Kemal Kılıçdaroğlu: 17 yıldır cepleri için çalıştılar

Kemal Kılıçdaroğlu: 17 yıldır cepleri için çalıştılar

İzmir’de gerçekleşen belediye başkanları toplantısında konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu belediye başkanlıklarına atanan kayyumlara tepki göstererek, “Peki vatandaş neden oy kullandı? Sandığı neden koydunuz?” dedi.

22 Kasım 2019 - 11:10

ÖNCÜŞEHİR - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İzmir’de gerçekleşen belediye başkanları toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

İşte o açıklamanın satır başları;

"Sıradan bir iş yapmıyorsunuz sıradan bir görevde üstlenmediniz. Bulunduğunuz beldenin sorunları çözmede halk size yetki verdi. Ama bu yetkileri uygularken birileri sizi engelleyebilir. Ama azim ve kararla bunların üstesinden gelebilirsiniz. Birlikte mücadelenin, bir hak mücadelesinin ne kadar değerli olduğunu halka anlatmaya çalışıyoruz.

Devraldığınız özellikle başka partilerden belediyeyi devralan arkadaşlarıma sesleniyorum, belediyenin borç batağında olduğunu gördüler. Ama enkaz edebiyatının altına da saklanmadılar. Bu nedenle hepsine teşekkür ediyorum. Enkaz edebiyatının arkasına sığınılırsa, ben görevimi yapamıyorum algısı ortaya çıkar. Mali çıkarlar ne kadar zor olursa olsun biz görevimizi yapabiliriz dediniz.

“İSRAF HARAMDIR”

Başka bir şey daha yaptınız. İsraf haramdır diyoruz. Saraydakiler de israf haramdır diyor. Hangi inançtan olursan olsun israf haramdır diyor. Ama israf denizinde yüzüyorlar. Siz tasarruf yaptınız. Bir beldenin, belediyenin hak ve hukukla nasıl yönetileceğini gösterdiniz. Sade bir belediye başkanlığı, güven veren bir belediye başkanlığı. Şatafattan ve israftan kaçınıldığı an sokakta daha rahat yürüyeceksiniz.

Bütün Türkiye duysun diye anlatıyorum bunları, şeffaflık, bütçenin şeffaflığı, halka açık yapıyorsunuz meclis toplantıları. Düne kadar yoktu bunlar. Düne kadar saydamlık denilen bir şey yoktu.

"BELEDİYE BAŞKANLARIMIZ YENİ BİR SAYFA AÇTILAR”

CHP’nin belediyeleri, şeffaflık konusunda üstlerine düşeni yapıyorlar. Belediye meclis toplantılarının yayınların halk ile buluşması bir ilktir. Bir şey daha katılımcılık. Hep şunu dedik, Birlikte yöneteceğiz. Birlikte beraber, kimseyi dışlamadan herkesi dinleyeceğiz. Bunu da yerine getiriyoruz. Meslek kuruluşları ile projeler yapıyoruz. İBB'in yaptığı bir çalışma belki de siyasi tarihin bir ilki olacak. Yüz binlerce kişinin görüşü alınarak projeler üretmeye başlıyoruz. Ben yaptım oldu mantığından siyaseti koparmak demektir. İstişarenin ne kadar değerli olduğunu bütün dünyaya anlatmak demektir. Kendin mimarı ile ilgili karar alıyorsanız meslek kuruluşların göz ardı ediyorsanız olmaz. Dolayısıyla başkanlarımız yeni bir sayfa açtılar.

"AÇ YATAN ÇOCUKLAR VAR"

Bütün belediye başkanlarımıza teşekkür diyorum. Malum bir ekonomik kriz yaşıyoruz ekonomik ve sosyal boyutları var. Aç yatan çocuklar var. Bu ülkeyi yönetenler bir avuç insan sadece cebi için çalıştı. Dolayısıyla geldiğimiz ekonomik krizin geniş halk kitleleri vuruyor. Kendini yakan, toplu intiharların olduğu bir sürece giriyoruz. Bizin belediye başkanlarımız sosyal yardımları hayata geçirmeye başladılar.

Bir örnek vereceğim. , İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu yıl dar gelirli, yoksul 30 bin üniversite öğrencisine burs verilip yardım yapılacak. Miktarı ise 96 milyon. Nereden bulduk bu parayı peki, israfı önleyerek. Bu toplumsal barışımız açısından üniversite okuyan çocukların derslerine daha fazla vakit ayırması açısından önemlidir. İsrafı nasıl önlediğimizi de halka ve vatandaşa anlatmak zorundayız.

Bir örnek vereceğim, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu yıl dar gelirli, yoksul 30 bin üniversite öğrencisine burs verecek. Miktarı 96 milyon lira. Nereden bulduğu bu parayı israfı önleyerek. İsrafı önlüyoruz, tasarrufu halk için kullanıyoruz.

