Sizin kahveniz nasıl olsun?
  • Reklam

Sizin kahveniz nasıl olsun?

Girdiğiniz bir kafede damak tadınıza en uygunu hangisi ya da alışık olmasanız bile deneyimlediğinizde sevebileceğiniz neler var acaba? Deneyimli bir barista ile kahve yolculuğuna ne dersiniz!

12 Ağustos 2019 - 14:03

Didar DEMİRCİ - Kahve, hayatımızda git gide daha da fazla yer kaplamaya başladı. Güne kahveyle başlamak ise günlük rutinimizin en iyi anlarından biri... Ancak, ülkemizde çok hızlı gelişen kahve kültürü, bizlere deneyimlenmesi gereken yeni bir alan da sunuyor. Çünkü kapısından girdiğimiz bir konsept kafenin bize sunabileceği yüzlerce seçenek arasında bazen yolumuzu bulmakta zorlanabilir ya da kolaya kaçıp alışkanlık haline getirdiğimiz birkaç lezzetle çok uzun yıllarımızı geçirebiliyoruz. Peki, girdiğiniz bir kafede damak tadınıza en uygunu hangisi ya da alışık olmasanız bile deneyimlediğinizde sevebileceğiniz neler var acaba? Deneyimli bir barista ile kahve yolculuğuna ne dersiniz!

Kahve insanoğlunun hayatına girdiği günden bu yana çeşitli şekillerde tüketiliyor. El emeğinin ön planda olduğu yani Sanayi Devriminden önce kahve; toplanır, yıkanır, kurutulur, kavrulur, elde dövülerek öğütülür ve sonunda içme hazırlanırdı. Sanayi Devrimiyle birlikte dünyada el emeğiyle yapılan birçok işi makineler yapmaya başladı. Bu da karşımıza suda eriyebilen kahveleri getirdi. Demlenen ve uzun zahmetler sonucunda hazırlanan kahvelerin yerine, 1900’lü yılların başında insanoğlunun hayatına giren suda çözünebilen kahveler, farklı bir hazırlama süreci ile bizi ağzımızda kahve posası bırakmayan lezzetlerle buluşturdu ve daha çok tercih edilir oldu.

Zamanla insanoğlu kahveyi yeniden hayatında önemli bir yere koydu. Böylelikle günümüzde 3. Nesil ya da 3. Dalga denilen kahveler hayat buldu. Geçmişe nazaran kahve içerisinde daha çok çeşit barındırması nedeniyle hayli karmaşık görünen bu kahveler, aslında çok zahmetli bir üretim aşamasından geçiyor ve bu aşamaların her biri zincirin halkaları gibi birbirine bağlı. Zincirin halkalarından biri kötü işlerse içtiğiniz kahvede eksiklikler hissedersiniz.

Bu konularla ilgili olarak, 3. Nesil bir kahve dükkânında, barista olarak çalışan Öykü Müftüoğlu’yla çok güzel bir söyleşi gerçekleştirdik. Öykü Müftüoğlu, bize kahvenizi nasıl almak isteyebileceğinizin yol haritasını tarif etti. İşte size 3. Nesil kahvelerin tadını etkileyen yolculukları…

KAHVENİN YETİŞTİĞİ BÖLGE TADINI ETKİLİYOR

Uğradığınız 3. Nesil kahve dükkânlarında sipariş ettiğiniz kahvenin tadının, yetiştirildiği ülke ve bölgeye göre bir lezzet kazandığına değinen Müftüoğlu, “Bu kahveler yetiştikleri bölgelerde toplama biçiminden tutun da işlenmesine kadar geçen süreçte kendine özgü lezzeti elde ediyor. Daha sonra işin içine kahvenin kavrulma şekli, öğütülmesi ve en son baristanın demleyerek istenilen lezzette size sunmasına kadar ilerleyen bir süreçten geçiyor. Çok iyi şekilde baristanın eline ulaşan bir kahve türü, baristanızın çok kötü olması nedeniyle kahvenin tadını berbat etmesine ya da işin tam tersi olmasına neden olabilir” diyor. Müftüoğlu kahveleri tatlarına göre 3 sınıfa ayırıyor, Bunlar: Tatlı, acı ve ekşi kahveler şeklinde.


KAHVENİN KAVRULMASI, DEMLENMESİ

Kahvelerin toplanıldığı bölgelere değindikten sonraki aşamada geçtiği işlemlere değinen Müftüoğlu, bu süreçte kahvenin lezzeti çeşitli damak tatlarına göre şekil aldığına değindi. Müftüoğlu, kahvenin yoğunluğunun ve yumuşaklığının genel olarak kavurmaya bağlı olduğunu dile getirerek, “Kahve koyu, orta ya da çok açık bir şekilde kavrulabilir. Eğer kahvenizi orta kavrulmuş seçerseniz bu sizin midenizi rahatsız etmeyecek ve de sizi ağır hissettirmeyecektir” şeklinde açıkladı.


