"Cumhuriyet, yüzde 200 büyüyen bir Türkiye yarattı"

"Cumhuriyet, yüzde 200 büyüyen bir Türkiye yarattı"

Cumhuriyet Halk Partisi Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, Cumhuriyet değerlerinin 96 yılda Türkiye’ye neler kattığını anlattı. Oncusehir.com’a konuşan Gruşçu, Kurtuluş Savaşı sonrasında yıkık bir ülke devralan Cumhuriyet’in, 1945’e kadar ekonomisi yüzde 200 büyüyen bir Türkiye yarattığını söyledi.

29 Ekim 2019 - 13:01 - Güncelleme: 29 Ekim 2019 - 13:07

Didar DEMİRCİ - Cumhuriyetin kazanımları içinde hayata gözlerini açan nesiller, doğal olarak bu kazanımların neler olduğu konusunda eksik kalıyorlar. Cumhuriyetin 96 yılda bize neler kattığını görmek için dönüp o günlerin Türkiye’sinden bugüne doğru bir yolculuk yapmak gerek. Cumhuriyet Halk Partisi Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu, 29 Ekim özel röportajında bizlere ve haberimizi okuyacak genç kuşaklara bu yolculuğu çok güzel saptamalarla ve adeta resmini çizerek yaptırdı. Gruşçu’nun saptamaları ile işte ‘Cumhuriyet 96 yılda bize neler kazandırdı’ sorusunun en güzel cevaplarından biri:

“Bağımsızlık mücadelesinin kazanımı, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte imkansızlıklar içinde onlarca alanda devrimler yapıldı. Mustafa Kemal Atatürk’ün yurdun dört bir yanını saran kalkınma hamlesiyle kurulan 38 fabrika üreten bir ülke yarattı. Yalnızca üreten değil gelişen bir ekonomi yarattık. Düşünün ki; cumhuriyetin ilk yıllarında yıkık bir ülkeden 1945’e kadar ekonomik hacmi %200 büyüyen bir Türkiye. Ürettikleriyle lokmasını paylaşan ama dünyanın dört bir yanına ihracat yapan bir Türkiye. Milli değerlerini koruyan yerli sermayesini besleyen bir Türkiye. Lozan’da büyük bir zafer elde ederek kanla irfanla yoğrulan topraklarında itibarlı bir dış politikaya sahip Türkiye. Katır sırtında dağ köylerine kadar her evladımızın başı dik alnı açık yetişmesi için diyar diyar gezen muallimlerin ülkesi Türkiye. İşte böylesi bir çağdaş medeniyetin kurulmasında büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkilaplarıyla devam eden süreçte bugün ilim, irfan, güzel sanatlar ve geleceğe güvenle bakan, ekonomisi güçlü bir Türkiye’den bahsedecektik. Yapay zeka, uzay teknolojisi atılımlarını belki Türkiye Cumhuriyeti gerçekleştiriyor olacaktı. İşsizlik, yoksulluk, komşu ülkelerdeki sorunlar ve yolsuzluklarla anılan bir ülke olmayacaktık. “Aptallık etme” diyen bir devlet başkanına boyun eğen itibarsız bir dış politika izlemeyecektik.


MAYAMIZDA BİRLİKTE YAŞAM KÜLTÜRÜ VAR

Refahın halkla adil bölüşüldüğü, sanatıyla üretimi amaçlayan, teknoloji ve tarım ihracatı yapan, güçlü adalet sistemiyle hukukun üstünlüğünü benimsemiş bir ülke olmalıydık. Bu toprakların mayasında olan birlikte yaşam kültürünün getirdiği zenginliği ve hoşgörüyü muhafaza edebilmeliyiz. Bize büyük sorumluluk düşüyor; işte biz bunun için çalışıyoruz.”

Cumhuriyet Halk Partisi içinde, kendi ideolojisini geliştiren gençlere, cumhuriyet adına ve ülkenin geleceği adına neleri öğütlersiniz?

