CHP’li Yücel iktidara seslendi: "Dayanacak güçleri...

CHP'li Yücel iktidara seslendi: "Dayanacak güçleri kalmadı"

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, “Artık dayanacak güçleri kalmayan müzisyenlerimizin sesinin duyulması için AKP iktidarına bir kez daha sesleniyoruz” diyerek müzisyenlerin taleplerini anlattı.

01 Mart 2021 - 13:27 - Güncelleme: 01 Mart 2021 - 13:35

ÖNCÜŞEHİR - Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, pandemi yasaklarında en çok etkilenen, iş yerleri kapandığı için bir yıldır işsiz olan ve yeterli desteği alamadıkları için büyük sıkıntılar içinde bulunan müzisyenler ve eğlence sektörü çalışanlarının seslerini duyurmak ve sorunlarına çözüm önerisi sunmak amacıyla, müzisyen, sahne ve sokak sanatçıları dernek temsilcilerinin katılımıyla bir basın açıklaması düzenledi. Açıklama, "müzik susmasın müzisyenler yaşasın" başlığı altında, Konak Meydanı Kemeraltı Girişi önünde gerçekleşti.

YÜCEL: EKONOMİK, SOSYAL VE PSİKOLOJİK SORUNLARLA MÜCADELE EDİYORLAR

CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, müzisyenlerin pandemideki durumundan bahsederek, “Ülkemizin ağır ekonomik koşullarında ayakta kalmak için zaten zor şartlar altında büyük bir mücadele veren; şimdi de pandeminin getirmiş olduğu kısıtlamalar, yasaklar ve olumsuzluklar nedeniyle; hayata tutunmaya çalışan müzisyenlerimizin durumuna dikkat çekmek, onların sesine, çığlığına ve mücadelesine destek olmak için buradayız.  Milletvekilimiz aramızda, müzik ve müzisyen dernekleri aramızda, İl başkan yardımcılarımız, İlçe başkanlarımız, meclis üyelerimiz aramızda, hoş geldiniz. Ülkemizde müzik emekçileri, pandeminin olmadığı zamanlarda bile çok düşük ücretlerle, sosyal güvenceleri ve iş güvenliği olmadan, günübirlik kazançlarla, mesleklerini ve sanatlarını icra ediyorlardı. Afet, Terör, Salgın gibi birçok toplumsal olay olduğunda; ilk müzik ve sanat etkinlikleri iptal edildiği için, hem maddi hem de manevi olarak etkilenen ilk meslek grubu müzisyenlerimiz ve sanatçılarımız oluyor. Müzisyenlerimiz, 1 yıldır yaşanan kovid-19 salgınında da, hem işsizlik hem de sigortasız ve güvencesiz olmaları sebebiyle, ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarla mücadele ediyorlar. Her şeyden önce hatırlatmak gerekir ki, Müzisyenlerimiz ve sanatçılarımız Anayasamızın koruması altındadır. Anayasamızın 64. Maddesinde; “Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır” denmektedir” dedi.


“SOSYAL DEVLETİN GEREĞİ YERİNE GETİRİLSEYDİ…”

Geçtiğimiz aylarda geçim sıkıntısı yüzünden intihar eden müzisyenler Erdem Topuz ve Mehmet Mert El’i anan Yücel, “Müzisyenlerin yaşadığı ve iktidar tarafından görmezden gelinen sorunları, sadece “zor şartlarda mücadele ediyorlar” diyerek anlatmak mümkün değildir. Şöyle ki; Bu mesleği icra eden vatandaşlarımızın arasında, ekmek teknesi olan müzik aletlerini satarak, evindeki eşyaları satarak ailesinin, çoluğunun çocuğunun ve bakmakla yükümlü olduğu insanların karnını doyurmaya çalışanlar var. Binbir güçlükle aldığı sazını, kemanını, klarnetini, gitarını satıp; Engelli yakınına, yaşlı anasına babasına bakım masrafı yapanlar var. Ve belki de en acısı, geçinmek için, kirasını ödemek için, ailesine bakmak için her şeyi yapan ama iş bulamadığı, devlet sahip çıkmadığı için bunalıma girip hayatına son veren kardeşlerimiz var. 2 çocuk babası Sevgili Erdem Topuz ve sevgili Mehmet Mert El, maalesef işsizliğin ve çaresizliğin kurbanı oldular. Her iki kardeşimiz de artık aramızda değiller, Her ikisine de bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Bu acılar yaşanmayabilirdi. Bu kardeşlerimizi hayatta tutabilirdik. Sosyal devletin gereği yerine getirilseydi, günümüz iktidarı,  Kayıt altında mı, değil mi bakmadan müzisyenlerimize sahip çıksaydı ve destekleseydi; belki de Erdem ve Mehmet bugün hayata tutunabilirlerdi” diye konuştu.

