cirosu 9 milyar dolara ulaşırken, ihracatımızı da 2,7 milyar dolara yükselttik.

Geçtiğimiz yıl 14 adet Atak helikopterin daha teslimatını yaparak toplam sayıyı 56’ya yükselttik. İnsansız kara ve deniz araçları, lazer silah sistemi, tekno manyetik fırlatma sistemleri, sürü İHA (İnsansız hava araçları) teknolojisi, otonom sistemi ve roket projelerinde süratle ilerliyoruz.

Girişimci ve insani dış politika yaklaşımız sayesinde dünyanın en geniş temsil ağına sahip 5. ülkesi konumuna ulaştık. Yurt dışı temsilciliklerimizin sayısını 163’ten 246’ya, büyükelçiliklerimizin sayısını 93’den 142 çıkardık.

Gerçekten Adalet ve Kalkınma Partisi ile ülkemizi şaha kaldırdık mı? Evet şaha kaldırdık. Tabi biz çok iddia etmiyoruz, biz her şeyi yaptık demiyoruz ama her şeyi yapmaya özen gösteriyoruz. Ama hepsinin bir zamanı ve sırası var, her şeyden önce gayretimiz var.

Ama liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan şöyle bir şey söylemişti ‘uzun ince bir yoldayız’. Aşık Veysel’in bu dizeleri ile söylemişti, hakikaten öyle… Uzun ince bir yoldayız, dolayısıyla bunlar yapılacak ama yolumuz açık, bunlara inancımız sonsuzdur. Ancak liderimizin, Sayın Cumhurbaşkanımızın çok iyi dinlemek çok iyi anlamak ve talimatlarını yerine getirmek lazım.

Sadece yukarıdan görev de beklememek lazım. İl ve ilçe teşkilatları sık sık bir araya gelip istişare toplantılarını sıklaştırmaları lazım. Projeler geliştirmeleri lazım. Gerek Milli Eğitim’de gerek Sağlık’ta gerekse Ulaştırma’da…

Bunu sadece İzmir için söylemiyorum tüm Türkiye’deki teşkilatlar için söylüyorum ve projeler hazırlayıp ilgili makamlara göndermeleri lazım.

Buna özellikle şiddetle Milli Eğitim’de ihtiyacımız var. Yani Milli Eğitim’de çok şeyler yaptık ama maalesef bu bir öz eleştiri; yamalı bohçadan kurtaramadık. Yani her yaptığımız bohçaya yama oldu. Dolayısıyla bu sistemi tamamen yok sayıp, tek bir bohça, yamasız bir bohçayı ortaya koymakta bizlerin boynunun borcu, bunun için de inanıyorum ki hükümetimiz, teşkilatlarımız ciddi çaba harcıyor.

Tekrar tekrar üzerinde durduğum konu; partililerimizin kısır çekişmelerden uzak durması lazım. İzmir’de veya Ankara’da veya İstanbul’da bu partinin ağabeyi falan mı filan mı? Bunlar kimseye bir şey kazandırmaz. Bunlar zamanı iyi kullanmamanın getirdiği sıkıntılardır. Bunları bir kenara bırakıp; çünkü partinin ağabeyi vardır. Zaten o ağabey bir partinin genel başkanıdır, Cumhurbaşkanıdır. Bugün onu temsilen ildir, il başkanıdır. Burada eğer ağabey koltuğu aranıyorsa il başkanı koltuğudur. Vekillerimizin de buna kulak vermesi, tabi olması lazım. Sık sık İl Başkanlığında toplanıp istişare yapmaları lazım. İzmir’le ilgili neler yapılacak, bunlara bakılması lazım.

Türkiye Büyük Millet Meclisinde, ana muhalefet partisi lideri ile diğer muhalefet partilerinin Ak Partiye yaptığı muhalefeti, biz burada yerel yönetimlere yapmayalım.