Bir diğer süreçte kahvenin demlendiği aşamaya değinen Müftüoğlu, 3 çeşit demleme türünden örnek verdi. Demleme yöntemlerinden V60, Chemex ve Aeropress’i örnek göstererek, “ Demleme çeşitleri farklı farklı sonuçlar veriyor…  Mesela V60 ve Chemex’in normal demleme şekilleri yani cisim olarak birbiriyle aynı ama filtresi birininden farklı! V60’ın filtresi biraz daha geniş açılıdır. Chemex’in filtresi biraz daha sıktır; O yüzden kahvenin çekirdeğinin tadını hepsi ayrı ayrı verir. Kahveyi kavurmanın tadında bir etkisi var ama demleme çeşitleri de kahvenin tadında şu şekilde bir etki yapıyor. Mesela, V60 da içtiğiniz kahve çekirdeğinin aromasını her zaman daha iyi alırsınız. Çünkü onun filtresi ona göre üretilmiştir. Chemex de içtiğiniz kahve çekirdeği daha çok boğazınızda güçlü bölge dediğimiz tatları verir. Chemex’te demlenmiş bir kahveyi içtiniz diyeli ve üzerine bir yemek yediniz ama hala o kahve tadını boğazınızda hissedersiniz… Yani Chemex demleme yöntemi güçlü gövdeli kahvelerin tadını daha iyi vermeyi sağlar. Aeropress’te ise kahveyi hava basıncıyla demliyoruz yani elimizle kahveyi bastırıyoruz. Kahve hava basıncıyla demlendiği için yine kokusunu ve tadını çok güzel bir şekilde alabilirsiniz.


“KAHVE DEDİĞİMİZ ŞEY ASLINDA SADE İÇİLİR”

3. nesil bir kahve dükkanında sipariş verirken bir çoğumuz zorlanıyoruz. Ne istediğimizi bilmediğimiz anlar oluyor ve sipariş anında kasadaki çalışanla garip garip bakıştığımız anlar oluyor. Şimdi sizlere birazcık ön ayak olmak ve en azından kendi kahvenizi nasıl seçeceğiniz konusunda yardımcı olmak amacıyla Müftüoğlu’na danıştık. Müftüoğlu, “Kahve dediğimiz şey aslında sade içilir” diyerek bizlere kahve tatlarını şu şekilde anlattı:

“Kahveleri öncelikle soğuk ve sıcak olarak ayırmamız mümkün. Daha sonrasında kahveyi sade ve sütlü şeklinde ayırıyoruz ki bu noktada sıcak sütlü veya sade; soğuk sütlü veya sade kahve olabilir. Eğer sade değilde sütlü bir kahve seçiminde bulunursanız bu sefer de devreye kahvenin çok mu az mı olması giriyor. Hazırlanacak karışımda kahveniz çok mu olsun az mı olsun…  Sütlü kahvelerde özel tatlar elde ediyor ve daha fazla seçenek sunabiliyoruz. Bundan dolayı sütlü bir kahve tercih eden müşterilerimize şunu da soruyoruz ‘Sütlü sade mi olsun yoksa daha özel bir şeyler ister misiniz?’ şeklinde. Yani daha özel bir tat aradıklarında da damak zevklerine göre tatlı veya acı kahveyi şekillendire biliyoruz.”


ESPRESSO BAZLI KAHVELER

Gün içerisinde aldığınız kahvelerin çoğu aslında espresso bazlı yani filtre kahve, Türk kahvesi gibi sade bir kahve tüketmiyorsanız diğer karışımlı kahvelerin hepsinde espressonun şekil aldığını görebilirsiniz diyen Müftüoğlu, “Espresso’ya süt eklerseniz soğuk veya sıcak fark etmez latte olur, yine farklı bir şekilde süt yerine su eklerseniz Americano olur ve Espresso’ya süt ekleyip tatlı bir şeyler eklerseniz de adına koymak istersen o olur. Mesela bazı insanlar şu taleple geliyor ‘Uyanmak istiyorum ama soğuk da bir şeyler içmek istiyorum! Ice Americano içmek istemiyorum’ diyor. Sıcak olarak kullandığımız bir kahve var bu konuyla ilgili göz açan dediğimiz bir kahve… Nasıl bir kahve? Filtre kahvenin içerisine duble espresso çekiyoruz.  Ki bunu soğuk da yapabiliyoruz” şeklinde konuştu.

Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var dedikleri bu olsa gerek. İçtiğimiz kahveler uzun bir süreçten geçerek zaman içinde kazandığı tadıyla bizlerin hoş sohbetlerine eşlik ediyor. Bence de 40 yıl hatırı olur. Sizler de kendine özgü kahvenizi bulmak için bakmanız gereken noktalar belli. Kahvenin nerede yetiştiği, nasıl yıkandığı, kurutulma şekli, az mı çok mu orta mı kavrulduğu önemli. Diğer türlü de kahve olarak hangisini içmek istiyorsanız ona göre öğütülmüş bir kahve çekirdeğini seçin ve daha sonra o çekirdeği istediğiniz gibi demleyin veya demletin keyfini çıkartın.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İzmir'de orman yangını
İzmir'de orman yangını
Muğla'da orman yangını
Muğla'da orman yangını