“ONLARIN BEKLENTİLERİ SİYASET ÜSTÜ BİR KONU OLMALI”

Türkiye’de müzisyenlik yapan, kazancını bu sektörden sağlayan yaklaşık 400 bin kişinin olduğunu vurgulayan Başkan Yücel, “Kültür ve Turizm Bakanlığının sadece 4 ay boyunca ve belli derneklere kayıtlı olan 30 bin müzisyene 1.000 liralık maddi yardım yapmasıyla, müzisyenlerimizin geçinmesini beklemek mümkün değildir. Bugün esnafımızın, müzisyenlerimizin, sanatçılarımızın yaşadığı problemler ve onların beklentileri siyaset üstü bir konu olmalı. Amaç; toplumumuzun manevi ve psikolojik anlamda ruhunu doyuran bu kardeşlerimize sahip çıkmaktır. Ancak üzülerek görüyoruz ki, bir yıldır bu insanlarımızın derdine çare olunmamış, sokak sanatçıları, müzik emekçileri, eğlence sektörü çalışanları adeta yok sayılmıştır. Bugün geçici çözümler, süreli yardımlar, bu derde çare olmuyor. Her geçen gün bu sektörde çalışan insanlarımızın dertleri de, borçları da büyüyor. Öyle ki; artık bu müzisyenlerimizden bazıları kredi borçlarını, ev kiralarını düşünmez hale gelmişler. Tek dertleri akşam evlerine ekmek götürebilmek olmuş durumda. İzmir’de Büyükşehir Belediyemiz sosyal belediyecilik örneği göstererek, imkanları ölçüsünde ve dernekler aracılığıyla müzisyenlerimize gıda yardımı yapıyor. Yine büyükşehir belediyemiz düzenlediği Kültürpark konserlerine katılan 500’ün üzerinde müzisyenimize maddi destekte verdi. İlçe belediyelerimizin sokak sanatçılarına verdikleri ayni ve nakdi destekler var. Ancak bu sorunun çözümü için, devletin sürekli ve planlı desteği olmak zorunda! Tek kalemde yandaş bir inşaat firmasının 425 milyon lira vergi borcunu silenler, eğer bugün müzisyenlerimize, esnafımıza sahip çıkmıyorsa, bunun hesabını ne hakka, ne de halka veremezler. Dile kolay; Türkiye’de işini kaybetmiş, 12 aydır işsiz olan, hiçbir geliri olmayan, artık borç veya destek alacağı kimse kalmamış milyonlarca insanımız var. İnsanlar aç, insanlar işsiz, insanlar umutsuz ve çaresiz. Zaten iktidarın kriz üstüne kriz yaşattığı milletimiz, pandemi yokken bile büyük sıkıntılar içindeyken, pandemi ile birlikte artan işsizlik, yoksulluk ve çaresizlik; halkımızı daha büyük sıkıntıların içine soktu. İşin maddi zorluğu bir tarafa, insanlarımız artık intiharın eşiğine gelmiş halde” ifadelerini kullandı.