“Yalnız tek bir şeye ihtiacımız vardır; çalışkan olmak!” felsefesiyle hiç dinlenmemek üzere yola çıkanlardan olacağız. Üreteceğiz, üreteceğiz, üreteceğiz… Sanat üreteceğiz, teknoloji üreteceğiz, tarım ürünleri üreteceğiz. Bunları yapabilmek için de tıpkı bağımsızlık zaferini elde ettiğimiz zamanlardaki gibi birbirimize sımsıkı sarılacağız. Bir olacağız, birlikte olacağız. Biz birlikte güçlüyüz. Ebru sanatı gibi tüm renk ve desenlerle bir arada anlam ifade ediyoruz. Birbirimizden vazgeçmeyeceğiz!

DEĞERLERİMİZİ KAYBETTİĞİMİZ YERDE ARAYACAĞIZ

Bir defa kaybettiğimiz ya da örselenen değerlerimizi kaybettiğimiz yerde aramak ve bulmak için irade göstereceğiz. Bilimi, sanatı, irfanı, toplumsal zenginliğimizi nerede kaybettiysek orada arayacağız. Demokrasi sadece sandıkta oy vermek demek değildir. Demokrasi aş demek, iş demek, eğitim demektir. Bunları bulmak için mücadele edeceğiz. Ama örgütlenerek; bir arada! Asla hayallerinden vazgeçmeyenler, elbette bir gün hedeflerine ulaşacaklardır. Cesaret, kararlılık ve azim...”

GENÇLİĞE HİTABE’NİN MESAJINI UNUTMAYALIM!

Gruşçu, Gençliğe Hitabe’yi hatırlatıyor ve diyor ki; Mesela “...memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!” diyor Gençliğe Hitabe. Bize kaybettiklerimizi aramamız için gerçek mihmandar işte budur.”

Cumhuriyet diyoruz, demokrasi diyoruz fakat 96 yıl geçmesine rağmen hala kadın ikinci planda kalıyor. Bunun olmaması için nasıl çalışmalar yapılmalı?

Önemli bir noktaya değinmek gerek. Muasır medeniyetler diye bahsettiğimiz çoğu ülkede kadının seçme ve seçilme hakkı bizden sonra verildi. Sanayiden sanata, akademiden savaş pilotu olmaya kadar geniş yelpazede kadın hayatın her alanında kendine yer bulabiliyordu.

Önce kadına oluşturulan cam tavanları yeniden yok etmeliyiz. Kadının üzerinde oluşturulan baskıyı, kadına şiddeti gerek temel hak ve özgürlüklerin sağlanmasıyla gerek eğitimle önlemeliyiz. Ülkemizde kadına şiddet %1400 artmış durumda. Taciz, tecavüz ve iş yerinde mobbing gibi sorunlarımız var. Televizyonda alkol, tütün gibi maddeler sağlığa sakıncalı olduğu gerekçesiyle sansüre uğrayıp gösterilmezken şiddet, tecavüz, aldatma gibi sahneler adeta teşvik ediliyor. Bir yasak konacaksa kadına, cinsiyet eşitliğine şaşı bakan anlayışa koyulmalı. Ayrıca sadece uluslararası sözleşmelerin uygulanmasını sağlamak yeterli olmayacaktır. Bunun için kadın hak savunuculuğu alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının güçlü bir iradeyle örgütlenmesini sağlamak gerekiyor.


HEDEF: GÜÇLÜ, ÖZGÜR VE MUTLU BİR NESİL

Çocukların okul öncesi eğitimle kazanacağı yetiler hayatlarının tümünü etkilemekte. Güçlü, özgür ve mutlu bireylerin yetişmesi, çağdaş ailelerin oluşması demek. Burada yerel yönetimlerimize çok iş düşüyor. Kadının aktif iş hayatına devam edebilmesini sağlayacak tedbirleri almamız gerekiyor. Belediyelerimiz bu ihtiyacı görerek bu alandaki eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar başlattı.