Öncelikle seçim mahallinde belediye başkanları, seçmenlere ne söz vermiş, bugüne kadar neler yapmış? Bu vaatlerini hatırlatmalı, bu taahhütlerinin arkalarında durmalarını, söz verdikleri projeleri gerçekleştirmelerini sağlamamız lazım.

Yaptıkları varsa teşekkür etmeyi de bilmeliyiz. Ancak verdikleri sözleri yapmıyorlarsa bunu halka şikayet etmeliyiz. ‘Bu sözleri vermişlerdi ama yapmadılar’ dememiz lazım. Çünkü seçimin üzerinden geçen bir 500 gün var ki bu ciddi bir zamandır.

Dolayısıyla bizim mecliste CHP’nin yaptığı o hatalı muhalefet tarzını, yani hep muhalefet yapıp, hiç proje sunmayan muhalefet tarzını yerelde uygulamamalıyız. Halkın artık bu tarz fayda sağlamayan muhalefet tarzına karnı tok. Biz bunu yapmayalım. Biz proje sunalım, yol gösterici olalım. Çünkü şu anda TBMM’ye baktığımız zaman icracı tek parti görüyoruz o da Adalet ve Kalkınma Partisidir.

Böyle bir partiye mensup olmak da övünç kaynağı olması lazım. O zaman halka seçimden seçime giden bir parti olmaktan çıkıp, geçmişte olduğu gibi bugün de her zaman milletinin yanında olan bir parti olarak çalışmalarımızı sürdürmeliyiz.

Yalanla siyaset yapan insanların önünü başka türlü kesemeyiz. Bunun yolu; yüz yüze, ikili görüşmelerle, toplu görüşmelerle bunları halka anlatmaktır. Bunu kimler anlatacak? İl Başkanı, İl yöneticileri, kadın ve gençlik kolları adeta seferberlik ilan ederek bunları halka anlatmalıdırlar.

Onun için çok güzel bir örnek oldu; AK Parti İzmir İl Siyasi ve Hukuk İşleri Başkanı Çiğli’de bir toplantıda Belediye Başkanına teşekkür etti. Belki buna çoğu ‘hoş olmadı’ dedi ama ‘hayır’ hoş oldu. Ben de o arkadaşımı tebrik ediyorum. Başkan icraatlarını anlattı, Siyasi İşler Başkanımız Ali Aslan Bey de kalktı ‘bunları yaptınız öyle mi öyle, ben size teşekkür ediyorum. Zaten bunların sözünü vermiştiniz, zaten sorumluluğunuzdu, yapmakta boynunuzun borcuydu, yapmışsınız teşekkür ediyorum’ dedi. Bu bizi mutlu eder. Çünkü aynı havayı teneffüs ediyoruz, aynı milletiz. İzmir’de de yapılan bir şey varsa biz teşekkür ederiz.

Peki, yanlış bunun neresinde, burada yanlış da yok. Hizmet yapmışsa teşekkür etmişiz ha bundan sonraki seçimde ondan daha iyi nasıl proje ortaya koyarız, halka daha iyi nasıl hizmet ederiz, bunu anlatırız. Seçim geldiği zaman da halk buna inanırsa, zaten mühürü bize basar, inanmazsa inandığı yere oyunu verir.

Dolayısıyla bizim muhalefet yapma tarzımızı, İzmir’deki yerel politikamızı gözden geçirmemiz lazım. İnsanlar tenkitlerden, sıkıntılardan bıktı. Güzel şeyler duymak istiyor. Her şeyden önce tepede barışıklık istiyor.

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
31 bin 896 pozitif vaka ,196 can kaybı
31 bin 896 pozitif vaka ,196 can kaybı
Başkan Gürbüz'ün 'kurtarılmış bölge' sözlerine AK Parti İzmir'den sert tepki 
Başkan Gürbüz'ün 'kurtarılmış bölge' sözlerine AK Parti...