Çağrı Gruşçu: Tencere’de aş pişmiyor, mutfaklar yangın yeri

Çağrı Gruşçu: Tencere'de aş pişmiyor, mutfaklar yangın yeri

Türkiye’nin sosyo-ekonomik durumu üzerinden iktidara sert eleştiriler yönelten Cumhuriyet Halk Partisi Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, acil çözüm bekleyen sorunları ve Türkiye’nin giderek kötüleşen karnesini anlattı.

03 Şubat 2020 - 13:24 - Güncelleme: 03 Şubat 2020 - 13:27

Didar DEMİRCİ - Yakın zamanda gerçekleşen ilçe kongresi ile güven tazeleyerek görevine İlçe Başkanlığı koltuğuna yeniden oturan CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, ülkenin gerçek sorunları ile ilgilenmeyen iktidara ağır eleştiriler yöneltti.

Türkiye’nin öncelikli olarak çözülmesi gereken 5 temel sorununun bulunduğunu anlatan Gruşçu, bunları ekonomi, dış politika, eğitim, toplumsal barış ve adalet olarak sıraladı. Çocuğuna mont alamayan yoksul aileleri, iş bulamadığı için bunalıma giren pırıl pırıl gençleri, intihara sürüklenen vatandaşları gördükçe saraydakilerin lüks yaşantısına vergilerimizle yapılan israfa sessiz kalamadığını belirten  Başkan Gruşçu, sözlerine şöyle devam etti: “Hemşehrilerimizin bizden en fazla talep ettikleri emekleriyle, alın teriyle çalışabilecekleri bir iş...  İşsizlik oranı yüzde 20,9!… Halbuki AKP’li bakanlara göre ekonomi uçuşta, her şey çok iyi. Rakamlarla oynayabilirler ancak yangın yerine dönen mutfakları, aş pişmeyen tencereleri ne yapacaklar?”

ASGARİ ÜCRETLİYE SADECE EKMEK ALACAK PARA KALIYOR

“Asgari ücretliler ile emeklilerin fatura ve kiradan sonra geriye kalan para ile karnını doyurabilmesi için alabileceği tek besin, bir tek ekmek kalıyor” diyen Gruşçu, yüksek zam oranları ve yüksek enflasyonla tüm ürün fiyatlarında fahiş artışlar meydana geldiğini; faturaların da bu yüksek zamlardan nasibini aldığını söyledi.

Son iki yılda elektrik faturalarına gelen zamların toplamının yüzde 70’i bulduğunu belirten Gruşçu, “Doğalgaz yüzde 54 zamlandı. Kış soğuk geçiyor. Hastası olan var, küçük çocuğu olan var. İnsanlar yüklü fatura korkusuyla ısınamıyor. Allah yardımcıları olsun.  Gelen zamlar ile memur ve işçi emeklilerinin yaşamını sürdürmesi imkânsız. Aynı durum yoksulluk ve açlık sınırının altında kalan 2324 TL’lik asgari ücret ile geçimini sağlayan çalışanlar için de geçerlidir” diye konuştu.

ULUSLARARASI GÖRÜNÜM DE İYİ DEĞİL

İktidarın uygulamalarına ve Türkiye’yi taşıdığı noktaya dair eleştirilerini uluslararası karşılaştırmalarla da destekleyen Gruşçu, “Dünya artık başka bir çağa adım attı. Uzayda maden arıyorlar, yapay zeka ile doktorsuz ameliyat yapan robotlar üretiliyor. Biz, hala çocuklarımızın temel eğitimini almaları için çaba sarf ediyoruz. Karnı aç olduğu için sabah kalkıp okuluna devam edemeyen, çalışıp ailesine bakmak zorunda kalan çocuklarımız var.  Gelişmiş ülkeler arasında Türkiye, “adil eğitim fırsatları” başlığında 41 ülke arasında sonuncu. Bunun yanında bilim yuvası olması gereken üniversitelerimize son 2 yılda Cumhurbaşkanı tarafından atanan 13 rektörün ilahiyat fakültesi mezunu olduğunu görüyoruz. Nerede mühendislik, nerede tıp, nerede fen bilimleri, sosyal bilimler.. başka bölümlerden hiç akademisyen kalmadı mı? 

Türkiye “Sosyal hayata dahil olma ve ayrımcılığa uğramama” başlığında ise 39. sırada. Nasıl ki Elazığ, Malatya ve Diyarbakır’da yaşanan deprem sonucunda tek yürek olduk, her alanda öyle olmalıyız. Biz tasada da kıvançta da bir araya gelmeli gönül birliği kurmalıyız. Depremde yaşamını yitiren vatandaşlarımıza rahmet, yaralananlara acil şifalar diliyorum.”diye konuştu.