Son 17 yılda hükümet değişimi olmadı. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu değişimi gerçekleştirmesi için en çok neye ihtiyacı var? Ayrıca son seçimler baz alındığında Türkiye’de bir değişim olacağını düşünüyor musunuz?

Değişim hayatın her alanında, her noktasında daimi olarak gerçekleşiyor. Tek değişmeyen şey değişimin kendisi. Ancak değişimi gerçekleştirmek iyi bir öngörü, çelik gibi bir sabır, insanca, hakça bir düzeni inşa etmek için mücadele etmekten geçiyor. Son seçimlerden sonra Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin sesi ve nefesi oldu. Yurttaşlarımızın %65’i yeniden sosyal demokrasiyle yönetilen CHP belediyeciliğiyle tanıştı. Geçmişte söylediğimiz gibi kimsesizlerin kimsesi, sessizlerin sesi olmaya geldik. İnanıyorum ki, yerel yönetimlerimizin başarısıyla beş yıl içinde partimizin oyu %40’ın üzerinde olacaktır.

DÜNYA YENİ SİYASET DÜZENİNE HAZIRLANIYOR

Ayrıca şunu da belirtmek isterim. Dünya siyasi argümanları yeniden tanımlıyor. Siyasetteki yeni argümanları yeni enstrümanlarla buluşturursak başarılı olabiliriz. Şunu bilelim ki, lider sultaları çökecek artık. Dünya uyum ve kollektif birlikteliklerin hakim olduğu yeni siyaset düzenine geçiyor. Bu uzlaşmacı, birlikte düşünen, katılımcı siyaset çağını yakalamazsak yok olmaya mahkum olacağız. Hem iç siyasette hem de diplomaside. Neslimizin gerçekleriyle bütünleşeceğiz. Hedef 2023 diyorlar. Bu hedef güzel. Ama sosyal demokrasiyle güzel. Bilelim ki 2023’te Cumhuriyetin onuncu yılında olduğu gibi 15 milyon genç yaratacağız ve onlar bu yeni siyaset argümanlarının arayışı içinde olacaklar. O yüzden ülkemizde siyasette, iş hayatında ve sanatta daha fazla gençlerin hakim olduğu ve kollektif uyum içinde çalışan insanların Türkiyesini yaşayacağız. Barış içinde, huzurla ve özgürlükle. Sadece kendi yaşam tarzlarına değil doğaya, yeşile, hayvanlara saygı duyan duyarlı ve bir arada yaşamak isteyen bir nesil bizleri bekliyor.

TEK ADAMLA DEĞİL ORTAK AKILLA YÖNETİM

Türkiye’deki yerel yönetim süreçlerinin değişmesiyle birlikte de görebileceğimiz gibi halka daha yakın, tek adam rejimine ve onun iki dudağından çıkacak kararlarla değil ortak akla inanan, siyaseti şeffaflıkla yapan, projelerde biraraya gelerek birbirleriyle yardımlaşan, danışan belediye başkanlarını görüyorlar. Onlarla büyüyecek bir nesil de geliyor. Biliyoruz ki Cumhuriyetin kazanımlarıyla her şey çok güzel olacak. Cumhuriyetimizin 96. yılını bir kez daha kutluyorum.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Nesrin Avlunyalı
    2 hafta önce
    Donanımlı örgūtçū yapısıyla Çağrı başkanımız konak ilçe dışında da çok gūzel projelere imza atacağına eminim.yeniden ilçe başkanlıgı için kendisinin her zaman yanındayım.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
MSB açıkladı, patlamada sabotaj yok
MSB açıkladı, patlamada sabotaj yok
Balkan kültürü Karşıyaka’ya taşındı
Balkan kültürü Karşıyaka’ya taşındı