“MÜZİSYENLERİMİZİN SESİNİN DUYULMASI İÇİN AKP İKTİDARINA SESLENİYORUZ”

Yücel konuşmasının sonunda iktidara şu sözleriyle seslendi:

“İşte bu sıkıntıların en büyüğünü yaşayanlardan ve artık dayanacak güçleri kalmayan müzisyenlerimizin sesinin duyulması için AKP iktidarına bir kez daha sesleniyoruz; Zaman kaybetmeden, bir müzisyen daha hayatına son vermeden; müzisyenlerimize maddi destek verilmesini, var olan kredi, kredi kartı ve varsa vergi borçlarının faizsiz olarak ertelenmesini, normalleşme sürecine geçildiğinde uzun vadeli ve faizsiz olarak mesleki destek kredisinin kullandırılmasını, müzisyenlerimizin ve sanatçılarımızın tüm sağlık giderlerinin ve ilaç masraflarının bir yıl süreyle devlet tarafından karşılanmasını talep ediyoruz. Tüm bunlar yapıldığında bile bu kardeşlerimizin ve ailelerinin yaşadıkları sıkıntılar sona ermeyecek, sadece hafifleyecektir. Bu bağlamda, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, ezilen tüm kesimlerin olduğu gibi, müzisyenlerimizin ve sanatçılarımızın, sesi olmaya, yerel yönetimlerimizle elimizden gelen tüm desteği vermeye söz veriyoruz.”


BEKO: GÖRMEYEN GÖZLER GÖRSÜN, DUYMAYAN KULAKLAR DUYSUN

CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, müzisyenlerin aslında çok fazla bir şey istemediğini söyleyerek, “Onurlu bir yaşam, insan olmaktan kaynaklanan temel ihtiyaçlarını giderebilecek. Mutlaka sanatçı kardeşlerimizin de bir maaşı olması gerektiğine de inandığımızı da buradan belirtmek istiyoruz. Ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde CHP’li milletvekillerimiz aylardır konuyla ilgili kürsülerden, basın açıklamalarıyla yapmış olduğumuz çalışmalarla arkadaşlarımızın sesini duyurmaya çalıştık. Son olarak şunu söylemek istiyorum; Artık yeter, görmeyen gözler görsün, duymayan kulaklar duysun. Bizim insanlarımız, bizim kardeşlerimiz, bizim çocuklarımız intiharı hak etmiyorlar. İntihar bana göre çözüm değil. Her geçen gün, umudu biraz daha örgütlemek gerekir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde sizlerle beraber yan yana omzu omuza mücadele etmeye devam edeceğiz. Güzelim topraklarda her zaman söylediğimi ifade etmek istiyorum: Bölüşürsek tok oluruz, bölünürsek yok oluruz, birleşirsek var oluruz. Sanatçı kardeşlerimiz ölmesin, bizim onları yaşatmak görevimiz olduğunu buradan bir kez daha ifade etmek istiyorum” dedi.


MUTLU: HER TÜRLÜ YARDIMI BİZ MEMNUNİYET İLE KARŞILIYORUZ

Sokak Sanatçıları Derneği’nden Kubilay Mutlu, öfkelerini muhataplarıyla buluşturmak istediklerini söyleyerek, “Pandeminden öncede sanatın bağımsızlığı, sürdürülebilirliği konusunda adım atmak konusunda çalışmalarımız vardı. Bunun en önemli ayağını özellikle sanatın himayeden ve sermayede bir şekilde üreten ve tüketen aynı platformda buluşmamızı istememizden kaynaklanıyordu. Ama pandemi koşulları şunu acı bir şekilde dayattı. Türkiye’de örgütsüz bütün kesimler gibi sanatçılar da kendi konumlarını çaresizlik olarak deneyimlediler ve sonuçlarını çok acı bir şekilde yaşadılar. İntihar eden arkadaşlarımız oldu. Sokak sanatçıları Derneği olarak bizim talebimiz, üzüntümüzü içimize yansıtmak değil, öfkemizi dışa yansıtmak, öfkemizi muhataplarıyla buluşturmak. Sokakların özgür olacağı, sanatsal üretimlere hazır hale getirileceği günler için mücadeleye devam etmemiz gerekiyor. Ne sarayın soytarısı olmak sanatçıların işidir, ne de yerel yönetimlerin bir memuruna dönüşmek. Sana gücünü bağımsızlığından alır. Sokak sanatçılarına, müzisyenlere yapılan her türlü yardımı biz memnuniyet ile karşılıyoruz” dedi.