FABRİKALAR KAPANIYOR

Kapanan fabrika ve iş yerlerinden sonra imalat sanayi üretiminin de geçen seneye göre küçüldüğünü anlatan Gruşçu, “Sürekli faiz karşıtı söylemlerde bulunan AKP döneminde 16 yılda bütçeden iç ve dış borçlar için toplam 932 milyar lira faiz ödemesi yapıldı. Devlet sadece geçen sene ayda ortalama 8,3 milyar lira, günde 247 milyon lira, saatte ise 11 milyon lira faiz ödedi. Üretim yok, tarım yok, hiçbir şey yok... Aldığımız nefesten vergi keserek borçları ödeyemezler. Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun da dediği gibi ülkeyi bir grup tefeciye ve faiz lobisine teslim ettiler” dedi.

ARTAN TEK ŞEY BORÇ

Türk halkının borçluluk oranındaki artışa da dikkat çeken Başkan Çağrı Gruşçu, “Vatandaş borç içinde... Kredi kartı borçları yeni yıla girdiğimizden beri 6,8 milyar lira daha artarak 600 milyar liraya yaklaştı. Ocak ayında UYAP üzerinden toplam 424 bin 58 yeni icra dosyası açıldı” diye konuştu. 


TARIMDA DA TABLO İYİ DEĞİL

Tarımdaki tabloya da dikkat çeken Gruşçu, “İktidarın soğan-patatesi stratejik ürün kapsamına alması ülkemiz adına üzücüdür! Gelinen Nokta; iktidarın tarım ve hayvancılıkta hızla artan dışa bağımlılıktan, üreticinin neden üretmekten vazgeçtiğini sorgulamaktan, üretim alanlarının niye boş kaldığından bihaber şekilde yaşananlardan ders alınmadığını, ithalat sopasıyla terbiyeyi tarım ve hayvancılık politikası haline getirerek bu konuda dersten sınıfta kaldığını ortaya koymaktadır!” dedi.

BEŞ KALKINMA KUŞAĞI HAYATA GEÇMELİ

Ziraat Bankası kredilerini iktidar medyasına ya da müteahhitlerine akıtmak yerine düşük faizli kredileri üreticiye, çiftçiye, seracıya, besiciye akıtmak gerektiğini belirten Gruşçu çözümün üreticiyi desteklemek, girdi maliyetlerini aşağı çekecek sübvansiyonlar uygulamaktan geçtiğini dile getirdi. Toplumsal kalkınma hamlesi başlatmalıyız diyen Gruşçu “Anadolu’yu yeniden kalkındırmak için Beş Kalkınma Kuşağı’nı Cumhuriyet Halk Partisi’nin “Merkez Türkiye Projesi” çatısı altında eş zamanlı olarak yaşama geçirmeliyiz. Bu projeler ile hem bölgelerarası eşitsizlikleri ortadan kaldırmalı hem de Türkiye’nin küresel ekonomiyle bütünleşmesini sağlamalıyız. Türkiye’nin idari yapısını yerel yönetimleri daha güçlü ve özerk hale getirecek şekilde yeniden yapılandırmalı, yerel yönetimlere bu doğrultuda daha fazla kaynak ayrılmasını sağlamalıyız. Biz, Türkiye’deki toplumsal sorunların çözümünün demokratikleşmeden ve yerel yönetimlerine güvenmekten geçtiğini düşünüyoruz. Büyükşehir statüsündeki illerde, köylere tüzel kişilikleri yeniden kazandırılmalı. Üretimin temelini köyler oluşturmalı. Sosyal belediyeciliği benimsemiş yerel yönetimlerimizle halkımıza derman olmaya çalışıyoruz ancak kesin çözüm akılcı ve kalıcı uygulamalardır. Yapmamız gereken tek adam rejimine son vererek, makam ve mevkiler için belirlenen kriter sadakat değil liyakat olmalıdır.”

GENÇ KADROLAR YETİŞTİRİYORUZ

“Cumhuriyet Halk Partisi, iktidar yolunda ülkemizi Mustafa Kemal’in aydınlığına götürecek genç kadrolar yetiştirmeye devam edecektir. Demokrasiye inanan, ülkede barış ve huzur ortamını tesis etmeye çalışan, temel hak ve özgürlükleri savunan, geleceği geçmişten aldığı tarihsel birikimle şekillendirmeye çalışan aklın ve bilimin ışığında yetişecek genç kadrolarımızla Cumhuriyetin temel değerlerini yükseltmeye devam edeceğiz.”

Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Ahşap Palete Can Verdi, Mobilyada Markalaştı
Ahşap Palete Can Verdi, Mobilyada Markalaştı
TARKEM'de Tunç Soyer dönemi
TARKEM'de Tunç Soyer dönemi