“BİN LİRA ALTI MAAŞ ALAN İNSANLAR VAR”

1000 liranın altında emekli maaşı dul ve yetim alan kişilerin sayısını verdi. Dediler ki böyle bir şey yok. Bakın bu sosyal güvenlik kurumun Eylül 2019 yılı istatistik tablo. En baş847.643 kişi 100 liranın altında alan insan var. Ben doğruları söyledikçe onlar yalanlarla halkı kandırmaya çalışıyorlar. Siz halka doğruları söyleme geleceğini aralıklara sürdürmeye devam ettirmeliyiz. Gerçeğin önünde kimseler engel olarak duramaz. Bazen birileri için sorunlarda olabiliyor. Biliyorum ama güneş balçıkla savunmaz. 21 yüzyılın Türkiyesi’nde böyle bir tablo ar. 17 yıldır Türkiye’yi yönetenler Türkiye’yi ne hala getirdiler. Cepleri, yakınları, akrabaları, oğulları torunları için çalıştılar. Biz vatandaşlarımız için çalışıyoruz.  Siyasette bu yeni bir süreci birlikte başlattık birlikte götüreceğiz. Kimseyi ötekileştirmeyen bir siyaset başlattık. Ülkeyi yönetenler bunu beceremiyorlar ama biz yerel yönetimleri bunları gösteriyoruz

Bu bizim partilimiz ve değildir demeden hayat standardı düşükse onu yanındayız kreş yapacağız. Yoksul mahallelerden başlayarak her mahalleye kreş yapacağız. Çoğu belediye başkanımız yaptı, yapmaya da devam ediyoruz.

BELEDİYE BAŞKANLIKLARINA ATANAN KAYYUMLARA TEPKİ

Hukukun üstünlüğü sağlandıkça yatırımcı önünü görür. Geldiğimiz noktada şöyle bir açmazla karşı karşıyayız. Adalet büyük bir ölçüde zedelendiği için, parası olanın hapisten direk çıkması gibi bir süreç yaşıyoruz. Hepimizin savunması gereken temel kural hukukun üstünlüğüdür. Belediye başkanı olarak çıktınız, sadece siz değil partililer, gönüllüler gezdi. Sizlere güvendiler ama bir gün sonra bir ilde bir vali yazıyor, bunu görevden alın. Bu demokrasi değil arkadaşlar.

Hangi partiden olursa olsun diğer partilerin rakibidir. Ama bu partilerin ortak bir hedefi vardır, demokrasi gibi, vatandaşlardan hiç kimsenin aç kalmaması gibi. Eğer siz beğenmediğiniz bir partinin belediyesine kayyum atıyorsunuz. Peki vatandaş neden oy kullandı? Sandığı neden koydunuz? Hadi başkanı görevden aldınız, belediye meclisi var. Ben şu sözü defalarca kullandım, ülkede kimsenin can ve mal güvenliği yok. Bunu ben deyince kızıyorlar. Kişi başı gelirin 70 bin dolar olduğu ülke (İskandinav ülkeleri) batmış ama bizde demokrasi kavramı gitmiş. Benim dediğim doğru kimse aksini söylemeyecek.

"KATAR ORDUSUNA BEDAVAYA VERİLDİ"

 Bizler CHP'liler, demokrasiden yana olanlar ülkemizin bütün varlıklarına sahip çıkarız. Ama birileri en değerli varlıklarını başka bir orduya peşkeş çekiyorsa buna karşı durmak bizim namus borcumuzdur. Tank Palet Fabrikası'ndan bahsediyorum. Değeri 20 milyon dolar. Sakarya'da kurulu. Bu şu anda Katar ordusuna bedava verildi. 'Satılmadı, özelleştirme' yok dedi. Resmi Gazete'de çıktı. Altında da imzası var. Özelleştirme kanununa göre yapıyorsun. Dedi ki satılmadı. Vatandaşa yalan söylüyor. Şu soruma bir türlü cevap alamadım. Her zaman da soracağım, hangi ülke fabrikasını başka ülkeye verir? Biz satmadık diyor. Bir de satsaydın para alırdık. Kiralamadık diyor, işletme hakkını devrettim diyor, kaça devrettin? Hiçbir cevap yok. Madem ki, devrettin tamam o zaman ihaleyi ne zaman yaptın? Belki başka biri ben 25 değil 10 yıllığını da alacağım. Bunu yapmak ülkeye ihanettir. Keşke bu konuda da mahkemeye verse de bu konuyu mahkemede anlatsak. Türk Telekom'u işletme hakkını devrettiler kaça? 6 buçuk milyar dolara. Burada da 25 yıllığına bedavaya devrediyorsunuz. Niye bedava? Kime verdiniz? Katar ordusunun arkasında kim var?”

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İzmir’in turizm envanteri güncelleniyor
İzmir’in turizm envanteri güncelleniyor
EGEDER yeni hizmet merkezine kavuştu
EGEDER yeni hizmet merkezine kavuştu