Kent Konseyinde ’bürokratik baskı’ iddiası

Kent Konseyinde 'bürokratik baskı' iddiası

İzmir Kent Konseyi üyeleri 16. Genel Kurul seçimi öncesinde delegeliklerinin iptal edildiğini iddia ederek, İzmir Kent Konseyi önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamanın ardından toplanan itiraz dilekçeleri Noter’ götürüldü.

20 Şubat 2020 - 15:01 - Güncelleme: 20 Şubat 2020 - 15:14

Didar DEMİRCİ - İzmir Kent Konseyi üyeleri yaklaşan seçimler öncesinde delegeliklerinin iptal edildiğini öne sürerek, 'Hakkımızı arayacağız' tepkisinde bulundu. 29 Şubat'ta yapılacak seçimde oy kullanması planlanan 400 civarındaki delegenin yaklaşık yüzde 25'inin sistemden adının silindiğini iddia eden grup, İzmir Kent Konseyi önünde toplanarak basın açıklaması düzenledi. Aralarında 2015 seçimlerinde İzmir Kent Konseyi Başkanı seçilen CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu'nun da olduğu kalabalık, basın açıklamalarının ardından yazdıkları itiraz dilekçeleri Noter'e götürdü, 'Bir sonraki durağımız ise İzmir Valiliği Mahalli İdareler İl Müdürlüğü olacak" dedi.

Hazırlanan itiraz dilekçesini okuyan Konak Kent Konseyi Sekreteri Alper Yağlıdere, "16'ncı Genel Kurulumuza katılacak üyeleri gösteren haziran listelerinin yenilendiği bu süreçte; kent konseyi yönetmeliğine, meslek odaları ve sendikalar, noter, baro, dernek ve vakıfların kent konseylerine katımlını kısıtlayıp sınırlayan herhangi bir hüküm getirmediği, yürütme kurullarına başvuru yapan kurumlardan belge isteme ve verilen belgelere göre değerlendirme yapıp karar verme konusunda bir görev, yetki ve sorumluluk vermediği halde; genel kurul öncesinde 10 Şubat 2019 tarihli ‘İzmir Kent Konseyi Çalışma Usul ve Esasları’ hakkındaki yönergesinin bakanlar kurulunca kabul edilmiş kent konseyi hükümlerine aykırı maddelerine dayanılarak bazı derneklerin katılımına izin verilmediği ya da derneklerden genel kurula katılımı zorlaştıracak şekilde belgeler istendiği, bu konularda yetkisiz olan yürütme kurulunun değerlendirmeler yapıp kararlar aldığı görülmektedir" diye konuştu.


'DAHA ADİL VE HASSAS'

"İzmir Kent Konseyi Çalışma Usul ve Esasları Yönergesi’ne dayanılarak  mahalle ve semt derneği olarak faaliyet gösteren derneklerle ilçe amatör spor kulübü derneklerinin katılımcı olarak kabul görmemesi, federasyona bağlı derneklerden sadece bir tanesinin kabul edilmesi, bu  işlemler sırasında derneklerinin iç işlerine karışılması ve derneklere ait özel bilgilerin elde edilmeye çalışılması, Konak Narlıdere Güzelbahçe gibi ilçelerden gelen derneklerin kabulünde zorlukların çıkarılması gibi hukuksuzlukların en iyi örnekleridir" diyen Yağlıdere, şu açıklamayı yaptı: "İzmir Kent Konseyi’nin seçimli 16'ncı Genel Kurulu’nun herhangi bir hukuki anlaşmazlığa konu olmadan tüm İzmirlileri kucaklayarak gerçekleşmesi için genel kurul hazırlık çalışmalarının açık, demokratik ve katılımcı bir süreç içinde yürütülmesi, başvuru için gerekli belgelerin aksi kanıtlanıncaya kadar doğru kabul edilmesi, yürütme kurulunun görev, yetki ve sorumluluk alanına girmeyen konularda karar alıp işlem yapmaması, kent konseyi yönetmeliği hükümlerine göre başvuran sivil toplum kuruluşları arasında kısıtlayıcı ve sınırlayıcı hiçbir ayrımın yapılmaması, hazırlık sürecinde görev yapan kent konseyi çalışanlarıyla memur statüsündeki kamu görevlilerinin olası usulsüzlük ve hukuksuzluklar nedeniyle yarın öbür gün zor duruma düşmemeleri amacıyla daha adil ve hassas davranmaları temel talebimiz olup; aksi takdirde İzmir Kent Konseyi’nin daha demokratik, daha katılımcı bir yapıya kavuşması için hem hazırlık hem genel kurul süreçleri konusunda idare ve yargı makamları düzeyinde girişimde bulunacağımın bilinmesi rica ederim."


'BÜROKRATİK BASKI KALKMALI...'

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gruşçu da "Buradaki mevcut yapı içerisinde 2015 yılında Olağan Seçimli Genel Kurul'da başkan seçildim. O süreçten bugüne kadar bir gün olsun bile tarafgir bir tutum içerisinde bulunmadım. Herkesi kucaklayan, herkesi kapsayan bir anlayışla İzmir Kent Konseyi başkanlığı görevimi yapmaya devam ettim. Ancak görüyoruz ki süreç içerisinde çeşitli kurum ve kuruluşlarda görev yapan hatta çeşitli siyasi partilerde görevleri olan arkadaşlarımızın da bu yaklaşımda olmasına rağmen üyeliklerinin düşürüldüğünü görüyoruz. Bu, demokrasiye yapılan bir darbedir, doğru bulabileceğimiz bir yaklaşım değildir. Her şeyden önce İzmir Kent Konseyi üzerindeki bürokratik baskının ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu anlayışla İzmir Kent Konseyi'nin demokratik ve katılımcı bir anlayışla kenti kucaklaması mümkün değildir" diye konuştu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
'BizBizeYeteriz'e  ne kadar bağış geldiği açıklandı
'BizBizeYeteriz'e ne kadar bağış geldiği açıklandı
İl defa açıklandı işte coronavirüsün il il dağılımı
İl defa açıklandı işte coronavirüsün il il dağılımı