Bayramlar sevdiklerimizle bir araya geldiğimiz, sofraların bereketlendiği, ikramların havada
uçuştuğu en özel günlerimizdir. Adı üstünde "Şeker Bayramı", tatlısız geçmesi elbet
düşünülemez. Ziyaretler sırasında önümüze gelen o çıtır çıtır baklavalara, rengarenk
lokumlara ve özenle hazırlanmış ikramlıklara karşı koymak gerçekten çok zor. Bu coşkuyu
yaşamak ve sevdiklerimizle lezzetlerin tadına varmak elbette en doğal hakkımız; bu duyguyu
sonuna kadar paylaşıyorum. Ancak bir diyetisyen olarak, bayram coşkusuna kapılıp
bedenimizin sesini kısmamamız gerektiğini hatırlatmak zorundayım. Çünkü işin ardında
dikkat etmemiz gereken biyolojik bir gerçeklik yatıyor.
Ramazan ayı boyunca günde iki öğüne ve uzun süreli açlığa alışmış bir sindirim sisteminden
çıkıyoruz. Metabolizmamız bu yeni düzene uyum sağladı. Bayram sabahıyla birlikte aniden
yüksek kalorili, bol şekerli ve yağlı yiyeceklere hücum etmek, vücudumuzda tam anlamıyla
bir "metabolik şok" etkisi yaratır. Üst üste tüketilen şerbetli tatlılar ve ağır hamur işleri, kan
şekerimizi hızla fırlatıp aynı hızla düşürür. Ziyaretler sonrası üzerinize çöken o ağırlığın,
bitmek bilmeyen uyku halinin ve hazımsızlığın temel sebebi işte bu ani dalgalanmalardır.
Amacımız bayramı yasaklarla geçirmek değil, bedene eziyet etmeden keyif alabilmektir.
Bayramı Hafif Geçirmenin Altın Kuralları
Peki, hem "ayıp olmasın" deyip ikramları geri çevirmemek hem de sağlığımızı korumak nasıl
mümkün olacak? İşte bedeninizi yormadan uygulayabileceğiniz birkaç altın kural:
• Ziyaretlere Asla Aç Gitmeyin: Güne yumurta, peynir, bol yeşillik ve tam tahıllı
ekmekten oluşan, kan şekerinizi dengeleyecek sağlam bir kahvaltıyla başlayın. Tok
karnına yapılan ziyaretlerde tatlılara karşı "hayır" demek veya porsiyonu küçültmek
çok daha kolaydır.
• "Ayıp Olur" Porsiyonunu Küçültün: Her ikram edilen tabağı sıfırlamak zorunda
değilsiniz. Baklavanın tamamını yemek yerine yarısını tüketebilir ya da bir porsiyonu
yanınızdakiyle paylaşabilirsiniz.
• Seçici Davranın: Her gittiğiniz evde tatlı yemek zorunda değilsiniz. Gittiğiniz bir
evde tatlı hakkınızı kullanıyorsanız, diğerinde sadece şekersiz çay veya kahve ile
yetinmeyi deneyin. Mümkünse sütlü veya meyveli tatlıları, şerbetli olanlara tercih
edin.
• Su İçmeyi İhmal Etmeyin: Bayramda artan çay ve kahve tüketimi vücuttan su
atılmasına (dehidrasyon) neden olur. Çay ve kahve suyun yerini tutmaz; bu nedenle
gün içinde en az 2-2.5 litre saf su içtiğinizden emin olun.
Hareket Edin: Yakın mesafelerdeki bayram ziyaretlerine yürüyerek gitmek hem
sindiriminize yardımcı olacak hem de kan şekerinizi dengelemenize büyük katkı
sağlayacaktır.Bedeninizi dinleyerek geçireceğiniz, sağlıklı ve huzur dolu bir bayram dilerim!
Diyetisyen Yıldız DAĞLI
