DİDİN: HAYATTA KALMAYA ÇALIŞIYORUZ

İzmir Sanatçılarından Mertcan Didin, müzisyenlerin mücadelesinin hayatta kalma mücadelesi haline dönüştüğünü belirterek, “Artık yaşamı idame ettirme mücadelesinin cürümünden müzisyenlerin bir yıldır düşmüş vaziyette. Artık hayatta kalmaya çalışıyoruz. Bunu gerçekleştiremeyen arkadaşlarımız da oluyor. Özellikle son 3 ayda iki ayrı intihar vakasının İzmir’deki müzisyen arkadaşlarımızdan geldiğini biliyorsunuz. Hem merkezi hükümetten hem yerel yönetimlerden hem siyaset kurumlarından talebimiz var. Tekel işçisinin sorunları ve mücadelesi nasıl hepimizin sorunu oluysa, bizlerin sorunlarının da sahiplenilmesi gerekiyor. Müzisyen gibi dezavantajlı kesimden bahsediyoruz 12 aydır. Müziksever de, müzik dinleyen de kendi sorunu gibi sahiplenmeyip dillendirmediği sürece yetkili yerlere sesimiz gerçek anlamda ulaştırmayacağımızı düşünmüyorum” diye konuştu.


AÇIKPAZU: GEÇİCİ VE BİN TL’LİN ÇÖZÜMLER, MÜZİSYENE YETMİYOR

İzmir Sahne Sanatçıları Derneği Muammer Açıkpazu, salgın hastalığın ilk müzisyenleri vurduğunu söyledi. Açıkpazu, “Depremzede, enkaz altında olanlar müzisyenlerdir. Enkaz altından bizi bir türlü kimse sesimizi duyup, çıkartmadı. Geçici ve bin TL’lik çözümler, müzisyene yetmiyor. Devletimizin kapısını bu zaman kadar hiçbir müzisyen kardeşim, çalmamıştır. Kendi yağıyla kavrulan, kendi geçimlerinden sorumludur. Ne devletimize, be belediyelerimize hiçbir şekilde bu zamana kadar yük olmamıştır. Biz kalıcı çözüm istiyoruz. Sesimizi duysunlar arkadaşlarımız ölüyor. Müzik susarsa dünya susar. Müzisyenlere sahip çıkalım. Bizim mekanlarımızı açın, biz devletimizden bin lira istemiyoruz. Kazancımız bize yetiyor” ifadelerini kullandı.


KARASU: ÇÖZÜMLERLE İLGİLİ ACİLEN ADIM ATMASINI İSTİYORUZ

İzmir Müzisyenler Derneği’nden Meltem Karasu ise, müzisyenlerin çok zor günler yaşadığını vurgulayarak, Son dönemlerde artık arkadaşlarımızın hayatını kaybetmesiyle daha çok gündeme gelmekle beraber bir seneyi aşkın süredir, özellikle müzisyenler ve sahne sanatçıları çok zor günler yaşıyorlar. Hem ekonomik zorluklarla mücadele ediyorlar, hem de kendileri için yaşamın anlamı olan sanatlarına kavuşamıyorlar. Kendi emekleriyle geçimlerini sağlayamıyorlar. Çözümlerle ilgili acilen adım atmasını istiyoruz. Sanatçı halkın sesi, toplumun sesi, dönemin sesidir. Halkında bu dönemde sanatçının sesini yükseltmesini, sanatçısına sahip çıkmasını istiyoruz. Sanatçıların haklı taleplerini yükseltmesini ve paylaşmasını istiyoruz” dedi.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İzmir'de feci kaza! 1 kişi hayatını kaybetti!
İzmir'de feci kaza! 1 kişi hayatını kaybetti!
İzmir'de cinayet şüphelisi 20 yıl sonra yakalandı
İzmir'de cinayet şüphelisi 20 yıl sonra yakalandı